İMANIN ÖLÇÜSÜ OLARAK PEYGAMBERİN HÜKMÜNE TESLİMİYET
Kur’an-ı Kerim’de bazı ayetler vardır ki müminin imanını ölçen bir mihenk taşı gibidir. Nisâ Suresi’nin 65. ayeti de bu ayetlerden biridir. Bu ayet, imanın sadece bir iddia değil; kalpte yerleşen, davranışlarda görülen ve Allah’ın hükmüne teslimiyetle ortaya çıkan bir hakikat olduğunu ortaya koyar.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Hayır! Rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapmadıkça, sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisâ, 65)
Bu ayet, müminin hayatında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’ın hükmünün belirleyici olması gerektiğini açıkça ifade eder.
İmanın Üç Temel Şartı
Bu ayette imanın kemale ermesi için üç önemli şart zikredilmiştir:
Anlaşmazlıklarda Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’i hakem kabul etmek
Verdiği hükümden kalpte bir rahatsızlık duymamak
Tam bir teslimiyet göstermek
Yani iman, yalnızca zahiri bir kabulleniş değil; kalpte tam bir rıza ve gönüllü bir teslimiyet gerektirir.
Kur’an bu gerçeği başka ayetlerde de vurgulamaktadır:
“Bir mümin erkek ve bir mümin kadın için, Allah ve Resûlü bir konuda hüküm verdiğinde artık kendi işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur.” (Ahzâb, 36)
Bu ayet, müminin hayatında ilahi hükmün en üst otorite olduğunu ortaya koymaktadır.
Peygamber’e İtaat, Allah’a İtaattir
Kur’an’da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’e itaat, Allah’a itaatle birlikte zikredilmiştir. Çünkü Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem) vahyin rehberliğinde konuşan ve hükmeden bir elçidir.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Kim Resûl’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisâ, 80)
Başka bir ayette ise şöyle buyurulur:
“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının.” (Haşr, 7)
Bu ayetler, Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in söz ve uygulamalarının Müslümanlar için bağlayıcı olduğunu göstermektedir.
Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Bu Konudaki Uyarıları
Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) de hadislerinde, kendi hükmüne teslimiyetin imanın bir gereği olduğunu vurgulamıştır.
Bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
“Sizden hiç kimse, arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” (Nevevî, Kırk Hadis)
Başka bir hadisinde ise şöyle buyurur:
“Size iki şey bırakıyorum; onlara sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allah’ın kitabı ve benim sünnetim.” (Muvatta, Kader 3)
Bu hadisler, Müslümanların doğru yolu bulabilmesi için Kur’an ve Sünnet’in birlikte rehber alınması gerektiğini göstermektedir.
Sahabenin Teslimiyet Örneği
Sahabe nesli, Peygamber (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in hükmüne teslimiyet konusunda eşsiz bir örnek ortaya koymuştur. Onlar için Resûlullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in sözü tartışılacak bir görüş değil, uygulanacak bir emirdi.
Örneğin içki yasağı geldiğinde sahabeler, ellerindeki içkileri Medine sokaklarına dökmüşlerdi. Hiçbir tartışma veya tereddüt göstermeden Allah’ın hükmüne teslim oldular.
Bu teslimiyet, onların imanının gücünü gösteriyordu.
Günümüz İçin Mesaj
Bugün Nisâ 65 ayeti Müslümanlara şu soruyu sormaktadır:
Hayatımızdaki anlaşmazlıklarda ve meselelerde hakem olarak kimi kabul ediyoruz?
Toplumsal alışkanlıkları mı?
Modern ideolojileri mi?
Yoksa Allah’ın kitabını ve Peygamber’in Sünne’tini mi?
Gerçek iman, Müslümanın hayatında Kur’an ve Sünnet’in son söz olmasıdır.
Sonuç
Nisâ Suresi’nin 65. ayeti, imanın yalnızca sözle ifade edilen bir iddia olmadığını ortaya koyar. İman, Allah’ın Resûlü (Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in hükmünü kabul etmekle, ona gönülden razı olmakla ve tam bir teslimiyet göstermekle kemale erer.
Mümin için en güvenilir yol, ihtilafların ortasında Kur’an’a ve Peygamber(Sallallahu Aleyhi Vesellem)’in Sünnet’ine yönelmektir. Çünkü gerçek huzur ve doğru yol, ilahi rehberliğe teslim olan kalplerde bulunur.
Dostlar yazımı Medine'de Mescid-i Nebevi’de yazdım. İnşaallah faydalı ve bereketli olur.
Selam ve dua ile sizi Allah'a emanet ediyorum.