"Allah’a hamd, Resulüne salatü selamdan sonra…
Kardeşlerim, bacılarım!
Sizler cihadın yükünü sırtlanan, bu yolda mücadele edenlersiniz. Aksa Tufanı, Kudüs için bir direniştir, Aksa Tufan'ın başlangıcı Mescid-i Aksa içindir. Mescid-i Aksa'da engellenen bacılarımız, (Aksa Tufan'ı) namaz kılanların engellenmesine karşı çıkan bir direniştir. Mescid-i Aksa, bütün Kudüs için Batı Yaka için ve Gazze için orada bulunan Müslümanların direnişine destektir. Aksa Tufanı öyle bir cihattır ki, İslam düşmanlarının ve siyonistlerin burunlarını yere sürdü. Bizlere de öyle bir ders verdi ki Mescid-i Aksa tekrardan hürriyetine kavuşturulabilir, yeter ki Müslümanlar olarak kalplerimiz birleşsin, bizler birleşelim, tüm kâfirleri dünya üzerinden yok edebiliriz. Bu umudu bizlere Aksa Tufanı vermiştir.
Karşımızdaki düşman çok korkak bir düşmandır; çocukları öldüren, çocuklara merhamet etmeyen, yaşlılara merhamet etmeyen, savaşmayanlara merhamet etmeyen bir düşmanla karşı karşıyayız. Kassam Tugayları mücahitleri ise onların burunlarını yere sürttü. O çektikleri ıstırabın karşılığında çocuklarımızı katlediyorlar. Allah’u Teâla’nın va'di haktır. Rabbimiz onların kötü yüzlerini gösterecek; nitekim bugün Gazze'deki olaylar, onların kötü yüzlerini gösteriyor. Onların yaptığı cürüm, çocukları katletmesi, akıttıkları kanlar... Allah’u Teâla’nın bizlere vadettiği gibi onların siyah olan, kötü olan yüzlerini göstermektedir.
Kardeşlerim!
Şunu bilin ki düşmanlar kendi muradına erişemediler. Hiçbir şekilde mücahitlere de ulaşamadılar. Dün televizyon kanallarında gördünüz, Ebu Ubeyde'nin açıklamasında 160 tane tankı imha etmiştiler. İnşallah bugün de 200'e ulaşacaktır bu sayı.
Kardeşlerim!
Şunu iyi biliniz; ne zaman televizyon ekranlarında işgalciler bir hastaneyi bombaladığını bir okulu bombaladığını gördüğünüz zaman, şunu bilin ki mücahitler onları tuzağa düşürmüş, askerlerini gebertmiş, o yüzden onlar hastanelerimize saldırıyorlar. Şu an şu savaş durursa bile 7 Ekim'den sonrası gibi olmayacaktır. Onlar yenileceklerdir.
Hükümetleri ayağa kaldırın
Kardeşlerim!
Sizin şu an meydanlarda toplanmanız, topluluğunuz takdire şayandır. Fakat üzerimize düşen bazı görevler var, vacipler var.
Kardeşlerim!
Bu duruşlarınıza devam etmeniz lazımdır. Öyle ki hükümetleri ayağa kaldırmamız lazımdır, onlara baskı yapmanız lazımdır, onların sizlerden etkilenmesi lazımdır. Nasıl ki hükümetlerin şu an yaptığı bir şey yok, onlar sadece kınıyor, yardımlardan bahsediyorlar, asker göndermiyorlar. Sizlerin duruşunuz, sizlerin meydanlara çıkışınız Allah'ın izniyle hükümetler üzerinde tesir edecektir, onları harekete geçirecektir.
Kardeşlerim!
Müslümanların üzerine düşen bazı görevler vardır:
Birinci olarak, meydanlara çıkışlarınıza devam edin. Sadece bu çıkışlarınız bir gün olmasın, haftanın her günü olsun. Meydanlarda, sokaklarda olun. Ta ki İslam düşmanları şunu bilsinler, Gazze tek başına değildir.
İkinci olarak; sadece şurada toplanmanız yeterli değildir. Bilakis sizlerin/tümünüzün, kadın erkek hepinizin cihad niyeti getirmesi lazımdır. Bu meydanda hepiniz Ebu Ubeydelerle/Mücahitlerle beraber cihad etme niyetini kalbinizden geçiriniz. Çünkü kalbinizde cihad etmeyi geçirirseniz, onların sevabına/ecrine sizler de ortak olursunuz.
Üçüncü olarak; boykot meselesi… İşgalci israil mallarını boykot edin. Kim işgalciye destek veren herhangi bir şirketten veya işgalcinin mallarından; ister bir araba veya en küçük olan bir mal dahi alırsa şu an, şu gördüğünüz çocuklara kurşun atmış olur, Gazze çocuklarına kurşun atmış olur. Boykot uygulamanız sizin üzerinizde şer'i bir vazifedir, farzdır.
Dördüncü olarak, “Aksa Tufanı” gençlerde bir uyanışa sebep oldu, uyuyan meşgul olan gençlerimizi tekrardan uyandırdı. Basın yayın organlarında veya telefon ekranlarında uğraşmayınız, bilakis mücahitlerin oradaki mesajlarını, kardeşlerinizin durumlarını her tarafa, herkese bildiriniz.
Beşinci görevimiz; Gazze'ye mal ile yardım etmek, malımız ile cihad etmektir. Malı hiçbir zaman küçümsemeyin. Kardeşlerim, sizlerin malı kesinlikle Gazze'deki kardeşlerinize ulaşmaktadır. Asya ülkelerinden birinde bir Yahudi asıllı kişi, Arap kardeşlerimizin giydiği elbiselerden giyerek oradaki insanlara şöyle diyor: 'Ey insanlar, Gazze'ye para yardımı yapmayın. Gazze'ye sadece dua edin. Yaptığınız para yardımları, mal yardımları Gazze'ye ulaşmıyor.' Bu tür şeylere kesinlikle inanmayın. Yaptığınız mali yardımlar Gazze'ye ulaşmaktadır. Mali yardım da cihad kapılarından biridir.
Altıncı olarak, Gazze'deki kardeşlerinize yardımlarınızın bir tanesi de günahlarımızdan Allah'a tövbe etmemizdir. Allah'a yönelmemiz, salih ameller işlememizdir. Çünkü askerler, ordular günahlarıyla yenilgiye uğrarlar.
Son olarak kardeşlerim, sizlere şunu diyeceğim: En başta gelmesi gereken şey kardeşlerinize, Gazze'deki mücahitlere bolca dua etmenizdir. Secdelerinizi uzattınız, secdelerinizde dua edin. Güneş batmadan önce, güneş doğmadan önce, ezanlar arasında, duaların kabul olduğu vakitlerde kardeşlerimize dua ediniz. Gazze'deki kardeşlerimizin zaferi, Kassam'ın eliyle değil, silahlarımızla değil bilakis Allah iledir. O yüzden Allah'ın inayetine başvurmamız lazım, Rabbimize dua etmemiz lazım, duanın üstünde başka hiçbir şey yoktur. Duayı elde eden kişi her şeyi elde etmiştir.
Rabbim, yardımı ve inayetiyle zaferi yakın eylesin. Amin