22. Yıla Girerken…
“Kitabı sağ tarafından verilen; ‘Alın, kitabımı okuyun; doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum’ der. Artık o, hoşnut kalacağı bir yaşam içindedir.” (Hakka, 19-21)
Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun ki, bugün dergimizin iki yüz elli üçüncü sayısını çıkarmakla 21. senemizi geride bırakmış bulunmaktayız. Bu işe Rabbimizin rızasını dileyerek başlamıştık. Bu alanda ifsat edici ve bozguncu medyaya karşı güçlü bir ses olsun, hakkı haykırsın ve okuyucularını İslam’ın müstakim yoluna yöneltsin diye adımımızı atmıştık.
Hamd olsun ilk günkü niyetimiz ne ise aynısını muhafaza etmekte ve bu niyetimizi daha bir güçlendirip pekiştirmiş bulunmaktayız.
Dergimizi çıkarmaya başlarken ölçümüzün Kur’an, Sünnet ve Selef-i Salihin çizgisi olacağını söylemiş, bu ölçünün dışına çıkmayacağımızı ahdetmiştik. Bugün itibarıyla arkamıza baktığımızda ahdimize bağlı kaldığımızı, İslam’ın temel esaslarına bağlı olduğumuzu görüyor ve Rabbimize hamd ediyoruz.
Geçen süre zarfında ulaşabildiğimiz her kardeşimize ve her insanımıza şu hakikati ulaştırmaya ve bunu hayatları için şiar edinmeye çalışmalarını tavsiye ettik: “Asra yemin olsun! Gerçekten insan kesin bir ziyan içindedir. Ancak iman edip salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr, 1-3)
Evet, ulaşabildiğimiz herkese, fitnenin her tarafı kuşattığı bir dünyada öncelikle imanlarını muhafaza edip salih amellerle güçlendirmelerini, münkerattan ve menhiyattan uzak durmalarını ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye etmelerini söyledik. Ve bunun da kurtuluş yolu olduğunu hep telkin ettik.
Hiçbir Müslüman’ı dışlamamaya, kendimize göre yanlışları ve hataları olsa dahi hikmetle ve güzel sözle nasihatlerimizi yapmaya, yanlışlarını düzeltmeleri ve doğruya yönelmeleri için elimizden gelen çabayı sarf etmeye çalıştık. Hep birleştirici olmalarını, ümmetin bütünlüğü için çaba sarf etmelerini, İslam düşmanlarının oyunlarına gelmemelerini ve asla birbirlerinin haklarına girmemelerini tavsiye ettik. Allah (Celle Celalühü)’ın izniyle bu anlayışımızdan vazgeçmeyecek ve bunun üzerinde ısrar etmeye devam edeceğiz.
Yeryüzünün neresinde olursa olsun zulme uğrayan Müslümanların acılarını ve ıstıraplarını kalbimizin derinliklerinde hissettik. Elimizin ulaşabildiği kardeşlerimizin dertlerine imkânlarımız ölçüsünde ortak olmaya çalıştık. Ulaşamadıklarımıza da dualarımızla destek olmaya çabaladık.
Çok sayıda Müslüman şahsiyet ve hizmet içinde olan oluşumların kapısını çalmaya, hal hatırını sormaya, kardeş olduğumuzu hatırlatmaya, Müslümanların sorunlarını beraber omuzlamaya ve diyaloglarımızı güçlendirmeye çalıştık. Dergilerimizin sayfalarında hep bu konuları işleyip kardeşlerimizi bu hayırlı ve bereketli diyaloglara teşvik etmeye çalıştık. Bu konuda önemli bir mesafe katettiğimize inanıyoruz.
Müminlere karşı şefkat ve merhamet sahibi iken, elbette kâfirlere, münafıklara ve İslam düşmanlarına karşı ise şiddetli olmaya çalıştık. Yazılarımızı takip eden kardeşlerimiz bunu müşahede etmişlerdir.
Kısacası İslam’ın güzelliklerini ve hakikatlerini dergimizin mahdut olan sayfaları içine taşımaya, okuyucularımıza sunmaya ve ulaştırmaya çalıştık.
Dergimiz üzerinden kardeşlerimizin de hayırlı hizmetlere ortak olması için onlardan isteğimiz; ulaşabildikleri her yere dergiyi ulaştırıp okunmasını tavsiye ederek sahip çıkmalarıdır. Bunun için her kardeşimizin daha çok çaba sarf etmesini rica ediyoruz.
Bu konuda uygulanılacak birçok yöntem vardır: En başta her kardeşimiz temel ihtiyaçlarından fedakârlık da etse mutlaka evine dergiyi alıp götürecek ailesiyle, akrabalarıyla, komşularıyla ve dostlarıyla dergideki yazılardan ders yapacaktır. Zira her bir yazı, bir araştırma ve çalışmanın neticesi olarak kaleme alınmıştır. Bundan azami istifade etmek gerekir. Durumu iyi olan kardeşlerimiz aile fertlerinden her biri için birer dergi almaya çalışmalıdır. Çocuklarımız dergilerini okuduktan sonra sevdiği arkadaşlarına hediye etmek suretiyle derginin okuyucularını artırmaya çalışmalıdırlar. İşyeri olan kardeşlerimiz, müşterilerine hediye etmek suretiyle derginin daha çok insana ulaştırılmasına katkı sağlamaya çalışmalıdır. Öğretmen kardeşimiz aynı şekilde dergiyi meslektaşlarına hediye etmelidir. Öğrenci kardeşimiz de okuduğu dergisini bir arkadaşına hediye etmelidir.
Evlerinin bir köşesinde biriktirmeyip durakta, metroda, otobüste, minibüste, gidilen hastane veya benzeri kamu kurum ve kuruşlarında unutulmuş misali bırakmak yoluyla halka ulaştırmayı hedeflemeliyiz. Gayret gösterip Allah’a tevekkül etmeliyiz.
Dergimiz her ay bizden size gelen bir mesajdır.
Dergimiz hazır bir tebliğ ve davet paketidir.
Dergimiz topumu özüne yöneltmek için İslamî dönüşüm aracıdır.
Medyanın ne kadar önemli olduğunu bilmeyen kardeşimiz elbette yoktur. Medyamıza sahip çıkma ve geliştirme zaruret halini almıştır. Her kardeşimiz bu konuda da üzerine düşeni fazlasıyla yapmalıdır.
Medyamız bizim, ümmetin ve bu halkın onurunu koruyan ve dik bir duruş sergileyen bir medyadır. Tebliğ ve davet esaslı bir irşad bir öze dönüş aracıdır.
Bu gerçeği idrakle medyamızın yaptıkları ve yapacakları konusunda ifsad aracı olan medyalara karşı alternatif olmasının, elimizle olabileceğini unutmama sorumluluğu ve temennisiyle…
22. yılımızda daha hayırlı girişimlerde, davet, tebliğ ve irşatta bulunma duasıyla… Allah’a emanet olun.
OKUYUCULARIMIZIN
DERGİMİZ HAKKINDA DÜŞÜNCELERİ….
Gurbette olmanın getirdiği haller zaman zaman insanı zorluyor, bazı anlarda içimizi bir muzdariplik sarıyor. Bu bazen sevdiklerimize, bazen dava arkadaşlarımıza duyduğumuz bir özlem hâline dönüşebiliyor.
İşte tam da bu noktada İnzar Dergisi devreye giriyor. İnzar Dergisi’nin 22. yılını, tüm kalbimle kutluyorum. Yayın hayatının devam etmesini, insanlığa sunduğu bu kutlu mesajın hayatımızın her noktasına değecek şekilde sürmesini Rabbimden niyaz ediyorum.
(Eyüpcan Ateş, İsviçre/Basel)
“İnzar Dergisi ile tanıştığımız günden bu yana, onu yalnızca bir dergi olarak görmedik. O, bizler için bir yol arkadaşı, bir dost, bir mektep oldu. Bu yolculukta İnzar Dergisi ile birlikte büyüdük, onunla düşündük, onunla yeni ufuklar açtık. Her sayısı, bizlere hayatın farklı alanlarında yeniden düşünmeyi, yeniden sorgulamayı, yeniden inşa etmeyi öğretti. Onunla beraber bir derginin ötesinde; bir davanın, bir mücadelenin, bir direnişin şahidi olduk.
Bugün 22. Yılına ulaşmış olması, bizlere ayrı bir sevinç ve gurur veriyor. Çünkü biliyoruz ki her geçen yıl, aynı zamanda kalemle verilmiş bir mücadelenin, hakikat uğruna gösterilmiş bir sebatın, adanmış bir emeğin hikâyesidir. Rabbim emeği geçen herkesten razı olsun, bu hayırlı gayreti daim eylesin, İnzar Dergisi’ni nice bereketli yıllara ulaştırsın.”
(Abdurrezak Çelik – Antalya)
İnzar Dergisi ile ilk tanıştığım günü hatırlıyorum… Sayfalarını karıştırırken sadece yazılar değil, aynı zamanda bir samimiyet, bir kararlılık ve bir duruş hissetmiştim. O günden bu yana İnzar Dergisi benim için yalnızca bir dergi değil, yolumu aydınlatan bir ışık, düşüncelerime yön veren bir rehber oldu.
Bugün 22. yılına ulaşmış olmasını gurur ve sevinçle karşılıyoruz. Çünkü bu, yalnızca bir derginin yıl dönümü değil; kalemle verilmiş bir mücadelenin, ümmete adanmış bir emeğin, hakikat yolunda gösterilmiş bir istikametin yıl dönümüdür. Rabbim emeği geçen herkesten razı olsun.
Nice bereketli yıllara ulaşmasını, daha çok gönle dokunmasını ve bu dava yolunda bizlere ışık olmaya devam etmesini niyaz ediyorum.
(Rasim Karabulut/Antalya)
“21 Yıl, 21 Adım, Tek Bir Hedef”
Gaflet perdeleri aralandığında, ümmetin yüreğinde yeniden bir ışık doğdu
2004’te başlayan yolculuğunda, zulmün karanlığına karşı bir kandil yaktı.
Her sayı bir çığlık, her yazı bir uyarı, her kelime ümmetin dirilişi için bir dua oldu.
21 yılda şehadet haberleriyle ağlattı, Gazze’nin, Doğu Türkistan’ın, Yemen’in, Arakan’ın çığlıklarına kulak verdi.
Bu dergi, sadece sayfalar arasında değil, ümmetin kalplerinde bir diriliş çağrısı oldu.
(Hüseyin Turhan – Adana)
“İnzar Dergisi’nin 22. yılına ulaşması, sadece bir yayın serüveninin değil; aynı zamanda istikrarın, samimiyetin ve gayretin de göstergesidir. Dergi, bugüne kadar çizgisinden sapmadan hakikati dile getirmesiyle kıymetli bir emek ortaya koydu. Bu süre zarfında okuyucularına hem fikrî hem de manevî anlamda ışık tutarak kalıcı bir iz bıraktı. 21 yıl; tecrübe, birikim ve güven demektir. İnzar Dergisi’nin bu gayretinin artarak devam etmesini diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
(Mehmet Kocabey – Adana)
2004 yılı benim için unutulmaz bir yıl olmuştu. Çünkü o sene elimde yepyeni bir yayın vardı: İnzar Dergisi’nin ilk sayısı… Daha önce kendi sesimizi, kendi kalemimizi ve kendi derdimizi anlatacak bir yayınımız hiç olmamıştı. O gün dergiyi elime aldığımda dünyalar benim olmuştu. Çünkü artık bir sözümüz, bir sesimiz ve bir yol arkadaşımız vardı.
Aradan tam 21 yıl geçti. Bugün dönüp geriye baktığımda, İnzar Dergisi sadece bir yayın değil, bir mektep, bir dost, bir yol rehberi olmuş. İnzar Dergisi’nin en kıymetli yönü, çizgisinden taviz vermemesi oldu. İnzar Dergisi sadece okunup bir kenara bırakılacak bir dergi değil; insanın hayatına yön verebilecek mesajları taşıyan, okuyucusunu düşünmeye ve sorumluluk almaya davet eden bir yol arkadaşı.
Orhan Dikgöz / Almanya-Berlin
Selamünaleyküm, ben İnzar dergisini okuyorum, hakikaten yazıları ancak o kadar kaliteli olur. Hem beğeniyorum hem de yazıları hakikaten etkileyicidir. Birçok arkadaşımı da yönlendirmişim. Özellikle başarılarla alakalı çok güzel yani günün güncel ve genel konuları ele alındığı için çok beğeniyorum. Allah sizlerden razı olsun.
Adem Akın / Mardin Kızıltepe
İnzar dergisinin yayınlanmasında emeği geçen arkadaşlardan Allah razı olsun. Vallahi çok güzel bir dergidir. Özellikle o ayki gündemin ne olduğu, kapağa yansıyınca ayrıca daha bir güzel oluyor. Yazı kalitesine gelince de önemli olan yerleri tam siyah yapmaları güzel bir şeydir.
Furkan Kavan /Mardin Kızıltepe
İnzar Dergisi'ni her elime aldığımda derginin kapağının üzerinde bulunan "Ey örtüsüne bürünen kalk ve uyar." ayeti kerimesini okurum. Bu durum bende dergiye yönelik bir güven duygusu ve sorumluluk bilinci oluşturur. Ayrıca eşimin ve çocuklarımın da faydalanması için ailece yaptığımız sohbetlerde işlediğimiz konuyu İnzar Dergisi’nde bulunan bir makaleden seçmeye özen gösteririm.
İnzar Dergisi başta Filistin olmak üzere İslam coğrafyasında ve dünyanın dört bir köşesinde kime yapılırsa yapılsın tüm sömürü ve zulüm girişimlerini ifrat ve tefrite girmeden gündemine alarak bu sömürü ve zulüm düzenlerinden kurtulmanın yegane çaresinin İslam olduğunu ve Müslümanların ittihadıyla gerçekleşebileceğini haykırır. İslam ümmetinin ve dünyanın mevcut durumunu sadece sonuçlar üzerinden değerlendirmeyip daha çok sebepler üzerinden ele alarak çözüm yolları üretmeye çalışması takdire şayandır.
Sözün özü İnzar dergisi benim için adeta Darü’l Erkam ve Suffe Mektebi’dir.
Murat Dalkılıç/Diyarbakır
İnzar Dergisi, 22. yıldır istikamet üzere yayın hayatını sürdürerek bizlere yol gösterici bir rehber oldu. İlk yıldan bu yana İnzar ile yol yürüyen bir okuyucu olarak bu dergiyi her elime aldığımda, ayetlerin ve hadislerin ışığında yazılan yazılarda kendi hayatıma dair derin izler buluyorum.
Dergi, sadece bir yayın organı değil; ümmetin derdiyle dertlenen, İslami bir bilinç uyandırmaya çalışan bir dava neferi gibidir. Bugünün dünyasında hakikati savunmak, İslamî çizgide sebat etmek kolay değildir. Ancak İnzar Dergisi’nin 21 yıldır bu davadan taviz vermeden yayın yapması bizlere sabrın, direnişin ve ihlasın ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Ben bir okuyucu olarak İnzar’ın satırlarında sadece bilgi değil, aynı zamanda bir ruh, bir bilinç ve bir davet buluyorum. Bu yüzden İnzar, benim için sıradan bir dergi değil; manevi bir yol arkadaşıdır.
Rabbim, İnzar Dergisi’nin ömrünü bereketli kılsın, emeği geçenlerden razı olsun ve bu davanın yükünü omuzlayanları hem bu dünyada hem de ahirette aziz kılsın.
Abdurrahman Gültekin/Batman
İslam ümmetinin vahdetini öne çıkaracak neşriyatın eksikliğini hissettiğimiz günlerde “Ya eyyuhel müdessir” sloganıyla çıkan dergimiz İnzar, 22. yaşına basmış…
Bazı sayılarında ümmetin içine bulunduğu durumun fotoğrafını çeken ve bu konuda okuyucusunu bilinçlendiren, dijitalleşme ile basılı eser okumanın terk edildiği son yıllarda bile birçok eksikliği dolduran ve okuyucusuna kendini okutturan dergimiz İnzar, 22. yaşında…
Her sayısı kapsamlı bir kitap hüviyetinde olan ve geleceğe ışık tutan, ufuk açıcı makalelerden müteşekkil İnzar dergisine 21 yıldır emek ve katkı veren yazarından dağıtıcısına kadar herkesten Allah razı olsun. Emeklerini sadaka-i cariye kabul etsin.
Mustafa Kardaş/Batman
Eczacıyım. İnzar dergisine ilk sayısından itibaren aboneyim. Bütün yazıları okumaya gayret ederim, ama Mehmet Göktaş hocanın yazılarının benim yanımda ayrı bir yeri vardır. Bence İnzar dergisi ilmi, manevi ve kültürel anlamda bende ve diğer okuyucularında birçok iz bırakmıştır. İnzar ailesine sonsuz şükranlarımı sunuyorum. İnşallah uzun yıllar yayın hayatına devam eder.
Abdülhakim Övet/Gaziantep
Gaziantep’te esnaflık yapmaktayım. İnzar Dergisi ile 2009 yılında tanıştım. Tartışmalardan çekişmelerden popüler kültürden uzak insanların, gerçekten ihtiyacı olan bilgilere önem vermesi beni cezbetti. Yıllardır abonesiyim ve çevremdeki herkesi ya abone yaptım yada bu güzelliğin farkına varsınlar diye hediye ettim. Bu yaptıkları hizmetten dolayı İnzar ailesini tebrik ediyorum, başarılarının devamını diliyorum.
Ahmet Yılmaz/Gaziantep
Selamünaleyküm. İnzar Dergisi’nin yıllardır müdavimi olmuş bir okuyucusu olarak; bu dergide emeği olan herkese teşekkür etmek istiyorum. Doğrusu; gündemi sizinle anlıyorum, İslami meseleleri sizin bakış açınızla bakınca benimsiyor ve hakikatin temsilcisi seslerin ihlas dolu haykırışını görüyorum.
Yazarlarımızdan editörlerimize, tasarımdan kapağa, içeriğin zenginliğinden verilen mesajlara, her yaşa hitap edip herkesin fikrinin önemsendiği müstesna bir yeriniz var benim dünyamda. Rabbim hayırlı işlerde sizleri istihdam etmeye devam etsin. İnzar ile nazarlarımızı hakikate çevirip müjdelenenlerden eylesin. Amin. Her dâim duacınızım.
Enver Hoca/Kahta
İnzar dergisinin 22. yılı münasebetiyle hissiyatımızı ve fikrimizi ifade etmek için birkaç kelam serdetmek arzusundayım.
28 Şubat'ın karanlık sürecinin yerini nispeten rahatlamanın almaya başladığı bir dönemde yolunu şaşırmış gençlik ve mütehayyir kalan efradın önüne güvenli bir gemi misali çıkan İnzar dergisinin gayet ehemmiyetli bir misyonu vardı...
Zararlı akımlara kapılma ihtimalinin bir hayli fazla olduğu bir ortamda buna ilave olarak kasavetli bir ümitsizlik içinde bocalayan bizlere sahip olduğu mutedil ve vasat bir anlayışla, yolcularını nereye götürdüğünü bilen bir kaptan edası ile yola revan olan ve elhak bu tutumunu elan da devam ettiren İnzar dergisinin nice 22. senelere ulaşmasını Cenabı Haktan niyaz ediyorum.
İnzar dergisinin ismiyle müsemma olarak tebliğ ve irşat faaliyetlerine devam etmesini Rabbimden dileyerek hayırlı bir ömrü olmasını temenni ederim. Allah’a emanet olunuz
Bünyamin Yavuz/Kahta
Ve dağdağalı soğuk bir zemheri arifesinde, yayın hayatına merhaba diyen İnzar dergisi, 21 yılını geride bıraktı. Karların erimesinden sonra yeşerip büyüyen laleler gibi atmosferimiz için bir sevinç, bir neşe oldu. Rahman’a sonsuz şükürler olsun ki tıpkı davası gibi, sağa sola sapmadan nifak tarlalarından uzak durdu. Elinden geldiğince mazlum coğrafyanın ve ümmetin sesi ve soluğu oldu. Dünyanın değişik coğrafyalarında muhacerat ve gurbet hayatı yaşayan insanlarla bir bağ kurdu. Vatan özlemlerine bir vuslat, dava dostlarıyla bir urvetu’l vuska oldu.
Özellikle İslam coğrafyasının meşakkatli ve zor günlerinde küfrün ve zulmün kaşıdığı savaşlara İslamî bir yaklaşımla yolunu sürdürdü ve sürdürmektedir. İnşallah İnzar dergisinin cehd ve fedakârlığı ülkemizde hayırlı ve güzel bir ortamın yeşermesine vesile olacaktır. Nice peygamberlerin ve sâlihlerin mücadele ettiği Roma topraklarından İnzar dergisinin 22. yılını tebrik ediyorum.
(Sadi Aday – İtalya/Milano)