İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Fransa’nın çıkarları için terk edemediği ülke: Orta Afrika

2014-01-23
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Devletin adı Orta Afrika Cumhuriyeti. Nüfusu yaklaşık 5 milyon olan ülkenin başkenti Bangui’dir. Nüfusun yüzde 40’ı Hıristiyan, yüzde 30’u Müslüman, yüzde 30’u da yerel Afrika dinlerine inanıyor. Resmi dili Fransızca olan ülkenin toplam yüzölçümü 622.984 km2’dir.
Devletin adı Orta Afrika Cumhuriyeti. Nüfusu yaklaşık 5 milyon olan ülkenin başkenti Bangui’dir. Nüfusun yüzde 40’ı Hıristiyan, yüzde 30’u Müslüman, yüzde 30’u da yerel Afrika dinlerine inanıyor. Resmi dili Fransızca olan ülkenin toplam yüzölçümü 622.984 km2’dir.

Din olarak İslamiyet, Hıristiyanlık ve Putperestliğe inanışın olduğu Orta Afrika Cumhuriyeti’nin para birimi CFA’dır.(Afrika Finans Topluluğu Frankı)

Kuzeyde Çad, doğuda Sudan, güneyde Zaire ve Kongo, batıda Kamerun ile sınırları olan ve denizden uzaklığı 480 km. olan Orta Afrika Cumhuriyeti, Afrika kıtasının iç kesiminde kalan ve en az gelişmiş ülkelerinden biridir.

Fransa 1960’ta Orta Afrika’dan çekilmiş olsa da sonraki yıllarda ulusal şirketleri aracılığıyla Orta Afrika’nın elmas, altın, uranyum ve petrolünü sömürmeye devam etti. Girdiği ekonomik kriz sonrası El Kaide’yi bahane ederek Mali’yi işgal eden, Libya’ya ilk kurşunu atan Fransa’nın bir sonraki işgal durağı Orta Afrika oldu.

Ülke Fransa`dan bağımsızlığını kazandığı 1960`lardan beri Hıristiyanlar tarafından yönetiliyor. Ta ki Mart ayında Müslüman lider Michel Djotodia’nın cumhurbaşkanı koltuğuna oturarak yönetime gelmesine kadar.

Ülkede çatışan taraflardan devrik Cumhurbaşkanı François Bozize`ye bağlı Anti Bakala milisleri Hıristiyan, mevcut cumhurbaşkanı Michel Djotodia`ya destek veren Séléka Koalisyonu`ndakilerin çoğunluğu ise Müslüman’dır. Ülkede çıkan son olaylar Müslüman-Hıristiyan çatışması olarak görülse de aslında işin aslı şu; Hıristiyan gruplar, Müslümanlara kadın çocuk demeden saldırıyor ve şehid ediyor, batı medyası ise bu katliamı Müslüman Hıristiyan çatışması olarak gösteriyor. Dini alt yapılı çatışmaların asıl sebebi ise ekonomik. Nedeni de ülkenin yeraltı kaynakları olan elmas ve altınların paylaşılamaması.

Geçmişten günümüze Orta Afrika tarihi

On dokuzuncu yüzyıla kadar Orta Afrika Cumhuriyeti topraklarında pek az kimse bulunuyordu. Esir tüccarlarından kaçan çeşitli kabileler kuzeyden, Nil havzasından ve kıyı bölgelerinden göç ederek bugünkü Orta Afrika Cumhuriyeti topraklarına yerleşmişlerdir. O zamanlar Ubangi-Shari adı verilen bu ülkeye, Fransızlar ilk olarak 1887’de girerek, 1910’da sömürge haline getirdiler. İkinci Dünya Savaşından sonra Fransa’nın sömürge siyasetindeki değişiklik ve siyasi partilerin kurulması, bağımsızlığa doğru adım atılmasına imkân verdi. 1957’de o zamana kadar Ubangi-Shari olan ülkenin ismi değiştirilerek “Orta Afrika Cumhuriyeti” oldu. 13 Ağustos 1960’ta ülke Fransa’dan bağımsızlığını elde etti.

Ancak ülke bağımsızlığını kazandığı 1960 yılından bugüne kadar oldukça istikrarsız bir siyasal rejime sahip olmuştur. 1960-1993 döneminde darbeler, monarşi yönetimi ve güç kavgalarına sahne olan Orta Afrika Cumhuriyeti’nde, ilk demokratik seçimler 1993 yılında yapılmış ve seçim sonucunda Ange-Félix Patassé devlet başkanlığına geçmiştir. Yaklaşık 10 yıl kadar iktidarda kalan Patassé, 2003 yılındaki bir askeri darbe ile yerinden edilmiş ve askeri darbeyi örgütleyen cuntanın lideri François Bozizé ülke idaresini eline almıştır. Fransa destekli olan Bozizé, 2005 yılındaki seçimlerde de yerini korumayı başarmıştır. Ancak 2010 yılında yeniden yapılması beklenen seçimleri ülkedeki anarşiyi sebep göstererek iptal eden Bozizé, bu tarihten itibaren görev süresi dolmasına karşın makamını bırakmak istememiştir. 2011 yılında gecikmeli olarak yaptığı seçimleri kazanan Bozizé, yine de 2013 yılı Mart ayında başlayan ve Séléka İttifakı adlı milliyetçi ve çoğunlukla Müslümanlardan oluşan bir milis grubun başlattığı ayaklanmayı ve organize ettiği darbeyi engelleyemedi ve makamını bırakarak, Kamerun’a kaçtı. Darbe sonrasında Cumhurbaşkanlığına Séléka İttifakı’na mensup askeri bir lider olan Michel Djotodia getirildi.

Darbe sonrası durum

Darbe sonrasında Bozizé’ye bağlı “Anti Balaka” milisleri ile Séléka İttifakı arasında silahlı mücadele başlamış, ancak uzun sürmemişti. Müslüman lider Michel Djotodia hükümeti, kendisine destek veren Séléka savaşçılarının bir kısmını zamanla orduya aldıktan sonra Séléka Milislerini dağıtmıştır. Ancak darbe sonrası çıkarları tam anlamıyla karşılanmayan Fransa daha önce ters düştüğü Hıristiyan lider Bozizé’ye tekrar destek verme kararı almış olmalı ki Bozizé’ye bağlı “Anti Balaka” milislerinin Fransa’nın desteğiyle Müslümanlara saldırılarda bulunarak katliamlar gerçekleştiriyorlar. Ülkedeki nüfusun yarısına tekabül eden Hıristiyanlar Anti Balaka’yı desteklerken, nüfusun yüzde 30’unu oluşturan Müslümanlar da Séléka İttifakı’nı destekliyor.

Ülkedeki tek sorun siyasi istikrarsızlık değil. Orta Afrika Cumhuriyeti için siyasal istikrarsızlıktan daha önemli bir sorun ülkedeki insani felaketlerdir. Son yaşanan süreçte 500 bin civarında insan göç etmek zorunda kaldı. Bölgeden gelen bilgilere göre son olaylarda 1000 civarında insan hayatını kaybetti.

Fransa yeraltı kaynaklarını kimseye kaptırmama peşinde

Kahire Üniversitesi öğretim üyesi ve Afrika uzmanı Dr. Bedir Hasan Şafii’ye göre yaşanan olayların temelinde, devrik lider Bozizé’nin Çin ve Güney Afrika şirketleriyle yaptığı anlaşmalar nedeniyle durumları zora giren Fransız şirketlerinin bu ülke rejimine yönelik tepkisi bulunmaktadır. Elmas ticareti açısından önemli ülkelerden biri olan Orta Afrika Cumhuriyeti’nde neredeyse Fransa’nın desteği olmadan hiçbir şey yapılamıyor.

Fransa, Orta Afrika’da bulunan askeri üssünü ekonomik nedenlerden dolayı yakın zaman içinde kapatmıştı. Ancak ekonomik çıkarlarının tehlikeye düşmesi nedeniyle ülkede 400 civarında olan askeri sayısını geçtiğimiz günlerde 1600’e çıkaran Fransa, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin yeraltı kaynaklarını kimseye kaptırmamak için ülke içi çatışmaları körüklüyor. Fransa’nın bu agresif tavrını, geçmişte Libya’ya yaptığı ani müdahale ve Mali’ye yönelik işgalle de görmüştük. Orta Afrika’nın da tıpkı Libya gibi, Mali gibi Fransa’nın eski kolonileri arasında olduğunu hatırlatmak konuyu özetlemeye yetiyor.

OAC güvenlikten sorumlu Bakanı anlatıyor

Orta Afrika Cumhuriyeti güvenlikten sorumlu Bakan Mahamat Nouradine Adam yaptığı açıklamada, Fransa`nın "Anti-Balaka" diye bilinen Hıristiyan milislerin "tarafını tuttuğunu" belirterek, "Fransa`nın milislere silah, yiyecek, ilaç ve üniforma sağladığını, artık milislerin yeni silahları olduğunu" söylüyor. "Fransızlar ülkeye birliklerini getirmeden önce, nispeten istikrarımız vardı" diyen Adam, "Her şey yoluna girecekti, ama müdahale ettiler" ifadesini kullanıyor. Tarafsız bir barış koruma gücü olması gereken Fransızların şu anda tek taraflı hareket ettiğini belirten Adam, başta Fransa medyası olmak üzere batı medyasına da yükleniyor. "Cuma günü bir kilisede silahlar bulduk. Anti-Balaka, silahları kilisede saklıyormuş" diyen Adam, Batı medyasının bu tür haberleri görmezden geldiğini vurgulayarak, silahları buldukları sırada yanlarında Afrikalı Barış Koruma Askerleri olduğunu ifade ediyor. Bakan, tüm bunların Müslümanlara yönelik saldırı planlarına ilişkin bazı toplantıların da kilisede yapıldığını gösterdiğini belirtiyor.

"Séléka`yı Eylül’de lağvettik"

Devlet Bakanı Adam, ülkedeki çatışmalara yönelik açıklamasında "Gerçek şudur ki Anti-Balaka bölgedeki savunmasız Müslümanlara saldırmıştır. Gazeteciler doğruları söylemeli ve grupların tarafını tutmamalı" diye konuşuyor. Dağıtılan Séléka koalisyonunun liderleri arasında yer alan Adam, sokaklarda şu an Séléka isyancısı bulunmadığını ileri sürerek, "Biz Séléka`yı Eylül ayında lağvettik. Ulusal orduya katılanların tümü şu an kışlalarda" diyor. Eski Séléka isyancılarının kışladan çıkmasına ailelerini görmeleri için dahi izin verilmediğini belirten Adam, "Eski Séléka isyancısı adı altında her kim suç işliyorsa bizim askerlerimizden değildir" ifadesini kullanıyor. Devlet bakanı Adam, "Orta Afrika Cumhuriyeti`nde pek çok darbe oldu. Bizim darbemize karşı çıkma nedenleri devlet başkanı ile bazılarımızın Müslüman olması. Hükümetimize karşı çıkanlar, seçimler 18 ay içinde düzenlenene dek sabırlı olmalılar. Ama şu anda görevde olan biziz." açıklamalarıyla yaşanan sürece dair gerçekleri anlatıyor.

Kuzey tarafının uranyum yataklarına sahip olduğu ülkenin Fransa için ehemmiyeti büyük. Fransa`nın, Bozize`yi gözden çıkarmasının nedeni ise, Çin ve Güney Afrika şirketleriyle petrol anlaşmaları imzalaması ile siyasi ve ekonomik sebepler yatıyordu. Djotodia`nın başa gelir gelmez, bir önceki hükümetin yaptığı maden ve petrol anlaşmalarını gözden geçireceğini açıklaması da yönetime gelir gelmez Fransa’nın hışmına uğramamak olarak da değerlendirilebilir.

Ülkede, Fransa`nın desteği olmadan hiçbir darbe yapılamaz" düşüncesi hâkim

Orta Afrika’nın batıya bağımlılığı öyle bir hal almış bulunuyor ki ülkede, Fransa`nın desteği olmadan hiçbir darbe yapılamaz" düşüncesi hâkim. Mesela Fransa 2003`de Bozize`nin Cumhurbaşkanı olması için Çad üzerinden kendisine yardım etmişti. Ancak aynı Fransa zamanla ters düştüğü Bozize`nin, " Séléka koalisyonuna" karşı kaybetmesi için çalışmalarda bulunmuştu.

Cumhurbaşkanı Djotodia Müslüman bir lider. Djotodia başa geçtikten sonra yaptığı şu konuşmayla dikkatleri üzerine çekmişti; "Orta Afrika Cumhuriyeti laik bir ülke, Hıristiyanlar ile Müslümanlar laik bir ülkede yaşıyor, Müslüman olduğum doğru, fakat vatana ve burada yaşayan her vatandaşa hizmet etmek görevim" demişti Djotodia. Ülkede insanlar farklı farklı dinlere mensup. Misyonerlik faaliyetleri öyle yoğun ki aynı aile içerisinde Protestan, Katolik ve Müslüman bireyler bulmak mümkün.

Fransa, çıkarlarının peşinde

Fransa`nın Orta Afrika`ya müdahalesi Müslüman Cumhurbaşkanı Djotodia rejimini ne devirmek ne de desteklemek amaçlı değil. Fransa’nın asıl amacı Orta Afrika`da faaliyet gösteren Fransız şirketlerinin çıkarlarını korumak ve Çin ile Güney Afrika`nın ekonomik hegemonyasıyla mücadele etmek. Ayrıca Orta Afrika’nın, Fransa’nın lehine istikrara kavuşmasını sağlamak.

Ülkede şimdiye kadar 5 kez yönetim devrildi. Sonuncusu hariç darbeleri gerçekleştirenlerin hepsi Hıristiyan. Ancak Mart ayında eski müttefiki Fracois Bozize`ye yardım etmeyi reddeden ve " Séléka Koalisyonu"nun ülkenin başına geçmesine ses çıkarmayan Fransa’nın niyetinin ülkenin yer altı zenginliklerinin eskiden olduğu gibi pastayı kendinden başka kimseye kaptırmamak. Bu nedenle çok zengin maden kaynakları bulunan, elmas ticaretinin merkezi olan ülkedeki çatışmalar aslında dini değil, siyasi ve ekonomik nedenlerden kaynaklandığı daha açık görülüyor.
Halk, onları `elmasçılar` diye adlandırıyor

Dolayısıyla birbiri ardına gelen rejimler, bir yandan iktidarı ele geçirerek yönetimde kalma konusunda ısrarcı davranırken, diğer yandan yabancı şirketler ve iş adamlarıyla yaptıkları anlaşmalarla ülkenin kaynaklarını yağmalayarak ekonomik çıkar elde etmeye çalışıyor. İş başına gelen yönetimler, ülkenin kaynaklarını yağmalayarak, ekonomik çıkarlarını korumaya çalışıyor. Halk tarafından `elmasçılar` veya `yeni zenginler` olarak adlandırılan iş adamlarından oluşan yeni bir tabaka devrik lider Bozize döneminde ihya oldu. Ülkede Müslüman lider Michel Djotodia’ya öncesi birbiri ardına gelen yönetimler Müslümanlara yönelik en ağır şekilde baskılar uyguladı. Aslında bir rahip olan Bozizé’ye göre Orta Afrika’da Müslümanlara yer yok. Ülkedeki Müslümanlar kendilerine yapılan baskılara boyun eğmeyerek silahsız bir şekilde barışçıl çok zor bir mücadele verdi. Fakat Bozizé, buna rağmen Müslümanları zindanlara atmak ve şehid etmekten geri durmadı.

“Meğer Fransız sömürgesinden kurtulamamışız”

Türkiye’de bir gazeteye konuşan Orta Afrikalı aktivist İbrahim Osman ülkedeki son gelişmeler için şu dikkat çekici açıklamada bulunuyor; “1960 yılında Fransız sömürgesi olmaktan çıktık diye düşündük meğer yanılmışız. Hâlâ sömürülmekten kurtulamadık. Fransa siyasal olarak Orta Afrika Cumhuriyeti’nden çekilirken, yönetimi kendi desteklediği gruplara bıraktı. 53 yıldır ülkemizde hiçbir şey değişmedi. Yeraltı ve üstü zenginliklerimiz var. Altın, elmas, petrol, uranyum ve ağaç… Fakat tüm bunlar Fransa’nın elinde. 5 Aralık 2013’te 400 Müslüman kardeşimizin öldürülmesi olayının arkasında eski bir rahip olan İçişleri Bakanı çıkınca görevden alınıp hapse atıldı. Ayrıca evinde yapılan aramada binlerce silah, el bombası ve cephanelik çıktı. Bunların, Fransa tarafından Anti Balaka örgütüne gönderilen cephaneler olduğunu tahmin ediyoruz.”

Ülke elmas ihracıyla Afrika`da ilk sırada yer alıyor. Elmas ihracatı ülkenin milli gelirinin yüzde 60`ını oluşturuyor. 1960’tan bu yana ticaretin büyük bölümü Müslümanların elinde. Elmas ve altın ticaretinin yüzde 80’ine Müslümanlar sahip. Eski Devlet Başkanı Bozizé, hukuksuz bir şekilde Müslümanların sahip olduğu altın ve elmaslara el koymuştu. Daha sonra Müslümanlar bu baskılara dayanamayıp sivil mücadelelerini silahlı direnişe çevirdiler. Kuzey Sudan ve Çad da Müslümanlara destek verdi.

Okullar Vatikan’a bağlı

Ülkede eğitim sisteminin neredeyse tamamı Katolik kiliselerin elinde. Orta Afrika okullarını Vatikan yönetiyor. Okulların yüzde 80’i Vatikan’a, yüzde 20’si de devlete bağlı. Bir Müslüman’ın bu okullarda eğitim görebilmesi için ismini değiştirmesi gerekiyor. İsmini değiştiremeyip ülke içinde okuyamayan Müslümanlar yurtdışına çıkmak zorunda kalıyor.

Anti Balaka teröristleri kim?

Eski Başkan Bozizé tarafından yönetilen ve sayıları 3 bini bulan bu örgüt, güçsüz buldukları Müslümanları öldürüyor. Ellerinde kılıçlarla saldıran bu grup genellikle taşralardaki Müslümanlara saldırıyor. 50 ya da 100 kişilik gruplar halinde dolaşan Anti Balaka üyeleri, çocuk, yaşlı, kadın demeden öldürüyor. Diri diri ateşe atıyorlar, kılıçla insanların vücudunu kesiyorlar ve taşlıyorlar.

Bozizé’yi Fransa koruyor

Binlerce Müslüman’ın ölümüne neden olan Bozizé, yakalanıp yargılanması için ülkesi tarafından İnterpol’e ihbar edildi. Ancak Bozizé, Fransa’nın korumasında ve Orta Afrika’da karışıklık çıkartan Anti Balaka’yı Fransa’dan yönetiyor.

Furkan Can / İnzar Dergisi – Ocak 2014 (112. Sayı)
 

 


Furkan Can

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS