Yer açma alıştırmaları basit görünebilir ama hiç de kolay değildir. Anlamlı tüm zorluklar öyle değil midir? Çocuk yetiştirmek, gençlerle ergenlerin eğitimi ile ilgilenmek, bir evlilik ilişkisi yürütmek, kariyer yapmak, bir sanat, edebiyat eseri yazmak, eş-dostların sorumluluklarını üstlenmek; her beceride olduğu gibi, başlangıçta yer açma bize zor gelebilir ama alıştırma yapmaya, sorumlu davranmaya yer açtıkça işimiz kolaylaşır.
Yer Açmayla İlgili Sıkça Sorulan Sorular:
Soru; Duygularıma yer açmaya çalıştım ama bana çok sıkıcı ve bunaltıcı geliyor. Nasıl davranmalıyım?
Cevap; Muhtemelen aynı anda birçok işi ve duygularımızı yapmaya çalışıyoruz. Yalnızca tek bir can sıkıcı bedensel zihnimizi ele alalım ve ona odaklanalım. Birkaç dakikamızı alsa da, sadece o hissi, duygumuzu kabul etmeyi hedefleyelim. Bunu yaptıktan sonra başka duygularımıza odaklanalım.
Soru; sadece bir duyguya odaklanmak zor geliyor?
Cevap; evet, başlangıçta bu ilk etapta zor olabiliyor ama her beceride olduğu gibi, pratik yaptıkça daha koyulaşacaktır.
Soru; düşüncelerim sürekli duygularımı dağıtıyor?
Cevap; evet, düşünen benliğin temel özelliği budur. Sürekli olarak dikkatimizi dağıtmakla meşguldür. Bizi yaşamakta olduğumuz şeylerden uzaklaştırır. Zihnimiz gevezelik etmeye başladığı zaman, sadece “teşekkürler zihnim!” diyelim veya kendi kendimize “düşünüyorum!” diyelim ve dikkatimizi usulca hislerimize yeniden verelim. Dikkatimiz dağıldığında bizi alıkoyan (bir hatıra, düşünce, bir görüntü) fark etmek için bir saniye duralım ve sonra yavaşça yeniden hissimize, duygularımıza, odaklanalım. Bunu yaptığımızda, iki değerli beceriyi yapmış oluruz. İlk olarak, tamamen düşüncelerimize dalıp gittiğimizin farkına varmayı (bilişsel birleşme) ve ikinci olarak da dikkatimiz dağıldığında ona yeniden odaklanabilmeyi...
Soru; bu harikaydı. Can sıkıcı hislerime yer açar açmaz kayboluverdiler. Bu her defasında böyle mi olacak?
Cevap; hayır, hayır, hayır! Yer açma alıştırmaları yaptığımız zaman, can sıkıcı duygu ve hisler genellikle hızlıca dağılıp gider. Ancak bu ayrışma yöntemlerinden olduğu gibi sadece ilave bir kazanımdır; esas hedefimiz bu değildir. Yer açma ile hedeflenen hislerimize, duygularımıza yer açarak onlarla bir mücadeleye girmeden sadece tecrübe etmektir. Bu yüzden kendimizi iyi hissetme beklentisi içinde olursak, er ya da geç hayal kırıklığına uğrar ve kendimizi yeniden mücadele döngüsü içinde buluruz.
Soru; duygularımız, hislerimiz önce kayboldu ama sonradan yeniden ortaya çıktılar.
Cevap; rahatsız edici duygular ve hislerin çoğu, tekrar tekrar meydana çıkacaktır. Sevdiğimiz bir kimse öldüyse, haftalar veya aylarca üzüntü, mateme bürünürüz.
Soru; hislerime ve duygularıma yer açtım ama değişmedi.
Cevap; kimi zaman duyguların değişimi çabucak, kimi zaman da değişim gerçekleşmez. His ve duygularımızın bizim planladığımıza göre değil de ne zaman canları isterse o zaman değişeceğini kabul etmemiz daha uygun olur.
Soru; tamam, diyelim ki hislerimi kabul ettim şimdi ne değişecek.
Cevap; his ve duygularımızı kabul ettikten sonra, hayatımızın bizim için önemli olan bir yaşam alanını seçelim ve değerlerimiz doğrultusunda küçük ama etkili adımlar atalım.
Bu nedenle kabul ve kararlılık terapisi her zaman önce gelir. İlk önce duygularımıza yer açarız ve onları tam da oldukları gibi olmalarına izin veririz. Sonra şu soruyu sorarız: Şu an da benim için gerçekten anlamlı ve önemli olan neyi yapabilirim?
Bu, kendimi nasıl daha iyi hissedebilirim? Diye sormaktan çok farklıdır. Gerçekten değer verdiğimiz bir eylemde karar aldıktan sonra adım atıp harekete geçelim.
Bu Üç Adımı, Basit Bir Kısaltma İle Aklımızda Tutabiliriz.
A= İç dünyamızda yaşadıklarımıza yer Açalım.
C= Hayatımızda değer verdiğimiz bir alanı terCih edelim.
T= HarekeTe geçelim.
Elbette, can sıkıcı duyguları tamamen kabul edip kendimizi değer verdiğimiz alanlardaki eylemlerimize verdiğimiz zaman, boşa giden duygular da ortaya çıkmaya başlayacaktır. Ancak bu sadece ilave bir kazanımdır, ana hedef değildir. Ana hedefimiz nasıl hissedersek hissedelim hayatımıza anlam katacak fiil ve eylemlerde bulunmaktır. Hayatı uzun vadede doyuracak olan da budur.
Kabul Etmek İçin Kendi Kendimize Konuşma
Bazı kimseler yer açma pratiğini yaparken kendi kendine konuşmayı faydalı buluyorlar. Şöyle şeyler söylemeyi deneyebiliriz.
inzar
- Bu duygudan hoşlanmıyorum. Ama ona bir yer verebilirim.
- Bu can sıkıcı bir şey ama bunu kabul edebilirim.
- Sevmiyorum, istemiyorum, anlayamıyorum ama şimdi ve burada bunu kabul ediyorum.
- His ve duygularımızın farkında olmak ama bunlara kendimizi kaptırmamak.
- Onları tamam ile kabul etmek ve onları kendi hallerine bırakmak,
- Sadece bize bir faydası olacağı zaman onlara odaklanmak.
- Bunun haricinde, dikkatimizi değer verdiğimiz şeyleri yapmaya odaklanmak.
inzar