İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Rahmet İklimi Nisan Ayına Girerken

2014-04-10
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Rahmet iklimi denilince hemen aklımıza Nisan ayı gelir. Nisan’ın o şarıl şarıl yağan yağmurları bereket umudu olduğu gibi Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin veladet yıl dönümü (Mevluda Muhammedi) de gelir. Şüphesiz ki Mevlut etkinlikleri, ruhlarımıza ve gönüllerimize yeniden bir enerji veriyor, huzur ve ...
Rahmet iklimi denilince hemen aklımıza Nisan ayı gelir. Nisan’ın o şarıl şarıl yağan yağmurları bereket umudu olduğu gibi Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin veladet yıl dönümü (Mevluda Muhammedi) de gelir. Şüphesiz ki Mevlut etkinlikleri, ruhlarımıza ve gönüllerimize yeniden bir enerji veriyor, huzur ve mutluluk kaynağı oluyor. Bu sene seçim yorgunluğu olmasına rağmen Nisan ayı daha gelmeden birçok yerde hareketliliğin başladığını, her kesin bir hazırlık bir gayret içerisine girdiğini görüyoruz.

Şüphesiz ki bu aşk, bu heyecan son derece sevindirici ve umut vericidir. Başkaları baharın güzel kokularını nevruz ateşiyle karşılamaya (karartmaya) çalışırken biz Müslümanlar, Muhammedî sevdanın gönüllerde yaktığı aşk meşalesiyle aydınlanıyor ve gerçek bahar ruhunu teneffüs ediyoruz. İnsanımız, baharın verdiği güzel kokuları teneffüs etmenin yanı sıra kış mevsiminin verdiği yorgunluğu ve bıkkınlığı atmak için biraz da hareketli şeyler yaşamak istiyor.

Özellikle son birkaç yıldır Nisan Ayı denilince bir heyecandır bizi sarıyor, bir takım beklentiler ve çalışmalar içine giriyoruz. Bu mevsim gelir gelmez gözlerimiz hep Peygamber Sevdalılarını arıyor, onların düzenleyeceği “Mevluda Muhammedi” etkinliklerinin bu sene nasıl geçeceğinin hayalleri zihinlerde canlanıyor ve o günleri iple çekiyor, dört gözle bekliyoruz.

Sanki bir boşluk var, bir susamışlık var imanlı gönüllerde... Susuzluktan çatlayıp Nisan yağmurlarını bekleyen topraklar misali, imanlı gönüller de Nisan etkinliklerini bekleye duruyorlar. Sevgi ve muhabbetinden bir türlü doyamadığı Peygamberlerini yeniden kendilerine gönderilmişçesine ve sanki daha bugün Hira’dan inmişçesine karşılıyorlar. Onun için meydanlara koşuyor, Onu anmanın ve anlamanın coşkusunu ve heyecanını ruhlarının en derinliklerinde yaşıyorlar.

İşte Mevluda Muhammedî etkinlikleri, bu sene yine halkımızın büyük bir teveccühü ve beğenisiyle karşılanmaktadır. Özellikle bölgenin (Kürdistan) sıcak ikliminden başlayan bu etkinlikler, büyük bir heyecan ve coşkuyla başlamış ve katılım olarak da geçmiş yılları katlayarak etkisini sürdürmeye devam ediyor.

Bölgemizde bu tarzdaki kutlu doğum etkinlikleri, ilk olarak Mustazaflar Cemiyeti’nin girişimci ve yenilikçi katkılarıyla duyurulduğu için kutlu doğum etkinliği denildiği zaman zihinlerde hemen Mustazaflar Cemiyeti veya Peygamber Sevdalıları Platformu canlanıyor. Bu güzel hareketi ilkin onlar başlattı ama şimdi herkesçe kabul görmeye ve sahiplenilmeye başlandı. Halkın duygularına güzel bir şekilde cevap verdiği için kısa sürede bölgemizde tedricen de tüm yurdumuzda sevgi seline dönüşerek her yıl bir öncekini katlayarak gidiyor.

Bunun en güzel ve en sevindirici yönü ise, tüm Müslümanlar arasında sevgi ve muhabbet tohumlarının yeşermesine, bir birlerine karşı saygı, güven ve itibarlarının artmasına; dağınık görünen safların yeniden birleşmesine vesile görünüyor olmasıdır. İnşallah müminler arasında oluşan bu sıcak ortam ve bu hayırlı yarışta elde edilen güzel kazanımlar daha güzel şeylere vesile olacak ve daha kapsamlı yarışlara zemin hazırlayacaktır.

Cumhuriyet dönemi boyunca kaybolmaya yüz tutmuş olan ümmet ve cemaat bilincinin yeniden yeşermesi için Müslümanların bu gibi etkinliklere önem vermesi ve elinden geldiği kadar katılım göstermeleri gerekir. Zira uzun bir süre oynanan entrikalar sonucu birbirlerine yabancılaşan bu insanların yeniden uyanıp bilinçlenmesi, Hz. Peygamberin veladeti gibi büyük bir değerin etrafında bir araya gelmeleriyle ancak mümkün olabilir veya umulabilir.

Uzun bir süre bunun boşluğunu yaşayan Müslüman halkımız, zaten kurtarıcı bir el ve haykırıcı bir nida bekliyordu. Suya hasret kalmış ve susuzluktan çatlamış topraklar misali imana susamış gönüller de bir vahdet arayışı içinde ve sürükleyici bir karizmayı beklemekteydi. İşte böyle bir dönemde çıkış yapan Peygamber Sevdalıları, tüm Müslümanları peygamber sevgisinde birleşmeye çağırdı; bu ümmetin ilk günlerini, çıkış noktasını hatırlatarak o günleri yaşayan müminlerin Peygamber etrafında nasıl ve niçin toplandıklarının yolunu ve gayesini göstermeye çalıştı.

Aslında Peygamber Sevdalılarının fazla yaptığı bir şey yoktur. Başkaları da yıllardır hatta asırlardır bu anmayı yapıyorlardı. Çok güzel programlar yaptılar, çok güzel sesli mevlithanlar getirdiler. Ama Müslüman halkın duygularına tercüman olamadılar. Çünkü onlarda peygamber aşkı yoktu. Çünkü oralarda bir sevda düşüklüğü, bir anlatım ve tanıtım eksikliği vardı. İşte Peygamber Sevdalıları diğerlerinden farklı olarak sadece bu eksiklikleri tamamladılar. İnsanların yaralarına parmak basarak duygularını uyandırdılar. Onlara kaybettikleri yollarının pusulasını ve parolasını gösterdiler. Çünkü bu nida, samimi ve doğru bir parolaydı.

İşte bu samimi ve cesurca yapılan nidayı duyan imanlı gönüller ve peygamber âşıkları, “lebbeyk” dercesine hareketleniyor meydanlara koşuyor ve meydanları hınca hınç dolduruyorlar. Yıllardır özlemini çektikleri o sevgililer sevgilisi Resulü hasretle anıyor, anlamaya gayret ediyor ve anlatmaya çalışıyorlar. Bir iki saatliğine olsa dahi geçmişe gidip ilk Müslümanların neler yaşadıklarını ve bu peygamber etrafında nasıl pervane döndüklerinin coşku ve heyecanını yaşıyorlar.

Bununla birçok yeni şeyler de keşfedildi. Görüldü ki peygamber sevgisi, dindar halkımızın ve bölgemizin ana dinamiğidir. Muhammedi sevda denilince sular durur ve tarih yeniden yazılmaya başlar. Başka hiçbir şey, hiçbir değer bu dinamiğin yarattığı gücü yaratamaz ve böylesine umum insanları ayağa kaldıramaz.

İşte bundan dolayıdır ki bizden başkaları da buna el atmaya ve bu faktörü kendi emelleri için kullanmaya başlamışlardır. Cumhuriyet devleti bunu zaten ruhsuz bir şekilde yapıyordu. Ama şimdi BDP dahi bunu bir argüman olarak kullanma ve tekeline alma girişimlerine başlamıştır. Sanıyorlar ki kendileri de bunu becerecekler ve bununla da insanları kandırabilecekler. Heyhat! Bir kere kendilerinde bu ruh yoktur ki başkalarına verebilsinler.

Ancak her şeye rağmen biz bu girişimleri olumlu ve faydalı görüyoruz. Başkalarının samimi girişimlerini asla kıskanmıyoruz. Bilakis seviniyor ve destekliyoruz. İnşaallah bir gün herkes yegâne kurtuluşun Muhammedî sevdada olduğunu görecek ve bu büyük çatı altında birleşme şansını ve fırsatını görecektir. Umumi barış için ve gerçek kurtuluş için Muhammedî sevda yolunuz olsun dileğiyle.

Mehmet Şenlik / İnzar Dergisi – Nisan 2014 (115. Sayı)
 

 


Mehmet Şenlik

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS