İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
    • 263.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Tarihte Bu Ay - Temmuz 2013

2013-07-24
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Tarihte bu ay... Temmuz ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Hac`da Facia (02 Temmuz 1990)

Hac farizasını edaya giden hacılardan kalabalık bir grup, Mina’da şeytan taşlamaktan dönerken yan tünelde şeytan taşlamaya yeni gidecek olan başka bir grup hacı ile karşılaşınca izdiham yaşandı.1426 Allah misafiri ezilerek can verdi. Hac mevsimi ve kalabalık olacağını bildikleri halde krallık, tünellerdeki havalandırma arızalarına karşı bir tedbir almayınca tabiri caizse hazin olaya davetiye çıkarılmış oldu.

Hizbullah ve Terör Şebekesi Savaşı (12 Temmuz 2006)

Terör şebekesi, sessizliğin hâkim olduğu bir anda Gazze’ye saldırdı ve aynı aileden sekiz kişiyi şehit etmekle beraber etrafa tehditler savurdu. Bu tehditlerin muhataplarının başında Lübnan Hizbullah’ı yer alıyordu. Hizbullah, kudurmuş olan terör şebekesinden erken davrandı ve 12 Temmuz 2006’da terör yuvasına operasyon düzenledi. Hizbullah, bu operasyonda iki terör militanını esir alıp sekizini öldürerek etkisiz hale getirince savaş patlak verdi. Bir anda bölgeyi şiddetli bir savaş ateşi sardı. Savaş uzadıkça terör yuvası yenilgiyi tadıyordu. Bunun üzerine terör yuvası ateşkesi kabul etti. Yaptığı saldırılara son verdi. Bu savaş, otuz üç gün devam etti. Bu savaşta terör şebekesi israil’in 160 askeri etkisiz hale getirildi, 4119 sivil ve 450 askeri yaralandı. 330 bin Yahudi işgal topraklarından çıkmak zorunda kaldı. Bir uçak ve dört helikopter düşürüldü. Savaştaki yenilgiyi kabul eden terörün askeri elebaşısı istifa etmek zorunda kaldı. Daha sonra esir olan askerlerin cesetleri, israil zindanlarında olan esir Müslümanlarla takas edilerek israil’e iade edildi.

Başbağlar Katliamı (5 Temmuz 1993)

Mürted Selman Rüşti’nin Müslümanların mukaddesatına hakaret eden kitabına karşı, dünyadaki bütün Müslümanlardan gelen tepkilerden dolayı kitleler açısından ortam çok gergindi. Böyle bir ortamda Aziz Nesin, Selman Rüşti’nin bu kitabını tercüme ederek Aydınlık Gazetesi’nde yayınlamayı denedi. Birçok yerde Müslümanlar sokaklara akın etti. Tepkilerini gösterdiler. Bu tepkileri görmezden gelen Sivas’ta dönemin valisi, birçok yazar-çizerle beraber Aziz Nesini de Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında Sivas’a davet etti. Müslüman halk sokağa indi ve etkinliğin yapılacağı Madımak Oteli’nin etrafını sardı. Olayların asıl organizatörleri olan kirli şebekeler, ateşi daha da alevlendirdiler. Neticede otel ateşe verildi. İkisi otel çalışanı, biri göstericilerden olmak üzere otuz altı kişi hayatını kaybetti. Bunun intikamının hesabını yaptılar hep terör şebekeleri… Bunun için mütedeyyin bazı insanlar katledilmeliydi. En uygun yer olarak da Başbağlar Köyü’nü seçtiler. Tetikçilik için ihaleyi mürted örgüte verdiler.

Akşam ezanı henüz bitmemişti ki köy basıldı ve imam esir alınarak ezan susturuldu. Bütün köyü meydanda topladılar. Bir buçuk saate yakın örgüt propagandası yaptılar. Hani darbeciler, bir sağcıyı idam ederlerken akabinde bir solcuyu idam ederek kendilerince adaleti sağlıyorlardı ya, bunlar da tıpkı darbecilerin adalet anlayışı gibi Sivas’ta öldürülen otuz üç kişiye karşılık otuz üç Müslümanı kurşuna dizdiler. O gece Başbağlar karalar bağladı, kan ağladı, şahadet müjdesiyle Rabbine rücu etti tıpkı mazlum Susa gibi.

Irak’ta Türk Askerinin Başına Çuval Geçirildi (6 Temmuz 2003)

ABD ve aveneleri Irak’ı işgal edince birçok ülke bu işgalden nemalanmak için burada karargâh kurdu. Türkiye de Irak’ta yerleşik Türkmenleri idare etmek ve durumdan vazife çıkarmak için Süleymaniye’deki Türk Konsolosluğu’nda adeta askeri bir karargâh kurmuştu. Büyük şeytan ABD bunu görmüyor değildi, hatta bu durumu onaylıyordu.

ABD, Türkiye’den Adana İncirlik Hava Üssü’nün savaş uçaklarına açılmasını istedi. TBMM tarafından bu teklif reddedilince ABD kaşlarını çattı ve bu redde sevinmediğini ilan etti. ABD askerleri Süleymaniye’de kurulmuş olan Türk devleti karargâhına operasyon düzenlediler. Aralarında biri binbaşı olmak üzere 11 askerin başına çuval geçirerek esir aldılar. Olay kasıtlı olarak Cuma günü gerçekleştirildi ve Pazartesiye kadar hiçbir işlem yapılamadı.

Afganistan’da ABD’ye Operasyon (13 Temmuz 2008)

İşgal ettiği her ülkeyi kan gölüne çeviren ABD ve aveneleri, direnişten başka çareleri olmayan halklardan darbe yiyince sudan çıkmış balığa dönüyor. Afganistan’daki direniş grupları hazırlıklarını yaparak Pakistan sınırı yakınlarında bulunan bir ABD üssüne operasyon düzenledi. Operasyonda dokuz ABD askeri ölürken altmış kişi yaralandı.

Irak’ta Fitne odaklarının Arzuladığı Çatışma (28 Temmuz 2008)

Hacca gitmek için hazırlıklarını yapan bir grup Şii Müslüman’ın arasına bir intihar bombacısı daldı. Kendisi de Müslüman olan intihar bombacısı, üzerindeki bomba düzeneğinin pimini çekince ortalık kan gölüne döndü. Toplam 57 hacı adayı feci şekilde can verirken yüzlerce kişi yaralandı.

Nusaybin’de Şehadet Kanı (22 Temmuz 1992)

Nusaybin’in Kertwén (Duruca) Köyü’nde İslami bir bilince sahip bir ailenin çocuğu olarak doğdu Şehid Abdurrahman Akbalık, çok tuhaftır ki onunla beraber şehadet yolculuğuna çıkan Abdulkerim Aslan da gözlerini dünyaya İslami şuur ve hassasiyeti olan bir ailede açmıştı. Ama onları şehadetin adayları yapan her bu doğuştan gelen lütuftan ziyade İslami davetin azimli hizmetkarları olmasıydı. Henüz küçük yaşlarda İslami terbiye ve talimini almış ve İslami eserleri sürekli bir şekilde okuyorlardı. Küçük yaşlarında büyükler gibi yaşadılar. 1992 Temmuz’unda Abdurrahman arkadaşı Abdülkerim’le pamuk tarlasındayken mürtedlerin silahlı saldırısına uğradılar. Çapraz ateşte kalan dört arkadaştan Abdurrahman ve Abdülkerim şahadetle şereflenerek Rablerine rücu ettiler.

Hüseyin Demirel’in Şehadeti (30 Temmuz 1992)

Mürted örgütün her taraftan Müslümanlara saldırı başlatması Kürdistan’a yeni bir süreci getirdi. Nusaybin’in Xanike Köyü’nden 1972 doğumlu Hüseyin, İslami davet için seferber olanlardandı. Çok defa korkunun esirleri tarafından uyarıldı, tehdit edildi. Hüseyin, mücadelesini daha bir yoğunlaştırarak köyden Nusaybin’e gelir. Mürted örgüt, Hüseyin’in peşini bırakmadı ve önünde hain bir pusu kurdu. 30 Temmuz 1992’de henüz yirmi yaşında ve yarınlara dair büyük umutları olan Hüseyin, mürted örgütün silahlı saldırısına uğradı. Aldığı kurşun yaraları sonucu, ümmetin halini Rabbine arz ederek şahadete yükseldi.

Tarihte Bu Ay / İnzar Dergisi – Temmuz 2013
 

 


İnzar - Tarihte Bu Ay

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS