Allah’ın adıyla!
Allah’a hamd ederiz. O ki nasıl davranacağımızı ortaya çıkarmak için hayatı ve ölümü yarattı. Hayatın en zirvesine de kutsallar için feda edilen hayatı koydu.
Efendimiz Muhammed Mustafa’ya salat ve selam ederiz. O ki, hayatın ne kadar mukaddes olduğunu hayata verdiği değerle bizlere gösterdi. Ama kutsallar söz konusu olduğu zaman, insanlığın yegane kurtuluşu Allah tarafından gönderilen yüce dava söz konusu olduğu zaman en mukaddes hayatın bu uğurda feda edilen hayat olduğunu da bizlere öğretti.
Onun Ehl-i Beytine ve kutlu ashabına da selam ederiz. Zira onlar o yüce dava söz konusu olduğunda yalnızca kendi hayatlarını değil sevdiklerinin de hayatlarının nasıl feda edilmesi gerektiğini Efendimizden aldıkları terbiye ile bizlere gösterdiler.
İslam’ın altın çağına ulaşacak kadar yaşamakla imtihan olunmuş sahabenin hemen hepsinin Bedir’de, Uhud’da şehid düşen kardeşlerine hasretle özendiklerine dair rivayetleri hemen hepimiz okumuşuzdur.
Yine yüce İslam davası söz konusu olduğunda Ehl-i Beytin nasıl bir bütün olarak feda yolculuğuna, Kerbela diyarına yol aldıklarını bilmeyen yok…
İslam davasının değerleri söz konusu olduğu zaman candan geçmenin bir fazilet olduğu değil de bir görev olduğuna dair örnekler o kadar çoktur ki koca tarihimizin hacmine bile fazla gelir.
Durum bu iken bu ümmetin yiğitlerine şehadeti sevdirme, şehadete teşvik etme manasına gelecek şekilde İnzar’ın dosya konusu olarak seçmek neye? Evet, gerçekten bu manaya gelse bile bu manada değildir. İnzar ailesi olarak bizler arada sırada şehadet konusuyla sayfalarımıza bir kudsiyet addediyoruz. Hem bu makamı yad etmekle o yüce makamlara çıkmış olan yiğit erlere özlemimizi dile getirmiş oluyoruz. O yüce insanları yad etmekle sayfalarımızı şereflendirirken vefaya olan bağlılığımızı ikrar etmiş oluyoruz.
Bu bağlamda Dr. Abdulkadir Turan hocamız şehidlerin ardından şehid olmaya özlem duyan müminlerin duygularına tercüman olma babında hem ashabdan hem de değerli iki büyük komutan Nureddin Zengi ile Selahaddin Eyyubi’nin hayatlarından örneklerle konuya ışık tutuyor.
Mehmet Şenlik hocamız şehadet makamında olanların hem dünyada hem de ahirette erdikleri büyük mükafatı yazının her tarafına bolca serptiği ayet ve hadislerin ışığında açıklıyor. Tefsir köşesinde ise Al-i İmran Suresi 169. Ayetinin yalnızca şehadet makamının yüceliğine işaret eden bir ayet olmadığını ama aynı şekilde geride kalanların omuzlarına yüklenmiş ağırlığı hafifletmek suretiyle onlara bir teselli olduğuna işaret eden bir yazı ile konumuza katkı sağlanmış.
Bu şehitler ayı olarak tanınmış şubat ayında şehit olan her biri dünyalara bedel şehitlerimizden bazılarının hayatına dair yazıları da bulacaksınız bu ayki sayısında İnzar dergisinin…
Sizleri derginizle baş başa bırakırken Allah’tan şehidlerin makamlarını ali etmesini bizleri de onların şefaatine nail etmesini diliyoruz.
Editör
Editör