Gariptir bu ülkenin Müslümanları. Bu ülke Müslümanlarındır ve zulüm gören de Müslümanlardır. Üniversite sınavını kazanan başörtülü öğrenciler okulun kapısından kovuluyordu, ikna odalarına alınıyordu. Bunlardan en ilginç olanlardan bir tanesine Uludağ Üniversitesi öncülük etti. Üniversite yönetimi, türbanlı bir öğrencinin kayıt yapabilmesi için, başörtüsünü çıkaracağına dair yazılı beyanname vermesi gerekir, diye bir şart koydu.
Osetya Rehine Krizi (01 Eylül 2004)
Rus Kızıl Ordu’sunun yıllardır Kafkasya’da sürdürdüğü savaş ve beraberinde getirdiği katliamları kesintisiz sürüyordu. Öte yandan dünya medyasının buna sessiz kalması Çeçen direnişçileri farklı eylemlere zorladı.
Çeçen direnişçiler Ruslara ait Beslan’da bir okulu bastı ve 1128 kişiyi rehin almıştı. Amaç dünyanın dikkatini Kafkasya’daki mezalime çekmekti. Ama Rus ordusu Putin’den aldığı emirle barışçıl müdahaleler düşünülmeden, direk kontrolsüz bir müdahale başlattı. Yapılan kanlı müdahalede 186 çocuk ve 148 yetişkin öldü.
Bağdat’ta Bombacı Katliamı (2 Eylül 2005)
Bağdat’ta Şii Müslümanlar İmam Musa Sadr’ı anma törenlerine katıldı. Kazımiye Camiinde olan anma törenleri sırasında binlerce kişi Dicle nehrinin üzerinden İmamalar Köprüsünden geçerken, kalabalığın arasından biri “aramızda bombacı var” diye bağırmasından sonra kalabalıklar arasında izdiham yaşanmaya başladı. Çıkan izdihamda 965 kişi öldü. Ölenlerin çoğu Dicle nehrine düşerek boğuldu. Irak hükümeti üç günlük yas ilan etti.
İsmail Ağa Camii İmamına Saldırı (04 Eylül 2006)
Fatih emekli imamı Bayram Ali Öztürk sabah namazından sonra camide bıçaklı saldırıya uğradı. İmam saldırıda ruhunu hakka teslim ederken, saldırgan linç edilerek öldürüldü. Sonradan saldırganın aslında bir ruh hastası değil karanlık güçler tarafından kullanılan biri olduğu ve eylemin birçok karanlık hedefinin olduğu yönünde ciddi değerlendirme ve iddialar ortaya atıldı.
Hizbullah cemaatine Operasyon Düzenlendi (5 Eylül 2001)
5 Eylül 2001’de sabah saatlerinde Adana Pozantı ilçesi, Adana Yüreğir Tekir yaylasına eş zamanlı operasyon düzenlendi. Her iki yerde bulunan cemaat evlerine polis ve jandarma beraber operasyon gerçekleştirdi. Nuh Mete Yükselin bizzat başında bulunduğu operasyonda, Tekir Yaylası cemaat evi silahlarla tarandı. Sonuçta cemaatin lider kadrosundan olan Selahattin Ürük ruhunu Allah’a teslim ederek kanlar içinde mazlumi bir halde, gurbette Rabbine yükseldi.
Aynı operasyonun Çiftehan Beldesinde ise, Hacı Bayancık, Mehmet Veysi Özel, Remzi Kaçar, Fadıl Şani yakalandı. Yakalanan şahısların eş ve çocukları da emniyete götürülerek sorgulandı.
Diyarbakır Ceza Evinde Ölüm (6 Eylül 1996)
Karanlık bir süreçten geçen bölgede, bazen hukuk, bir gardiyandan veya sıradan bir polisten ibaretti. Diyarbakır E tipi kapalı cezaevinde bulunan PKK tutukluları gardiyanlar tarafından maltaya çıkarıldı. Çıkarılan tutuklular, sopalarla dövülerek öldürüldü.
Ceza Evi Nakil Aracı yandı (16 Eylül 2011)
Van’dan İstanbul’a mahkûm nakleden cezaevi aracı, Kayseri’nin Pınarbaşı yakınlarında seyir halindeyken yanmaya başladı. Dışarı kaçan araçtaki askerler, mahkûmların kapısını açamadı. Yanan araçta beş tutuklu feci şekilde yanarak can verdi.
Abdulkadir Özcan’ın Şahadeti (16 Eylül 1993)
Halim ve temiz fıtratlı olan Abdulkadir, 1974 yılında Diyarbakır’da doğmuştur. Henüz on dokuz yaşında olan bu İslam mücahidi İslami hareketin saflarında, İslami tebliğin erlerinden bir tanesiydi. Mürtet örgütle olan mücadelede cesurca direndi. Bu taptaze olan gence nifak şebekeleri tuzak kurdu. Kurulan tuzakta sıkılan bir kurşunla Abdulkadir Özcan şehit oldu.
Pkk’li diye Altı Köylü Kurşuna Dizildi (15 Eylül 1989)
Pkk yakında olan bir askeri tabura saldırarak sekiz askerin ölümüne sebep olmuştu. Saldırıdan sonra asker, Gürümlü Köyüne Baskın düzenledi. Asker 13 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan köylülerden yedisi serbest bırakılırken altı köylüden yirmi yıl haber alınamadı. Yirmi yıl sonra bir askerin itiraflarından köylülerin kurşuna dizildiği ortaya çıktı.
Hacı Muhammed Can’ın Şahadeti (21 Eylül 1931)
Küfür tek millettir. Küfrün gözünde mü’minler de tek millettir. Nusaybin’de İslami hayatını tek başına yaşamaya çalışan Hacı Muhhamed Can, Mürtet örgütün saldırısına uğradı. Bu durum şehidin İslami hareketin saflarında olmanın gerekliliğine işaret ediyordu. Bu olaydan sonra şehit İslami hareketin saflarına katıldı. Altmış yaşındaki bu temiz fıtratlı Müslüman evinden çıkarken, Nusaybin’de mülhitlerin silahlı saldırısına uğrar. Çapraz ateşe tutulan Hacı Muhammed Can şahadet şerbetini içerek Rabbine yükseldi.
Abdulhakim Aktürk’ün Şahadeti (25 Eylül 1993)
Yoksul bir ailenin çocuğu olarak 1973’te dünyaya gelen Abdulhakim, küçük yaştan itibaren çalışmaya başladı. Ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. O da henüz on dokuz yaşındaydı. Olgun ve vakarlı bir şahsiyeti vardı. Fırsat buldukça ibadetlerini camide yapar, Kur’an Mealini çok okurdu. Bir gün camiye, Yani Allah’ın misafirliğine giden Abdulhakim çıkışta pusu kuran kalleşlerin silahlı saldırısına uğrayarak şehit edildi.
Gaziantep’te Hizbullah Cemaatine Operasyon (5 Eylül 2002)
Hizbullah cemaatine karşı top yekûn başlatılan mücadele kapsamında Gaziantep’te operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda on beş Müslüman şahsiyet yakalandı. Mücadelenin medya ayağı da sanki büyük bir başarı elde ediliyormuşçasına haberlerini dünyaya servis ediyordu. İşin içler acısı olan tarafı da diğer İslami camiaların bu yalan makinesi medyayı kaynak alarak düşman gibi davranmasıydı.
Türkiye’de Askeri Darbe Yapıldı (12 Eylül 1980)
Asker yönetime el koyarak darbe yaptı. Bu darbe esnasında 700 kişinin idamı istendi. Yüzlerce kişi sorgusuz sualsiz infaz edildi 650 bin kişi işkenceden geçirilerek gözaltına alındı. Bir milyon altı yüz seksen kişi fişlendi. Kendi kafalarındaki adalete göre bir sağdan bir soldan denge sağlansın diye idam edildi.
Sabra Ve Şatilla Kamplarında Katliamı (16 Eylül 1982)
Ariel Şaron elebaşılığında İsrail çeteleri Lübnan’ı işgal etti. Yahudi Çeteler Lübnanlı Falanjist Hıristiyanlarla işbirliği yaparak kırk saat boyunca savunmasız insanlara karşı katliam gerçekleştirildi. Kimi kaynaklara göre ölenlerin sayısı yedi binin üzerindeydi. Katledilenlerin çoğunun kimlikleri bile tespit edilemedi.
Mehmet Şadir / İnzar Dergisi – Eylül 2014 (120. Sayı)
İnzar - Tarihte Bu Ay