Hamd O’nadır. Secde ve rükular yalnızca O’nadır. Adanma yalnızca O’nun içindir. Adanma gibi yüce bir mertebeye mü`min kullarını ulaştırdığı için bir mü`min olarak şükürlerimiz O’nadır. Salat ve selam O’nun Resul’ünedir. Adanma mektebinin öğretmeni olarak yâd etmenin en müstesnası yine o Resuledir.
Hayırla yâd edilmeler Adanmışlar kervanının serverleri O Resulün ehl-i beytinedir, o Resulün ashabınadır. Aynı şekilde bu kutlu serverlerin kıyamete kadar gelecek olan sadık ve mümin takipçilerinedir.
Ya Rabbi! İhtiyarlarımız ve gençlerimiz adına, kızlarımız, gelinlerimiz ve bacılarımız adına, mürüvvet sahibi erkeklerimiz ve efendilerimiz adına, değerleri ve mürüvvetleri onların yüzü suyu hürmetine korunmuş bütün ümmet adına şükran ve minnet duygularımızı o azizler kervanına ilet. Onlara bir ümmet olarak minnettar olduğumuzu ilet ve fazlından onlara verdiğin nimetleri artır.
Evet, bu ay malumunuz şehadet ayı… Adanmışların; ümmet için, insaniyet-i kübra için öne atılmışların ayı…
Mektebinde şehadet olmayan bir millet zillete mahkumdur, vecizesini de göz önünde bulundurarak bu ayı “o azizleri” güzel bir şekilde yad etme adına dergimizin dosyasını şehadet olarak belirledik. İnşallah bu onlara karşı olan mükellefiyetimizi bir nebze de olsa yerine getirmenin nişanesi olur.
Bu bağlamda değerli Seydamız Mehmet Beşir Varol şehitlerle ilgili birkaç söz başlığı altında şehid ve şehadetle ilgili detaylı bir konu hazırlamış. Mehmet Şenlik hocamız ise şehid ve şehadet mefhumunun dava ve milletler için hayati önemine değinirken Faruk Hamza da Ahzab Suresi 23. ayetin ışığı altında şehadetin en yüce mertebesinin aslında adanmak olduğunu Bakara 140. Ayet ile Al-i İmran 169. Ayetlerle kıyasını yaparak ortaya koymuş. Abdurrahim Güneş hocamız da Allah için ölümü tercih edin hitabına lebbeyk diyen herkesin aslında şehid olduğunu Hz. Resulullah (SAV)’ın hadis-i şeriflerini de delil getirerek izah etmiş. Abdulkadir Turan hocamız da şehitlerin şehadet vesileleri farklı olsa da aslında hepsinin hedeflerinin bir olduğunu o hedefin de İ’la-i Kelimetullah projesi olduğunu gözler önüne sermiş.
Başyazımız yine çok önemli bir konuyu tekrar tekrar gündemimize taşıyor. O da her Müslüman’ın İslam’a adamış bir davetçi olması gerektiğini, ideal ve istenenin aslında bu olduğunu, bu görev tam olarak ifa edildiği zaman ümmetin kendisinden beklenen misyonu hakkıyla yerine getireceğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor.
Yusuf Akyüz hocamız da aşina olduğumuz metodu ile dinlemenin anlamak için önemine dikkat çekiyor.
Sizleri derginizle başbaşa bırakırken tüm okurlarımızın üzerimizde büyük hak sahibi şehitlerimizin aziz ruhlarına bir Fatiha’yı esirgememeleri temennisi ile sizleri Allah’a havale ediyorum.
Editör / İnzar Dergisi – Şubat 2014 (113. Sayı)
Editör