Bir gün bu köye dışarıdan başka bir devin geldiğini duymuş ve huzuru kaçmış. Çünkü anlatıldığına göre dışarıdan gelen bu dev zebellah gibi çok güçlü, çok cüsseliymiş, bizim devi bir korkudur almış.
Korktuğu başına da gelmiş ve bir gün bunların yaşadığı eve yaklaşmakta olduğunu öğrenmiş. Meydan okuya okuya, naralar atarak geliyormuş. Bizim devi bir paniktir almış.
Hanımı demiş ki:
“Sen hiç korkma, o sana bir şey yapamayacak. Fakat sen benim dediğimi aynen uygulayacaksın tamam mı?” demiş.
“Tamam” demiş bizim dev, zaten başka yapacağı bir şeyi de yokmuş. Biraz da hanımının zekâsına güveniyormuş.
“Sen şimdi şuraya boylu boyuna uzan, o ne yaparsa yapsın, sakın sen hiç kıpırdama” demiş. Sırt üstü yatırdığı kocasının üzerini uzun bir örtüyle ta başından itibaren örtmüş, sadece ayaklarını açıkta bırakmış.
Biraz sonra beklenen dev bağıra bağıra gelmiş, kapıları kırarak içeri girmiş….
Mehmet Göktaş