İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

İslami Hareketin Problemleri - 2

2013-04-15
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

İslami hareketin problemlerini ele alırken ikinci olarak ele alacağımız sorun, İslami harekette aşamacılığın yeterince kavranamayışıdır. İslam’ın temel kaynağı Kur’an ve Kur’anın yaşayan hali Nebi(a.s.) ve ...
İslami hareketin problemlerini ele alırken ikinci olarak ele alacağımız sorun, İslami harekette aşamacılığın yeterince kavranamayışıdır.

İslam’ın temel kaynağı Kur’an ve Kur’anın yaşayan hali Nebi(a.s.) ve yaşadığı saadet asrı incelendiği zaman görülecektir ki İslami hareket bir aşamalar silsilesidir. Halkalar halinde birbirini takip eden bu aşamalar, nihayetinde bir zincir oluşturmakta ve bu zincirin bütünü İslami hareketi meydana getirmektedir. Merhalecilik ve aşamacılık anlayışında en can alıcı nokta şudur: Peygamber(a.s.) zaman ve zeminin şartlarına göre hareket etmiş, konjonktür neyi gerektirmiş ise ilahi hudutlar içerisinde o konjonktüre uygun davranmıştır. Yani “Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğüt ile davet et” ayetindeki hikmet, Peygamber(a.s.)’da müşahhas hale gelmiştir. Evet İslami hareket bir hikmet yoludur. Müslüman davetçi neyi nerede, ne zaman, nasıl yapacağını iyi bilir. Toplumsal eğilimleri ve toplumsal normları göz ardı etmeden hikmet ile İslam yoluna davet eder. Yaptığı davranış hak olmak ile beraber, temiz vicdanlarda da haklılığını ortaya koyar. “Ben yaptım, oldu, bitti. Herkes bana hak vermelidir, beni haklı görmelidir” demez. Haklılığını da elden geldiğince ispat eder. Hatta bazen o an için haksız görünecekse o davranışı gerçekleştirmek için haklı görüneceği zamana kadar davranışı erteler, uygun zemin ve zamanı bekler veya uygun zemini kendisi oluşturur. Çünkü İslami hareketin bir yükümlülüğü de uygun şartları oluşturarak toplumsal dönüşümün önünü açmaktır. Hedefe doğru varırken uygun şartları kendisi hazırlar.

Yüzyıllardır ifsad edilmek için uğraşılan ve bir çok alanda asli dinamiklerini kaybetmiş olan İslam toplumunun bir anda dönüşümünü beklemek, kainatta cari olan adetullaha aykırıdır. Küfür bugünkü sistemini kurmak için uzun uğraşlar vermiş, ciddi anlamda bedeller ödemiş ve bunun sonucunda toplumsal katmanları tek tek ifsad etmiş, hak çizgiden uzaklaştırmış, İslam ümmetini bir sürü haline getirmiştir. Öyleyse İslami harekette yeniden tüm halkaları tek tek ıslah ederek İslam ümmetini yeniden ihya etmek gerekir. İşte İslami hareketin aşamacı ve merhaleci kimliği bu noktada çok önem arz eder. İslam ümmeti aşama aşama bozulurken ihyası da elbette aşama aşama gerçekleşmelidir. Tabi burada Allah azim’uş şanın İslam Ümmetinin yar ve yardımcısı olduğu göz ardı edilmemelidir.

İslam’ın aşamacılık anlayışında her bireyin yeni oluşan şartlara adaptasyonu çok önemlidir. Bu noktada bireyin içinde bulunulan aşamayı, aşamanın dinamiklerini çok iyi kavraması gereklidir. Bunun içinde hareketin o an içinde bulunulan aşamanın gereklerini ortaya sermesi, bireylerden beklenen durumları net olarak serd etmesi önem ifade eder. Muğlak bırakılan stratejiler, net olarak ortaya konamayan hedefler bireylerin kafasında karışıklıklar oluşturur. Bu durum da çoğu ferdin kendini işine tam vermesini engeller. Zihinlerde şüpheler oluşmaya, düşüncelerde yanlış çıkarımların peyda olmasına sebep olur.

Ferd, İslami hareketin içinde bulunduğu aşamada o aşamanın gereklerini en ince noktasına kadar kavramalıdır. Dünya çapında yaşanan süreçleri iyi takip etmeli, günün konjonktürünün neleri gerektirdiğini iyice anlamalıdır. Unutulmamalıdır ki kendi zamanının şartlarını iyice okuyamayan bireyler o zamandaki toplumsal değişim ve dönüşümün öncüleri olamazlar. Toplumsal dönüşümün oluşabilmesi için kendi zamanını çok iyi okuyan ve dönüşümün dinamiklerini çok iyi yakalayabilen bireylere ihtiyaç vardır.

Fert, İslami hareket ile eşit kulvarlarda ve birbirlerine denk bir hızda ilerlemelidir. Fert kendini İslami harekete göre şekillendirmeli, kendini İslami harekete uydurmalıdır. Hareketin kendisini bireye göre şekillendirmesini beklemek hata olur. Hareket lokomotif, İslami hareket ferdi ise o lokomotife tabi olan vagon misali olmalıdır. Birey; hareketin kendisine göre şekillenmesini, kendisine tabi olmasını beklememelidir. Tabi İslami hareketin de açılımlar gerçekleştirirken yeni atılımlar yaparken bu atılımın olabilirliğini çok iyi tespit etmesi gerekir. Acaba bireyler yeni aşamayı kaldırabilecek yeterlilikte mi, bu işi yüklenebilecek imkan ve mesaiye sahipler mi? İyi karar verilmelidir. Bir-iki yerin şartları oluşmuşsa bütün yerlerin şartlarını göz ardı ederek kararlar almak başarı şansını düşürecektir. Hareket elindeki imkanlar çerçevesinde atılımlar gerçekleştirmelidir. Aksi durumda elindeki bireyleri de kaybetme olasılığı artacaktır. İslami hareket kendisini oluşturan bireylerin imkan ve şartlarını yakinen bilmeli ve ona göre atılım gerçekleştirmelidir.

Her aşama kendi içerisinde özel durumlar barındırır. Bu özel durumların varlığı kabul edilmeli ve hareket tüm aşamalarda gereken boyutlarda esnek olabilmelidir. Bu esneklik bireylerde atalet ve gevşekliğe sebep olmamalı, işler düzen ve intizam içerisinde olmalıdır. Planlamalar tam yapılmalı, otokontrol mekanizması düzenli işlemelidir. Bazen kurallara uyalım denilerek fertler feda edilir. Bu doğru bir çıkarım değildir. İslam’ın evrensel ilkelerine muhalif olunmadığı sürece bireysel ayrılıkların varlığı göz ardı edilmemeli ve kuralların uygulanışında bu bireysel farklılıklardan dolayı esnek olunabilmelidir. Kurallar dogmatik bir hale gelmemeli, gerekirse ferdin selameti için kurallar esnetilebilmelidir. Hareketin yürüyebilmesi için genel-geçer ilkeler zaten olacaktır. Uygulamada bu noktalarda sorunlar çıkıyorsa zamanın olayları rayına oturtabilme gerçeğinden istifade edilmelidir. Zaman çoğu kere ilaç gibidir. Ama bu durum sorunların çözümünü geciktirmeyi veya ihmal etmeyi doğurmamalıdır. Mühlet verilmesi ayrı, ihmal edilmesi ayrı şeydir.

İslam’da aşamacılığın varlığı bir rahmettir. Bireyler aceleci davranmadan sürecin gereklerini yerine getirebilmelidir. Acele etmek o ana kadar harcanan tüm emeğin heder olmasına sebep olabilir. İhtiyatlı davranılmalı, ama yürüyüşte ağır olunmamalıdır. Atalet ne kadar kötü ise acelecilikte o derecede kötüdür. Hak olan, mutedil ve orta olandır.

Nasip olursa İslami hareketin problemlerine daha sonra değinmeye devam edeceğiz. Çaba bizden, Tevfik ise alemlerin yegane sahibi Allah azim’uş şandandır. Şimdilik wesselam…

Zülfikar Fırat / İnzar Dergisi – Nisan 2013

 

 


Zülfikar Fırat

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS