Bilal Ay Kimdir?
1980 yılında İstanbul Gaziosmanpaşa’da dünyaya geldi. Küçükköy İmam Hatip Lisesi’ni ardından Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. Birçok sivil toplum kuruluşunda görev yaptı. 2016 yılında aile, gençlik ve toplum ile ilgili çalışmalar yapan, özellikle bağımlılıklarla mücadele de bayrak olan Temiz Toplum Derneği’ni kurdu. Halen Genel Başkanlığını sürdürdüğü derneği 73 vilayet ve 8 ülke de örgütledi. Ulusal ölçekte birçok tv, gazete ve portala konuk oldu. Makaleler yazdı. Türkiye sathında yüzltoplumerce konferans ve seminer verdi. On binlerce bağımlı ve bağımlı ailesi ile yakından ilgilendi.
Siyasal İletişim Uzmanı olan Bilal Ay, kurucusu olduğu reklam, iletişim ve danışmanlık şirketi ile birçok kurum ve kuruluşa danışmanlık yapmaktadır. Aynı zamanda GOPSEV (Gaziosmanpaşa’yı Seviyorum Platformu) Başkanı, Gaziosmanpaşaspor İstişare Heyeti ve Çankırı Dernekler Federasyonu Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olan Ay, evli ve 3 çocuk babasıdır.
Değerli okuyucular!
Malumunuz üzere bu yıl “Aile Yılı” ilan edildi. Toplumsal çürümenin ailede başlamasıyla ortaya çıkan yaramızın ne kadar büyük olduğu, her kesim tarafından fark edildi. Hal böyle olunca aileyi ayakta tutmak, toplumu ayakta tutmakla eşdeğer olduğu anlaşıldı. Aileyi yıkan ve saptırıcı faaliyetlerde bulunan akımlar dışında televizyon programlarının sabah kuşakları ve dizilerin virüs gibi yaydığı ahlaksızlık furyası almış başını gidiyor. Buna dur demek için çeşitli siyasi ve toplumsal girişimlerin yanı sıra dergimizin de toplumsal sorumluluk çerçevesinde katkı sunması adına Temiz Toplum Derneği Başkanı Bilal Ay ile yaptığı kısa röportajı faydanıza sunuyoruz. İyi okumalar…
1. Temiz bir toplum için aile neyi ifade ediyor?
Aile, temiz ve güçlü bir toplumun temel taşıdır. Aile güçlü olursa toplum, toplum güçlü olursa devlet güçlü olur.
Aile; insanoğlunun kurduğu ilk kurum, sevgi, şefkat ve merhametin aktarıldığı ilk merkezdir.
Aile; insan karakterinin, değerlerinin ve ahlaki duruşunun şekillendiği ilk yerdir. İnanıyoruz ki; bireyin zararlı alışkanlıklardan uzak, sağlıklı ve topluma faydalı bir birey olmasında en büyük pay aileye aittir. Aile; sevgi, merhamet, sorumluluk ve dayanışma gibi değerlerin öğrenildiği bir okuldur. Bu değerler toplumun genel sağlığını ve ahlaki dokusunu belirler.
2. Son yıllarda aileyi bozmaya yönelik ne tür girişimler var?
Aile kurumuna yönelik saldırılar çok boyutlu hale gelmiştir. Medya ve dijital platformlar aracılığıyla dayatılan bireycilik, ahlaki değer erozyonu, evlilik dışı yaşam tarzlarının özendirilmesi ve çocukların cinsiyet kimliğine dair kafa karışıklığına neden olan söylemler, aile yapısını tehdit etmektedir. Ayrıca ekonomik zorluklar, boşanma oranlarının artması ve ebeveynlik sorumluluklarının zayıflaması da aileyi içten içe sarsmaktadır.
3. Devletin aile kurumunu ayakta tutmaya yönelik teşvik ve girişimlerini yeterli buluyor musunuz?
Devletin çeşitli teşvikleri ve sosyal destekleri olmakla birlikte, bu çabalar çoğu zaman yetersiz kalmakta ya da bütüncül bir politika ile desteklenmemektedir.
Aileyi ayakta tutmak sadece ekonomik desteklerle değil, aynı zamanda kültürel, eğitsel ve ahlaki politikalarla mümkündür. Aile kurumunun korunması için medya denetimi, aile eğitimi programları ve çocukların dijital dünyadan korunmasına yönelik ciddi ve kararlı adımlar şarttır.
4. Birey ve toplumun aileye karşı sorumlulukları nelerdir?
Bireyler aileyi bir yük değil, bir rahmet ve sorumluluk alanı olarak görmelidir. Anne babalık bilinçli bir şekilde yürütülmeli; çocuklara sevgi, ilgi ve değer verilmelidir. Toplum olarak ise aile değerlerini yücelten kültürel yapılar desteklenmeli, aileyi zayıflatan tutumlar sorgulanmalıdır. Komşuluk, akrabalık, dayanışma gibi geleneksel yapılar yeniden canlandırılmalıdır.
5. Basının aile bilinci oluşmasında etkisi hakkında ne dersiniz?
Basın, özellikle de televizyon ve dijital medya, aile değerlerinin şekillenmesinde son derece etkilidir. Ne yazık ki günümüzde pek çok yayın aileyi küçümseyen, çatışmaları yücelten ve bireysel bencilliği öven içeriklerle doludur. Oysa basın, aileyi güçlendiren, iyi örnekleri çoğaltan ve sağlıklı rol modeller sunan içeriklere yönelmeli; sorumluluğunun farkına varmalıdır.
6. Aile karşıtı kurumsal faaliyetleri engelleme konusunda STK ve devlet olarak tepkiler yeterli mi?
Bu konuda maalesef hem devletin hem de sivil toplumun tepkisi arzu edilen noktada değil. Aileyi hedef alan kampanyalar, uluslararası fonlarla desteklenen projeler ve eğitim sistemine sızan zararlı içeriklere karşı daha hızlı, daha güçlü ve daha bilinçli tepkiler verilmelidir. Temiz Toplum Derneği olarak biz, bu alanda farkındalık oluşturmayı, kamuoyunu bilgilendirmeyi ve gerektiğinde hukuki mücadele vermeyi asli görev sayıyoruz.
7. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.