İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

GENÇLİK VE EĞLENCE

2022-07-20
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

1.  “Gençlik, geleceğin tohumudur” der Nurettin Topçu. “Her devrin gençliği, kendi enerjisini harcayabildiği alemde yaşıyor. Eski Mısır gençliği tabiatla çetin mücadelede, Sümer gençliği tapınakta, Yunan gençliği olimpiyatlarda, Roma gençliği ise forumda(şehir merkezi) kendi enerjisini harcadı. İlk İslam dünyasının yaşattığı gençlik, insanlığa hayır ve hizmet yarışında iken; Cengiz ve Moğol gençlerinin, kestikleri kafalardan kule yapmak hususunda yarıştıklarını görüyoruz” diyerek gençliğin tarih içerisinde enerjilerinin nasıl yönlendirildiğine de ayrıca dikkatimizi çeker. 2. Savaştayız! Liderliğini bizzat Kur’an’ın “Aduvvun Mubîn (apaçık düşman)” olarak nitelediği şeytanın yürüttüğü bir savaş. Yüzbinlerce yıllık tecrübesi, muazzam kini ve olanca azmiyle savaşı bütün zamanlara ve mekanlara taşımış bir düşman. Şeytan çok iyi biliyor ki; hakikatle buluşmuş bir genç, şeytanın kurduğu düzenin en büyük tehdididir. Bunun için şeytan, öncelikle nüfuz etmek istediği toplumun gençlerinin kolay bir şekilde uyuşturulacağı zeminler oluşturur. Bu yolda attığı adımların başında; bir toplumu inşa eden kavramlara uygun anlamlar yüklemek ve o anlamlar üzerinden bir yaşantı sunmak gelir. Şeytanın tek bir gayesi vardır: “ağacı yaşken eğmek”, yani; birey veya toplum hakikatle buluştuğunda artık onu anlayamayacak kadar yozlaştırmak ve ifsad etmek. 3. Geçmişten günümüze şeytanın kontrolündeki bütün güç odakları, geleceğin sahipleri oldukları için gençliği hedef almıştır. Gençliğin kendi içlerinde taşıdıkları potansiyel enerjilerini bir şekilde kanalize etmeye çalışmışlardır. Bu kanalize için kullanılan en etkili yöntemlerden birisi hiç şüphesiz fıtratımızda da bir ihtiyaç olarak bulunan eğlenme/eğlence ihtiyacıdır. Hayatın içindeki hiçbir kavramı basitçe ele almayacağımız gibi, eğlence kavramını da basitçe ele alamayız. Eğlenmek ‘sadece eğlenmek’ değildir. Hayatın diğer gereksinimleri gibi olmayan bir eylemdir. Hayatımızdaki çoğu eylemin belirli bir gayesi vardır. Yemek, içmek, uyumak, alışveriş, okumak vb. gibi. Oysa “eğlenme, gayesi kendinde olan bir eylemdir.” Eğlenmenin amacı eğlenmiş olmaktır. Eğlenme anında insanda meydana gelen biyolojik ve psikolojik etkilerden dolayı insan artık eğlenmeye başlamadan önceki halinden farklı biridir. Bunun için odaklanmamız gereken nokta şudur: Diğer bütün eylemlerimiz gibi bu eylemimizi de mensup olduğumuz dünya görüşü çevresinde gerçekleştirip gerçekleştirmediğimizdir. İnsanın nefsi istekleriyle ilgili olmasından dolayı hangi sınırlarda yapıldığı hayati önem taşımaktadır. 4. Yüzyıllarca İslam’a ciddi hizmetleri olmuş, İslam davasının bayraktarlığını yapmış bu toprakların gençliği on yıllardır sistematik bir şekilde yozlaştırılmaya çalışılıyor. Bilinçli bir şekilde yürütülen bu sürecin önemli bir ayağını eğlence sektörü oluşturuyor. Modernleşme ve popüler kültür adı altında geleneğimizle, aidiyetlerimizle hiçbir bağlantısı olmayan ve tamamen ifsad etmeye yönelik adımlar atılıyor. Gençlerin durmayan ve bitmeyen enerjileri, kolay uyum sağlama becerileri gençleri kolay ve değerli bir hedef kılıyor. Popüler kültür vasıtasıyla gençlerle yaşadıkları toplumun arasına duvarlar örülüyor. Aile, toplum, aidiyet ve geleneklerinden kopuk ‘kimliksiz ve hedonist (hazcı)’ bir nesil yetiştirilmek isteniyor. Modern bakışın böyle bir nesil yetiştirmek istemesinin birkaç sebebi şunlardır:
  • Şeytanın sürdürdüğü savaşa teslim olmaya hazır kitleler oluşturmak,
  • Kurmak istedikleri tüketim toplumuna gönüllü taşıyıcı köleler oluşturmak.
5. “Çağımızda sürüleşme, sosyalleşme adı altında gerçekleştiriliyor.” Bugün yapılmak istenen çoğu şey tam olarak böyle uygulanıyor. Bu sosyalleşme için en uygun yerlerin başında “sınırsız özgürlük” üzerine kurulu eğlence mekanları ve konser alanları geliyor. Sınırların kaldırıldığı bu yerlerde çıplaklık, alkol, uyuşturucu ve haramlar altın tepside sunuluyor. Ortamın kadın erkek olarak karışık olması cinselliğe açık davetiye sunuyor. Ağırlıklı olarak “aşk” veya “isyan” teması üzerine kurulu olan müzikler eşliğinde yapılan danslar, ortamdaki kitleleri uyuşturma görevi görüyor. Neslin ifsad edilmesine yönelik atılan adımlar bu ortamlarda en üst düzeyde işliyor. Niyetlerini “Ne var eğleniyoruz, gençler eğlenmesin mi?” söylemiyle meşrulaştırmaya ve kendilerine bu şekilde alan bulmaya çalışıyorlar. Oysa ne yapmaya çalıştıkları ve ne yaptıkları apaçık ortadadır. Kadim cahiliyede kız çocukları diri diri toprağa gömülürdü. Bugün hem kız hem erkek çocukları modern dünyanın taleplerine kurban ediliyor. 6. En büyük ödevlerinden biri: yaşadığı çağa şahitlik etmek olan bir Müslüman, bu kıyıma sessiz kalmaması gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Öncelikle kendi nefsimizi, sonra ehlimizi ve daha sonra da yaşadığımız toplumun ifsad edilmesine karşı önlemler almalıyız. Sorunları tespit ederken gerçeklerden kopmadan hareket etmek de aynı şekilde asıl görevlerimizden birisidir. İnsan fıtratıyla savaşarak değil, alternatifler üreterek meseleyi çözmeliyiz. Fıtrattaki eğlenme ihtiyacını görmezlikten gelmek mümkün değildir. Bizim için en güzel örnek olan Resulullah’ın uygulamalarına baktığımızda göreceğiz ki; Peygamber efendimiz insanların eğlenmelerini bir ihtiyaç olarak görmüştür. Çeşitli zamanlarda yapılan eğlencelere insanların katılmalarına izin vermiş hatta kimi zaman teşvik etmiştir. İslam tarihine hızlıca göz atıldığında konuyla ilgili birçok örnek görmek mümkün olacaktır. Asr-ı Saâdette fıtratla uyumlu yapılan bazı eğlence örneklerini şöyle sıralamak mümkün:
  • Hayvanlara zarar verilmeden yapılan yarışlar
  • Kendi aralarında yaptıkları koşu yarışları. Hz. Peygamber ile Hz. Aişe validemiz arasında iki defa koşu yapılmış.
  • Ok atma, yüzme, çalgı ve davul çalma, çeşitli savaş oyunları, avlanmak ve güreş yapmak.
Asr-ı Saâdette insanlar helal dairesinde ve nefsi arzularına yenik düşmeden eğlenebilmişlerdir. Özellikle gençler için enerjilerini atabilecekleri alternatif ortamlara izin verilmiştir. Aynı şekilde İslam uleması da peygamber efendimizden referansla eğlencenin fıtri bir ihtiyaç olduğunu defaatle belirtmişlerdir. Büyük İslam âlimi İmam Gazzâlî, Sürekli olarak ilimle meşguliyetin veya gündelik hayatın insan üzerinde yorucu, ruhu ve bedeni ağırlaştırıcı etkisinden bahseder. Bundan dolayı ara ara eğlenmenin insan ruhuna ve bedenine iyi geldiğini ve bunun bedenin uzun süreler aşk ve heyecanla çalışmasına yardımcı olduğunu vurgular. Peygamber aleyhisselamdan öğreniyoruz ki; Müslüman alternatifini üretmeden reddetmez. Sözlü, yazılı ve görsel medyanın nefisleri sürekli kamçıladığı bu dünyada Müslümanlar helal dairesinde alternatif üretmenin derdinde olmalıdır. Biz doğrusunu ve fıtri olanını örnekleriyle ortaya koymadıkça, birileri kendi alternatiflerini oluşturur ve bundan bir endüstri kurar. Kurulan bu endüstriden de ifsad edilmiş nesiller üretir.
inzar

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS