İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Müslüman Ailenin Yeri, Önemi ve Üzerinde Kurulduğu Temel Esaslar

2013-02-27
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Allah (cc) “Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan bu ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun” (Tahrim: 6) “ Allaha ibadet edin Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın ve anne babaya iyilikte bulunun” (Nisa:36) “Onda sakinleşesiniz diye sizden sizin için eşler yaratması ve aranıza sevgiyi ve rahmeti yerleştirmesi Onun ayetlerindendir” (Rum:21) diye buyurur.
Allah (cc) “Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan bu ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun” (Tahrim: 6) “ Allaha ibadet edin Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın ve anne babaya iyilikte bulunun” (Nisa:36) “Onda sakinleşesiniz diye sizden sizin için eşler yaratması ve aranıza sevgiyi ve rahmeti yerleştirmesi Onun ayetlerindendir” (Rum:21) diye buyurur.

Peygamber (sav) de şöyle buyurur, “En hayırlınız ailesine en hayırlı olandır. Ben sizin içinizde ailesine en hayırlı olan kimseyim” ve “Doğan her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar anne babası onu ya Yahudi yapar ya Hıristiyan yapar veya Mecusi yapar” diye buyuruyor.

Bütün bu ayet ve hadisler ailenin önemini ailenin rahmet ve sevgi üzere bina edilmesi gerektiğini ifade eder.

Aile kurulurken öncelikle şuna dikkat edilmesi gerekir. Erkek evleneceği kadını seçerken bu kadının ailenin İslam’a göre kurulmasında rol ve istidadına dikkat etmelidir. Aynı şekilde kadın da seçeceği erkeğin ideal bir aile reisi olup olamayacağını dikkat etmesi ve bu vasıflara haiz olmayan bir erkeği seçmemesi gerekir. Çünkü aile içinde erkeğin sorumluluğu daha cenin annesinin karnında halkolurken başlar. Doğarken ona güzel bir isim verecek, onun kulağına ezan okuyacak, bu sorumlulukları yapamayacak olan bir erkeğin aile reisi olarak seçilmemesi gerekir.

Aile toplumun temel taşıdır. Sağlam taşlarla kurulan bir bina nasıl ki sağlam oluyorsa, aynı şekilde sağlam bir aile üzere kurulan bir toplum da sağlam oluyor. Ailenin güçlü, seçkin, temiz, merhametli, dayanışma ruhuna sahip olması toplumun da bu vasıflara sahip olmasını sağlar.

Toplum fertlerden oluşur. Fertleri güçlü olduğu zaman toplum da güçlü olur. Fertlerin de güçlü ve dirençli olması sağlıklı bir aile ortamının olmasına bağlıdır.

Aile, çocuklarına akraba sevgisini aşılarsa eşlerin kendileri de sevgide ve rahmette örnek bir davranış sergilerse bu şekilde toplumun bütün fertleri birbirlerini sevmeye başlar. Bu nedenle âlimler aileyi şu şekilde tarif etmişlerdir: “Aile toplumun devamını ve gelişmesini sağlamakla mükellef insani bir cemaattir. Allah cc, “Onda sakinleşesiniz diye sizden sizin için eşler yaratması ve aranıza sevgiyi ve rahmeti yerleştirmesi onun ayetlerindendir” (Rum:21) ayetinde buna işaret buyurmaktadır. Ailenin anılan şekilde misyonunu ifa etmesi için şu esaslara riayet etmesi gerekir.

1. Herkes bilmelidir ki, ailenin beslendiği kaynak İslam’dır. Bu nedenle bütün aile fertlerinin İslam’a bağlı olmanın manasını ve sorumluluğunu en güzel şekilde idrak etmesi gerekir. Bu bağlamda ailenin Allah’ın Resulunun ve müminlerin sevgisi üzerinde yetiştirilmesi gerekir. Aile her şeyde Allah’ın rızasını gözeterek Onun peygamberinin sünnetine bağlı olması lazımdır. Bu da ancak ailenin Allah’ın helal ve haramlarını bilmesiyle mümkündür. İslam ailesi, İslam’ı ve Müslümanları ilgilendiren konularda gayretli olmalıdır. Müslümanların derdiyle dertlenmelidir. Bunu da Allahın rızasını kazanmak ve cennette Resulullahla birlikte olmak için yapmalıdır. Bu amaçla ailenin günlük veya haftalık programlar dâhilinde yetiştirilmesi gerekir.

2. Aile dünya hayatındaki kazanımların da kayıpların da geçici olduğunu bu dünyadaki zararın gerçek zarar, kazancın da gerçek kazanç olmadığını unutmamalıdır. Bizim için dünya ahiretin mezrasıdır. Bu nedenle gerçek zarar dünyamızın ahiret amacıyla ekilmemesidir. Bizim için dünyadaki her iş, her faaliyet ahirete yönelik olmalıdır. Aksi takdirde dünyada kazanıyor görünsek de kaybedenlerden oluruz. Allah cc şöyle buyuruyor; “Deki, dünyanın metaı pek azdır. Oysa ahiret muttakiler içindir. Ve orada bir kıl kadar dahi zulme maruz kalmazsınız.” (Nisa 77) Bu da ailenin dünyadaki varlıklara karşı azmasını ve büyüklenmesini engelliyor. Bu ruhla yetişen bir aile dünyayı önemsemediği için asla karamsarlığa düşmez, başına ne gelirse gelsin sabreder ve umudunu korur.

3. Aile bütün bireyleriyle Allah’ın haram ettiği her şeyin akabinde zarar olduğunu, gerçek maslahatın Allah’ın yasalarında olduğunu yakinen inanmalıdır. İbni Kayyım’ın dediği gibi İslam şeriatı tümüyle rahmet, tümüyle adalet ve tümüyle maslahattır. Resulullah (sav) ‘in emirlerine muhalif olan her şeyde muhakkak bir zarar vardır. Sadece ahiret hayatında değil dünya hayatında da bunun maddi-manevi zararları vardır.

4. Ümmetimizin maslahatı ailemizin maslahatıdır. Ümmetimizle olan ilişkimiz parçanın bütünle, organın bedenle olan ilişkisi gibi olmalıdır. Hadiste de buyrulduğu gibi sevgide, merhamette, duyguda müminler bir beden gibi olmalıdır. Öyle ki, bu bedenin bir organı acı çektiğinde bütün beden humaya tutulmuş gibi olur. Aile toplumun temel taşı olduğuna göre topluma ait olan her şey aslında ona aittir. Bu nedenle toplumun mallarını kendi malımızmış gibi korumalı ve bunu çocuklarımıza aşılamalıyız.

5. Aile eğitiminde sabırlı olup çocuk yetiştirirken tedric usulune riayet etmek gerekir. Çünkü Allahu Teâlâ, “Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, Senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben Sana döndüm. Muhakkak ki ben Sana teslim olanlardanım.” (Ahkaf 15) Bu ayeti kerime insanın gelişmesinin bir sürece tabi olduğunu ortaya koyuyor. Çocuktan sadır olan yanlışlıklar umutsuzluğa sebep olmamalı, bilakis buna karşı sabırla muamele edilerek büyüklerin o yaştaki durumlarını akıllarına getirmeleri gerekir.

6. Kendi durumumuzu en iyi kendimizi başkalarıyla kıyasladığımız zaman anlarız. Bu nedenle bize denk kişilere bakarak kendi durumumuzu anlamaya çalışmalıyız ancak bu dünyevi işlerde değil uhrevi işlerde böyle olmalıdır. Çünkü, “dinde senden üstün olana dünyevi şeylerde ise senden düşük olan bak” diye bir söz vardır. Böyle düşündüğümüz zaman dinimiz ve ümmetimiz için daha çok gayret sarf edecek Allah’ın bize verdikleriyle daha çok kanaat edeceğiz.

7. Biz biliyoruz ki, çağımız zor bir çağdır. Bu nedenle çocuklarımızı ona karşı en iyi şekilde yetiştirmeye çalışmalıyız. Bu da bizim zamandan kopuk çağın gerisinde kalmamamızı gerektiriyor. Çünkü bu çağın öncelikleri ve zorlukları ile daha önceki çağların öncelikleri ve zorlukları aynı değildir. Ailemizle başka bir çağdaymışız gibi yaşamamız mümkün değildir. Bu nedenle dünyaya tamamen dalmamak ve bireysel olarak bağımsızlığımızı korumak için şu hususlara dikkat etmemiz gerekir.

- Nesillerimize azim ve başarı ruhunu aşılamalıyız.

- Otokontrol sistemimizi güçlendirerek şiddetle arzuladığımız şeylere karşı koymamız onları uygun bir zamana ertelememiz gerekir.

- İstikamet için güzel ahlak ve başkalarını takdir etme konusunda eğitim görmemiz gerekir.

- Bize uygun gelen gruplarla çalışabilmemiz için topluluk ruhunu güçlendirmemiz gerekir.

- Çocuklarımızı en iyi okullarda ve eğitim kurumlarında yetiştirmeli ve bu konuda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamak gerekir.

8. Aile konusunda karşılaştığımız sorunların büyük bir kısmı içeriden kaynaklanıyor. Bu durumda sorunun kaynağını dışarıda aramak, sorunluluğu başkalarına yüklemek bu sorunların çözümünü kolaylaştıracağına daha da zorlaştırıyor. Bu nedenle Uhud günüyle ilgili olarak Allah (cc) şöyle buyurur. “Onların (müşriklerin) başına (Bedir’de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, “Bu, nereden başımıza geldi?” dediniz, öyle mi? De ki: “O (musibet), kendinizdendir.” Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Ali İmran 165) Bu ayeti kerime sorunun dışarıdan değil içerden kaynaklandığını buyuruyor.

9. Biz biliyoruz ki, kötü bir durumdan parlak bir ikbal sadır olmaz. Yani iyi bir gelecek hedefleyen kimse içinde bulunduğu şartları ve fırsatları iyi değerlendirmelidir. Unutmamak gerekir ki hayat programlı, aşamalı ve tedrici bir çalışma gerektirir. Temennilerle iş olmaz. Bu konuyla ilgili Allah (cc) şöyle buyurur: “İnsan için ancak çalıştığı vardır ve şüphesiz çalışmasının karşılığı ileride görülecektir.” (Necm süresi 39 -40)

10. Mevcut olan ile olması gereken arasındaki farkı anlamaya çalışmak gerekir. Bir aile iyi durumda olabilir. Ancak bu daha mükemmele bakmasına engel olmamalıdır. Müslüman aile hem dini hem de dünyevi durumuna bakarak daima daha iyisini daha mükemmelini arzulamalı ve bu uğurda gayret sarf etmelidir.

11. Yanlış anlaşılmalar işleri daha çok karmaşık hale getirir. Aile bireyleri arasında kesinlikle yanlış anlaşılmalara yer olmamalıdır. Çünkü bu tür durumlar ailenin saflığına, temizliğine ve istikrarına halel getirerek aile bireyleri arasında nefretin yer edinmesine sebep olur. İdeal aile sağlıklı iletişimi ve doğru anlayışı içinde hâkim kılmalıdır. Bunun için şu hususlara dikkat etmek gerekir:

- Meydana gelen bir olayı aceleyle anlamakta kaçınmamız gerekir.

- Ağızdan çıkan kelimelerde amaç ile kelimenin zahiri manasını birbirinden ayırmak gerekir.

- Anlaşılması zor veya yanlış olan cümleler iyiye yorumlayarak anlaşılmaya çalışılmalıdır.

- Yanlış anlaşılma durumunda özür dilemelidir.

Ailenin sağlam olması için işte bütün bunlara dikkat etmek gerekir. Bu bilgilerin bir kısmını doktor Abdulkerim Bekar’ın kitabından alınmıştır.

Filistin dışındaki âlimler meclisi genel sekreteri

Dr. Nevaf Tekruri / İnzar Dergisi – Şubat 2013

 

 


Dr. Nevvaf Tekruri

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS