MOLLA NİZAMETTİN YAÇİN;
Hocam bizlere Ramazan ayının öneminden biraz bahsedebilir misiniz?
Ramazan ayı, 12 ayın sultanı olan bir aydır. Bu ayın üstünlüğü, fazileti ayette de belirtildiği gibi diğer aylara nispeten Ramazan ayının diğer aylara üstünlüğü vardır. Ramazanın sultan oluşunun nedeni de Kur’an’ın bu ayda nüzulünden dolayı bu ay bu şerefi almıştır. Kur’an-ı Kerim’in bu ayda nazil oluşundan dolayı Allah u Teâlâ bu aya ayrı bir değer vermiştir. Kur’an’a inan insanlar, Mümin insanların hepsi de bu aya ayrı bir değer vermiştir. Allah u Teâlâ bu aya çok önemli bir geceyi koymuştur. Bu ayda bu aya ayrı bir değer daha katmıştır. Ayette de belirtiği gibi bu ay içerisinde bir gece vardır ki bin aydan daha hayırlıdır. Bu da bu ayın bir güzelliklerinden bir tanedir.
Bu ayın Müslümanlar için önemine biraz değinebilir misiniz?
Bu ayda Allah u Teâlâ’nın insanları bir şekilde affetmesi, günahlarından arındırması, onları rahmetinin kuşattığı, onların cennetine dâhil etmesi için koyduğu özel bir aydır. Allah u Teâlâ Ümmetin kurtuluşu için bahane arıyor. Bizler bu şerefli olan, bu değerli olan ayı değerlendirirsek hakikaten çok muazzam sevapları elde ederiz. İslam dünyası açısından çok değerli bir ay olduğunu ve bu ayda yapılan ibadetler, hayır, hasenatlar ve ne kadar salih ameller varsa bu ayda yapıldığı zaman diğer aylara nispeten farklı bir durum vardır. Allah u Teâlâ artı olarak sevaplar verir, mükâfatlandırır. Şeytanların bağlandığı, cehennem kapılarının kapandığı ve cennetin kapılarının açıldığı bir aydır. Ve bununla ilgili çok hadisi şerifler, İslam âlimlerinin ve sahabelerin çok menkıbeleri vardır.
Ramazan ayında Müslümanlar olarak en çok nelere dikkat etmeliyiz?
Ramazan ayı İslam dünyasının kurtuluş vesilesi olacak olan bir aydır. Bu ayda diğer bütün aylardan çok daha fazla ağzımıza, dilimize, elimize, ayağımıza ve her şeyimize daha fazla dikkatli olmamız gerekir. Çünkü oruç denildiği zaman sadece yemek ve içmekten ibaret olan bir ibadet değildir. Genel olarak insanlar yemekten içmekten kendilerini alıkoyuyorlar fakat ağzını, yüzünü, elini ve ayağını haram olan gayri meşru olan şeylerden alıkoymazlarsa her ne kadar oruçları bozulmuyorsa da onların sevapları yok oluyor. Bu açıdan ağzımızın yemek ve sudan kendini alıkoyduğu gibi ağzımızdan bunları almadığımız gibi aynı şekilde özellikle gözlerimizi haramdan muhafaza etmeli, ağzımıza Allah’ın hoşlanmadığı kelimeleri almamalıyız.
Müslümanlar, Ramazan ayını nasıl değerlendirmeli?
Ramazan ayı Kur’an ayı olduğu için Kur’an’a her şeyden öncelikli olarak bu ayda önem verilmelidir. Bizi karanlıklardan nura çıkaracak olan Kur’an’ı Kerim’in inişidir. Şimdi bu ayda özellikle Kur’an’ı Kerim’in hiç okumayan insanın muhakkak başlayıp da okuması lazım. Okuyan bir insanın okumasını düzeltmemişse onu düzeltmesine, okuyup da düzelten bir insanın da onun manasını öğrenmesi ve Kur’an’ın ayetlerini ezberlenmesi gerekir. Ezberlenmesini, manasını kısadan bilenlerin daha geniş tefsirlere müracaat edip Kur’an’ı anlamalıdır. Bizler Kur’an’ı Kerim’i düzgün bir şekilde anlamazsak müstakim olan yolu bulmamız mümkün değildir.
Hocam malumunuz Müslümanlar şu an ayrılıklarla boğuşuyor. Bu mübarek ay yaşadığımız bu ayrılıklara bir derman olabilir mi?
Elimizde hiç tahrifata uğramamış ve tümüyle Allah u Teâlâ’nın koruması altında bugüne kadar devam etmiş olan bu Kur’an’ı Kerim, İslam dünyasına öncülük edecek, yol gösterecek ve İslam dünyasını haktan hak ve dalaleti bize kesin bir şekilde ayıracak ve istikametimizin Allah u Teâlâ’nın rızası ve cenneti olduğunu bize gösterecek. Çünkü biz bunu öğrenmediğimiz zaman Kur’an’dan uzak veya yahut sağda solda bazı bilgilerle yetindiğimizde zaten ümmetin başına gelen şu musibetlerin hemen hemen büyük bir oranı da bundan kaynaklanıyor. Ki Müslüman kendi dinini öğrenmemiş sağda solda birilerinden öğrenmiş. Veyahut İslam’ı sevmeyen insanların zikzaklı şekilde öğrenmiş. Onun için bu kadar ihtilaf var. Bu kadar Müslümanlar arasında ki hoşnutsuzluklar hep buradan kaynaklanıyor. Eğer biz dostumuzu düşmanımızı Allah u Teâlâ’nın belirlemiş olduğu şekilde bunları ayırmış olabilseydik, velilerimizin, dostlarımızın kimler olduğunu Kur’an’ın merceğiyle, Kur’an’ın gözlüğüyle bakıp da ayırmış olsaydık bugün bu millet bu halde olmazdı. Ve en büyük hastalığımız budur. İnşaallah u Teâlâ bu ayda özellikle Kur’an’a önem veririz. Kur’an’ı anlamaya Kur’an’ı anlamak için elimizden gelen tüm çabamızı harcamalıyız. Muhakkak Kur’an için zaman ayırmamız lazım.
Bu ayı değerlendirmek noktasında Müslümanlara ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?
Özellikle bu ayda memur olan, işte olanlar eğer iznini kullanabilme imkânları varsa bu ayda kullansınlar. Kişinin zamanını en iyi şekilde değerlendirmesi, hem kendisi açısından hem ailesi açısından, hem başkalarına faydalı olabilme açısından kısacası fırsatlı bir aydır. Bir dahaki Ramazana ulaşıp ulaşmayacağımız belli değildir. Bu fırsatı kaçırmamamız gerekiyor. Onun için camilere gitmeliyiz.
Kur’an’ı Kerim okuyup bilen kişilerin başkalarının da Kur’an öğrenmesine yardımcı olması gerekir. İnsanlarla diyaloga girip ziyaretleşmek, hummalı bir şekilde çalışma yapmamız gerekir. Ki İnşallah u Teâlâ bu ayın bereketiyle diğer aylara nazaran hem biz çok sevap elde ederiz hem de halkla ilişkilerimiz sosyal ilişkilerimiz çoğalacaktır. İyi insanların bu ayda devreye geçip de kötü olan huyları, kötü ahlakları, kötü gidişata bir dur demek için elinden geleni yapması gerekiyor.
MOLLA ABDULGAFUR KEMALOĞLU
Hocam bize Ramazan ayından biraz bahsedebilir misiniz?
Ramazan ayı her şeyden önce Allah’ın Hz. Muhammedin yüzü suyu hürmetine bize bir ihsanıdır. Nasıl ki Hz. Muhammed (s.a.v) bize Allah’ın bize bir ihsanı ise ramazan ayı da bize Allah’ın ihsanıdır. Ramazan ayı basite alınacak bir olay bir zaman süreci değildir. onun için ramazan ayı müminler için Allah’a kavuşmaları için en iyi aydır. Yani Allah’ın rızasını kazanmak için salih ve dürüst müminlerin arasına katılabilmemiz için en iyi fırsattır. Ve Allah bu nimeti bize bu ayda vermiştir.
Müslümanın ramazandaki bir günlük programı nasıl olmalıdır?
Ramazan orucuna başlamak için akşamdan hazırlık yapmamız lazım. Yani o güne akşamdan hazırlık yapmamız lazım. Nasıl bir hazırlık yapacağız? Akşamdan yarına oruç tutacağımız düşüncesiyle Rasulullah (s.a.v) gibi sahura kalkacağız. Sahurun bereketini alacağız. Sahurda ağır yemek yemeyecek bir şekilde günlük ihtiyacımızı karşılayacak kadar beslenmeliyiz. Yemekten sonra şafak sökmeden abdest alınmalıdır. Abdestten sonra duasını yaptıktan sonra teheccüd namazını kılmalıdır. Teheccüd namazını kıldıktan sonra tövbe istiğfarda bulunmak gerekir. En güzel dualar namazdan sonra yapılan dualar olduğu için namazdan dualar yapılmalı. Ramazan ayına girdiğimiz için bu ayda oruç tutabilmek için Allah’tan sıhhat afiyet istemeliyiz yani sağlıklı bir ay geçirebilmek için Allah’tan güzel temennilerde bulunmak lazım. Kişisel dua yapıldıktan sonra ümmet için toplum için ailesi için hayırlı dualarda bulunmak lazım. Allahtan ümmetin vahdeti birliği için dua edeceğiz. Kâfire karşı mücadele edebilecek hesap soracak kapasiteye gelebilmemiz için Allah’a dua etmelidir. Daha sonra şafak sökene kadar Kur’an’ı Kerim okuyacağız ve sabah namazını vakti geldiğinde mümkün olduğu kadarıyla camiye gitmeliyiz. Namazlarımızı camide kılmaya gayret göstermeliyiz. Sabah namazından sonra eğer imkân varsa bir cüz Kur’an okumalıyız. Kişi ondan sonra günlük işi ne ise onu halletmeli ve vakit bulabilirse diğer vakit namazlarını da camide kılmalıdır. Ramazana has olan teravih namazını mutlaka kılalım ve devamlı bu namazı cemaatle kılmaya çalışalım. Çünkü toplu ibadetler her zaman daha faziletlidir.
Camide yapılan Kur’an-ı Kerim mukabelesine katılmak yeterli midir?
Tatbikî camideki mukabeleyle yetinmeyeceğiz. Bunun haricinde de evde ve işte de Kur’an’ı okumaya çalışacağız. Zira Allah Kur’an’ı bu ayda indirmiş. Ramazan ayı demek oruç ayı olduğu kadar Kur’an ayı da demektir. Bunun için biz Müslümanlar bu ayda bol bol Kur’an-ı Kerim okumalı ve günümüzün büyük bölümünü buna ayırmalıyız.
Ramazan dediğimizde aklımıza on bir ayın sultanı geliyor. Ramazanın Allah katındaki yeri nedir?
‘On bir ayın sultanıdır.’ Kim demişse isabet etmiştir ve ramazanı güzel bir şekilde ifade eden bir terimdir. Ramazan ayının mübarek olduğunu Kur’an’da bildirmiştir. Ramazan ayı öyle bir aydır ki onda Kur’an-ı Kerim nazil olmuştur. Ramazan ayı içerisinde Kur’an nazil edilmiştir. Yani Kur’an kâinatın yazılış şeklidir. Ramazan ayında Kur’an nazil olmuş ise Allah’ın yarattığı kâinatı ayeti celile dışında başka hiç bir şey kainatı doğru anlatamaz. Allah bu bilgileri Kur’an ile bize bildirdi. İşte ramazan ayı böyle bir aydır. Kendisinde Kur’an nazil olunmuş bir aydır. Bakara süresi 183. ayette ‘Ey iman edenler oruç tutmak size farz kılındı. Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de ramazan ayında oruç farz kılındı.’ Bir de bu ayda Kadir Gecesi dediğimiz gün ‘Fecir çıkıncaya kadar ruh ve melekler yeryüzüne inerler.” O gecede bu mübarek ayın sadece bir gecesi. Ve Rabbimiz bize bu gece ihsan ve keremlerde bulundu. Bin aydan daha hayırlı bu gece bir insan ömrüne tekabül etmektedir. Yani bu geceyi ihya eden ömrünü ihya etmiştir. İşte bu da mübarek dediğimiz ramazan ayı içindedir ve gizlidir. Bunu bulmamız için Rasulullah (s.a.v)’ın ‘son on günde arayın’ tavsiyesine uyarak bulabiliriz.
Hocam son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Allah’a yakın olabilmek için, vakitlerin en hayırlısı olan ramazan ayını inşallah dolu dolu geçirmek gerekiyor. İnsanların Ramazan ayında Kur’an’ın kendisine daha önce açılmamış rahmet kapılarını aralaması için gayretler göstermesi gerekiyor. Ve son olarak Kur’an’ın manasını tam olarak bilmeyen insanlar, azından mealini başından sonuna kadar tek tek feyz alarak okumasını tavsiye ederim.
Erkan Yavuz / İnzar Dergisi - Temmuz 2014 (118. Sayı)
İnzar Röportaj/Söyleşi