Belki acziyet kelimesi bize ilk etapta mağlubiyetin, çaresizliğin, hiç bir şey yapamamanın son noktasını hatırlatıyor olabilir. Yanlış da değil, öyledir. Fakat acziyet tamamen olumsuzluk yüklü bir kavram da değildir.
Olumlu olumsuz anlamını bir tarafa bırakalım, her şeyden önce acziyet bir hakikattir ve her hakikatin mutlaka güzel bir yönü vardır, önemli olan onu görebilmektir.
Fakat öncelikle biz insanoğluna düşen bunu kabullenmektir. Acziyeti kabullenmek aslında çok büyük bir mertebedir. Acziyeti kabullenmenin ardından gelecek olan Allah Teala’nın yüceler yücesi olduğunu kabullenmektir. İnsan insandır, Allah da Allah’tır gerçeğinin ne anlama geldiğini kavramaktır. Haddini bilmek bir insan için büyük bir fazilettir.
Hani Müslümanlar olarak nefis tezkiyesi yapma adına birilerinden ders alırız, edep öğreniriz, sabır öğreniriz, mütevazi olmayı öğreniriz ya. İşte şimdi Rabbimiz bize doğrudan acziyetimizi hatırlatan müthiş bir ders veriyor, daha güzelini kim verebilirdi? Var mı itirazı olan?
Özellikle kendisini bir şey zanneden güç odakları. Petrolü günümüz dünyasının en büyük silahı görenler, bakın depolarınızda tıkandı kaldı. Buyurun gösterin bakalım ne işe yarıyormuş patriotlarınız, F-35 savaş uçaklarınız, S 400 savunma sistemleriniz?
Yılda doksan milyon turist çeken Eyfel kuleniz, Venedik kentiniz ve bilumum sahilleriniz?
Yani süper güçler için acziyet bir felâkettir. Öyle ya, bunca yatırımın, bunca birikimin bunca zenginliğin, kısacası bunca güvencenin bir anda işe yaramaz hale gelmesi olacak şey midir?
Bu noktada Hz. İsa Aleyhisselam’ın o meşhur uyarısını hatırlatmadan edemeyiz; “Hazineniz nerdeyse yüreğiniz oradadır“ buyuruyor. Gelin siz bu hazine kelimesinin yerine “yatırım” kelimesini kullanın, yani yatırımınız neredeyse yüreğiniz oradadır.
Bunun anlamı nedir? Hazineni öyle bir yerde biriktir ve sakla ki, yatırımını öyle bir yere yap ki ne korona vurabilsin ne de başka bir şey.
Demek ki hem bireyler hem devletler koronadan etkilenmeyecek eserler bıraksınlar, yatırımlar yapsınlar. Akla ilk gelen ise iyiliktir, başkalarına yapacağımız iyilik.
Gönül ister ki sıradan normal günlerimizde acziyetimizi anlayalım, aklımızdan çıkarmayalım. Bunu yapmadığımız için Rabbimiz bugün olduğu gibi bize acziyetimizi gösteriyor;
“Bakın, işte siz busunuz, bundan ibaretsiniz, bu kadarcıktır gücünüz, kuvvetiniz” diyor. Elhamdülillah ki diyor. Ya hiç demese ve meseleyi mahşere bıraksa iyi mi olurdu? Unutmayalım ki uyanışların en anlamsızı mahşerde uyanmaktır.
Korona her şeyden önce küresel boyutta insanlığın acziyetini ortaya koymuştur. Bütün bir dünya âdeta kilitlenip kalmış, her şey durmuştur. Bunca teknoloji atıl duruma düşmüştür.
Evet, Allah (cc) kullarını her zaman uyarmakta, onlara âyetler göndermektedir
Şu var ki bu âyetler sadece kitaplarının âyetleri olmayabiliyor. Depremler, tsunamiler, yangınlar ve salgınlar da birer âyettir.
Ne mutlu bu âyetleri okuyup anlayabilenlere!
Mehmet Göktaş
Mehmet Göktaş