İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Tarihte Bu Ay - Ekim 2014

2014-10-29
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Tarihte bu ay... Ekim ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Fahrettin Çelik Şehit Edildi (5 Ekim 1992)

Babası imam olan Fahrettin Çelik, Batman’ın Gercüş ilçesine Bağlı Zeliye köyündendir. İslami eğitimini aileden aldı. Medrese ile beraber okulu da okudu. Yatılı okuduğu lise yıllarında İslami davet çalışmalarına hız verdi. Arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle hep İslami meseleler üzerine konuşurdu. Zeki ve sosyal olan şehit aynı zamanda güreşte ve atletizmde derecesi vardı. Liseden sonra evlenip Batman’a yerleşti. Maddi sıkıntıları onun için davette bir engel değildi. En gaddar zalimlerin yanında bile hakkı haykırmaktan çekinmedi.

Akşam ezanı yeni okunmuş, hava kararmıştı. Bahçe kapısının üzerindeki betonu döküyordu. Müslümanlara karşı kin dolu çeteler bu durumu fırsat bilerek keleşlerle Fahrettin’e saldırdılar. Fahrettin o yorgun hali ile kanlar içinde yere yığılarak, hakka ruhunu teslim etti.

Selman Akbaş’ın Şahadeti (14 Ekim 1991)

Küçük yaşlarda, İslami davayla tanıştı. İslami hareketin en sevdiği gençlerden bir tanesiydi. Lise yıllarında İslami çalışmalarından dolayı Midyat’a sürgün edildi. Yarınlara umut vadeden koca bir yürek sahibiydi.

Bu yıllarda İslam’la savaşı kendilerine meslek edinmiş çeteler her taraftan barbarca Müslümanlara saldırmaya başladı. Müslümanlar bu vahşi saldırılara karşı haklı bir savunma refleksi geliştirdi. Selman bu haklı savunmanın öncülerindendi. Henüz on yedi yaşındaydı. Selman sürgün gittiği Midyat’tan Nusaybin’e dönüşte elim bir trafik kazası sonucu hakka ruhunu teslim etti. Müslümanlar ilk defa kitlesel olarak, mürtet örgüte karşı direniş ve vahdet mesajı vererek, Selman’ın taziyesinde bir araya geldi. İslami hareketin önde gelenleri, günlerce Selman’ın hüznü ile gözyaşı döktüler.

Beyrut’ta, ABD Ve Fransız Askerlerine Saldırı (23 Ekim 1983)

Hıristiyanlarla Dürziler arasında çıkan çatışmaların alevlenmesiyle Lübnan karıştı. Lübnan hükümeti ABD’den yardım talep etti. ABD Beyrut’a 2000 deniz piyadesi gönderdi. ABD’nin gönderdiği Altıncı filo ise beyan ettiği maksadını aşarak Suriye ve Filistinlilere saldırmaya başladı. Bu saldırılar, yerel halkı farklı direniş yöntemlerine zorladı. 23 Ekim 1983’te 5400 Kg. TNT yüklü kamyon dur ikazlarına aldırış etmeden ABD Deniz Piyadelerinin bulunduğu kışlaya daldı. Akabinde o zamana kadar görülmemiş en şiddetli patlama gerçekleşti. 241 ABD askeri öldü, 60 kişi yaralandı. Saniyeler sonra 58 km uzaklıkta olan Fransız askerlerine yönelik bir saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda Askerlerin kaldığı altı katlı bina çöktü. 58 Fransız askeri öldü, 15 kişi yaralı olarak kurtulabildi. Saldırıdan birkaç dakika sonra Fransız haber ajansını arayan bir kişi,

“Operasyon İran Devriminin dünyadaki emperyalist güçlere yönelik savaşının bir parçasıdır. Çok uluslu güç dâhil olmak üzere emperyalizme karşı savaşımız devam edecek diyerek, İslami Cihat örgütü adına olayı üstlendi.

Lübnan Hizbullah’ı eylemle ilişkisinin olmadığını söyledi. Ama direniş için izlenecek başka bir yolun kalmadığını beyan ederek eylemcileri takdir ettiğini her defasında açıkladı.

Abdusselam İrtem’in Şehadeti (18 Ekim 1993)

Urfa’nın Hilvan İlçesinde doğan, Abdusselam, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Diyarbakır’da bitirdiği liseden sonra Dicle Üniversitesi Fen-Matematik bölümünü kazandı. Müslümanlara düşmanlığı ilke edinen örgütün baskılarından muhacir bir hayat yaşayan, Abdusselam çok zor şartlar altında okuluna hiç kimseden yardım talep etmeden devam etti. Öğrenciydi, ama giyebildiği bir tek pantolonu vardı. Buna rağmen İslami davanın ön saflarında yer alıyordu. Diyarbakır’da yakalanıp gözaltına alındı. Gözaltına alınması Abdusselam için şehadete açılan bir kapı idi. Sorgu esnasında yapılan işkenceler güçlü ruhuna güç katmaktan başka bir netice vermiyordu. Bu da ruh dünyaları bozulmuş işkenceci taifenin ruhlarını sıkıyordu. Çıldırmış ruhlarını teskin etmek istiyorlardı, onun ruhunu teslim almak için her türlü acımasız yönteme başvuruyorlardı, ama nafile… Ser verip sır vermemek Abdusselam’ın terbiyesini aldığı okulun olmazsa olmazı idi. Narin vücudu ruhunun yüceliğini ancak bu kadar taşıyabilmişti. Ve Abdusselam tarihin en değerli sayfalarına konu olacak bir yiğitlikle işkenceler altında zalimlerin beyinlerini inleten tekbirlerle Rabbin davasına feda olmanın verdiği huzurla mutmain bir şekilde Rabbin huzuruna çıktı.

Şehadeti karanlıkta gizlenen yüzleri ve hakikatleri gün yüzüne çıkaran bir nur oldu.

Ruhu şad olsun…

Çeçenler Moskova Tiyatrosunu Bastı (23 Ekim 2002)

Rus zulmüne ve saldırılarına yıllardır maruz kalan Çeçenler, Rus saldırılarını durdurmak için her defasında farklı eylemler gerçekleştirmek zorunda kaldılar. Çoğunluğu eşini savaşta kaybeden 18 bayan ve beraberlerinde 25 Çeçen direnişçi, Moskova tiyatrosunu bastı. Dokuz yüz kişi rehin alındı. Eylemciler, eylemin son bulması için Rus birliklerinin Çeçenistan’dan çekilmesini şart koştular. Eylemin birinci günü bitmeden çocuk, yabancı ve Müslüman olan iki yüz kişiyi serbest bıraktılar. Rusya Rehineleri serbest bırakmaları halinde eylemcilerin üçüncü bir ülkeye gidebileceklerini söylediyse de eylemciler buna mukayyet kalmadılar. Bir yandan pazarlıklar sürerken, Rus Özel Birlikleri öbür yandan kanlı bir müdahaleye hazırlık yapıyordu. İkinci gün gazeteci kılığında eylemcilerle röportaj yapmaya giden bir ajan öldürüldü, 39 rehine serbest bırakıldı. Üçüncü gün 19 kişi daha serbest bırakıldı. Dördüncü gün Rus Birlikler, Tiyatronun havalandırma bacasından yabancı bir gaz verdiler. Eylemcilerin birçoğunda maske olduğu için direnişe devam ettiler. Çatışma on beş saat sürdü. Sonuçta rehinelerden yüz yirmi kişi ve eylemcilerin tamamı gazdan zehirlenerek hayatını kaybetti. Eylemin sorumluluğunu Şamil Basayev üstlendi.

Van’da Deprem (23 Ekim 2011)

Merkez üssü Van’dan 17 kilometre uzak olan Tabanlı köyüydü. 7,2 şiddetinde olan deprem, birçok çevre il ve ilçede etkili oldu. Toplamda 25 saniye süren depremde, 601 kişi hayatını kaybederken, 4152 kişi yaralandı. İslami STK’lar depremzedelere yardım için adeta seferber oldu. Önemli bir kardeşlik hakkını yerine getirdiler. Havaların soğuk ve yağışlı olması mağdurların şartlarını daha da zorluyordu.

Muhammed Nur Koyun’un Şahadeti (27 Ekim 1992)

Henüz on dokuz yaşında taptaze bir güldü. İslam davasını severek omuzlarına almıştı, İslam düşmanlarının her taraftan saldırılarına hız verdiği bir zamandı. İslam düşmanlarına karşı haklı bir savunmaya giren Müslümanlar, sürekli takip edilip yakalanıyordu. Polis takibine takılan Muhammed Nur teslim olmayı ret edince çatışma çıktı. Yaralı olarak yakalandı. Araba içinde kendisine feci bir şekilde işkence yapıldı. Hastaneye yetişmeden ruhunu hakka teslim etti.

Mehmet Şadir / İnzar Dergisi – Ekim 2014 (120. Sayı)
 

 


İnzar - Tarihte Bu Ay

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS