Bize Zatının adıyla indirilen Kur`an’ı ve kâinat kitabını okumayı emreden şanı yüce Allah’a hamd olsun. Risaleti “Oku!” emri ile başlayan ins u cinnin öğretmeni Muhammed Mustafa’ya, davasının öğretmenleri olan Âl ve Ashabına da salat ve selam olsun. Özel olarak İslam’ın ilk öğretmeni Mus’ab bin Umeyr’e de selam olsun.
İnsanlığın yeryüzündeki hilafeti Allahu Teâlâ’nın kanunları çerçeve ve doğrultusunda hem kendisini hem de kendisi ile aynı ortamı paylaşan mahlûku eğitme serüvenidir. Evcilleştirme insanlar dışındaki diğer mahlûkun eğitilmesi iken insanın eğitilmesi ise hem bireysel ve hem de toplumsal bazda kıyamete kadar devam edecektir.
Eğitimin olmazsa olmazı eğitilmiş öğretmenlerin olmasıdır. Hem ferd olarak hem de toplum olarak öğretmenlerin olması eğitimin en önemli şartıdır.
Asırlar boyunca İsrailoğulları insanlığa öğretmenlik yapsınlar diye görevlendirildiler. Ama eğer öğretmen saparsa öğrencinin eğitilmesi işi muhal olur. İşte bundan dolayı öğretmenlik görevinden azledilen İsrailoğullarının yerine Ümmet-i Muhammed bu görev için tayin edilmiştir. Ümmet-i Muhammed tek ve asli vazifesinin insanlığı Allahu Teâlâ’nın kanunları çerçeve ve doğrultusunda eğitmek olduğunu bilerek önceliklerini sıralamalıdır. Aksi halde İsrailoğulları gibi azil ile değil Allahu Teâlâ’nın şefkat tokatları ile terbiye olmakla karşılaşacaklardır. Bugün yaşadığı durum bunun en güzel kanıtıdır.
Madem eğitim insanlığın yaşam serüvenidir. Ve bizim asli görevimiz de öğretmenliktir ve bu işi en mükemmel şekilde yerine getirmekle mükellefiz ki bu bir tercih değil bir yükümlülüktür, öyle ise bu işe tüm mesaimizi harcamadan başka seçeneğimizin olmadığını da bilmemiz gerekir.
Bu ayki dosya konumuzu yeni bir eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla “Eğitim”e ayırdık.
Malumunuz bugüne kadar bizim değerlerimize savaş açan bir eğitim sistemi ile karşı karşıyaydık ve bu sistemin başında yer alanlar en katı bir şekilde bu sistemin bekçiliğini yapıyorlardı.
Şimdi ise küçük bazı rötuşların dışında sistem aynı… Tek olumlu taraf şu sistemin başında yer alanlar sistemden pek memnun değiller ve kendilerine çizilmiş dar sınırlar içerisinde çocuklarımızı sisteme kaptırmanın endişesini taşıyorlar.
Çocuğunu böyle bir sistemde okula gönderen Müslüman ebeveynlerin doğal olarak çocuklarını sisteme kaptırmamak için azami gayret göstermek hem insani ve hem de dini bir vecibedir.
Yazarlarımız yazılarıyla size bu konuda yardımcı olmaya, sisteme karşı sizi aydınlatmaya ve sistemden kaçmayı değil onunla mücadele etme yönünde sizlere yardımcı oluyorlar.
Dergimizde birinci yazısına yer verdiğimiz Adalet Vural sistem ile ilgili güzel bilgiler vermektedir.
Abdulkadir Turan hocamız geçmişlerimizin sisteme karşı aldıkları tedbiri sebebini ve şu an bizim takınmamız gereken tavırları yazmış.
Mehmet Şenlik hocamız da İslami eğitimi kaleme almış. Yararlanacağınız ve pratize ettiğinizde çok faydalarının olduğunu göreceğiniz bilgiler olduğunu ifade etmek isteriz.
Abdurrahim Güneş eğitimin ehil eğitmenler tarafından olması gerektiğini yazarken Faruk Hamza da Kalem suresinin ilk ayetleri doğrultusunda Kur`an’ın kaleme dolayısıyla bilime verdiği önemi yazmış. Ufkunuza katkılarının olacağını düşünüyoruz.
Sizleri derginizle baş başa bırakırken şu hatırlatmada bulunmayı gerekli görüyoruz. İnsanlar okuyarak ya da yazarak öğrenmekten çok bakarak öğrenmeyi tercih ediyorlar. Bunun bir sebebinin de insandaki atalet duygusunun olduğu kesindir. Ama gerçekten öğrenmek isteyenler yorulmak zorunda olduklarını bilmeleri gerekir.
Allah’a emanet olunuz.
Editör / İnzar Dergisi – Eylül 2014 (120. Sayı)
Editör