İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Kâfirun Suresi'nin Tefsiri - 4

2022-07-01
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

  • Surenin İcmalî Tefsiri
قُلْ یَا أَیُّهَا الْكَافِرُونَ (De ki: “Ey Kâfirler!) Er-Razi “قُلْ” emrinde kırk incelik olduğunu belirterek bunları uzun uzadıya açıklar. Özetle: “Ey kâfirler” ifadesi o güne kadar Hz. Peygamberin (s.a.s) hiç kullanmadığı bir hitap şeklidir. Çünkü O (s.a.s) muhataplarını rencide edici her türlü söz ve davranıştan kaçınmıştır. Hal böyleyken bu hitap öncekilerine göre biraz kaba durunca, “قُلْ” sözünün önemi ortaya çıkmıştır. Kendisine “neden böyle bir üslup kullandın” diye soranlara o; “bana ne deniyorsa onu söylüyorum” diye cevap vererek vahiyle hareket ettiğini söylemiştir.[1] Elmalılı, bu ayeti şöyle tefsir eder: “Ey o Yüce Allah'tan başkasına tapan ve bundan böyle imana gelmeyecekleri Yüce Allah'a malum bulunan müşrik kâfirler!”[2] Maverdi de aynı minvalde görüş belirtir ve burada kastedilen kâfirlerin küfür üzere ölen kâfirler olduğunu söyler.[3] Genel görüş yukarıda belirtildiği gibi olmakla beraber bizce “küfür” ifadesinin sıfat olmasından dolayı ayetin muhatapları sadece Mekke müşriklerinden kâfir olanlar değil, onlarla beraber kıyamete kadar gelecek olan ve küfür üzere ölecekleri Yüce Allah indinde belli olan tüm kâfirlerdir. لا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ (Taptıklarınıza tapmıyorum/tapmayacağım.) Sa’lebî’ye göre ayet şimdiki zamanı ifade ediyor. Yani “Sizin taptığınıza/taptıklarınıza tapmıyorum.”[4] Elmalılı’ya göre ayet hem şimdiki hem de gelecek zamanı içinde barındırır. Ona göre ayet: “Sizin taptıklarınıza ne şimdi ne de gelecekte tapmam” anlamına gelmektedir.”[5] Er-Razi ise “لا” yı delil göstererek ayetin geleceği ifade ettiğini belirtir. Ona göre ayet: “Sizin ibadet ettiklerinize ibadet etmeyeceğim” manasına gelir.[6] وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmiyor/etmeyeceksiniz.) Bu ayette de yukarıdaki ayette olduğu gibi kimi alimler şimdiki zaman anlamı kimi de gelecek zaman anlamı vermiştir. وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ (Ve ben sizin taptığınıza/taptıklarınıza tapıcı değilim.) Ayetlerin barındırdıkları zaman ihtimalleri muhataplarında zaman mefhumunu ortadan kaldırmış ve mutlak bir mana meydana getirmiştir. Yaptıkları şey öteden beri küfürdür buna devam ettikleri sürece de küfürde kalmaya devam edeceklerdir. Hz. Peygamber (s.a.s) ne geçmişte ne şimdi ne de gelecekte onların taptıklarına tapmamış, tapmıyor ve tapmayacaktır. Bu da istedikleri şeyin muhal olduğunu ortaya koyar. وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ (Ve siz benim ibadet ettiğime ibadet ediciler değilsiniz.) Tefsiri yukarıda verilmişti. لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ Yukarıda zikredilen ayetlerin tam neticesi bu ayette ortaya çıkmaktadır. Bu ayet müfessirler arasında farklı şekillerde tefsir edilmiş ve yapılan tefsirler bireysel yaşamı etkilediği kadar toplumsal yaşamı da etkilemiştir. O yüzden bu ayeti biraz daha derinlemesine incelemeye gayret edeceğiz. Genellikle “sizin dininiz size benim dinim bana” şeklinde çevrilen ayetin bu şekilde çevrilmesi ve anlaşılması isabetli midir? Hz. Peygamber (s.a.s) bu ayetten sonra kâfirlere karışmamış ve onların dinlerine saygı mı göstermiştir yoksa küfürle mücadelesine kaldığı yerden devam mı etmiştir? Semerkandî’ye göre Hz. Muhammed (s.a.s) bu ayetle kâfirlere; ben size anlatacaklarımı anlattım ve tevhîd diniyle ilgili tüm delilleri getirdim. Bundan sonra yapabileceğim bir şey kalmadı. Siz kendi dininizde devam edin ben de kendi dinimde devam edeceğim. İlerde yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz, demiştir.[7] Seyyid Kutub’a göre bu ayet İslam’la küfrü birbirinden tamamıyla ayırmış, müminlerle kâfirlerin hiçbir bağlarının kalmadığını ortaya koymuştur. Bu ayrılık inançta olduğu gibi yaşamda, düşüncede ve metotta meydana gelmiştir. İnsanlar bazen cahiliyye düşüncelerini İslam’la karıştırabilirler. Hatta zamanla cahiliyle inanışlarını İslam inanışıymış gibi de görebilirler. Doğru yoldan sapmanın mümkün olduğu bir ortamda bu ayet, her şeyi birbirinden ayırmakta, hak ile batılı net bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Böylece davetçi cahiliyye sisteminden farklı bir yol üzerinde olduğunu ortaya koymakta ve yolunu netleştirmektedir.[8] Aslında bu ayet kâfirlere üstü kapalı bir tehdittir. Siz küfrünüz üzerine devam edin biz de tevhîd üzerine devam edeceğiz ve mücadelemiz aralıksız sürecektir. “Din” kelimesi ceza olarak ele alındığında kâfirlere, “sizin yaptıklarınızın cezası/karşılığı size, benim yaptıklarımın cezası/karşılığı da banadır” demek olur ki bu da bir tehdit şeklidir.[9] Mevdudî bu ayeti şöyle tefsir eder: “Benim dinim ayrı, sizin dininiz ayrıdır. Ne ben sizin taptıklarınıza taparım ne de siz benim taptığıma taparsınız. Yollarımız ayrıdır ve hiçbir şekilde birleşmez. Bu kâfirlerden beraattir, onlara karşı hoşgörülü olmak değildir. Aynı şekilde kâfirlerin Müslümanlarla hiçbir zaman uzlaşmayacaklarını, onların Müslümanlar kendi dinlerine tabi olmadıkça beraber olmayacaklarını ortaya koymaktadır. Bu beraat ilanı, bu sureden sonra nazil olan Mekki surelerde peş peşe tekrarlanmıştır. “...benim yaptığım bana, sizin yaptığınız size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptığınızdan uzağım”, “De ki ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam. Sizi öldürecek olan Allah'a taparım. Bana Müminlerden olmam emredilmiştir.” [10] “Şayet sana, karşı gelirlerse, ben sizin yaptıklarınızdan uzağım de.”[11] “Bizim işlediğimiz suçtan siz sorulacak değilsiniz, biz de sizin işlediğinizden sorulacak değiliz. De ki, Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak sonra aramızda hak ile hükmedecektir. En adil hüküm veren, bilen O'dur.”[12] “De ki ey kavmim, durumunuza göre çalışın, ben de çalışıyorum. Yakında bileceksiniz, kendisini rezil edecek azab kime geliyor ve sürekli azab kimin üzerine konuyor?”[13] Kur'an-ı Kerim'in bu peş peşe açıklamaları ve لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ ifadesinin anlamı, “siz kendi dininize devam edin, ben de kendi dinime devam edeyim” değildir. Aslında maksat bu ayette buyurulduğu gibidir: “De ki, ben dinimi yalnız Yüce Allah'a halis kılarak O'na kulluk ediyorum.”[14] İslam “Dinde zorlama yoktur” ilkesiyle kimseyi tevhîd inancını kabul etmeye zorlamaz. Fakat bu küfre rıza gösterdiği veya küfre tolerans tanıdığı için değildir. Bilakis insanları inançlarını tercih etmeleri konusunda serbest bırakma gayesi taşımasındandır. Küfre rıza küfürdür. Yüce Allah küfre rıza göstermez;[15] ancak, insanların tercihlerinde iradelerine de müdahale etmez. “لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ” ayeti asla küfre rıza ve hoşgörü anlamında değildir. “Bırakın kâfirler nasıl istiyorlarsa öyle yaşasınlar, onların dini onlara bizim dinimiz bize”, şeklindeki anlayış bu ayetin vermek istediği mesajdan fersah fersah uzaktır. Surenin nüzul sebebiyle ilgili yapılan rivayetlere bakıldığında şu açık ve net bir şekilde görülür ki Mekke müşrikleri önünü alamadıkları İslam’ı kendi dinleriyle uzlaştırarak yozlaştırmak istemektedirler. Amaçları bu dini kabul etmek değil, itibarsızlaştırmaktır. Çünkü Resûlullah’ın (s.a.s) kendi dinlerine -velev ki göstermelik bile olsa- iltifat etmesi dinlerine itibar kazandıracak, diğer insanların gözünde meşrulaştıracaktır. Hatta zamanla Resulullah’ın (s.a.s) davetinin bir ehemmiyeti bile kalmayacaktır. Bu hareket Müslümanların Mekke şirk sistemiyle entegrasyonunun yolunu açacak ve sistemin bir parçası haline getirecektir. Her şeyi bilen Yüce Allah, müşriklerin bu sinsi planlarını bildiği için onlara o güne kadar kullanılmayan çok sert bir ifadeyle seslenmiş “Ey kâfirler” diyerek kurmak istedikleri tuzaklarını boşa çıkarmıştır. Surenin son ayeti de Müslümanların küfürle hiçbir şekilde bir bağlarının olamayacağını, hoşgörü ve toleransın söz konusu bile edilmeyeceğini belirten son noktadır. Zira kafirler kıyamete kadar aynı yöntemi deneyeceklerdir. İslami mücadeleyi itibarsızlaştırmak için kendi inançlarını Müslümanların nezdinde meşrulaştıracak sonra da tedricen Müslümanları dinlerinden uzaklaştıracaklardır.   [1] er-Razi, Mefatihu’l Gayb, 32/323. [2] Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 10/370. [3] el Maveridî, en-Nüketu ve’l Uyun, 357. [4] es-Se’lebî, el Keşfu ve’l Beyan, 20/315. [5] Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 10/370. [6] Er-Razi, Mefatihu'l Gayb, 32/323. [7] Ebu Leys Nasır b. Muhammed b. Ahmed b. İbrahim Semerkandî, Bahru’l Ulum (Beyrut: Daru’l Kutubu’l İlmiyye, ts.), 521. [8] Seyyid Kutub, “Fizilali’l Kur’ân”, (İstanbul: Dünya Yayıncılık, 2003), 18/590-591. [9] Er-Razi, Mefatihu'l Gayb, 32/323. [10] el Yunus 10/41, 104. [11] el Şuara 26/216. [12] el Sebe 34/25-26. [13] el Zümer 39/39-40 [14] el Zümer 30/14, Ebu’l Al’a Mevdudî, Tefhîmu’l Kur’ân, çev. Muhammed Han Kayanî vd. (İstanbul: İnsan Yayınları, 1996), 7/283. [15] el Zümer 39/7.
Genel

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS