İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

HACDA SİYAHİ DİRİLİŞ EL-HAC MALİK EL ŞAHBAZ (MALCOLM X) -2-

2022-02-25
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Malcolm X, oldukça zeki ve başarılı bir öğrencidir. O, İngilizce öğretmenini çok seviyordu. Bir gün onunla baş başa kaldığında o çok sevdiği İngilizce öğretmeni: - Artık büyüyorsun Malcolm, ne olmak istiyorsun? diye sorar. Malcolm, daha önce ne olacağı hakkında çok derin düşünmemiştir. O an için ağzından şu sözler dökülür: - Avukat olmak istiyorum! O, insanların renk, dil, sınıf, makam ve imkân gibi doğal farklılıklardan dolayı haksız bir ayrıştırma, ötekileştirme, haksızlığı ve bunun üzerinden oluşan mazlum ve mağdurluğu görüyor, yaşıyordu. Belki de o, siyahilerin haklarını savunmak ve beyaz adamın faşist duygularına karşı koymak için avukat olmak istediğini söyleyiverir. Malcolm’un bu cevabı beyaz(!) tenli öğretmenin gerçek yüzünü ortaya çıkarır. Malcolm, sınıfın tek siyahi öğrencisidir. Öğretmen, onun bu cevabı üzerine: - Biraz gerçekçi olmalısın, sen bir zencisin. Bunun için doğru düşünmen lazım. Niçin bir marangoz olmayı düşünmüyorsun? der. Malcolm, Bu cümlenin kendisinde oluşturduğu yıkıcı tesiri yıllar sonra şöyle anlatır: "Beyaz dünyada yeteneği ne olursa olsun kariyer hedefleyen bir siyahi için yer olmadığını düşündüm." Evet, bir zenci avukat, doktor, iş adamı olabilir miydi? Hayali bile onu ezilmesi ve rencide edilmesi için yeterdi. ABD’de de yıllarca birçok bina, ev ve bahçenin kapısına ‘Köpekler ve zenciler giremez!’ yazıları asıldı. Otobüslerde beyazla siyahın yan yana oturmasına müsaade edilmedi; hatta bir koltukta bir siyahi oturuyorsa gelen bir beyaza yerini vermeliydi. Her ne kadar son yıllarda Barack Obama gibi bazı siyahiler ABD’ye başkan olsa da onlar zihin ve ruh dünyası olarak hep bir beyaz gibi davrandı, kaldı ve beyazlara karşı kompleksli halden hiç kurtulmadılar. İnsanlara zenci muamelesi sadece ABD’ye has değildir. Hâkim anlayışın ve baskın zihniyetin olduğu her coğrafyada insanlar zenci ve köle İsaurra muamelesi görmektedir. Ülkemizde on yıllar boyunca Kemalizm, dindarlara aynı muameleyi yapmadı mı? İnsanlar, dini tercihlerinden dolayı okullarından atıldı, ikna odalarına alındı, akidesi ve sicili bozuk diye işlerinden kovuldu. Başörtülüler ve takkeli/sakallı insanlar ancak hizmetçi muamelesi gördü, askeri hastanelere, kışlalara ve hatta kimi zaman kamu kurumlarına alınmadılar. Yine Türk ırkçılığı üzerinden Zazalar ve Kürtler yıllarca dile ağır zulümler ve haksızlıklar yaşadı. Kart kurt sesleri’nden akla ziyan mitolojik hikâyeler üretildi. Öğretmenin bu küçük düşürücü yaklaşımı üzerine Malcolm ıslah evinden ayrılması gerektiğine karar verir. Malcolm, sekizinci sınıfta ıslah evinden ayrılır. Boston’da yaşayan üvey ablası onu evine davet eder. Malcolm, Boston’a ablasının yanına taşınır. Malcolm, 14 yaşından 18 yaşına kadar burada ablasının evinde kalır. Boston’da birçok farklı işte çalışır. Malcolm, bir yandan çalışıp para kazanmak derdinde iken bir yandan da sokakların, gece hayatının ve çetelerin kucağına düşer. Malcolm, bir konser salonunda ayakkabı boyacılığı, müşterileri siyahi olan bir lokantada garsonluk yaptığı dönemde gece hayatıyla tanışır. Boston-New York arasında çalışan trenlerde sandviç sattığı dönemde siyahilerin yoğun yaşadığı meşhur Harlem’i tanır ve sever. Hakkındaki şikâyetler üzerine demir yollarında sandviç satılmasına müsaade edilmez ve işinden atılır. Harlem’de bir barda çalışmaya başlar. Çalıştığı bu ilk bar onun deyimiyle ‘Kendisi için bir mektep olur(!)’ Bu bar; Harlem’de dümenci, hırsız ve esrar satıcılarının takıldığı birkaç bardan biridir. Burada çalışırken birçok kirli işler adına çok şey öğrenir. Bir bakar ki kendini uyuşturucu, kadın ticareti, antika eşya hırsızlığı gibi ne kadar kirli ve haram iş varsa içinde bulur. Esrarlı sigara satışından ciddi paralar kazanır. Peşine düşen narkotik polisleri kendi taktikleriyle hep atlatır. Malcolm, bu dönemde aynı zamanda Amerika'nın ilk seyyar eroin satıcısı olur. Amerika`da yaşayan siyahiler üniversite mezunu olsa bile ancak ya bir hademe, ya çöpçü ya da bir kurumda ayak işlerini yapabilir. Hal böyle olunca Amerika`da yaşayan, özellikle Harlem`de yaşayan siyahiler için aşağılanma duygusu içinde bir işte çalışmaktansa bir çete kurmak, en iyi hırsız olabilmek veya bir düzen kurup öylece kendine göre bir hayatı yaşamak erdem olur. Bu düşünceyle Malcolm da kendi çetesini kurar ve antika eşya hırsızlığına başlar. Boston ve New York gibi şehirler, Malcolm’u bir anafor gibi içine çeker. Malcolm X Boston, New York gibi büyük şehirleri tanır; ama en önemlisi Harlem’in en hızlı kumarbazlarından biri olur. Malcolm, uzun boyu, açık teni ve kızıl saçlarıyla çevresini özellikle kadınları etkiliyordu. Sophia isimli bir beyaz kadın da Malcolm’dan etkilenir ve ona âşık olur. Sophia, beyaz tenli ve evli bir kadındır. Sophia’nın kocası ünlü ve zengin bir uyuşturucu baronudur. Bu zenginlik, Sophia üzerinden Malcolm’un ceplerine para olarak akıyordu. Malcolm, kaynağını umursamıyor ve araştırmıyordu. O sadece gelen paraya bakıyordu. İnsan, bir kez haram kazanç ve haksız para elde etmeye görsün. Onun gözünde helal kazanç, başkasının hakkı ve birilerinin alın teri gibi endişeler silinir gider. Cehalet, haram ve güç devşirme dönemi Malcolm, için tamamen manevi bir körlük ve ruhi bir karanlıktır.  Malcolm, Sophia’dan gelen bu para akışı için şunları anlatır: “… Artık Sophia'dan gittikçe daha fazla para istemeye başlamıştım; ama Sophia'nın benden bıkacağı yoktu, peşimi bırakmıyordu ve her gelişinde de daha fazla parayla geliyordu. Nereden buluyordu bu kadar parayı bilemiyordum.” Para hırsı Malcolm’un gözünü bürür. Artık kumardan kazanılan ve kızların getirdiği para Malcolm’u doyurmuyordu. Daha fazla, daha fazla istiyordu. Beyaz adam’a karşı parayla intikam almak istiyordu. Onu uyuşturarak, ona kumarda kaybettirerek ve kurduğu çeteyle evleri, bankaları soyarak intikam alabileceğini kabul eder. Hatta askerlik yaşı geldiğinde, ona ‘Amacın ne diye?’ sorulur. Verdiği cevap ruh halinin tercümanıdır: "Siyahi askerleri organize etmek, silah çalmak ve biraz kraker öldürmek için güneye gönderilmek istiyorum.” Bu cevap üzerine Malcolm X’in askerlik için zihinsel olarak yetersiz olduğu kararı alınır ve o, askerlikten muaf tutulur. Malcolm X’in çabasıyla, Sophia’nın kız kardeşi ev arkadaşı Shorty’e âşık olur. Malcolm, bu süreçte hem Sophia’yı hem de onun kız kardeşini bütün kirli ve haram işlerinde kullanmaya başlar. İki kız kardeşi anketör olarak evlere gönderiyor. Kızlar, anketör rolüyle gittikleri evlerdeki değerli eşyaları ve yerlerini tespit ediyor. Bilahare hedefe oturtulan ev soyuluyordu. Malcolm’un Sophia’lı günleri onun hayatının en çılgın ve en haramzade zamanlarıydı. Sophialı Malcolm, evler, barlar, kumarhaneler-kısacası Harlem sokakları- için adeta pimi çekilmiş bir bomba gibiydi. Öyle ki onu bürüyen para ve intikam hırsıyla her an birini çekip vurabilir ya da kendi ölümüne sebep olabiliyordu. Malcolm, çetesi ile uyuşturucu içip plan yaptığı bir gecede yaptığı tuhaflıkları ve içinde bulunduğu bu çirkef hali şöyle anlatır: “… Aramızda bunları konuşup planları gözden geçirirken, ben kasıtlı olarak onlardan biraz uzağa, bir somyanın üzerine uzanmıştım. Konuşurken ansızın belimden toplu tabancamı çektim ve içindeki altı merminin beşini çıkarttım, tabancanın içinde bir mermi daha kaldığını gösterdim onlara. Sonra tabancanın silindirini fırıl fırıl döndürdüm ve namluyu kafama dayadım. 'Şimdi, hepinizin ne kadar cesareti varmış, görelim bakalım' dedim. Gülümseyerek yüzlerine bakıyordum. Hepsinin ağzı da bir karış ayrılmış, çeneleri sarkmıştı. Namlu kafama dayalı dururken tetiği çektim; o anda çıkan klik sesini hepimiz duyduk. 'Şimdi baştan yapacağım' dedim. Vazgeçmem için her biri bir yandan yalvarıyordu bana. Shorty'nin ve Rudy'nin akıllarından benim üzerime atılmak geçtiği okunuyordu yüzlerinden…” Sophia ve Malcolm arasındaki yasak ilişki bir süre sonra ortaya çıkar. Sophia’nın kocası bunu öğrenir. Sophia, korkar ve Malcolm ile yaşadığı her şeyi itiraf eder. Malcolm ise olan bitenden habersiz bir tamirciye bıraktığı çalıntı saatini almaya gider. Orada bir sürprizle karşılanır. Bu sürpriz onu bekleyen polislerdir. Malcolm X, burada yakalanır ve kısa bir müddet sonra mahkeme karşısına çıkarılır. Gençlik yıllarının ilk dönemlerinde serserilik, şiddet, uyuşturucu vb. kötü alışkanlıkların hepsiyle tanışan Malcolm, doğal olarak bu işlerin kaçınılmaz sonu olan hapishane ile erken yaşta tanışır. Ve 21 yaşında iken 1946’da hırsızlıktan hapse mahkûm olur. Malcolm X’in yasal bağlamda 2 yıl ceza alması gerekiyor; ama mahkeme onun siyahi olma dezavantajı(!) üzerinden cezayı az bulur ve onu 10 yıl hapisle cezalandırır. Charlestown eyalet hapishanesine havale edilir. … Zorlukla geçen bir hayat… İnsanlığa ibret ve örnek olabilecek bir dönüşüm… Malcolm X çocukluğu ve gençliği ‘acı ve ibretle başlayan bir hayat’ şeklinde özetlenebilir. Malcolm’un hayatının kalan kısmının özeti ‘siyahi karşı koyuş ve iman mücadelesi’dir. Malcolm, Harlem’deki zevk ve sefasını, liderlik ve hükmünü hapishanede de sürdürmeye çalışır. Hapishane arkadaşlarına karşı acımasız, sert ve kabadır. 1946’nın Şubat’ında hücre cezası alır. Beyaz adama düşmanlığı onu bu cezayla Tanrı’ya da hasım yapar. Hücrede avazının çıktığı kadar bağırarak mukaddes bilinen her şeye  küfürler eder. Hapishanede adı ‘dinsiz ve İblis’e çıkar.   Bir gün mahkûmlardan biri onun bu tavrına karşı dinsizlik aleyhine bir konuşma yapar. İlginçtir, Malcolm onun bu konuşmasına karşı sessiz kalır. Belki de iç dünyasındaki dönüşümün ilk kıvılcımı bu dinsizlik aleyhindeki konuşma olur; çünkü o konuşmadan sonra Malcolm X, bir daha mukaddesata küfretmez, aleyhte konuşmaz. Hapishane günleri ona yavaş yavaş değişim kapısını aralar. Malcolm X 1948 yılında, Concord Hapishanesine nakledilir. Bir gün kardeşi, ona bir mektup gönderir. Malcolm, mektupla sevinmiştir. Hapishane günlerinde hatırlanmak insan ruhu üzerinde pozitif bir tetikleyicidir. Malcolm kardeşinden gelen mektup aslında bir davet mektubudur. Kardeşi ‘İslam Cemaati’ isimli bir yapıya katıldığını yazıyor ve onu ‘Allah’a, tevbeye ve doğruluğa’ çağırıyor. Kardeşlerinin birer birer Müslüman olduğu haberi de Malcolm’u hayretler içerisinde bırakır. Mektuptaki ‘Sigara içme, domuz eti yeme!’ gibi telkinler, ‘Allah ve Elijah Muhammed’ gibi isimler Malcolm X’in oldukça dikkatini çeker. Adeta onun hayatını merkezine oturan telkinler ve isimler olur. Bu mektup, onun hayatını baştan sona değiştirir. Malcolm, bir mektup üzerinden ilk kez duyduğu Elijah ve İslam hakkındaki ilk izlenimlerini şu duygularla dile getirir: “Bizimkilerin hepsi artık bana 'Muhterem Elijah Muhammed' diye takdim ettikleri ve bazen de 'Allah'ın Elçisi' olarak andıkları ufak tefek, narin yapılı bir adama bağlanmışlar ve toptan Müslüman olmuşlardı. Söylediklerine göre, Elijah Muhammed de 'bizim gibi bir siyah' adamdı. Amerika'da doğmuştu, Georgia’daki bir çiftlik evinde. Sonra ailesiyle birlikte Detroit'e göçmüştü ve orada Mr. Wallace. D. Fard adında ve 'insan suretine girmiş Tanrı' olduğunu iddia eden bir zatla tanışmıştı. Mr. Wallece D. Fard, Elijah Muhammed'e Allah'ın mesajını bildirmişti ve bu mesajı 'Kuzey Amerika vahşetinde yaşayan Yitik Buluntu İslam Cemaati durumundaki siyah halka iletmesini istemişti Elijah Muharnmed'den. kardeşlerimin hepsi beni de 'Muhterem Elijah Muhammed'in yoluna girmeye' teşvik edip duruyorlardı her fırsatta.” Malcolm’un İslam’la ilk tanışması bu mektupla olur. Karanlık, bir dünya samimiyet ve hidayet kokan bir mektuba karşı direnemez. Sonraki günlerde kardeşi gelip Malcolm`a ona İslam’ı ve Elijah Muhammed’i bire bir anlatır. Kardeşinin ikinci ziyareti Malcolm`un zihin dünyasına ekilen ciddi düşünceler olur. Malcolm’un isyandan günahlara, haksızlıktan dinsizliğe varan sapkınlık karanlığı en zifiri anında müjdeler içeren bir mektubun ışıklarına teslim olur. Beyaz adama, çeteler dünyasına ve haramzade baronlara meydan okuyan, kasırga olan Malcolm’un zihin ve gönül karanlığı iman aydınlığı karşısında direnemez. Hakka karşı hangi batıl, nura karşı hangi karanlık direnebilmiş ki Malcolm direnebilsin? Bir mektup vesilesiyle Allah ve İslam ile tanışan Malcolm büyük bir aydınlanma sürecine girer. Dünün meyhane, bar müdavimi siyahi güzel artık hapishane kütüphanesinin ilim aşığı olur. O, yıllarca okuma açlığı çeken bir insan olduğu için kütüphanede kitap, dergi, gazete ve bülten adına eline geçen her şeyi büyük bir şevk ve hızla okur. Malcolm, hidayetinin bidayeti günlerinde günde sadece beş saat uyur, vaktinin kalan kısmını kitap okumaya ayırır. Kısa sürede bilgi hazinesine iki milyon yeni kelime ekler. Bunu el yazması notlarından anlıyoruz. Hapishane gecelerinin loşluğu bir silueti resmeder. Beton zemine diz çöken, elleri semaya açılan ve için için Allah’tan af dileyen bir sluet. Bu siluet Malcolm X’ten başkası değildir. Kendisi bu silueti şöyle tasvir eder: "Yaşantım boyunca gördüğüm imtihanların en zoruydu. Bir günahkârın Allah`tan mağfiret dilemek için diz çökmesi, diz çöküp günahını kabullenmesi dünyanın en zor işi olsa gerek."  (Devam edecek)  
İbrahim Dağılma

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS