İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
    • 263.SAYI
    • 264.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Kutlu Bir Zaman Kutlu Bir Mekan: Hacc

2013-10-16
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Hacc; tevhidin yeryüzündeki ilk karargâhı, ilk evi, ilk meskeni… Şirk dinine karşı tevhid dininin ana merkezi, üssü… Âdem’den İbrahim’e, İbrahim’den Ahmed’e (Allah’ın selamı hepsinin üstüne olsun) peygamberler silsilesinin mabedi, ibadetgâhı, evi…
Hacc, Allah Azimüşşan’ın evini “Beytullah” ı ziyaret etmek, ona misafir olmak ve verdiği mevhibeler(hediyeler) ile tekrar yurduna geri dönmek…

Hacc; tevhidin yeryüzündeki ilk karargâhı, ilk evi, ilk meskeni… Şirk dinine karşı tevhid dininin ana merkezi, üssü… Âdem’den İbrahim’e, İbrahim’den Ahmed’e (Allah’ın selamı hepsinin üstüne olsun) peygamberler silsilesinin mabedi, ibadetgâhı, evi…

Hacc; bir diriliş, yeniden var oluş, Allah’tan gelenin tekrar Allah’a dönmesinin simgesi… Dünyadan arî olmak, masivayı geriye atmak, yalnız ve yalnız Allah’ın olmak eylemi… Lebbeyk diyerek emre amade olmak… “Ey âlemlerin yegâne sahibi! Lebbeyk, emrine amadeyiz. Senden başka ilah yok. Muhakkak hamd ve sena Sen’indir. Mülkün tek sahibisin. Birsin, teksiz, ortaksız ve yardımcısızsın…” sözleriyle tevhidi yeniden yaşamak…

Evet, hacc kutlu bir zamanda kutlu bir mekânda kutsanabilmek, kutlular kervanına girebilmenin adıdır. Yaratılanın yaratıcıya, ölümlünün ölümsüze, eksik olanın noksansıza, aciz olanın zenginlikler sultanına dönüşüdür. Âdem misali, İbrahim misali yeniden kendine geliş, kendini buluştur. Hacc vuslata eriş, Allah’a varıştır.

Daha önceki dinlerin aksine İslam dininde ibadeti mekân ve zaman ile sınırlandırmayan yüce Allah, hacc ibadetinde ise zaman ve mekân sınırlaması getirmiştir. Hacc ayları Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayının ilk 10 günüdür. Çünkü “Hac belli aylardadır...”(Bakara: 2/197) Ayrıca mekânlar da bellidir. Bu mekânlar Mikat denilen bölge içerisindedir. Mikata girmeden önce hacı olacak kişi, ihram denilen ve kefeni andıran dikişsiz iki bez parçası ile vücudunu sarmalamalıdır. İhram`ın belli yerleri vardır. Mısır, Suriye ve Kuzey Afrika ülkelerinden gelenlerin ihram yeri (mikatları), Râbığ civarındaki Cuhfe`dir. Râbığ Mekke`ye 204 km, Cuhfe ise 187 km mesafededir. Medine tarafından gelenlerin ihram yeri bugün Abâru-Alî denilen Zü`l-Huleyfe`dir ve Mekke`ye 540 km’lik bir mesafede bulunmaktadır. Irak tarafından gelenlerin ihram yeri, Mekke`nin Kuzey-Doğusunda, 94 km uzaklıkta bulunan Zâtu-ırk`tır. Mekke`nin doğusundan, Kuveyt tarafından gelenlerin ihram yerleri aynı uzaklıkta bulunan Karnu`l-Menâzil`dir. Yemen ve Hindistan yönünden gelenlerin mikatları, Mekke`nin 54 km güneyinde bulunan Yelemlem`dir. Geliş yönüne göre Cidde de bazı ulemâya göre mikat olarak kabul edilmiştir. Yani geliş yönüne göre beş ayrı mikat yeri vardır. Bu noktalar birleştirildiğinde elipse benzer bugünkü Filistin haritasının benzeri bir çember meydana gelir ve bu çemberin içi Mikat bölgesidir.

Ayrıca Bizzat Allah-u Teâlâ tarafından harem olarak kabul edilen ve hayvanlarının avlanmasının, ağaçlarının kesilmesinin, otlarının koparılmasının, yitiğine el uzatılmasının yasak olduğu bir bölge vardır. Bu bölge Mekke’nin haremidir. Genişliği 550 km² yi bulan ve Kâbe’ye uzaklığı 7,5 km olan Ten’im, 22 km uzaklıktaki Ci’rane, 20 km mesafedeki Arafat, 22 km uzaklıktaki Hudeybiye, 13 km uzaklıktaki Nahle ve 16 km mesafedeki Udat-ül Libn arasındaki bu bölge Mekke haremidir.

İşte bu harem bölgede kimi mekânlar ziyaret edilir ve hacı olunur. Hacer’ul Esved’i öpmek, Mültezem kapısında beklemek, Makam-ı İbrahim’de durmak, Safâ ile Merve arasında koşmak, Mekke’den Arafat’a çıkış, Arafat’tan Müzdelife’ye iniş, Mina’da şeytan taşlamak ve Beyti tavaf etmek mekânlar ile sınırlı ibadetlerdir. Dünyanın başka bir yerinde kişi bu davranışları sergilerse bile hacı olamaz. Örneğin Safa ile Merve arası değil de başka iki tepecik arasında koşuştursa veya Arefe gününde Arafat tepesinden başka bir tepede ibadet etse, orda bulunsa hacı olamaz. İslam’da önemli olanın bu mekânların diğer çoğu dinlerin aksine yine Allah tarafından belirlenmesidir. Aslında Allah, bu mekânlara hürmet gösterilmesini istediği için bu mekânlar kutludur. Bu kutsiyet insanların belirlediği bir şey değildir.

Zaman ve mekânlardan münezzeh olan yüce Allah, tüm yeryüzünü müminlere mescit kıldığı halde sadece harem bölgesini haccın üstü yapmıştır. Allah bilir gaye, Müslümanları aynı zaman ve mekânda toplayarak ümmetin vahdetini sağlamak, düşmana korku salmak ve dostların kalplerine itminan vermektir.

Darmadağın olmuş, ihtilaflara düşmüş, yekvücut olamamış bugünkü İslam ümmetinin haccın bu yönünü görmeye ne kadar da ihtiyacı vardır. Evet, hac bireyi Allah’a dönüş ile ihya ederken toplumu da vahdet ile serfiraz etmektedir. Hac bir vahdet gösterisidir. Hac İslam ümmetinin güç gösterisidir. Hac ümmetin emre amade olarak, Allah’a ram olarak dünyayı imara namzet olduğunun ilanıdır. Hac ümmetin tüm yeryüzü istikbarına meydan okuyuşunun göstergesidir. Milyonların aynı anda ayağa kalkıp bir emir ile durmasının, yürümesinin, koşmasının ve bu şekilde yeryüzünün en büyük ordusu olmasının adıdır. Bu ordu hacdan aldığı ruh ile geçmişinden gelen güçle geleceği yeniden inşa edecek ve yeryüzünde adalet ve hakkın tesisi bu terbiye altına alınmış büyük ordunun eliyle gerçekleşecektir inşaAllah.

Hac ile dirilen bir ümmetin fecrinin yakın olması dilekleriyle… Vesselam.

Zülfikar Fırat / İnzar Dergisi – Ekim 2013 (109. Sayı)
 

 


Zülfikar Fırat

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS