İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Örnek nesil: Peygamber dostları

2022-01-06
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Abdullah’tan (radiyallahua anh) rivayet edilmiştir. Dedi ki: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İnsanların en hayırlısı benim kuşağımdır. Sonra benim kuşağımı takib eden kuşak, sonra onları takib eden kuşaktır…” (Buhari, Müslim). Aynı lafızları Tirmizi, İmran bin Husayn’dan rivayet etmiştir. Ashab-ı kiram hayırlı ve örnek bir nesildir. Yeryüzünde hiç kuşkusuz, "Hayırlı nesil" sıfatını İslam ümmetinin ilkleri olmaları nedeniyle özellikle sahabeler taşımaktadırlar. Tabiî ki, hayırlı nesil, örnek ve önder nesildir. Allah Teâla buyuruyor: “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışır ve Allah'a inanırsınız.” (Al-i İmran: 110) Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah Teâlâ’dan alarak tebliğ ve yaşayışında tatbik ettiği dînî esaslar daha sonraki Müslüman nesillere ancak Ashaba dayanan sıhhatli nakiller vasıtasıyla ulaşabilmiştir. İslâm dîninin sıhhatli bir şekilde sonrakilere aktarılmasında temel unsur Ashâb olduğu içindir ki Ehl-i Sünnet âlimlerine göre Kur'an ve Sünnet'in de övgüsüne nail olan Ashâb-ı Kiram, tamamıyla adalet ve itimat sahibidirler. Ayet-i kerimede “hayırlı ümmet” olmanın üç göstergesi emr-i bi'l maruf, nehy-i ani’l münker ve iman-ı billah olarak tesbit ve ilan edilmektedir. Sahabelerin bu üç noktada, seçilmişliklerinin gereğini yerine getirmekte fevkalâde titiz davrandıkları tarihin şehadetiyle sabit olan bir gerçektir. Sahabeler, hayırlı hizmetlerde insanlığa örnek ve önder oldular. Mallarını ve canlarını Allah yolunda cömertçe sarfettiler. Allah Teala buyuruyor: “Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Haşr: 9) Ashâb-ı Kiram'ın ahlâkı, fütüvvet ahlâkı idi. Cabir radiyallahu anh Ashâb-ı Kirâm'ın ahlâkını şöyle anlatıyor: “Ensâr, hurmalarını devşirdiklerinde bunları ikiye ayırır, bir tarafa çok, diğer tarafa da az hurma koyarlardı. Daha sonra, az olan tarafa hurma dallarını koyarak o tarafı çok gösterir Muhacirler'e “Hangisini tercih ederseniz alın” derlerdi. Onlar da çok görünen yığın Ensâr kardeşlerimizin olsun diye az görünen yığını alırlar ve böylece hurmanın çoğu Muhacirlere gelirdi. Ensâr da bu yolla az olan kısmı kendilerine bırakmış olurlardı. Ashâb-ı Kiram, insanları hayra davet eden, insanı özüyle tanıştıran ve kâinatın yaratılış hikmetini öğreten hayırlı bir nesildir. Ashâb-ı Kiram, “İnsanlığa ne kadar hayırlı olursak o kadar Allah'ın rızasına nail olmuş oluruz” düşüncesiyle hareket etmiş olan bir nesildir. Bu hayırlı nesli hedef haline getirip onlara kin beslemekten Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şiddetle sakındırıyor: Abdullah bin Muğaffel’den (radiyallahu anh) rivayet edilmiştir. Dedi ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ashabım hakkında Allah'tan korkun! Ashabım hakkında Allah'tan korkun! Benden sonra onları kendinize hedef haline getirip düşmanlık etmeyin! Kim onları severse bana olan sevgisinden dolayı sever. Kim de onlara kin beslerse bana kin beslediğinden ötürü kin besler. Kim onlara eziyet ederse bana eziyet etmiş olur. Kim bana eziyet ederse Allah'a eziyet etmiş demektir. Her kim de Allah'a eziyet ederse çok geçmeden Allah onu cezalandırır” (Tirmizi, Ahmed: Müsned, Beyhaki) Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) "Benden sonra ashabımı hedef edinmeyin" uyarısı, kimi sahabelere hitaben söylenmiş de olsa, onların şahsında ümmetin gelecek nesillerine yönelik bir ikazdır. Söz ve davranış olarak sahabeleri hedef edinmenin bilinçli bir Müslümana yakışmayacağını açıkça ilan etmektedir. Ashab-ı Kiram Ümmetin Usûlüdür Ümmete nisbetle ashâb-ı kiram usûldür. Bazı ilim dallarında usûl, o ilim dalının anlaşılması, kavranması ve yaşanması için nasıl “olmazsa olmaz” bir nitelik taşıyorsa, aynı şekilde ümmet-i Muhammed'in kendine özgü özellikleriyle algılanması ve varlığını sürdürebilmesi de ilk örnek İslâm nesli olan sahabe ile ilişkilerinde ne ölçüde onlara layık davranışlar sergilediği ile ölçülür. Bu nedenle sahabelerin konumunu belirleyip gözler önüne seren hadisi şerifler, onların hukukunu tayin ve tesbit eden deliller gibi gözükse de aslında tüm Müslümanların durumlarını tayin ve ilan etmektedir. Ashâb-ı Kiram İslâm ümmetinin mutlak örnek ve önderi Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hayatının tercümesi, Tevhid mücadelesinin abidesi ve bir kaynak hazinedir. Ashâb-ı Kiram Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile ümmeti arasında vasıtadır. Din-i İslâm'da; Kur'an-ı Kerîm'in ayetlerini öğrenmek için Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in hadis-i şeriflerine; Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in hadis-i şeriflerini öğrenmek için de Ashâb-ı Kirâm'a müracaat etmek, “Usûlü'd Din”in temelini teşkil eder. Bu münasebetle diyoruz ki; Ashâb-ı Kiram'ı reddetmekle, İslâm dinini reddetmek eşdeğerdir. Bu konuda İslâm alimlerinden İmam Tahavi rahimehullah şöyle diyor; “Ashâb-ı Kiram'ı sevmek; dindir, imandır ve ihsandır. Ashâb-ı Kiram'a buğz etmek ise; nifak ve tuğyandır.” Sahabe dostluğunun temelinde Peygamber dostluğu, sahabe düşmanlığının arkasında da peygamber düşmanlığı yatmaktadır. Bu nedenle sahabelere yönelik söylem ve eylemlerde Allah'tan korkmak, prensipli, ölçülü ve edepli davranmak, iman ve ümmet şuurunun gereğidir. Ashâb-ı Kiram; İslam'ı anlama ve uygulama hususunda, yaşama ve yayma meselesinde İslâm ümmetinin hayat modelidir. Ashâb-ı Kiram olmadan Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'i örnek ve önder edinmek mümkün değildir. Çünkü Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetini ve siretini bize ulaştıranlar onlardır. Dolayısıyla Rasûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabı ve cemaatı her ne itikad üzere iseler İslâm ümmeti de o itikad üzere olmalıdır ve onların hayatlarından kendi hayatına izler taşımalıdır. Aksi halde İslâm ümmeti İslâm ümmeti olmaktan çıkar. Ashabı Kiram Cennet Neslidir Ashâb-ı Kiram, en büyük hedef ve şeref olan Allah rızasını kazanmış olan nesildir. Allah'ın rızasını kazanmak, cennetlik olanların alâmetidir. Rabbimizin Kitab-ı Kerim'inden öğrendiğimiz kadarıyla “Onlar Allah'tan razı, Allah da onlardan razı”dır: “Muhacir ve Ensar'dan İslâm'a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya, işte Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah'dan razı oldular ve onlara, altlarında ırmaklar akan cennetler hazırladı ki, içlerinde ebedi kalacaklar. İşte büyük ve muhteşem kurtuluş budur.” (Tevbe: 100) Görüldüğü gibi, Ashâb-ı Kiram; Allahû Teâla'nın övgüsüne mazhar olan ve O'nun rızasını kazanan cennetlik nesildir. Cennetlik olduklarının daha dünyada iken bildirilmiş olması, onlara ait “kıvam”ın peşin tescili anlamına gelir ki bu büyük bir kurtuluştur. Allah Teâla buyuruyor: “Onlar, Peygambere indirilen nura uyanlar ve kurtuluşa erenlerdir.”  (A’raf: 157) Bu ve buna benzer muştulu ayetlerden hareketle “Ashâb-ı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, Ashâb-ı cennettir” sonucunu çıkarmak hiç de zor ya da isabetsiz olmasa gerektir. Yani bir anlamda” Aashâb-ı kiram”, “Cennet nesli” demektir. Sahâbe-i Kiram için Âhirette mahcupluk yoktur. Çünkü onlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile aynı imanı paylaşan cennetliklerdir: “Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı o gün Allah sizi içinden ırmaklar akan cennetlere koyar.” (Tahrim: 8) Allah Teâla'nın kendilerini mahcubiyet içinde bırakmayacağı “Peygamber ve onunla birlikte iman edenler” tanımlaması, hiç kuşkusuz öncelikle sahabeler için geçerlidir. Âhirette mahcup olmamak, cennete girmektir. Hem dünyanın ve hem de âhiretin iyiliğine talipli olanlara düşen görev, sahabe nesline uymaktır. Cennete giden yol, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte iman eden ve onunla aynı imanı paylaşan Ashâb-ı Kiram'a uymada geçer. (Fıkhu-s Sahabe’den) “Fakat Peygamber ve onunla beraber inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir.  Allah, onlara içinde ebedî kalacakları ve zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.” (Tevbe: 88, 89) Rabbim hayat boyunca mübarek izlerinde; sabır, izzet ve metanetle yürümeyi nasip ve müyesser eylesin! Âmîn!...    
Genel

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS