İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Emperyalist Bir Gelenek, Yılbaşı Kutlamaları

2014-01-09
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Yeryüzünde mevcut bulunan her milletin kendine özgü bir takım değerleri, adetleri, yaşam biçimleri ve modelleri vardır. Tabii olarak her millet, bu adet ve modeller çerçevesinde şekillendirip adet haline getirdiği maddi ve manevi değerlerini öz kaynağından yaşamak ister.
Yeryüzünde mevcut bulunan her milletin kendine özgü bir takım değerleri, adetleri, yaşam biçimleri ve modelleri vardır. Tabii olarak her millet, bu adet ve modeller çerçevesinde şekillendirip adet haline getirdiği maddi ve manevi değerlerini öz kaynağından yaşamak ister.
 
Objektif olarak meselelere baktığımız zaman Müslümanların İslam esaslarına göre hayatlarını tanzim etmeleri ne kadar tabiiyse diğer milletlerin de kendi inanç esaslarına göre hareket ederek değerlerini yaşamaları o kadar tabii görülür.

Nasıl ki bir Müslüman günde beş vakit Allah’ın huzuruna durup secde ediyor, namaz kılıyorsa yani günlük, haftalık, aylık, yıllık ve ömürlük ibadetleri varsa aynı şekilde sair milletlerin de kendilerine has ibadetleri, değerleri ve adetleri vardır.

İslam kültüründe nasıl ki Cuma namazı Müslümanları bir araya toplayıp ibadete davet ediyorsa gayr-i Müslimlerin de onları kendi bünyelerinde birliğe birlikteliğe davet eden kutsal günleri ve adetleri vardır. İşte onların, belli bir gaye için toplanıp duygularını paylaştıkları birlikteliklerinden bir tanesi de yılbaşı ve Noel kutlamalarıdır.

Hıristiyan âleminin, temelde İsa aleyhisselamın doğum yıl dönümü olarak lânse ettirdikleri; hakikatte ise İsa aleyhisselamın doğumuyla hiç alâkası olmayan bu etkinlik, kendi inanç esaslarının da dışına çıkmıştır. Bir peygamber doğumunun kutlanması adına onunla hiçbir ilgisi olmayacak hareketlerde bulunulması, bir dinin kendi kendini yalanlaması demektir. Bir peygamberi, sabaha kadar içki, kumar ve haddi aşan eğlencelerle anmak, o peygambere yapılacak en büyük hakaret, en adi bir saygısızlık ve edepsizlikten başka bir şey değildir.

Aslında mevcut haliyle kutlanan miladi yılbaşı ve Noel kutlamaları, Hıristiyan ve batı kültüründen neşet etmiş emperyalist bir gelenektir. Uzun kış gecelerine göre ayarlanmış, din ve ahlak dışı hareketlerle kutlanan bu gecenin; dine dayanan hiçbir dayanağı yoktur. İslam zaten bu tür fuhşiyatı, kesin delillerle men etmektedir.

“Ey iman edenler! İyilik ve takva üzerine yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.” (Maide: 2)

Haçlı Hıristiyan dünyasının bu geceyi kutlamalarına yönelik özel bir takım nedenleri, maksatları vardır.

-“Küfür tek millettir” ilkesine bağlı kalarak İslam düşmanlarının, Müslümanlara yönelik yapmış oldukları zulüm ve tecavüzleri kutlamak için…

-Müslümanların eğitim haklarına, kıyafetlerine, siyasi ve sosyal bütünlüklerine yaptıkları zulüm ve baskıları kutlamak için…

-Müslümanları dünya liderliğinden düşürdükten sonra kendilerine güdümlü ve sömürülür hale getirip köleliğe sürükleme peşinde olduklarını ve bunu bir noktaya kadar başarmalarını kutlamak için…

-Müslümanların tek ümmet bilincini ve İslam birliğini yok sayıp Avrupa ve haçlı zihniyetini dünyaya egemen kılma emellerini ve bu yoldaki başarılarını kutlamak için…

-İslâm ülkelerini birer birer işgal edip müstemleke edindikten sonra dünya hâkimiyetini kendi ellerine geçirme ve satanistçe Müslümanlara işkence edip intikam almak için…

-Mazlumların işgal edilen toprakları, akan kanları ve ağlayan gözleriyle dalga geçercesine kahkaha atmak ve çılgınca eğlenmek için…

İşte bütün bunlar ve bunlara benzer birçok sebep, haçlı ve emperyalist batı dünyasının yılbaşı gecesinde eğlenmelerine ve keyif çatıp kadeh kaldırmalarına yeterli nedenlerdir.
Onlar, kendi zulüm çarklarını çevirmeleri ve cahili başarıları için eğlenirken, dans edip göbek atarken “ben Müslüman’ım” diyen insanların, namaz kılıp oruç tutanların böyle bir geceyi kutlamaları ne kadar garip ve içler acısıdır?

Cahiliye kervanının yolcuları, biz Müslümanların Cuma ve bayramlarına nasıl katılmıyorlarsa, bizim Kâbe’mize ve kıblemize nasıl yönelmiyorlarsa, Allah ve resulünün isteklerinden nasıl uzak duruyorlarsa, biz Müslümanlar da onlara ait(!) gün ve gecelerden o derece uzak durmalıyız.

Bir insan ancak sevdiğini, takdir ettiğini ve değer verip büyük gördüğünü taklit eder. İtikadî meselelerde olduğu gibi örf, adet ve şekilde de hüküm aynen böyledir. Zira şekil taklitçiliği neticede itikadî taklitçiliğe götürür.

Maddi olarak her yönüyle batıyı taklit edenler, bir müddet sonra batının ahlaksızlığını da rezaletini de taklit etmeye başlarlar. Elbette bizim batının teknolojisine değerli buluşlarına ihtiyacımız vardır. Ama onun bâtıl inancına ve ahlak dışı adetlerine değil.

Menfi taklitçilikte ne kadar ileri gitsek asıl değerlerimize o kadar yabancı kalır ve uzaklaşmış oluruz. Dünya durdukça onlar bizden biz de onlardan razı olamayız. Bakınız Allah (CC), bu konuda bizi nasıl uyarıyor:

“Kendi dinlerine uymadığın müddetçe ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar. De ki: "Doğru yol, sadece Allah`ın yoludur`. Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki Allah tarafından ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulamazsın.” (Bakara: 120)

Ayet-i Kerime’deki ifade son derece öz ve çok anlam yüklü! Müminler kendileri dışında başka birilerini kendilerine veli, dost, önder edinemez; onların peşinden gidemez, onları taklit edinemezler. “Doğru yol, sadece Allah`ın gösterdiği yoldur.” Bu konuda taviz yok, duygusallık yok! Bundan vazgeçmek söz konusu değil. Bu hususta esneklik ve gevşeklik yok! Bu ilkenin zıddına, zararına hiçbir uzlaşmaya girişilemez. Onun küçük-büyük hiçbir kırıntısı bile pazarlık konusu edilemez. “İsteyen iman etsin, isteyen inkâr etsin”.

Sakın ha! Onların dostluğunu ve sevgisini kazanmak gibi endişe ve arzular, seni bu ince yoldan saptırmasın. “Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına, keyiflerine uyacak olursan, andolsun ki Allah tarafından ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulamazsın.”

Bu korkunç tehdit, bu kesin ifade ve bu ürkütücü azap uyarısı kime dönük? Yüce Allah`ın Elçisine, peygamberine ve sevgilisi Muhammed aleyhisselama dönüktür! Bunlar birtakım nefsi arzulardır. Eğer sen doğru yoldan, Allah`ın gösterdiği doğru yoldan saparsan -ki ondan başka bir doğru yol yok- işte o zaman onların senin karşında takındıkları olumsuz tutumlarını görecek ve bütün yardımcılardan mahrum kaldığına şahit olacaksın.

Son olarak şunu söylemek istiyorum! Hz. İsa’nın doğum yıldönümü, takvim olarak kabul edilen Miladi yılbaşı veya Noel kutlamaları, Hıristiyanlara has bir etkinliktir. Müslüman halklar veya Müslüman liderler, Miladi yılbaşında Hz. İsa’nın zalim Roma imparatorluğuna karşı verdiği azimli mücadelesi ve tevhit düşüncesini dile getirdiği gibi, yeryüzünde huzur ve barışın temini için günümüz mazlumlarına sahip çıkma ve haklarını savunma içerikli mesajlar yayınlayabilir ve bu yolla mazlum halklara mesaj verebilirler. Ama o etkinliğin mantığını savunamaz, bir parçası olamazlar. Onun öncülüğünü yapan, onu tertipleyen ise hiç olamazlar.

Hele hele, Noel babanın portresini süslemek, çam ağaçlarını devirme ve hindi katliamı gibi hurafeleri taklit edemez, işleyemezler. Bunlar, muharref Hıristiyanlığın bile kabul etmediği hurafeler ve bidatlerdir. Müslümanların süratle bundan kaçınması gerekir.

Dahası, Hz. İsa gibi büyük bir peygamberin doğum yıldönümünü içkiyle, kumarla ve gece âlemiyle anmak, hem o yüce peygambere büyük bir saygısızlık, hem de başlı başına bir fecaat ve tam anlamıyla bir rezalettir. Bundan daha beteri ise Müslüman bir ülkede bu melaneti işleyenlere özel mekânların tahsis edilmesi, şurada burada yolda kalmış sarhoşları ayyaşları evlerine kadar taşımak için ekipler kurulup araçlar tahsis edilmesi gibi sözde hizmetler ise rezaletin de ötesinde melanet ve vahşetin daniskasıdır. İslam beldelerinde bu melanetler işlenirken Müslüman halkların buna katılım göstermesi, esef verici olmaktan ziyade utanç vericidir.

Şu halde, Hıristiyanlara ait olan Miladi yılbaşının kutlanacağı(!) önümüzdeki günlerde Müslümanların Hıristiyanlara katılarak onlara benzeme gibi bir davranıştan süratle kaçınmaları gerekir. Aksi takdirde onlara benzemiş olmakla Kur’an’ın şu ağır hükmü altına girmiş olurlar:

“Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları kendinize veli, buyruk edinmeyin. Onların bazıları bazılarının velileridirler. Sizden kim onları kendine veli edinirse (başına buyruk edinip iradesiyle emirlerine uyarsa) o da onlardandır.” (Maide: 51)

Bir hadis-i şerifte de şöyle buyrulmaktadır: “Kim bir kavme uyup kendini onlara benzetirse o da onlardandır.” (Tac: c. 3. s. 179)

Her zaman ve her zeminde Müslümanca yaşayan ve Müslüman olarak ayakları üzerinde duranlardan olmanız dileğiyle…

Mehmet Şenlik / İnzar Dergisi – Ocak 2014
 

 


Mehmet Şenlik

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS