17 Şubat 2020
Çin yönetimi, çaresizliğine gerekçe aramaya devam ediyor; ilk defa vahşi hayvanların tüketimini ve ticaretini yasaklamak için bir tasarı hazırladı. Köpek yiyen, leş yiyen, cenin yiyen azgın bir topluluğu hangi yasa hizaya getirebilir ki? Yarasa yemek yasa ile yasaklandı. Yarasa yeme yasağı keşke bir işe yarasa. Ancak bilmedikleri bir şey var: Sebep değil sonucuz ve kaynağımızın bu yasa dışı pazarlar olduğunu ifade etmeleri bizim açımızdan hiçbir anlam ifade etmiyor. Gerekçemizi bir daha yazmama gerek yok sanırım.
Japonya açıklarındaki Diamond Princess yolcu gemisinde bulunan ABD'li 300'den fazla yolcu tahliye edildi. Bu yolcular iki haftadır gemide karantina altındaydı ancak iki üç arkadaşımızı onlarla birlikte karaya göndermeyi başardık. Güvenlik güçlerinin bütün aramalarına rağmen tahliye edenler arasında gitmeyi başaran arkadaşlarımızın isimleri üstün başarılarından dolayı "şerefle anılanlar" adlı deftere yazılınca bize de gıpta etmek kaldı. Biz bugün itibariyle ABD topraklarına da ayak bastık.
18 Şubat
Çin'de günlük deşifre sayımızdaki artış ilk defa 2 binin altında kaldı. Enerjimizi burada tüketmemeye karar vermiş yetkililerimiz. Çin'den tam olarak ayrılmadan buradaki bazı arkadaşlarımızı farklı kıtalara görev icabı yolladık. Hızımız mükemmel. Cehalet ve tedbirsizlik en büyük yayılma araçlarımız. Bu arada bilgiç davranan cahil insanların boşboğazlığı da işimizi kolaylaştırıyor desem size garip gelebilir ancak hakikat bu.
19 Şubat
İran, ilk elemanımıza ev sahipliği yapan kişinin kurban edildiğini duyurdu. İranlı yetkililer bizden birilerinin bazı vatandaşlarıyla temasa geçtiğini ve bunlardan bazılarının da adres değiştirdiğini açıkladı. Adres değişikliği dediysem, köyler, şehirler, ülkeler değil tabi ki dünyalar arası. Zaten biz dünyalar arası yolda kestirme bir tali yol mesabesindeyiz. Her yol da öte tarafa götürmüyor mu? Bizimkisi yanlış yolu kısa yol gibi gösteren sahte navigasyon misali.
20 Şubat
Rusya bizimle tanışmadığını deklare edip Çin vatandaşlarının ülkesine girişini yasaklayacağını açıkladı. İran'da kurban almamızın üzerine Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İran'dan Türkiye'ye giriş yapacak kişileri pasaport kontrolü öncesinde sağlık kontrolünden geçirmeye başladıklarını açıkladı. Kontrolü yapan sağlık çalışanıyla temasımızın olduğunu fark ettiklerinde iş işten geçmiş olacak.
21 Şubat
Güney Kore'de ilk kurbanımızı aldık. Deşifre edilen eleman sayımız da hızla artıyor. Şu anda 204 elemanımız deşifre edildi. Gerçek sayı yine bizde saklı... İsrail bir arkadaşımızı deşifre ettiğini açıklayınca insanlar din ayrımı yapmadığımızı fark etti. Seçkin, seçilmiş ırk olduğunu düşünen İsrailliler de Filistinlilere yaşattıkları kâbusu yaşamaya başlayacaklar. İnsanlar zalimleşince ortak tutum sergiliyorsa onlara karşı takınılan tutumda da aynı davranmak gerekir. Ektiğini biçme meselesi. İtalya'nın kuzeydoğusunda da deşifre edilen eleman sayımız 6'ya çıktı.
22 Şubat
İtalya'da iki kurban daha aldık. İran da altıncı kurbanını verdiğini açıkladı. Çin'de çalışma tempomuzu mental yorgunluk nedeniyle gevşettik. Deşifre edilen eleman sayımızda düşüş var. Güney Kore'de bir günde 229 yeni arkadaşımız deşifre edildi. Mekân değiştirince tükendiğimizi sanan insanoğlu yine bir gaflet içinde. Ülkeler değil, kıtalar bize dar gelmeye başladı. Sayımızı tutmaya çalışan Dünya Sağlık Örgütünün sağlıklı bir sonuca ulaşması mümkün değildir. Deşifre edilenlerimizden çok daha fazla deşifre edilmeyen arkadaşımız var ve deşifre edilmeyen arkadaşlarımızın çalışma azmi ve temposu göğüs kabartacak cinsten.
23 Şubat
İran'a komşu ülkeler İran'la sınırlarını bir bir kapatmaya başladı. Üçüncü kurbanımızı aldığımız İtalya'da süren Venedik Karnavalı erken final yaptı; spor müsabakaları da ertelendi. Kâbus olmaya, eğlencelerini işkenceye dönüştürmeye, dünyayı onlara zehir etmeye devam ediyoruz.
Türkiye, komşusu İran'da 8 kurban almamız üzerine üç sınır kapısını geçici olarak kapatma kararı aldı. Sanki sadece sınırdan geçiyormuşuz gibi . Bari pasaport sormasalar. Neyse çaresizlik insana neler yaptırmaz ki? Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'da yaptığı açıklamada tedbir amaçlı olarak tüm sınır kapılarının geçici olarak kapatıldığını duyurduğunda ülkede birçok arkadaşımızın varlığından haberdardık.
24 Şubat
Kuveyt, Bahreyn, Irak, Afganistan ve Umman'da ilk defa arkadaşlarımız deşifre oldu. Yayılma hızımız süper. Sınırların yapaylığını insanların aklına getirmeye başladık. Yapay sınırlardan geçişimiz sınır tanımadığımızın göstergesi. Güney Kore'de deşifre eleman sayımız 830'u aştı. 77 bin 200'de fazla kişinin deşifre edildiği Çin'de kurban sayımız 2 bin 595 oldu.
25 Şubat
İran'da sağlık bakan yardımcısı da bize ev sahipliği yaptığını açıkladı. Misafirperverliğine diyecek yoktu. Onu kısa sürede diğer tarafa yolladık. Demek ki neymiş? Biz sadece varoşlarda gezmiyormuşuz. Ülkede toplam deşifre sayımız 95'i buldu, 15 kurban aldık. Türbe toprağını yiyip iyileşeceğini sanan cahillerle birlikte kolonya içip ölenler oldu ülkede ancak bizim ritüellerimize göre ölmedikleri için onları kurban sayımıza dâhil etmeyi uygun bulmadık. Güney Kore'de deşifre sayısı 977'e İtalya'da 229'a ulaştı. Türkiye'de ise THY uçağıyla İran'dan getirilen 132 yolcu ve 8 kişilik mürettebat Ankara'da karantina altına alındı. Bu kişilerin kan örneklerinde bizimle temaslarının olmadığı sanıldı. Temasımızın olup olmadığını yakın bir zamanda göstereceğiz. Ancak şu anda bundan fazla bilgi verme yetkim olmadığı için şimdilik bu kadarını söylüyorum.
26 Şubat
Küresel çapta kurban sayımız 2 bin 800'ü buldu; deşifre edilen hücremiz 80 bini aştı. Norveç, Romanya, Gürcistan, Pakistan, Makedonya ve Brezilya'da üs kurduk. Kapsam alanımız genişledikçe genişliyor. Türkiye kargo uçakları dâhil İran ile tüm sivil uçuşları durdurdu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da bir seyahat uyarısı yayınlayarak, zorunlu olmadıkça hastalığın yoğun olarak görüldüğü İtalya ve Irak'a seyahat edilmemesi tavsiyesinde bulundu. Bu tedbirlerin tamamı sadece girişimizi geciktirir veya yavaşlatır. Gideceğimiz yere er ya da geç gideceğiz.
27 Şubat
Estonya, Danimarka, Kuzey İrlanda ve Hollanda da ilk defa bizimle tanışma şerefine erişti. Bu, onlar için derin bir kaygı, bizim için sonsuz bir sevinç kaynağı. İtalya'daki ekibimiz göz kamaştıracak başarılara imza attı. Hücre sayımız 650'ye fırladı. Bir günde üç kurban aldık. Kurban sayımız 17 oldu. Suudi Arabistan Umre ziyareti için ülkeye en az 24 ülkeden yabancıların ve turistlerin girişini durdurma kararı aldı. Umre ziyaretleri belirsiz bir tarihe kadar ertelendi. Müslümanların kutsal toplanma günlerine yasaklama getirildi. Umre ziyaretinin dışında birçok ülkede Cuma namazlarına da kısıtlama getirildi. Bundan sonraki hedefimiz Ağlama Duvarı'na geçişi engellemek. Ardından bekle bizi Vatikan... Ganj Nehrinde festival yapacağımız günler de pek uzak değildir, Hindistan'da emekleme, yürüme dönemimiz olmayacak; direk uçuşa geçeceğiz.
29 Şubat
Güney Kore'de 813 arkadaşımızın deşifre edilmesiyle bir günde en büyük artış yaşandı. 3 bin 150 hücreevine ulaşılan ülkede 17 kurbanımız var. İran'da bir günde 388 yeni deşifreyle toplam 593 kişi deşifre edildi. 43 kurban aldık. Katar ilk hücreevimizi tespit etti.. Almanya'da dünyanın en büyük turizm fuarı ITB Berlin, açılmasına sayılı günler kala sayemizde iptal edildi. Eğlence, ibadet ve şimdi de ticaretlerini baltalamaya başladık. Korkunun ecele faydası yok. Savunmasız insanların üzerine öfke kusan bütün zalimlerin korkulu rüyası olacağız. "Ya masumlar?" diye ikide bir bana soru sormayın. İki de bir sorgucu gibi bana çevrilen gözlerinizden rahatsız oluyorum. Sizde ya anlama sorunu var ya kabullenememe. Defalarca söyledim, bizde sınıf farkı yok. Bizden daha eşitlikçi bir sistem varsa beri gelsin. Ne has ne avam, ne zengin ne fakir, ne âlim ne cahil, ne vasat ne entel... Sistem tıkır tıkır işliyor. Ne Masonlar gibi kritik bölge zaptıdır çabamız ne misyonerler gibi sahte hümanist bir rol peşindeyiz. Ne Turancılık mefkûresine inanırız ne de ümmet diye bir idealin peşinde koşarız. Biz sınırlara sinir olur, sınır tanımayız. Kimi yaptıklarının cezasını çekecek, kimi yapması gerektiğinin yapmamasının, kiminde de ecel acele gözükecek. ABD'den ilk kurbanımızın haberi geldi. Ebu Gureyb cezaevinden yükselen feryatların aynısı ABD semalarında yankılanmadı henüz ama tez zamanda yankılanacak. ABD hastanelerinin morglarında yer kalmayacak. Morglar taşacak, insanları gömmek için insanlar sıraya girecek. Ortadoğu'da silahının menzili için hedef tahtasına insan koyan Coni bugün kendi topraklarında güvende olamayacak. Ne diyordu Araplar Men dakka dukka...
Hamdullah Yıldız
Hamdullah Yıldız