İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Editör - Ocak 2015

2015-01-02
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Bu önemine binaen bu ay ki dosya konumuzu tefekküre ayırdık. Zira tefekkür aklın ibadetidir ve diğer tüm uzuvlarımız gibi aklımızın da ibadete mecburiyeti ve ihtiyacı vardır. Bu ibadetin semeresi de inşaallah hidayet olacaktır, insanlığa hizmet olacaktır. Umulur ki yazarlarımızın hazırladığı yazılar bu konuda hem teşvik edici ve hem de yol gösterici olur.
Bismihi Teâlâ…

Allah (cc)’a hamd ederiz. Resule de salat ve selam ederiz. Aynı şekilde Resulün Ehl-i Beytine ve Kutlu ashabına da selam ederiz. Her kim ki onlara tabi olmuş, onların gösterdiği yolda ilerlemişse onlara da selam ederiz.

İnsan tefekkür ettiği kadar insandır, derler mütefekkir seleflerimiz. Aynı şekilde imanının derecesi İslam’ın hakikatleri ile kâinat kitabı üzerinde tefekkür ettiği oranıncadır. Selef-i salihinin hali buna en güzel delildir. Zira onlar, ellerinde bilim üretecek enstrümanlardan bu zamanla kıyasının bile mümkün olmadığı oranda mahrum oldukları halde günümüzün bilim dünyasını geride bırakan ilerlemeler kat etmiş olmalarıdır. Tefekkür bir akıl eylemidir, bir akıl ibadetidir ve meyvesi de bilimin üretimidir. Akıl eyleme geçmediği sürece bilimde üretimin olması söz konusu olamaz. Kim bilir, bu zamanda içinde bulunduğumuz geri kalmışlığın baş müsebbibi belki de tefekkürden yoksunluktur.

Bu önemine binaen bu ay ki dosya konumuzu tefekküre ayırdık. Zira tefekkür aklın ibadetidir ve diğer tüm uzuvlarımız gibi aklımızın da ibadete mecburiyeti ve ihtiyacı vardır. Bu ibadetin semeresi de inşaallah hidayet olacaktır, insanlığa hizmet olacaktır. Umulur ki yazarlarımızın hazırladığı yazılar bu konuda hem teşvik edici ve hem de yol gösterici olur.

Yol gösterici olur diyoruz, zira ibadetler içerisinde tefekkürden daha zor ve meşakketli bir ibadet yoktur. Belki de bu zorluğundan olsa gerektir ki Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem; “bir saatlik tefekkür bir yıllık nafile ibadete bedeldir.” diye buyuruyor. Öyle ise bu zor ve meşakketli ibadet için yol göstericilere ihtiyaç vardır. Aksi halde Allah muhafaza yanlış mecralara sapılabilir, tefekkür edeyim derken tefessüke kayılabilir.

Bu konuda Abdulkadir Turan hocamız avam ile havvasın tefekkürü arasındaki farklılıklara işaret etmiş ve her iki taifenin görevlerini yerine getirmemeleri durumunda uğrayacağımız belalara işaret buyurmuştur. Abdulkudüs Yalçın hocamız ise Hz. Resulullah sallallahu aleyhi vesellemin hadisleri doğrultusunda tefekkürün önemi, fazileti ve mecrası hakkında uzun ve detaylı bir makale kaleme almış. Delilleri ile sunulduğundan çok yararlanacağınızı düşünüyoruz. Faruk Hamza da Al-i İmran suresi 190 ve 191. Ayetler ışığında tefekkürün müminin hayatında olmazsa olmaz bir ibadet olduğunu kaleme alan bir tefsir yazısı hazırlamış. Taklidi imanı geçip yakini imana ulaşmanın tek yolunun tefekkür olduğunu ayet ışığında kaleme almış.

Bunların dışında Mehmet Şenlik hocamız müminin hayatında şükür ibadetinin önemine değinen bir yazıyı istifadenize sunarken, Muhammed Şakir hocamız da okumanın ehemmiyetini anlatan; “Çok konuşuyoruz, ama okuduğumuz yok!” mealindeki bir makaleyi sizlere takdim ediyor. Mehmet Beşir Varol hocamız ise Ocak 2000’de meydana gelen hazin olay ile ilgili olarak bir Seyda dostuna o sıralarda yazdığı bir mektubu siz değerli okuyucularımızla paylaşıyor. Bakış açınızı etkileyecek önemli tespitlere yer veriyor.

Başyazımıza gelecek olursak; bu ay ki başyazımız Kürdistan’ı mülhidleştirme projesine sahip çıkan güruhun Silopi ve Mazıdağı’nda gerçekleştirdikleri gösterilerde Müslüman kadının tesettürünün simgesi olan çarşafa yönelik saldırıları üzerine çarşafı konu edinmiş. “Her Müslüman bayan dilediği gibi örtünebilir, ama çarşafa bu kadar düşmanlıklarından sonra en öncelikli tercih kanaatimizce çarşaf olmalıdır.” Demek ihtiyacını hissedeceksiniz, başyazıyı okuduktan sonra…

Sizleri derginizle başbaşa bırakırken Mevlid-i Şeriflerinizi tebrik ediyor, Allah’a emanet ediyoruz…

Editör / İnzar Dergisi – Ocak 2015 (124. Sayı)
 

 


Editör

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS