Ulaşamıyor sana ellerim
Sınırlar var aramızda
Tağutların çizdiği sınırlar
Acziyet içinde izliyorum seni
Yüreğim kan ağlayarak
Gözyaşlarımın adı hüzün
Bir taraftan da yüreğim gıptayla dolu
Özlemle
İmanla
Aşkla
Adeviye üzerinde geziniyor ruhum
Nahda’dan yükselen şarkılarla coşarak
Özgürlük şarkıları
Habili direnişin
Yusufi sabrın
Musavi yiğitliğin
Muhammedi cesaretin nağmeleriyle dolu şarkılar
Özgürlük denilince
Adalet ve yiğitlik
Sen geliyorsun akla Mısırlı kardeş
Mazlum halkların yüreği Kahire sokaklarında atmakta
Ayaklar altında çiğneniyor barbar batı
Sahte değer ve erdemleriyle
Kardeşim
Müslüman kardeşim
Bahar yağmurları gibi yıkadın
Ve temmuz güneşi gibi aydınlattın
Dünya sevgisiyle kirlenmiş
Ölüm korkusuyla gevşemiş
Cehalet labirentleri içinde kaybolmuş
Adalet susamışlığıyla sarhoş ruhlarımızı
Ve öğretmen oldun
Cennet yolcusu olmanın elifbasını öğrendik
Kılıcın kan karşısındaki zaafiyetini
Şehadetin
Şehitliğin en büyük silah olduğunu
Tekrar hatırladık Yusufları
Tekrar hatırladık zindanları
Ve o upuzun yolu
Zindandan saraya giden yolu
Ey kardeşim
Dik dur
Sakın eğilme
Pes etme
Sen Musa’nın asasısın
Denizleri firavn için kabristan yapan
Sen Yusuf’un rüyasısın
Zindandan saraya yükselten
Sen İbrahim’in duasısın
Salihlere önder yapan
Kardeşim
Ey kardeşim
El-Benna’nın gözlerindeki ışık
Kutub’un yüzündeki onur abidesi
Düşmandan asla özür dilemeyen
Muştun yükseliyor göklere
Mazlumların yüreğinde gür bir çığlığa dönüşerek
Ya zaferlerden bir zafer
İzzet ve onur getiren
Ya da şehadet
Allah’a akıp giden
Adn cennetlerine uçurup götüren
Sadullah Aydın / İnzar Dergisi – Eylül 2013 (108. Sayı)
Sadullah Aydın