İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Efendimizden ahlaki tavsiyeler

2019-11-26
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Ahlaki değerlerin kaynağı Kur’an’dır. Kur’an’ın ete, kemiğe bürünmüş hali ise Peygamber Efendimizdir. Efendimiz yaşantısı ve sözleriyle ahlaki değerler konusunda biz Müslümanlara öğretmenlik, eğitmenlik görevi üstlenmiştir. Günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey ahlaki değerlerin ışığında sürdürülebilecek bir yaşam tarzıdır. Ahlaklı yaşamak fert ve toplum olarak içine düştüğümüz bu karanlık girdaptan kurtuluşun yol işaretleri görevini görme konusunda ciddi işlev görecektir. Ahlaki değerleri önemsediğimiz, yaşadığımız zaman bizi sıkıntıya sokan, mutsuzluğa götüren birçok şeyin kendiliğinden çözüldüğünü göreceğiz. Ahlaki değerlerin kaynağı, referansı ilahi olmalıdır. Beşer aklının ürünü, nefsani arzularına tutsak insan zihninin ürünü değerlere ahlakilik kılıfını giydirmek bir aldatma ve kandırmacadan başka bir şey olamaz. Ahlaki değerlerin kaynağı Kur’an’dır. Kur’an’ın ete, kemiğe bürünmüş hali ise Peygamber Efendimizdir. Efendimiz yaşantısı ve sözleriyle ahlaki değerler konusunda biz Müslümanlara öğretmenlik, eğitmenlik görevi üstlenmiştir. Bu yazımızda Efendimizin söz ve yaşantısıyla bize örneklik teşkil ettiği birkaç ahlaki değerden bahsedeceğim. Efendimizin sahip olduğu en önemli erdemlerden biri övgü ve büyüklenmeyi sadece Allah’a mahsus kılmasıydı. Peygamber Aleyhisselam, alemlerin Rabbi olan Allah’ın dışında herhangi bir varlığın aşırı övülmesini hoş karşılamazdı. Hatta kendisine yönelik aşırı övgüleri bile yasaklardı. Ki, kendisi alemlerin övünç kaynağıydı. Kur’an, onu Allah’ın sevgilisi, habibi ilan etmişti. Peygamber Aleyhisselam, Hazreti Adem’den bu yana gelip geçmiş ve gelecek olan bütün insanların en yücesi, en şereflisi, en erdemlisi olmasına rağmen övülmekten hoşlanmaz, her fırsatta; “Ben Abdullah’ın yetim oğluyum, Mekke’de çobanlık yapmış bir adamım!” derdi. Bir adam Peygamber Aleyhisselama: - Sen bizim büyüğümüzsün! Dedi. Resûlullah: - Büyük olan Allah’tır! Diye buyurdu. Adam: -Sen bizim en üstünümüz ve en cömerdimizsin! Diye devam etti. Peygamber Aleyhisselam, adamı uyardı. -Doğal konuşun! Şeytan sizi yenerek kendine sözcü yapmasın. Bana, benim size söylediğim şekilde hitap ediniz. Ben Abdullah oğlu Muhammed’im. Ben Allah’ın kulu ve Resulüyüm! Resul-i Ekrem, ashabına şu tavsiyede bulunuyordu: -Sizi, yüzünüze karşı övenin suratına toprak saçın! Ebu Musa anlatıyor: -Adamın biri Resûlullah’ın huzurunda kendi arkadaşını yüzüne karşı övdü. Resulullah kınayan bir tavırla adama: “ Yazık sana!” dedi. “Arkadaşını helak ettin! Onun belini kırdın!” Peygamber Aleyhisselamın ashabı da onun gibi övücüleri kınamışlar, yüze karşı övmeyi hoş karşılamamışlardır. Hazreti Osman döneminde bir adam komutanlardan birini yüzüne karşı övdü. Orda hazır bulunan büyük sahabe Mikdad, yere diz çöküp avucunu çakılla doldurdu. Sonra çakılları adamın yüzüne fırlattı. İnsanlar şaşkınlık içinde: -Niye öyle yaptın? diye bağrıştılar. Peygamberin aziz dostu: -Ben Resulullah’ın emrini yerine getirdim, diye cevap verdi. Resûlullah; “ Övücüleri  gördüğünüzde yüzlerine toprak saçın!” diye emretmiştir. Psikoloji biliminden az çok haberdar olanlar bilirler. İnsanlar yüzlerine karşı övüldüklerinde gurura kapılır, kibirlenirler. Kalplerine riya ve gösteriş arzusu girer. Allah’ın en hoşlanmadığı şey ise riya ve kibirdir. Peygamberimizin önemsediği diğer bir ahlaki özellik Akrabalık bağlarıydı. Peygamber Aleyhisselam şöyle buyurmuştur: -Âdemoğullarının amelleri her perşembe akşamı Allah’u Teâlâ’ya sunulur. Cenab-ı Hak, yakınlarıyla ilişkisini kesenlerin amelini kabul etmez. Bir adam Peygamber Aleyhisselamın huzuruna çıkıp akrabalarını şikâyet etti. -Ya Resûlullah! Ben akrabalarımı sık sık ziyaret ediyorum. Onlara iyilik yapmaktan, yardımcı olmaktan geri durmuyorum. Onlara çok yumuşak davranıyorum. Ama ne yazık ki onlar bana tam tersi davranışta bulunuyorlar! Beni görmeye gelmiyorlar, bana kötü davranıyorlar ve en ufak bir saygı göstermiyorlar. Beni adam yerine bile koymuyorlar! Peygamber Aleyhisselam, adama: -Eğer gerçekten dediğin gibiysen, Allah seninle beraberdir, diye teselli verdi. Rahmet Peygamberi, akrabalık bağlarına çok önem vermiş, dini sebeplerin dışında akrabalık bağlarını koparanları şiddetle kınamış, bu tür kişilerden yüz çevirmiştir. Peygamberin şerefli dostu Abdullah ibni Mesud, cemaate sabah namazını kıldırdıktan sonra şöyle derdi: - Allah aşkına, içinizden akrabalarıyla ilişkisini kesen varsa yanımızdan uzaklaşsın! Biz Rabbimize dua etmek istiyoruz. Gök kapıları akrabalarıyla ilişkilerini kesenlerin yüzlerine kapatılmıştır… Az konuşmak, az yemek, az uyumak da diğer önemli ahlaki tavsiyelerdir. Peygamber Aleyhisselam gerekmedikçe konuşmazdı. Konuşunca da, az, öz ve tane tane konuşurdu. Bağırmaz, yüksek sesle gülmezdi. Asla ağzından kötü ve kaba bir ses çıkmazdı. Susup tefekkür etmeyi çok severdi. Peygamber Aleyhisselam genelde bir öğün yemek yerdi. Çoğu sefer kendini aç bırakırdı. Hiçbir zaman doyuncaya kadar yemezdi. Yiyince çok az yerdi. Tokluk hissi nedir bilmezdi. Rahmet Peygamberi gecenin çok az kısmını uykuya ayırırdı. Yatsı namazından sonra genelde uyurdu. Gece yarısı kalkar saatlerce ibadet eterdi. Gecelerini Kur’an-ı Kerimle, namazla, zikirle şenlendirirdi. Kısacası o çok az konuşur, çok az yer ve çok az uyurdu. O, böyle bir insandı işte… Onun ahlaki erdemlerini anlatmaya kalemin gücü yetmez. Selam olsun Muhammed’i ahlakla ahlaklananlara! Selam olsun Rablerinin hoşnutluğunu kazananlara! Selam olsun amelleriyle cenneti satın alan muttaki, muvvahid, mücahid kullara! Selam olsun Allah’ın salih kullarına!
Sadullah Aydın

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS