İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

(Resulullah’ın Mirası) Kitab ve Sünnet

2020-05-03
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

İbn-u Abbas’tan (radiyallahu anhuma) rivayet edilmiştir. Dedi ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccı’nda insanlara hutbe îrâd ettiler ve şöyle buyurdular: “Şüphesiz şeytan artık sizin yurdunuzda kendisine kulluk edilmesinden ümidini kesmiştir. Fakat o, bunun dışında sizin çok önemsiz gördüğünüz işlerinizde de itaat edilmesine razı olur ve sevinir. O halde sakının ey insanlar!... Şüphesiz ben aranızda öyle bir şey bırakıyorum ki ona sıkı sıkıya sarıldığınız takdirde kesinlikle şaşırmaz ve yolunuzu kaybetmezsiniz; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin (sallallahu aleyhi ve sellem) sünneti…”  (Hâkim, El Müstedrek) Ebu Hureyre’den (radiyallahu anh) rivayet edilmiştir. Dedi ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular: “Şüphesiz ben aranızda iki şey bırakıyorum. Onlardan sonra kesinlikle yolunuzu şaşırmazsınız; bunlar Allah’ın kitabı ve benim sünnetimdir. Bu iki şey havuzun başında yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmayacaklardır. (Hâkim, El Müstedrek) Kitap ve sünnet Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem’in ümmetine emanetidir. Kendisinden sonra bıraktığı mirasıdır. Hiç şüphesiz Peygamberler (aleyhim-üs salatu ve-s selam) kendilerinden sonra dinar ve dirhemi miras bırakmazlar. Onlar ancak ilmi miras bırakırlar. (Ebu Davud, Tirmizi, İbn-u Mace) Zira dinar ve dirhem fani, geçici ve değersizdir. Hem dünya metaına ait herhangi bir şeyi elde etmek kolaydır. İmtihan gereği zaten bunlar insana süslü gösterilmiş ve insanın yaratılışında onlara bir meyil var edilmiştir. Hatta hayvanlar bile kendi rızkını temin noktasında gereken çabayı göstermekte kusur etmemektedir. Lakin ebedi bir hayatın varlığından haberdar olmak, bunu düşünüp orası için çalışmak, oraya giden yoldan şaşmamak için gayret göstermek, orası için gereken şeyleri öğrenip tedarik etmek ve dünya maişeti için uğraşırken hakkaniyet çizgisini takip etmek ve böylece ebedi bir mutluluğu kazanmak ancak vahyin öğretisi ve nebevi talim sayesinde mümkündür. İşte bundan dolayı her bir Peygamber (aleyhi-s Salatu ve-s Selam) ümmetinin kendisinden sonra dalalet uçurumuna baş aşağı düşmemesi için o nebevi talimatı miras ve emanet bırakmıştır. Peygamberlerin efendisi, Efendimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem de ümmetinin yolunu şaşırıp dalalet çukurlarına düşmesini engellemek için bize kitabı ve sünnetini miras bıraktığını buyurmuştur. Evet, Kitap ve sünnete temessük eden hidayet olmuştur. Kitap ve sünnet kendilerinden asla vazgeçilmeyen iki asıldır. Hidayet ancak onlarla olur. Kurtuluş ve tehlikelerden muhafaza onlara tutunmaktadır. Kitap ve sünnete müracaatın gerekliliği dinde zaruri bilinen şeylerdendir. (Et-Teysir bi şerhi Cami’i-s Sağir) Kitap ve sünnetin hidayetinden başka hidayet yoktur. Onlara tutunup onların ipine yapışan için kurtuluş vardır. O ikisi onların yolunu takib eden hak ehli ile onları terk eden batıl ehli arasında apaçık ayırıcı ve parlak burhandır. Kitap ve sünnete müracaat etmenin vacip olması kesin ve malumdur. (Feyd-ül Kadîr) Ebu Ömer demiş ki: “Hidayetin tamamı Allah’ın kitabına ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetine tabi olmaktadır. Allah’ın kitabının muradını beyan eden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetidir. Allah’ın kitabının zahiri manasının muradı anlaşılmadığı zaman sünnet onun gizli tarafını ve Allah’ın ondan kastettiği şeyi açıklar.” (El İstizkar) Hadisin manası: “İki şey bıraktım” yani iki büyük şey veya iki hakem, “onlara” yani her ikisine birden “tutunduğunuz müddetçe” yani inanç ve amelde onların çizgisinden ayrılmadığınız müddetçe “dalalete girmezsiniz.” yani sapıtmaz, yolunuzu şaşırmaz ve hak çizgisinden ayrılmazsınız. O iki şey: “Allah’ın kitabı” yani Kur’an-ı Kerim “ve Resulünün sünneti(dir).” yani Resulünün hadisi, kendisi ile gönderildiği ve takip ettiği yolu ve yaşantısıdır. “Resulünün sünneti” ifadesinde sünnetin şerefinin en üst seviyede artması ve sünnetine tutunmasına nihayet derecede teşvik vardır. Çünkü bu ifadede bunun sebebi zikredilmiştir ki o da Allah Resulünün Allah’a halife olması ve elçiliğini yerine getirmesidir. Ayrıca getirdiği şeylerin bu risaletin dışında başka bir şey olmadığına ve kendi nefsinden ve şahsi düşüncesinden de olmadığına işaret edilmiştir. (Bu iki şey) yani Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye beraberce (havuzun başında yanıma gelinceye kadar birbirinden ayrılmayacaklardır.) yani kıyamete kadar Kur’an ve sünnetin beraberliği sürecektir, birbirinden ayrılmaları ebediyen söz konusu olmayacaktır. İkisi beraber Müslümanların hayatlarına yön verecek ve İslam ümmetinin dünya ve ahiret rehberliğinden ayrılmayacaklardır; “Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar hep hak üzere olacaktır.” (Hâkim) Hayatında, amelinde ve söylemlerinde onları birbirinden ayıran; yanlış yapmış, hak çizgisinden ayrılmış ve zarara uğramıştır. “Kur’an bize yeter!..” deyip sünneti terk eden kimse aslında Kur’an’ı da terk etmiştir. Evet hadisin bir rivayetinde: “…Size öyle bir şey bırakıyorum ki şayet ona tutunursanız ondan sonra hiç sapıtmazsınız, (o) Allah’ın kitabı(dır)…” (Müslim) buyrulmuştur. Bu rivayette sünnetten bahsedilmemiştir. Zira sünnet ile amel etmeyi de kapsar. Çünkü Allah Teâlâ: “Allah’a itaat edin ve Resule itaat edin” (Nisa: 59) buyuruyor. Hem: “Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının.” (Haşr:7) buyuruyor. Bu nedenle kitap ile amel etmek sünnet ile de amel etmeyi gerektirir. Ve (tabi ki) burada asıl olanın kitap olduğu (sünnetin ise kitabı açıklayıcı olduğu) işareti de vardır. (Ali el Kârî: Mirkat-ül Mesabih) Dünyamızın ve âhiretimizin inşa edici gücü, rehberi Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an’ın hayatla buluştuğu, anlaşılır ve yaşanılır hale geldiği yer Peygamberimizin sünnetidir. Bu hadis-i şerifin birçok değişik rivayeti vardır. Bir rivayetinde: “Size öyle bir şey bırakıyorum ki onu aldığınızda asla sapıtmazsınız. Allah’ın kitabı ve itretim (olan) ehl-i beytim...” Buyurmuştur. (Tirmizi) Turibişti şöyle diyor: “İtret” birçok manada kullanıldığı için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem açıklık getirerek “ehl-i beytim” diye buyurdular ki; neslini, en yakın akrabalarını ve zevcelerini kastettiği bilinsin. (Ali el Kari) Onları almaktan kasıt sevgilerine tutunmak, hürmetlerini muhafaza etmek, rivayetleri ile amel etmek ve sözlerine itimad etmektir. Ancak bu, onların dışında başka herhangi bir kimseden sünneti almaya aykırı değildir. Allah Teâlâ: “Eğer bilmiyorsanız ilim ehlinden sorunuz” (Nahl: 43) buyuruyor. İbn-u Melek şöyle demiştir: Allah’ın kitabına tutunmak içindekileri ile amel etmektir. O da emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınmaktır. Ehl-i Beyte tutunmak ise onları sevmek, gösterdikleri yolda yürümek ve yaşantılarını takib etmektir. Seyyid Cemaluddin şu şartı eklemiştir. “Şayet (gösterdikleri yol ve yaşantıları) dine aykırı değilse…” Ben derim ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in mutlak ve kayıtsız olarak ifadesinden anlaşılıyor ki gerçek anlamda onun itretinden olan kimsenin yolu ve sîreti illa ki şeriata ve İslam yoluna mutabık olur. (Ali el Kârî: Mirkat) Hulasa; Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bizlere yani İslam ümmetine birer emanetidir. Emanete riayet etmek, onu gözetmek, muhafaza etmek, sahip çıkmak ve kaybetmemek gerekir; “Ey iman edenler! Allah'a ve Peygambere hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz.” (Enfal: 27) Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in biz ümmetine mirasıdır. İki dünya saadetimiz ve bilhassa ebedi hayatımızın kurtuluşu bu mirasa bağlıdır. Gayretli olan kimse mirasına sahip çıkar, düşmanlarının eline vermek şöyle dursun zerre kadar zarar görmesine -hayatına mal olsa bile- kesinlikle razı olmaz. Kur’an ve sünnet emanetine ve mirasına sahip çıkmak ise; onları yaşamak ve onların çizgisinde yürümekle olur. Sevmek, sevdirmek ve tebliğ etmekle olur. Bilmek, öğrenmek ve öğretmekle olur. Gelecek nesillere aktararak onu yaşatmakla olur. Ölünceye kadar unutmamak, unutturmamak, terk etmemek ve hayatın her alanında rehber edinmekle olur. Kitap ve sünnete birden tutunup hakkıyla sahip çıkan kimse; Yaratılış gayesine uygun hareket etmiş ve görevini ifa etmiştir, Cehaletin zifiri karanlığından ilim ve takvanın nuruna kavuşmuştur, Günahların ağır yükü altında ezilmekten kurtulmuştur, Başkalarına zulüm etmemiş, zulme baş eğmemiştir, Zamanın dehşetli fitnesinden kurtulmuş, manevi huzuru elde etmiştir, Allah’ın (celle celaluh) ve Resulünün (sallallahu aleyhi ve sellem) rızasını kazanmıştır, Cehennem ateşinden ve azabından kurtulmuş cennetin ebedi nimetlerini kazanmıştır, Maddi ve manevi huzursuzluktan kurtulmuş ebedi saadeti kazanmıştır. Kısacası; kitap ve sünnet mirasına sahip çıkan kimse dünyevi bakış açısıyla pek fark edilmezse de Kazanmıştır, Ziyandan zarardan kurtulmuştur. Allah’ım!.. Bizi Kur’an ve sünnete sımsıkı sarılan ve sahip çıkan kullarından eyle!.. Âmîn!...
Abdulkuddus Yalçın

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS