Irak’ı işgal eden ABD, Feluce’ye bir türlü giremiyordu. Mukteda Essadr etrafında kenetlenen Mehdi Ordusu, ABD canilerinin önünde adeta kale gibi duruyordu. Birçok silah ganimet olarak alındı. ABD diktatöryası havadan şehri bombaladı. Fosfor bombaları kullandı. Ama bir türlü ilerlemeyi sağlayamayınca, 01 Mayıs 2004’e ABD’e askeri kesin olarak Felluce’den geri çekildi. Felluce, direnişi Irak halkının halini dünyaya duyurmada iyi bir başarı elde etti. Felluce direnişi ABD ‘nin “Irak işgali tamamlanmıştır” demesinden sonra başlamıştır. Bugün Irak’ın çeşitli bölgelerinde doğan çocukların fiziksel bozuklukları, o gün kullanılan kimyasal içerikli silahların etkisinden olduğu anlaşılmıştır. ABD fitnesi silahla alamayacağı İslam beldelerini şeytani desiselere tekrardan sarılmak zorunda kalmıştır.
İsrailli Ajandan Casusluk İtirafı (01 Mayıs 2000)
İran’ın, İsrail’e casusluk yapıyor, suçlaması ile yakaladığı (Teflin) kişi suçunu itiraf etti. Mossad ile ilişkili olduğunu itiraf eden kişi terör şebekesinden eğitim aldığını ve casusluk yapmasına karşılık aylık 500 dolar maaş aldığını söyledi. İran bu kişilerin, ülke anayasasına göre yargılanacağını ve cezalandırılacağını beyan etti
Bilge Köyü Katliamı (4 Mayıs 2009)
Muhammedi bir sevdadan yoksunluk ve boş ideolojilerin ruhta bıraktığı bir boşluk. Bu durum Mardin’in Bilge köyünde kapanması zor bir yara açtı. Kız alıp verme meselesi yüzünden meydana gelen husumetten düğün evi otomatik silahlarla tarandı. Olayda tam kırk beş kişi yaşamını yitirdi.17 kişi yaralandı.
Askeriye Destekli Taşıma Cumhuriyet Mitingleri (05 Mayıs 2007)
Türkiye’yi, kurulduğu günden beri, vesayetle idare etmeye çalışan kurum ve kuruluşlar, halkın seçtiği iktidarı her zamanki gibi hazmedemiyorlardı. Ülke halkının üzerindeki bazı baskıların durdurulmasını kendilerince çok büyük bir tehlike olarak görüyorlardı. Vesayetleri ellerinden alınır korkusu ile sudan çıkmış balığa dönüşmüşlerdi. Bu korku ile dışarıya laiklik ve Atatürk elden gidiyor vaveylaları ile ortalığı karıştırıyorlardı. Cumhurbaşkanının Ak Parti tarafından seçtirmemek için yan kuruluşları olan STK(?)ları alanlara sürdüler. Laiklik elden gidiyor sloganı ile “Cumhuriyet Mitingleri Düzenlediler. Türkiye’nin Her yerinden devletin imkânları ile alanlara insan taşıdılar. Beşincisi ve en sonu 5 Mayıs 2007’de İzmir’de yapılan mitinglerin dozajını ve amacı, Yaşar Büyük Anıtın “Cumhuriyetin temel değerlerine, devletin üniter yapısına, laik demokratik devlete sözde değil özde bağlı bir cumhurbaşkanının seçileceğini umut ediyorum” açıklamalarında kendini gösteriyordu.“ bu gün Ayışığı ve Sarıkız Darbe planların altyapısı olarak ortaya çıkan kargaşaya CHP tam destek veriyordu.
Gezi Olayları Başladı (27 Mayıs 2013)
İktidara karşı fırsat kollayan kesimler, Taksim’deki yayalaştırma çalışmaları neticesinde, kesilen birkaç ağacı bahane ederek, sokaklara döküldü. Polis eylemcilere müdahale etti. Eylemcilerin çadırları yerlerinden sökülüp atıldı. Bu kovalamaca günlerce devam etti. İşin asıl finansörü olan kesimler olayları diğer şehirlere de taşımaya başladılar. Eylemciler polisten kaçarken ellerindeki bira şişeleri ile ayakkabı ile girdikleri camiyi darmadağın ettiler. Olaylar amacına ulaşamayınca kalabalıklar tekrar kalıbına çekildi. Daha sonra olayın iç yüzü ortaya çıkınca meselenin üç beş ağaç meselesi olmadığı ortaya çıktı
Batman’da Katliam Gibi Eylem (25 Mayıs 1995)
Mürtet örgüt göbek bağıyla, bağlı olduğu kirli şebeklerden damarlarına aldığı kanla kendisinden başka bölgede hiç kimseye hayat hakkı tanımayacağını her yerde dile getiriyor ve fırsat buldukça da kör yılan gibi saldırıyordu. İslami kesim şiddete karşı haklı bir savunmaya girdi. Bölgede, özellikle bölge halkının zarar göreceği kirli savaş başladı. Bu Savaştan rant sağlama çabasına giren kirli odaklar, bütün kirli oyunlarını periyodik olarak devreye koymaya başladılar. Bu necis planlarından biri de 25 Mayısta Batmanda gerçekleştirildi.
Halkı sindirmek için, özellikle Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen kişilerin toplandığı, Batman’a yakın köylerin dolmuş durağı, maddi imkânları düşük tabla üstünde sebze satanların yeri olan bu noktada, yani Batman Hürriyet mahallesi imam hatip yakını demiryolu geçidi olarak meşhur olan burada büyük bir gürültü ile piknik tüpünden yapılmış bomba patlatıldı.
Çevre can pazarına döndü. Mazlumların ceset parçaları havada uçuştu.11 kişi orada can verdi. Yirmi beş kişi ağır yaralı olarak Batman ve Diyarbakır’daki hastanelere sevk edildi.
Olayın faili olarak ilk akla gelen, bu tür katliamlarda imzası olan mürtet örgüt oldu. Aynı şekilde kendisinin sorumlu tutulduğunu bildiği halde, katliamın faili olmadığını söylemedi. Adeta, benim yapacağımı başkası önümden aldı pozisyonuna girdi.
Olayın üzerinden yıllar geçti. Bazı gazeteciler dönemin Batman valisi Salih Şarman’la olayı konuştu. Salih Şarman, olay failini yakaladıklarını, ancak yakalanan failin mit elemanı olduğu anlaşılınca serbest bırakıldığını söyledi. Devletin korumakla görevli olduğu halk devletin eliyle öldürülüyordu. Sebep, iki taraf arasındaki çatışmayı kızıştırmak ve OHAL’i uzatmakmış.
Olayın ertesi günü, dönemin OHAL valisi Ünal Erkan Batman’a geldi. Sanki hiçbir şey olmamış gibi Beşikataş’ın rozetlerini çocuklara dağıtmaya çalışıyordu. Olayla ilgili İHA muhabiri olan gazeteci soru sordu.” Sayın valim olayı kim gerçekleştirmiş olabilir?” Önemi yokmuş edasıyla “kimin yaptığını bilmiyor musunuz” diye cevap verdi.(ilkehaberajansı ve batman postası) Olay hakkında hala soruşturma açılmış değil.
Peygamber Sevdalıları Kazlı Çeşme Meydanına Çıkarma yaptı (6 Mayıs 2012)
Kazlı çeşme meydanında, bütün Müslümanları peygamber sevdasında buluşturmayı hedefleyen Peygamber Sevdalıları Platformu, İstanbul’a Adeta çıkarma yaptı. Yüz binlerce peygamber sevdalısı Kazlı Çeşmeye Meydanına akın etti. Toplanan yüz binler, tekbir ve salâvatlarla yeri göğü meleklerle beraber inletti. Adeta nefret tohumlarını ve ötekileştirmekten rant sağlamaya çalışanların suratına şamar indirdi. Bütün körlere, sağırlara kardeşlik güzergâhını haykırarak gösterdi.
Özbekistan’da Katliam (13 Mayıs 2005)
Özbekistan da Kerimov iktidarı muhalefeti sindirmek için acımasız bir tutuklama kampanyası başlattı. Bu haksız tutuklama ve yargılamalara karşı çıkan halk yavaş yavaş meydanlara dökülmeye başladı.13 Mayıs 2005 te halk hem yoksulluğa ve özelikle yargı yolsuzluğuna karşı büyük bir miting düzenledi. Kerimov yönetimi halkı kaba kuvvetle dağıtmaya başlayınca, durum kontrolden çıktı. Meydandaki halk otomatik silahlarla taranmaya başlandı. Bir anda sokaklar kan gölüne döndü. Bir çatışma olmaksızın halkın üzerine açılan ateş sonucu, üç binden fazla insan öldürüldü. Öldürülenlerden sadece 500 kişinin cesedi teşhis edilebildi.
Mavi Marmara Gemisine Saldırı (30 Mayıs 2010)
İHH ve Özgür Kudüs Hareketi tarafından organize edilen Gazze’ye yardım filosuna otuz ülkeden aktivist katıldı. Mavi Marmara Gemisiyle Akdeniz sularına indiler. Gemi henüz uluslararası sulardayken Terör Şebekesinin saldırısına uğradı. Bütün dünyanın gözü önünde, caniliğini canlı yayında gösterdi. Saldırıda 9 kişi yakın mesafeden açılan ateş sonucu şehit oldu. Dünyanın birçok yerinde özellikle Türkiye de, Müslüman halklar meydanlara döküldü. Terör Şebekesine lanet yağdırıldı. İktidarın baskısıyla terör Şebekesi üç yıl sonra özür diledi ve şehit ailelerine tazminat ödemeyi kabul etmek zorunda kaldı.
İsrail ve ABD’de Hizbullah Telaşı (31 Mayıs 2000)
Saldırganlaşan terör şebekesine karşı çıkıp, adeta saldırıların önüne set çeken Hizbullah, Güney Lübnan’ın kontrolünü elinde bulunduruyor. Geliştirdiği gerilla savaş taktikleri ile İsrail’in korkulu rüyası haline geldi. İsrail ve ABD, Hizbullah gerillalarına Türkiye üzerinden İran’dan silah yardımı yapıldığını iddia etti. Bu İddia üzerine Türkiye’ye gelen İran kargo Uçaklarında, aramanın yapılmasını Türkiye kabul etti.
Mehmet Şadir / İnzar Dergisi – Mayıs 2014 (116. Sayı)
İnzar - Tarihte Bu Ay