İslam’a tam teslimiyet
Giriş
بسم الله الرحمن الرحيم
Allah'a hamd, Efendimiz Muhammed'e, pak aline, fedakâr ashabına ve onlara tabi olanlara salat ve selam olsun.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
"Ey iman edenler! Hep birlikte İslam'a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır." (Bakara: 208)
Bu ayet, Kur’an’ın Müslümanlara yaptığı en kapsamlı çağrılardan biridir. Allah Teâlâ bizden İslam’ın yalnızca bir bölümünü değil, tamamını benimsememizi emretmektedir. İslam, sadece namaz ve oruçtan ibaret değil; inancı, ahlakı, aileyi, ticareti, hukuku ve toplumsal hayatı kuşatan ilahi bir nizamdır.
İslam’a Bütüncül Olarak Girmek
Müfessirlerden İbn Kesîr, bu ayetin tefsirinde şöyle der:
"Allah Teâlâ mümin kullarına İslam'ın bütün hükümlerine sarılmalarını, emirlerini yerine getirmelerini ve yasaklarından kaçınmalarını emretmektedir."
Yani Müslüman, dini seçerek değil, teslim olarak yaşar. Allah'ın emri hoşumuza gittiğinde kabul edip zorumuza gittiğinde terk etmek kulluğun ruhuna aykırıdır.
Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” (Bakara: 85)
Başka bir ayette de şöyle buyurmaktadır: "Rabbin hakkı için, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem tayin edip sonra verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar." (Nisâ: 65)
Peygamberimizin Teslimiyet Çağrısı
Resûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:
"Sizden hiçbiriniz, arzularını benim getirdiğim dine tabi kılmadıkça gerçek manada iman etmiş olmaz." (Nevevî, El-Erbaîn; Hadis Hasen Kabul Edilmiştir.)
Bu hadis, Bakara 208. ayetin adeta bir açıklamasıdır. Gerçek mümin, dini kendi isteklerine uydurmaya çalışmaz; kendi isteklerini Allah'ın dinine uydurmaya çalışır.
Başka bir hadiste ise Peygamberimiz ﷺ şöyle buyurur:
"Müslüman, Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir." (Buhârî, Îmân; Müslim, Îmân)
Bu hadis bize İslam'ın yalnızca ibadetlerden değil, ahlaktan ve insan ilişkilerinden de oluştuğunu göstermektedir.
Şeytanın Adımlarını İzlememek
Ayetin ikinci kısmında Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Şeytanın adımlarını izlemeyin."
Dikkat edilirse ayette "şeytanın kendisi" değil, "şeytanın adımları" ifadesi kullanılmıştır. Çünkü şeytan insanı çoğu zaman bir anda değil, aşama aşama saptırır.
İmam Kurtubî bu konuda şöyle der:
"Şeytan insanı günaha birden çağırmaz; onu küçük tavizlerle yavaş yavaş sürükler."
Önce ihmal edilen bir sünnet, sonra hafife alınan bir günah, ardından kaybolan bir hassasiyet...
Böylece insan fark etmeden uzaklaşabilir.
Bu sebeple Peygamberimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
"Helal bellidir, haram bellidir. İkisi arasında şüpheli şeyler vardır. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa dinini ve ırzını korumuş olur." (Buhârî, Büyû'; Müslim, Müsâkât)
Sahabenin Teslimiyet Anlayışı
Sahabe neslinin en belirgin özelliği, Allah'ın emrine kayıtsız şartsız teslim olmalarıydı.
Hz. Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:
"Biz Allah’ın İslam ile şereflendirdiği bir topluluğuz. Ne zaman ki şerefi İslam’ın dışında bir yerde ararsak, Allah bizi zillete düşürür."
Bu söz, Müslümanların güç ve kurtuluşu başka ideolojilerde değil, Allah'ın dinine bağlılıkta aramaları gerektiğini hatırlatmaktadır.
Abdullah b. Mesud (Radiyallahu Anh) da şöyle demiştir:
"Siz fitnenin az, âlimlerin çok olduğu bir zamanda yaşıyorsunuz. Sizden sonra öyle bir zaman gelecek ki konuşanlar çoğalacak, ilim azalacak. O gün kurtuluş sünnete sarılmaktadır."
İslam Hayatın Tamamıdır
İmam Mâlik'in şu sözü asırlardır Müslümanlara yol göstermektedir:
"Bu ümmetin sonu, ancak ilk neslin düzeldiği şeyle düzelir."
İlk nesli düzelten şey ise Kur’an ve Sünnet'e tam bağlılıktı.
Hasan el-Basrî de şöyle demiştir:
"İman temenni ve süs değildir; kalpte yerleşen ve amelle doğrulanan şeydir."
Dolayısıyla İslam sadece kimlik değil, yaşanan bir hakikattir. Sadece söz değil, hayatın her alanına yansıyan bir teslimiyettir.
Sonuç
Bakara Suresi'nin 208. ayeti, her çağdaki Müslümana şu mesajı vermektedir:
İslam'ın tamamını benimseyin.
Dini parçalamayın.
Şeytanın küçük görünen adımlarına dikkat edin.
Kur’an ve Sünnet'e sımsıkı sarılın.
İzzeti ve kurtuluşu Allah'ın dininde arayın.
Allah'ın çağrısı bugün de aynı canlılığını korumaktadır:
"Ey iman edenler! Hep birlikte İslam'a girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin."
Bu çağrı, yalnız bireylere değil, ailelere, toplumlara ve ümmete yönelmiş ilahi bir davettir: Allah'a tam teslim olmak ve hayatın bütün alanlarında O'nun hidayetiyle yürümek.
Selam ve dua ile sizi Allah'a emanet ediyorum.