İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Peygamberimizi Sevmeliyiz ve Bunu Salavatlarla İfade Etmeliyiz

2014-04-07
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Allahu Teâlâ’ya layıkıyla hamd, Efendimiz Muhammed (S.A.V)’e, Onun pak aline, kutlu ashabına ve tüm etabına salat ve selam olsun. Değerli kardeşler! Bu yazımızı da Kutlu Doğum münasebetiyle peygamberimizin üzerine salavat getirmenin hüküm ve faziletine ayırdık. Bu hususta Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah ve melekleri peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de Ona salat ve selam ediniz.” (Ahzab: 56)
بسم الله الرحمن الرحيم

Allahu Teâlâ’ya layıkıyla hamd, Efendimiz Muhammed (S.A.V)’e, Onun pak aline, kutlu ashabına ve tüm etabına salat ve selam olsun.

Değerli kardeşler! Bu yazımızı da Kutlu Doğum münasebetiyle peygamberimizin üzerine salavat getirmenin hüküm ve faziletine ayırdık.

Bu hususta Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz Allah ve melekleri peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de Ona salat ve selam ediniz.” (Ahzab: 56)

Bu ayet ve bazı hadislerden dolayı ömürde bir defa Hz. Resulullah sallallahu aleyhi veselleme salat ve selam getirmek farzdır.

İmam Şafii ve İmam Ahmed bin Hambel “Namazda son teşehüdden sonra farzdır” demişler. Namaz dışında “sünnettir” demişler.

Diğer bazı âlimler “Her mecliste bir defa salavat getirmek vaciptir.” demişler. Bazıları da “Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellemin ismi zikredildiği zaman üzerine salavat getirmek vaciptir.” demişler.

Salavatların faziletiyle ilgili birçok hadis mevcuttur. Hepsini yazmak güçtür ve bir yazıya sığmaz. Ancak örnek olarak bir kaçını zikredeceğiz ki onlarla ehemmiyeti anlaşılsın:

“Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah da ona on salat eder.” (Müslim, Salat, 384)

“Kıyamet gününde bana en yakın olacak kimse bana en çok salavat getirendir.” (Tirmizi, Salat, 484)

“En faziletli günlerinizden biri de cuma günüdür; binaenaleyh o gün bana çok salavat getirin. Zira o günkü salavat bana doğrudan arz olunur. Ashab; ‘Ya Resulallah, sen çürümüş olduğun halde salavatımız sana nasıl arz olunur? dediler. O da, Allahu Teâlâ toprağa peygamberlerin cesedini çürütmeyi haram etmiştir, dedi.” (Ebu Davud, 1047, İbn-i Maceh 1085)

“Mezarımı bayram yeri haline getirmeyin ve bana salavat getirin. Siz nerede olursanız olun salavatınız bana ulaşır.” (Ebu Davud, Menasik 2042)

“Herhangi bir kimse bana selam verirse, Allahu Teâlâ ruhumu bana iade eder, ben de onun selamını alırım.” (Ebu Davud, Menasik 2041)

“Yanında adım anıldığı halde bana salavat getirmeyenin burnu yerde sürtünsün!” (Tirmizi 3545)

“Kimin yanında adım anılır da bana salavat getirmezse o bedbahttır.” (İbni Sünni 383)

“Hz. Ali ve oğlu Hz. Hüseyin Efendilerimiz (Allah onlardan razı olsun) diyorlar ki: Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Asıl cimri yanında adım anıldığı halde bana salavat getirmeyendir.” (Tirmizi 3546, Hakim, Müstedrek 1/549/El-Ezkar/İmam Nevevi)

“Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellemden soruldu: ‘Ya Resulallah! (Şüphesiz Allah ve melekleri peygambere salat ederler.) ayeti hakkında ne dersiniz’ denildi. Bunun üzerine Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle dedi: ‘Bu meknun (saklı) ilimdendir. Eğer siz ondan sormasaydınız size söylemezdim. Allahu Teâlâ benim için iki melek görevlendirmiştir. Hangi Müslüman’ın yanında zikredilirsem ve bana salavat getirirse o iki melek mutlaka ‘Allah seni bağışlasın/mağfiret etsin’ derler. Herhangi bir Müslüman kulun yanında zikredildiğim zaman üzerime salavat getirmezse mutlaka o iki melek ‘Allah seni bağışlamasın/mağfiret etmesin’ derler. Allah ve melekleri de o iki meleğe ‘âmin’ derler.” (İmam Kurtubi kendi tefsirinde geçen ayetin tefsirinde zikrediyor.)

“Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem başka bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Bir kitap ve mektupta bana salavat getiren, benim ismim o kitapta olduğu müddetçe melekler o kişiye salavat getirirler.” (İmam Kurtubi adı geçen kaynak)

Hz. Ömer bin Hattab (r.a) şöyle demiştir: “Dua, peygamberine salavat getirmedikçe yerle gök arasında asılı kalır ve hiçbir şeyi yukarı çıkmaz.” (el-Ezkâr/İmam Nevevi)

Nesai Abdullah bin Ebi Talha’dan o da babasından rivayet etmiş; “Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem bir gün geldi, yüzünde sevinç görünüyordu; “Ya Resulallah! Yüzünde sevinç görüyoruz” dedim. Dedi ki; “Şüphesiz melek bana geldi. Dedi ki: Ya Muhammed! Rabbin diyor ki; senin ümmetinden sana salavat edene mutlaka üzerine on salavat etmem ve sana selam edene mutlaka üzerine on selam etmem seni memnun etmeyecek midir?” (İmam Kurtubi aynı kaynak)

“Ben vefat ettikten sonra sizden kim bana selam ederse mutlaka Cebrail bana gelecek ve ‘Ya Muhammed! Falan şahıs sana selam okuyor” diyecektir. Ben de ona “Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun” diyeceğim.” (İmam Kurtubi)

Nesai Abdullah’tan rivayet etmiş. Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Allah’ın yeryüzünde bazı seyyah melekleri vardır. Ümmetimin selamlarını bana ulaştırıyorlar.” (İmam Kurtubi aynı kaynak)

Salavat getirmenin birçok şekilleri vardır. Ancak İmam Nevevi’ye göre en faziletli salavat şu salavattır:

اللهمّ صلّ على محمد عبدك و رسولك النبي الأمي وعلى آل محمد وأزوجه و ذريته كما صليت على إبراهيم و على آل إبرهيم و بارك على محمد النبي الأمي و على آل محمد وأزواجه و ذريته كما باركت على إبراهيم وعلى آل إبراهيم في العالمين إنّك حميد مجيد

“Allah’ım, kulun ve resulün olan ümmi peygamber Muhammed’e, Muhammed’in aline, zevcelerine ve zürriyetine rahmet et; tıpkı İbrahim’e ve İbrahim’in aline ettiğin gibi, ümmi peygamber Muhammed’e ve Muhammed’in aline, zevcelerine ve zürriyetine bereket ver; tıpkı dünyada İbrahim’e, İbrahim’in aline bereket verdiğin gibi. Şüphesiz Sen övgü ve şerefe layıksın.” (El-Ezkar/İmam Nevevi syf: 116-117)

Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e getirdiği zaman selamla beraber getirmelidir. Sadece biri ile yetinip: Sallallahu aleyh, yahut; Esselamu aleyh dememelidir.

Hadis veyahut ona yakın bir şey okuyanın salat ve selam getirdiği zaman sesini yükseltmesi, ancak fahiş şekilde mübalağa etmemesi gerektir.

“Âlimler peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi veselleme salavat getirmede icma etmişlerdir. Keza güvenilir âlimler diğer peygamberlere ve meleklere doğrudan salat getirmede icma etmişlerdir. Peygamberlerden başkalarına gelince, cumhur onlara doğrudan salavat getirilmeyeceğini söylemişlerdir. Mesela Ebu Bekir sallallahu aleyhi vesellem denmez. Bazı arkadaşlarımız, haramdır demişler. Çokları ise tenzihi olarak mekruhtur demişler. Birçoğu da bunun mekruh değil evla olmadığını söylemişler. Çoğunluğa göre doğrusu tenzihen mekruh olduğudur. Çünkü bu, bid’at ehlinin yaptığı bir harekettir. Biz onlara uymaktan men olunmuşuz. Mekruh da özellikle men edilen bir şey demektir.

Arkadaşlarımız şöyle demişlerdir; selefe göre salavat peygamberlere mahsustur. -Allah’ın salat ve selamı onların üzerine olsun- Nitekim Azze ve Celle de Cenab-ı Allah’a mahsustur. Bu itibarla Muhammed azze ve celle denmez. Her ne kadar o aziz ve celil ise de böyle denmez. Bunun gibi, Ebu Bekir yahut Ali sallallahu aleyhi vesellem denmez. Her ne kadar mana itibarı ile doğru ise de denmez. Ancak peygamberlere tebeiyetle başkalarına da salavat getirmenin caiz olduğunda âlimler ittifak etmişlerdir. Çünkü bu hususta sahih hadisler vardır.

Selama gelince Şeyh Ebu Muhammed el-Cuveyni, o salavat manasındadır, hazır olmayan için kullanılmaz, demiştir. Peygamberlerden başkasına doğrudan denmez. Mesela Ali Aleyhi’s-selam denmez. Bunda diriler ve ölüler birdir.” (El-Ezkar/İmam Nevevi Syf: 190,191)

Allahu Teâlâ bizi ve dergimizin bütün okuyucularını Peygamberinin şefaatinden mahrum etmesin. Cennette komşuluğu bize nasip etsin. Dünyada da Onun sünnetine tabi olmayı ve ahlakıyla ahlaklanmayı ve dini üzerine ölmeyi ve emrettiği cihadda şehit düşmeyi bize nasib etsin. Cemaatimizi ve İ’la-i Kelimetullah için mücadele ve uğraş veren bütün dünya Müslümanlarını kâfir, müşrik, mülhid, münafık, zalim ve hainlere karşı muzaffer ve muvaffak etsin. Ebediyen Nusret ve merhametini bizden eksik etmesin. Bizi tüm şer ve şerirlerden korusun. Bütün kâfir, münafık, hain ve zalimleri büyük bir hezimete uğratsın. En son din ve şeriatını bütün insanlara ve dünyaya hâkim kılsın. Âmin ve sallallahu aleyhi ve sellem ve’l-hamdu lillahi Rabbi’l-âlemin.

Sizleri cümleten Allah’a emanet ediyorum ve mevlit kandiliniz mübarek olsun.

Mehmet Beşir Varol / İnzar Dergisi – Nisan 2014 (115. Sayı)
 

 


Mehmet Beşir Varol

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS