İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Her şey en ince yerinden, zulüm en kalın yerinden kopar

2020-08-11
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Bu konuda kimler yazmadı ki! Nasıl olmasın! Bu konu, insanlık tarihinin en önemli konularından biri olmuştur. Öyle ki, insanlık tarihi bir adaletsizlikle yani bir zulümle başladı. Ve görünen o ki, adaletsizlikler, haksızlıklar, bir başka deyişle zulümler insanlık tarihinin sonunu getirecek. Nerede bir kaos, savaş, çatışma, kargaşa, kavga varsa orada bir adaletsizlik yani bir zulüm vardır. Ne kadar olumsuz bir vakı’a varsa altında bir adaletsizliğin yani bir zulmün ve bir zalimin imzası vardır. Kısacası nerede bir terslik varsa, orada olması gereken bir hal, olması gereken yerde değildir. Orada bir adaletsizlik, haksızlık söz konusudur. Bir şeyin öneminden bahsedilince hava, su ve ekmek gibi ihtiyaç denilir ve o şey zikredilip bunlara ilave edilir. Adalet de hava, su ve ekmek gibi ihtiyaçtır. Adaletin olmadığı yerde de insan nefes darlığı çekmiyor mu? Zulmün olduğu yerde doğru nefes almak mümkün müdür? Adalet de oksijen gibi sosyal hayatı ayakta tutan, hayata işlerlik kazandıran bir unsurdur. Anasır-ı Arba’, Xamse olsaydı herhalde beşincisi adalet olurdu. Adalet de insanın hayatından çıkarılamaz. Çıkmamalı… Çıktı mı ipler zalimin eline geçer, problemler oluşur ve bu problemler birbirlerini tetikler. Kan akar, gözyaşı akar, içtiğin suyun da, teneffüs ettiğin havanın da tadı-tuzu kalmaz. Adalet konusundan bahsedilince Hz. Ömer’i zikretmeden olmaz herhalde. Yolsuzluk yapacaklara bir uyarı niteliğinde olan devlet işlerini yürütürken hazinenin mumunu, şahsi işlerini yürütürken kendisine ait mumu kullanması hassasiyetinden bahsetmeyeceğiz. Hz. Ömer dönemine ait başka bir olay veya anekdot… O dönemde yeni Müslüman olmuş Gassan Meliki Kâbe’yi tavaf ederken bir Müslüman ile arasında bir anlaşmazlık, tatsız bir olay meydana gelir. Bizim yeni Müslüman Melik, tartıştığı kişiye bir yumruk atarak onun burnunu kırar. Olay büyür, Hz. Ömer olaya müdahale eder. Olayı araştırır ve bizim yeni Müslüman Melikimizin haksız olduğu sonucuna varır ve Gassan Melikine şöyle der: “Ya onun gönlünü al, ya da sana kıssas uygulanacak. O da senin burnunu kıracak”. Bizim yeni Müslüman Gassan Meliki şaşırır: “Olacak şey mi? Ciddi olamazsın. Ben bir hükümdarım. O ise halktan biri. Sosyal statülerimiz farklı ama!” Hz. Ömer ona şaşmaz kaideyi bildirir: “İslam’ın nazarında ikiniz eşitsiniz. Üstünlük takva iledir. Kim Allah’tan çok korkarsa o üstündür”… İşte böyle! Eskiden mahkemelerimiz böyleydi. Sonrası mı? Gassan Melikinin düşünceleri hâkim oldu. Üstünlerin hukuku hâkim olmaya başladı. Hukukun yani adaletin üstünlüğü ayaklar altına alındı. Nerede Peygamberimizin “Kızım Fatıma da olsa…” dediği o adalet? Nerede o hassas terazi… Gücü elinde bulunduranların, adaletten sapıp Gassan Meliki gibi düşünmelerinin asıl sebebi kendi menfaatlerini düşünmeleridir. Hukukun üstünlüğünü göz ardı etmeleri ve kibirleridir. Ama yanlış ve günübirlik düşündüklerinin farkında değillerdi. Hz. Ömer’in şu uyarısını göz ardı ediyorlardı; “Adalet, mülkün (devletin) temelidir”. Savaşların uzmanı Timurleng de işin sırrını anlamış ve şöyle demişti. “Ülkeler savaşla alınır, adaletle korunur”. Ülkeni füze ile korumaya çalışıp, devletin köklerinin danaburnu (cûbir) tarafından kemirilmesine fırsat verirsen, zemin hazırlarsan, ülkenin füzelerle beraber yıkıldığını göreceksin. Adalet kalkanı, ülkeyi her türlü füze rampalarından daha iyi koruyan bir düzenek ve savunma sistemidir. Dünyadaki bütün savaşların sebebi; gücü elinde bulunduranların güçlerine adalet mayasını katmamalarıdır. Yaşanılabilir bir ev, bir şehir, bir bölge, bir ülke, bir dünya için bir numaralı gereksinim adalettir. Adaletsizliğin de mimarı insanoğludur. İnsanoğlunu yeryüzünden silebilseydik, dünyanın yaşanabilir bir yer olduğunu görebilecektik. Çünkü bunca adaletsizliğin ve zulmün baş aktörü insanoğludur. İnsanoğlu olmazsa Allah’ın Adl sıfatının kâinatta güzel bir şekilde işlendiği görülecektir. Bediüzzaman Saîd Nursî Kur’an-ı Kerim’in dört ana konusunun olduğunu söyler ve bunların tevhid, haşir, nübevvet ve adalet olduğunu belirtir. Dünyanın neresine bakarsanız bakın, hangi coğrafyaya bakarsanız bakın genel olarak bir göz attığımızda bir şeylerin ters gittiği hemen anlaşılacaktır. Dünyada huzurun sağlanabilmesi için de dört önemli unsur vardır diyorum. 1-Adalet 2-Adalet 3-Adalet 4-Adalet… Kıssadan hisse diyelim mi? Bir gün bir hutbede bir vali Hz. Ömer’i o kadar över ki bir sahabe dayanamaz ve müdahale edip valiyi susturur. Olay Hz. Ömer’e intikal eder. Hz. Ömer çok sinirlenir, güvenlik güçlerince sahabeyi getirtir... Sahabe gelip selam verir ama o çok sinirlendiği için selamını da almaz. Ve onu valiye karşı yaptığı “saygısızlık” nedeniyle de azarlar. Sahabe de hema dümdüz: -Eğer ben bir suç işlediysem sen iki suç işledin. -Nasıl? -Sana selam verdim. Sen Allah’ın selamını almadın. Oysaki bana cevap vermeniz vucubiyetten idi. Bir suçlama nedeniyle tek taraflı davrandın. Beni suçlayanları dinledin ama beni dinlemedin. Tek tarafı dinleyerek hüküm verdin. Hz. Ömer hatasını anlayıp “Afwen” diyerek olayın içyüzünü anlatmasını istedi. -Tayin ettiğin vali seni o kadar çok övdü ki, cemaatin üzerinde senin Ebubekir’den daha üstün olduğun izlenimi bıraktı. Gerçek şu ki sen Ebubekir’in yarısı etmezsin. -Nasıl yarısı etmiyor muşum? -Rasulullah orduyu teçhiz edip yardım istediğinde sen servetinin yarısını vermiştin. Ebubekir ise servetinin tamamını vermişti. Bu beyanattan sonra Hz. Ömer ondan özür diledi. Kıssadan hisse demiştik. Herkes bir hisse çıkarırsa çok hisse ortaya çıkar. Bu cümle bir tweet gibi oldu. Herkes bir hisse çıkarırsa… Kısacası Hz. Ömer’ler göçüp gittikten sonra adaletin kuyusu kurutuldu. Ocağına incir ağacı dikildi. Kimin ileriye dönük bir binayı inşa etme düşüncesi varsa, belirlediği hedefleri gerçekleştirme arzusu varsa, binasını adalet temelinde inşa etmelidir. Yoksa bu bina prefabrik bir bina olur… Eğer zalim arkasına bakıp güçlü ve kalın bir ordu görüyorsa aklından çıkarmamalıdır ki “Her şey en ince yerinden zulüm is en kalın yerinden kopar”… Adaletin gereği yapılmadıkça, hiçbir devlet başkanı ve yetkileri elinde bulunduranlar rahat edemeyecektir. Konumuzu imamın her hafta hutbede okuduğu sözlerin en güzeli Kur’an-ı Kerim’in şu ayeti ve ayetin uzantısı bir hadis-i şerifle bitirelim. “Muhakkak Allah, adaleti ve iyilik yapmayı emreder. (Nahl 90). “Bir saat veya bir gün adaletle hükmetmek bir sene veya altmış sene nafile ibadetten hayırlıdır.(Hadis-i şerif) Yazımız bitti ama söylemesem içimde kalacak. Zulümlerden şikâyetçi mazlumların ellerine hüküm geçtiğinde onların da birer zalim kesildiğini bilmem sizin de dikkatinizi çekmiş mi? Neden böyle oluyor, hiç düşündünüz mü? Bunun cevabı; mazlum zalimi anlıyor, ama zalim mazlumu hiç anlamıyor, olabilir mi? Yine bir soru ortaya çıktı. Bu iş karıştırılınca sorular peş peşe geliyor. İyisi mi bir son vermek. Allah’a emanet olun. mehmetziyagumus@gmail.com
inzar

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS