Özbekistan’da Kerimov iktidarı muhalefeti sindirmek için acımasız bir tutuklama kampanyası başlattı. Bu haksız tutuklama ve yargılamalara karşı çıkan halk, yavaş yavaş meydanlara dökülmeye başladı.13 Mayıs 2005’te halk yoksulluğa özelikle yargı yolsuzluğuna karşı büyük bir miting düzenledi. Kerimov yönetimi halkı kaba kuvvetle dağıtmaya başlayınca durum kontrolden çıktı. Meydandaki halk otomatik silahlarla taranmaya başlandı. Bir anda sokaklar kan gölüne döndü. Bir çatışma olmaksızın halkın üzerine açılan ateş sonucu, üç binden fazla insan öldü. Öldürülenlerden sadece 500 kişinin cesedi teşhis edilebildi.
Şapka inkılabı Dayatması (24 Kasım 1925)
Dayatmacı ve taklitçi rejim, tamamen “seni böyle görmek istiyorum” mantığıyla küfür cephelerinde savaştan yorulan mazlum halka savaştığı düşmanların libası olan şapkayı dayatınca halk tepki göstermeye başladı. Bu tepkiler şahadeti getiren idamlarla neticelendi. Şapka giyilmediği için Erzurum’da bir ay sıkıyönetim ilan edildi ve 13 kişi idam edildi. Rize’de bir hafta da şapkayı kabul etmeyen sekiz kişi idam edildi.
Peygamber Sevdalıları, İstanbul Kazlıçeşme Meydanını Doldurdu (6 Mayıs 2012)
Peygamber sevdasını birçok il ilçeye taşımayı ve Müslüman halkları Peygamber sevdasında buluşturmayı hedefleyen Peygamber Sevdalıları Platformu, İstanbul’a adeta çıkarma yaptı. Yüz binlerce Peygamber sevdalısı Kazlıçeşme’ye akın etti. Toplanan yüz binler tekbir ve salavatlarla yeri göğü meleklerle beraber inletti. Adeta nefret tohumlarından ve ötekileştirmeden rant sağlamaya çalışanların suratına şamar indirdi. Bütün körlere, sağırlara kardeşlik güzergâhını haykırarak gösterdi.
Batman’da Katliam Gibi Eylem (25 Mayıs 1995)
Mürtet örgüt göbek bağıyla bağlı olduğu kirli şebekelerden damarlarına aldığı kanla kendisinden başka, bölgede hiç kimseye hayat hakkı tanımayacağını her yerde dile getiriyor ve fırsat buldukça da kör yılan gibi saldırıyordu. İslami kesim şiddete karşı haklı bir savunmaya girdi. Özellikle bölge halkının zarar göreceği kirli bir savaş başladı. Bu savaştan rant sağlama çabasına giren kirli odaklar, bütün kirli oyunlarını periyodik olarak devreye koymaya başladılar. Bu necis planlarından birini de 25 Mayısta Batman’da gerçekleştirdiler.
Özellikle Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen kişilerin toplandığı Batman’a yakın köylerin dolmuş durağında, maddi imkânları düşük tabla üstünde sebze satanların yeri olan bir noktada yani Batman’ın Hürriyet Mahallesi imam hatip yakını demiryolu geçidi olarak da meşhur olan yerde piknik tüpünden yapılmış bomba halkı sindirmek için büyük bir gürültüyle patlatıldı.
Çevre can pazarına döndü. Mazlumların ceset parçaları havada uçuştu.11 kişi orada can verdi. Yirmi beş kişi ağır yaralı olarak Batman ve Diyarbakır’daki hastanelere sevk edildi.
Olayın faili olarak ilk akla gelen, bu tür katliamlarda imzası olan PKK oldu. Aynı şekilde kendisinin sorumlu tutulduğunu bildiği halde, katliamın faili olmadığını söylemedi. Adeta, benim yapacağımı başkası önümden aldı pozisyonuna girdi.
Olayın üzerinden yıllar geçti. Bazı gazeteciler dönemin Batman valisi Salih Şaman’la olayı konuştu. Salih Şarman, olay failini yakaladıklarını ancak yakalanan failin mit elemanı olduğu anlaşılınca serbest bırakıldığını söyledi. Devletin korumakla görevli olduğu halk devletin eliyle öldürülüyordu. Sebep, iki taraf arasındaki çatışmayı kızıştırmak ve OHAL’i uzatmakmış.
Olayın ertesi günü, dönemin OHAL valisi Ünal Erkan Batman’a geldi. Sanki hiçbir şey olmamış gibi Beşiktaş’ın rozetlerini çocuklara dağıtmaya çalışıyordu. Olayla ilgili İHA muhabiri olan gazeteci soru sordu: ” Sayın valim olayı kim gerçekleştirmiş olabilir?” Önemi yokmuş edasıyla “Kimin yaptığını bilmiyor musunuz?” diye cevap verdi.(İlkehaberajansı, Batmanpostası) Olay hakkında hâlâ soruşturma açılmış değil.
Raci El-Faruki, ABD’de şehit edildi (27 Mayıs 1986)
1921’de Filistin’in Yafa şehrinde doğan bilim ve fikir adamı El-Faruki 1948’de yani terör devletinin kuruluşu yılına kadar da Filistin’in Celile valiliğini yapıyordu. Filistin işgal edilince ABD’ye göç etti. Harvard Üniversitesi’nde felsefede yüksek lisans yaptı. Ezher Üniversitesi’nde üç yıl şer’i ilimler alanında eğitimini alan El-Faruki doktora sonrası Mc Gill Üniversitesi’nde Yahudilik ve Hıristiyanlık hakkında araştırmalar yaptı. Ardından Pakistan’da iki yıl boyunca İslami konularda çalışmalar yaptı. Tekrar ABD’ye giden El-Faruki, Chicago’da misafir hoca olarak öğrencilere ilahiyat dersleri verdi. 1968’de din ilimleri profesörü oldu ve bulunduğu üniversitede İslam araştırmaları bölümünü kurdu.
Onun teşebbüsleri sonucu Chicago’da İslam Koleji kuruldu. El-Faruki’nin teşkilatçı ruhuyla birçok İslam ülkesinde verdiği konferanslarla proje uygulama ve danışmanlık düzeylerinde önemli katkıları olmuştur. El Faruki’nin çalıştığı üniversite, Kuzey Amerika ülkeleri için adeta İslami araştırmalar merkezi olmuştu. El-Faruki, 27 Mayıs 1986’da Pensilvanya’da sahur vaktinde bıçaklı saldırıya uğrayarak eşiyle beraber şehit edildi.
İsrail insani yardım gemisine saldırdı (31 Mayıs 2010)
İHH’nın girişimiyle dünyanın değişik ülkelerindeki duyarlı insanların katılımıyla ambargoda çok zor durumda yaşayan insanlara yardım götürmek amacıyla bir yardım gemisi yola koyuldu. “Rotamız Filistin, Yükümüz İnsani Yardım” sloganıyla yola koyulan Mavi Marmara Gemisi, daha uluslararası suların sahasında iken mel’un terör devletinin havadan saldırısına uğradı. Gemide Türkiye’den giden dokuz Müslüman şehit edildi. Birçoğu yaralandı. Terör devleti utanmadan bu savunmasız insanlara yaptığı saldırıyı savunuyordu. Demokratım diyenlerden, insan hakları savunucusuyuz diyenlerden gür bir ses çıkmadı. Ama ilklerden biri gerçekleşti. Türkiye’deki Müslümanların geneli takdire şayan bir tepki gösterdiler.
Mardin’de Düğünde Katliam (4 Mayıs 2009)
Muhammedi bir sevdadan yoksunluk ve boş ideolojilerin ruhta bıraktığı bir boşluk. Bu durum Mardin’in Bilge Köyü’nde kapanması zor bir yara açtı. Dünyevi ve de cahili bazı meseleler yüzünden meydana gelen husumetten düğün evi otomatik silahlarla tarandı. Olayda tam 45 kişi yaşamını yitirdi, 17 kişi yaralandı.
İnzar Dergisi - Mayıs 2013
İnzar - Tarihte Bu Ay