Çabası
Davası
Cesareti ve
Şehadet aşkı miras kaldı
Şimdi yine arıyorum
Müjde soruyorum
Ve bekliyorum
Varlığımızı
Varımızı
Cananımızı
İçimizde hissediyorum
Yetim kalmadığımızı da
Yavaş yavaş anlıyorum.
Şehid’in Nasihatleri…
“Mü'minlerin kafirlerle olan mücadelesi, Allah'ın nizamını yaşamaları ve tağutları red etmeleri esası ya da kafirleri tevhidi kabule zorlamaya dayalıdır. Hiçbir zaman ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı değildir ve olmamıştır.
Vazife çok büyük ve görkemlidir. Kesinlikle bunu teselli için söylemiyorum. Şeytanın vesveseleri ve düşmanın gaddarlığı karşısında gaflet olmasın, bu büyük ibadete zarar gelmesin, heder olmasın diye hatırlatıyorum.
İyilik yapmak için yapılan bir işte yanlış bir neticeye gitmek hata değildir, isabet etmemektir. Önemli olan hatanın ihanete; ihanetin nifaka, nifakın irtidata dönüşmesini engellemektir. Bunun için de açık ve net olmak gerekiyor. Bu da insi ve cinni şeytanlarla gizli bir pazarlığa sürüklenmekten sakınmayı gerektirir.
Elbette İslam davasını omuzlamanın bir bedelinin olduğunu takdir edip kabul etmek lazımdır. Sorumluluğa razı olmak -hele hele talip olmak- bireysel olarak bazı şeylerden yoksun olmayı bazı zorluklara katlanmayı beraberinde getirir. Bu zorluklar, zahmetler, mahrumiyetler sırf o sorumluluğun karşılığı, fiyatı ve pahasıdır.
İnsanlar içerisindeki konumumuzun ne olacağını değil İslam'a nasıl hizmet edeceğinizi düşünün.
Bilgi bir neticedir: Araştırma, öğreterek açıklamada bulunma bilgiye dönüşür.
Büyük düşünün, fedakarca düşünün, diğergam düşünün büyürsünüz, kıymetlenirsiniz. Büyük davalara kalkışan insanların hayat çizgisi böyledir. Çok tehlikeli olmasına rağmen zafer ve kurtuluşla sonuçlanmıştır.
Problem giderme; hikmetle, ikna ile izah ile ve yanlış anlaşmalar giderilerek halledilmelidir. Masum olmadığımızdan her birimizin sorunları ve sorun halleri, problemleri olabilir. Herhangi bir kardeşimizden sadır olunca olgunlukla karşılanmalıdır. Aksaklıklar; hikmetle ve anlayarak düzeltilmelidir. Fiziki olarak mekanın dar olması, ilişkilerin sıkı ve mesafesiz olması ve bunun zorunluluğu bir takım karşılıklı huzursuzluklara sebep olacağı muhtemeldir.
Dikkatli olun!
Göreviniz çok önemlidir. Varlığınız davayı temsil ve tebliğdir. Herkes gıpta ile sizin düzeninizden, güzelliğinizden bahsediyor. Bu ümmetin başının dikliği ve iftiharıdır. Gıpta edilecek ahlak ve davranışlarınız insanları mıknatıs gibi çekiyor.
Dünya tarihine baktığımızda, zalimlerin kurdukları düzenleri yıkanların; o düzenlerin alelade, sade vatandaşları olduklarını görürüz.
Ölüm ile hayat gerçeklerini çokça düşünün. Mutasavvıfların yaptığı gibi ölüm rabıtasını yapabilirsiniz. Hayat ve ölüm, insan ömrünü kuşatan gerçeklerdir. Hayat ile ölüm arasındaki mesafe ve bunun karşısındaki mü'min ve kafirin durumunu düşünün. Ölümün mü'minler için yepyeni bir dünyaya doğuş ve bir kurtuluş kapısı olduğunu ve kendileri için yaratılan cennet nimetlerini düşünün. Allah yolunda cihad eden mü'minlerin ücret ve mükafat yeri olan ahireti düşünün.
Kültürel çalışmalarımız, konumumuz, sorumluluğumuz, ümmet ve ümmetleşme etrafında olmalıdır. Kültürel çalışmalarda prensiblerimiz; gerçekçilik, disiplinlilik, zarurilik, yardımcılık farkını görme çerçevesinde olmalıdır.
Siyer denilince aklınıza bir kitap gelmesin. Siyer, peygamber aleyhisselatu vesselam’ın hayatının itina ile ve doğru bir şekilde tespit edilişinin izahıdır. Kur'an'ın eşsiz yorum ve uygulamasıdır. Dolayısıyla siyeri, seviye seviye, merhale merhale giderek yoğunluk kazanan bir tarzda inceleyip muntazam bir şekilde yaşamak lazımdır.
Siyer; beşeriyeti vahye uydurma projesidir.
Mücadelemiz insanları namaza kaldıran sabah ezanı olsun. Karanlıkları aydınlığa, geceyi sabaha çeviren olaylar vardır. Müslümanları gafletten uyandırıp şuurlandıran olaylar da olmalıdır. İşte o olaylar ümmet olarak biz olalım.
Davayı savunun büyürsünüz. Şahıs ümmet sürecinde kendine söz getirmemeyi amaç edinirse yapay başarılara ve başarısızlıkları gizleme yollarına tevessül eder. Asıl yıkıcı olan ve kaçınılması gereken de budur...
Zorlukları bilerek bu davaya girmişiz. Kritik zamanlarda kardeşlerin kendi aralarında kulis şeklinde konuşmaları son derece yanlıştır. Zamanında söylenmeyen bir söz varsa vesveseye sebep olmasın.
Beşeri hareketlerin yararlanılabilecek taktikleri olsa bile insan aklının mahsülü olması hasebiyle hiçbir zaman taklit edilmemelidir, caiz değildir.
Devamlı bir işte etkilenen değil; etkileyen olmaya dikkat etmelidir.
Sorunlar varsa, hemen halledilmeli, ilgilenilmelidir. Ümmet olmamız bunu gerektiriyor. Müslümanların küçük meselesi diye bir şey yoktur. Ama üzerine gidilmeyen küçük meseleler karşımıza çok büyük olarak çıkar. Bazen on gramlık bir mesele on tonluk olabilir.
İnisiyatif; kural dışı hareket etmek değil, kararlaştırılan bir iş yapılırken hesapta olmayan bir şey ortaya çıkarsa Ümmetin gidişine göre hareket etmektir
Sorumlu, hareketlerini İslamî esaslara göre oturtmalıdır. Sorumlu, halkın nefretini çekecek hareketlerden sakınmalıdır.
Bilmek ayrı, iman etmek ayrıdır. Allah'ın ilim sıfatından bağı koparılmış herhangi bir ilme sahip olmak cehalettir. Bilmek ve ilim sahibi olmak, iman ile beraber olunca insanı muhterem ve mükerrem kılar.
Sorumlu "Unuttum" diyebilir, "Bilmiyorum" diyemez. Sorumluluğu altındaki her şeyi bilmesi lazımdır.
Cihatsız, kansız, sakatsız, zindansız, Allah'ın dininin muzaffer olacağını zanneden kimseler, bu dinin tabiatını idrak edemeyen kimselerdir. Onlar vehme kapılmışlardır. Ölüm tutkunu olunuz ki, size hayat bahşedilsin.
Herkes Allah'a hesap verme anlayışı ile çalışmalıdır. Mükafatını da O'ndan beklemelidir.
İnsanın kendisi ile denendiği, imtihan edildiği olay veya şey izafidir. Bu izafilik şahsa, konuma, ortama bakar. İbrahim'in ateşi, Yunus'un balığı ... gibi
Çözüm; tespit, karar ve hükümdür.
Duygu ve aklı dengede tutun.
Büyük düşünün, fedakarca düşünün, büyürsünüz, kıymetlenirsiniz. Büyük davalara kalkışan insanların hayat çizgisi böyledir. Çok tehlikeli olmasına rağmen zafer ve kurtuluşla sonuçlanmıştır. Bu adeta şaşmaz bir tarihi seyir izler.
Davetçinin karşılaştığı bir imtihandır. Orada çekilen ızdırap, dökülen gözyaşı bu davanın oluşumunda dökülen kan gibidir. Dava uğruna dökülmesi arzulanan kanın en önemli temizleme yeridir.
Kendi hayatınızı, başıboş akrabalarınızın hayatlarıyla kıyaslamayın. Dava adamlarının hayatları ile kıyaslayın.
Öğrenmek için soru soran kişiyi, sorusundan dolayı küçümsemek cahilliktir.
Eğer dünya, İslam'a göre kurulu değilse sorumlu Müslüman onu değiştirmekle mükelleftir.
Şikâyet edenden çok şikâyet mercii ol. Problem olmaktan çok problem çözücü ol.
Kafirlerin kendi düzenlerini korumak için ne kadar çalıştıklarını görmemiz bile ne kadar çalışmaya muhtaç olduğumuzu gösteriyor.
Kazanımlar planlı ve programlı çalışmaya bağlıdır. İşlerin tamamı önceden programlanmalıdır…”