İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Editör - Ocak 2014

2014-01-02
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

İslam’ın kemali hakkında ne dostlardan ne de düşmanlardan bir itirazı olan olmamıştır. Hem akil hem de nakil İslam’ın kemaline şehadet etmektedirler. Öyle ise İslam olan bir ümmetin elindeki elmaslara ehemmiyet vermeyip başkasının elindeki değersiz camlara ehemmiyet vermesi akıl kârı mıdır? Böyle bir şey düşünülebilinir mi?
Allah’ın adıyla!

Allah’a hamd ediyoruz. O, dinimiz olarak sadece İslam’a razı olmuş ve dinimizi kemale erdirmiştir. Onun Resulü Muhammed Mustafa’ya sonsuz salat ve selam olsun. O Resul ki harici olan şeylere karşı bizi uyarmış, duyarlılık kazanmamızı sağlamıştır. Aynı şekilde Hz. Resulullah’ın Âl ve Ashabına da salat ve selam olsun. Aynı şekilde Hz. Resulullah’ın yoluna tabi olan kıyamete kadar gelecek olan tüm mümin ve müminelere de selam olsun.

Eğer birisi hariçten bir şey alma girişiminde bulunuyorsa bu, onun elindekini noksan gördüğüne ve onu harici olan ile tekmil etmeye çalıştığına yorumlanır. Eğer akıl sahipleri elindekinin kâmil olduğuna şahitlik ettikleri halde halen dışarıdakilere göz dikiyorsa o zaman bu onların deni ahlaklı olduğuna ve bundan dolayı da bir türlü itmi’nana ulaşmadığına hükmedilir.

İslam’ın kemali hakkında ne dostlardan ne de düşmanlardan bir itirazı olan olmamıştır. Hem akil hem de nakil İslam’ın kemaline şehadet etmektedirler. Öyle ise İslam olan bir ümmetin elindeki elmaslara ehemmiyet vermeyip başkasının elindeki değersiz camlara ehemmiyet vermesi akıl kârı mıdır? Böyle bir şey düşünülebilinir mi?

Biz akidemizi onların sapıklıkları ile kıyaslamaktan dahi imtina ederiz. Değerlerimizin cüz’i bir kısmına bin dört yüz yıl sonra ulaştıkları için bugün sevinçlerini yere göğe sığdıramıyorlar. Bizde hak-hukuk varken onlarda sadece kanunlar var ve hiçbir zaman mükemmel bir hakkaniyete ulaşmış değillerdir. Hem şehir ve hem de bina mimarisindeki estetik ve zarafete ulaşmayı bir türlü ulaşmayı başaramadıklarından dolayı Kübik diye hiçbir şeyi ifade etmeyen bir sanat akımı ortaya attılar ve bununla bizim şaheserlerimizi unutturmaya çalışıyorlar. Bilim ve sanatımızın insanlığa kazandırdıklarını onlar hayal etmekten bile mahrumdular. Şimdi böyle bir medeniyetin müntesibi birinin kalkıp insanlığa hiçbir şey sunmamış, sunduğu da kopyadan öte olmayan bir medeniyeti taklit etmesi ne kadar akıl kârı olur. Böyle biri her türlü aşağılanmaya müstahak değil de nedir?

Bugün ümmetin en büyük problemlerinden biri olan ve insanı kişiliksizleştirme projelerinin en önemli ayağını oluşturan taklit, cahiliyenin adetlerini taklit hastalığını dosya konusu olarak seçtik.
Cahiliyeye yani gayr-i İslamîliğe ait olan bir geleneğin ithal edilmesinin tahribatını yılbaşı veya Noel bayramı etkinliklerinde müşahede etmek mümkündür. Yılbaşı kutlamalarına eşlik eden etkinliklere bakın; yılın en büyük kumarı, alkolün çılgınlığı aşan miktarlarda tüketimi, edepsizlik veya hayâsızlığın adeta ar damarları çatlamış dedirtecek şekilde alenen işlenmesi cahiliye geleneklerinin insanı sürüklediği uçurumu göstermesi açısından önemlidir.
Öyle ise böyle bir dönemde bu konuya değinmek bir gerekliliktir.

Mehmet Şenlik hocamız, Mehmet Emin Özmen ve Abdurrahim Güneş cahiliye adetlerinin başta yılbaşı olmak üzere hakikatlerini ve yaptığı tahribatları izah etmişler, Faruk Hamza da bir toplumun mümin bir toplum olabilmesi için Müslümanca yaşaması gerektiğini Hucurat Suresi 14. ayet-i kerimenin tefsiri doğrultusunda işlemiş.

Mehmet Beşir Varol hocamız ise Davette Hikmet çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini ve bu bağlamda dikkat etmemiz gereken hususları işlemiştir.

Not: Geçen ay, Mehmet Beşir Varol hocamızın yazısının dipnotlarını sehven verememiştik. Kendilerinden ve siz değerli okuyucularımızdan özür diliyoruz. Bu hatamızı telafi bağlamında geçen ayki yazısının dipnotlarını bu ayki yazısının altında verdik.

Derginizle sizi baş başa bırakırken dünya ve ahretimiz için müfid olmasını Mevla’dan diliyoruz. Kula düşen gayret etmesidir, tevfik ise Allah’tandır.

Editör / İnzar Dergisi – Ocak 2014 (112. Sayı)
 

 


Editör

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS