İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Dayanağın Allah’sa gerisi önemli değil

2020-03-04
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Bir zamanlar bembeyaz sakallı, nur yüzlü bir adam vardı. Veli, salih bir kişiydi, büyük bir Allah dostuydu bu adam. Gecelerini namaz, zikir ve dua ile gündüzlerini de oruçla geçirirdi. Allah’ın öyle sevgili bir kuluydu ki vahşi hayvanlar onun hizmetindeydiler. Bazen çölde gördüğü vahşi bir aslanı yanına çağırır, ona biner, bir yılanı da kamçı gibi kullanarak dolaşırdı. İnsanların şaşkın, dehşetten açılmış gözleri önünde seyahat ederdi. Sadece aslanla yılan değil, birçok yabani hayvan bu veli zatın hizmetindeydi. Her yerde, kasabalarda, köylerde, dağ ve ovalarda insanlar gıptayla bu veli zatın kerametlerinden bahsederlerdi. Bir gün bu Allah dostu adam yine aslana binmiş, siyah, uzun bir yılanı da kamçı olarak kullanarak dağlarda, çöllerde dolaşıyordu. Birçok yerden adeta uçarcasına geçip gidiyordu. Onu gören herkes kenara çekilip yol veriyor, sevgi ve saygıyla selamlıyordu. Veli zat bir pınarın başından geçerken durdu. Aslandan inip pınarın başına geldi. Buz gibi soğuk sudan içti. Sonra abdest aldı. Huşu içinde namaza durdu. O esnada oradan geçen orta yaşlı, dindar görünümlü başka bir adam veli zatı görünce durdu. Pınarın başına geldi. Veli zatın huşu içinde kıldığı namazı hayranlıkla seyretti. Veli zat namazını bitirince ona selam verdi. - Allah’ın selamı üzerine olsun ey saygıdeğer efendim! Veli zat gülümseyerek yabancı adama baktı. Alçakgönüllü bir tavırla: - Allah’ın selamı senin de üzerine olsun kardeşim! Diye karşılık verdi. Veli zatla dindar görünümlü yabancı adam karşılıklı oturup derin bir sohbete daldılar. Bu arada kendileriyle birlikte getirdikleri yemeği birbirlerine ikram ediyorlardı. Bir ara yabancı adam hayranlıkla başını kaldırarak çevresine, az ötede bekleyen vahşi aslanla siyah yılana baktı. Heyecanlı, titrek bir sesle sordu: - Ey Allah’ın aziz dostu sen ne yaptın ki bu vahşi hayvanlar senin yanında kuzu gibidirler? Başka insanlar onlara bakmaya korkarken sen onları binek ve kamçı olarak kullanıyorsun. Bunun hikmetini bana söyler misin? Veli zatın yüzüne geniş bir gülümseme yayıldı. Sonra yumuşak, gönül okşayıcı bir sesle: - Bunda anlaşılmayacak ne var? Bu dünyada her şey yüce Allah’ındır. Benim de, senin de, bu aslan ve yılanın da sahibi, efendisi Allah’tır. Kaplan, aslan, yılan, fil ve diğer vahşi hayvanlar bana itaat ediyorlarsa bunun sebebi Allah’ın yolundan gitmemdir. Sen de Allah’ın yolundan git, iyi bir kul ol, o zaman bu vahşi hayvanlar sana da itaat ederler, senin de emrinden çıkmazlar. Derin bir nefes alan veli zat sözlerini şöyle noktalamış: - Sen Allah’a yönelirsen O da sana yönelir, seni yalnız bırakmaz. Her işinde senin yanında olur. Seni her zaman korur, gözetir. Yeter ki Allah’ın yolundan git. Başka batıl yollar tutma. Veli zatın nasihatlerini büyük bir coşkuyla dinleyen dindar görünümlü adam: - Ey Allah’ın dostu! Demiş. Senin sözlerini kulağıma küpe edeceğim, Allah’ın yolundan başka yol tutmayacağım. Evet, kardeşler! Dayanağımız Allah’sa gerisini düşünmemeliyiz. Yüce Allah kendisine güvenen, dayanak olarak kendisini seçen kulları için öyle mucizeler yaratır ki, öyle yardımlara boğar ki dost, düşman herkesi şaşkınlık denizine gark eder. Allah’a güvenen Salih kullar tarihte destanlar yazmışlar, kendilerinden yüzlerce kat güçlü ve kalabalık olan, en modern silahlarla donanan orduları yerle bir etmişler, onları zillete mahkûm etmişlerdir. O öyle bir Allah’tır ki kendisine dayanıp güvenen kulları için vahşi aslanları bile binek kılar, hizmetçi eder. O kullar için her şey birer yardımcı, birer dost ve asker olur. Yardımlar yağmur gibi yağar. Güç ve teknolojilerine güvenen fitneci kâfirler bu bir avuç Salih insan karşısında rezil rüsva olur, yenilgilerin en acısını tadar.
Sadullah Aydın

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS