İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Farketmek İçin Sakin Olmak Gerekir

2014-07-17
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Furkan, Kur’an-ı Kerim’in isimlerindendir. Hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt ettiği için bu ismi almıştır. Fakat söz konusu ismin bunun ötesinde manaları da olmalıdır. Çünkü farklılık, hem olumlu hem de olumsuz yönler ihtiva etmektedir.
Furkan, Kur’an-ı Kerim’in isimlerindendir. Hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt ettiği için bu ismi almıştır. Fakat söz konusu ismin bunun ötesinde manaları da olmalıdır. Çünkü farklılık, hem olumlu hem de olumsuz yönler ihtiva etmektedir. Bazen farkı görmek, adaletin gereğidir. Bazen de fark oluşturmak, ayrımcılıktır. Farkı ortadan kaldırmak bazen adalet, bazen zulümdür. Bu nedenle Kur’an sadece farkları fark ettirdiği için değil, farkları ortadan kaldırdığı için de “Furkan” ismine sahiptir.

Ramazan, Furkan ayıdır. İki manada da Furkan ayıdır. Çünkü imtihanın sonucu olarak kim itaatkâr, kim asi bu ayda fark edilir. Öte yandan zengin-fakir, elit-avam herkes bu ayda aynı imtihana tabidir. Bu da farkın ortadan kalkmasıdır. Bu nedenle “…İnsanlar için hidayet olan, hidayeti ve Furkan’ı açıklayan Kur’an, Ramazan ayında indirildi…” (Bakara-185) buyrulur. Ayette, Ramazan’ın Furkan özelliğine açık bir işaret vardır.

Ramazan, hem fark etme hem de farkı kaldırma ayı, Furkan ayıdır. Zengin, fakiri fark edecek ama onunla arasında bir fark olmadığını da fark edecektir. Yoksul kimsenin sırtı bükülmüş olarak toprağa yapışıp kaldığından ve bu nedenle yerin üstünde varlığı pek fark edilmediğinden ona fakir denilmiştir. Fakir ile fark, harf bakımından aynı kökten gelen kelimelerdir. Peygamberin(s.a.v): “Fakirlik nerdeyse küfür olacaktı” hadisine dikkat çekmek gerekir. Demek ki fakir öyle silik görülecek ki nerdeyse varlığı inkâr edilecek. Çünkü küfür, bir şeyi örtmek, varlığını gizlemektir. Bu manada Ramazan, varlığı nerdeyse inkâr edilecek seviyeye gelen fakirleri fark ettirir. Fıtır Sadakası herkesi fıtratına, asıl tabiatına döndürür. İnsanın üzerindeki örtüyü, gaflet, cehalet ve fakirlik örtüsünü kaldırır. Yaratma, yarma (fıtır) yoluyla meydana gelir. Her şeyi yararak var ettiği için Allah’ın (c.c) bir ism-i celili de Fatır’dır. Ramazan, insanın fıtratını yani varlığını ortaya çıkarır. Zengin olan, vermek suretiyle varlığını ortaya koyar. Fakir olan da fark edilmek suretiyle varlığı ortaya çıkar.

Adaletle İslam toplumunu idare eden Hz. Ömer (r.a), “Faruk” ismine sahiptir. Bu, farkı kesin ve net olarak fark ettiğini ifade etmenin yanında idarede fark gözetmediğini, yerine göre farkı ortadan kaldırarak yerine göre farkı ortaya koyarak “Faruk” ismini aldığını ifade eder. İlginç olan Faruk’un “çok korkan” manasına da gelmesidir.

“…Onlar sizden değildir fakat korkan bir topluluk oldukları için öyle görünüyorlar.” (Tevbe-56) ayette geçen “yefrequn” kelimesi fark ile aynı köktendir ve “korku” manasındadır. Bunlar korktukları için sınırı fark edip onun dışına çıkmıyor. Sonuçta korku, insana fark etme melekesini geliştirerek Faruk olmasını sağlar. Korkanın fark etme, fark edenin korkma hassasiyeti gelişir. “Hikmetin başı Allah korkusudur.” hadisi bunu ifade eder. Çünkü korkan kimse sınırları, incelikleri fark eder. Bu da hikmettir. Hikmet, gerektiğinde herkesin bir gördüğünü farklı, herkesin farklı gördüğünü bir görebilmektir. Tefrikayı (ayrışmayı) ancak bu vasıftaki insanlar önleyebilir, ancak bunlar, doğru ile yanlışın karışmasını da tefrik ederek insanları tehlikeden korurlar.

Firak, bedenlerin ayrılığıdır. Sadece beden ayrılığına “firak” denir. Çünkü ruhlar arasında ayrılık söz konusu değildir. Musa (a.s) hikmet öğretmenine, anlamadığı şeylerin farkını ısrarla sorunca Hikmet Öğretmeni: “Bu, benimle senin aranda bir firaktır, dedi.” (Kehf-78) Bununla Hekim Zat, Hz. Musa’ya “Bu ayrılık bedenidir. Mana âleminde rabıtamız devam edebilir” demeye getirdi. Bedeni ayrılıklar, bedeni farklar mutlak bir ayrılığa sebep değildir. Tesis edilen rabıta bedeni ayrılığa rağmen -Allah bilir ya- Musa (a.s) ile Hikmet Öğretmeni arasında devam etmiştir.

Ramazan, birey ve toplum olarak, siyasi olarak Müslümanların varlığını ve gücünü ortaya çıkarır. Birbirimizi fark edersek fark ediliriz. Aramızdaki farkları görmezsek bir oluruz. Fark edilirsek güçlüyüz. Güçlü olursak fark ediliriz. Ama bunun için susmak ve taassup dilinden vazgeçmek gerekir. Bizden öncekilerin “susma orucu” adı verilen bir tür oruçları vardı. Bu bize farz kılınmamış ama gerektiğinde tekrar yürürlüğe girer. Eğer Müslümanlar arasında kışkırtma, dil fitnesi, taassup, gıybet alıp başını gitmişse Ramazanda aynı zamanda susma orucunun tutulmasının önemi daha da artmış olur.

Susma orucu sadece dili temizlemekle kalmıyor aynı zamanda zihni de dinlendiriyor. Ona daha iyi fark etme ve sezgi gücü veriyor. Çünkü gıybet, fitne, taassup bilgi kirliliği insanın huzur ve sükûnetini bozuyor. Bu da onun tefekkür etmesine, düşünce üretmesine engel oluyor.

Ramazanda da insanın zihnine ve ruhuna sükûnet inmiyorsa o zaman susup tefekkür etsin. Çünkü susmak, kötü ve kışkırtıcı laflara kulak vermemek, insana fark etme gücü verir. Sağlıklı düşünme ve konuşma fırsatı sağlar. Çünkü Ramazan aynı zamanda hidayet ayıdır. Hidayet de aynı zamanda sükûnet anlamına gelir.

Abdurrahim Güneş / İnzar Dergisi – Temmuz 2014 (118. Sayı)
 

 


Abdulhakim Sonkaya

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS