Efendimize de salat ve selam ederiz. Aramızda peyda olacak hiçbir ihtilafa gerekçe olacak bir mazeret bırakmadı. Fıtri olan ve gelişmenin ana kaynağı ihtilafları rahmet ilan etti ve bu ihtilaf içerisinde nasıl vahdeti sağlayacağımızın yollarını bize gösterdi. Aynı şekilde Ehl-i Beytine de Ashabına ve kıyamete kadar onlara tabi olanlara da selam ederiz.
Ümmetin sorunu nedir? Diye bir soru sorulsa müslümanlara… kanaatimizce kahır çoğunluk ihtilaftır, diyecektir. Zira sadece müslümanlar için değil, herkesim ve taife için ihtilaftan daha tehlikeli bir sorun söz konusu değildir. Ve aynı şekilde birlik beraberlikten de daha büyük bir kazanç da hiç kimse elde etmiş değildir. Asil bir milletin ya da toplumun düşmanları hiçbir zaman onları savaş meydanında yenilgiye uğratmanın hesaplarını yapmamıştır, yapmışsa da büyük zarar etmiştir. Ama asil bir milletin düşmanları en büyük yatırımı onların birliğini dağıtma üzerine yapmıştır.
Bu büyük sorunumuzu ve aslında ise en büyük güç kaynağımızı bu ay dosya konusu olarak işledik. En büyük güç kaynağımız diyoruz, zira bizim dışımızdakilerin birleşmeleri önünde sayısız engel var olduğu halde onların engelleri kadar bizim birlik beraberliğimiz, vahdetimiz için sebeplerimiz var, teşvik edici kaynağımız var. Ve bir olan ümmetin diğer bütün enstrümanlardan mahrum olmasına rağmen ne büyük işler yapabildiğini tarih bize göstermiştir.
Bu konuda Abdulkadir Turan hocamız tarih boyunca Batının İslam aleyhindeki savaşını nasıl ihtilaf üzerinden yürüttüğünü, projelerini bizler için kaleme almış ve güzel bir uslupla istifademize sunmuştur. Okuduğunuzda Batının bizi nasıl hanelerimizin içinde dahi ihtiliaf içine sokmaya çalıştığını açık bir şekilde göreceksiniz. Mehmet Emin Özmen hocamız da ihtilaf halinde olmanın doğal ama bunu çatışmaya çevirmenin yıkıcı olduğunu söylerken ihtilaf ve vahdete bir başka açıdan bakmamız gerektiğini yazıyor. Aynı şekilde Abdurrahim Güneş hocamız da bu konuyu İmam Şafii’nin kıble tayininde yapılacak içtihat hakkındaki görüşünden yola çıkarak bu konuya detaylıca işliyor.
Ayrıca Ramazan ayının bitmesi ve Ramazan bayramını da yazarlarımız gündeme taşımışlar. Mehmet Şenlik hocamız bayramlarımızın nasıl olması gerektiğine değinirken, bize özgünlüğün aşılmaması gerektiğini ve sünnet çerçevesinde nasıl eylenebileceğimizi işlerken, Cihan Bozoba Ramazan’daki kazanımların kaybedilmemesi geretiğini yazmakla başyazımıza teyid olmuş…
Başyazımız gelecek olursak; Amelin hayırlısı sürekli olandır, başlığını taşıyan başyazımız, Ramazan’da kazanılan ve bir ay boyunca ahlak halini alan sıfat ve amellerin süreklilik kazanması bu bağlamda sünnetleri yerine getirmemiz hususunda pratik öneri ve nasihatleri bizlere iletmiş.
Sizleri derginizle başbaşa bırakırken Orucunuzun makbul olmasını Rabbimden dilerim. Ramazan Bayramınızı tebrik eder ve eğlenmemizin helal dairesi içerisinde kalmasını ve haramlardan ve mekruhlardan münezzeh geçmesini temenni ederim.
Editör / İnzar Dergisi – Ağustos 2013
Editör