İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Çeviri Röportaj / A. Hakim Sonkaya

2013-12-28
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

El- Cezire Kanalı Bilahudud programında yapılan röportaj Kudüs`ü gündemde tutma ilkesine binaen Abdulhakim Sonkaya tarafından İnzar Dergisi için tercüme edilmiştir.
Ahmed Mansur: Bu dönemde Mescid-i Aksa’yı bekleyen tehlikeler nelerdir?

Raid Salah: Bismillahirrahmanirrahim. Bu soruya anahtar bir cümle ile cevap verebilirim. 1967 yılından beri işgalci israil doğrudan Mescid-i Aksa’nın fiziki yapısına karşı saldırılarda bulunuyor. Ancak son zamanlarda işgalciler artık el Aksa’nın kimliğini hedef almaya başladılar. İşgalciler Davud Heykeli safsatasını hayata geçirmek için el Aksa’nın İslami kimliğinin değiştirilerek oranın Yahudilere ait olduğunu ispat etmeye çalışıyorlar.

Ahmed Mansur: Yahudilerin savunduğu Davud Heykeli’nin yeri el Aksa’nın bütün alanını mı yoksa sadece belli bir kısmını mı kapsıyor?

Raid Salah: Çok güzel bir soru. Bildiğimiz üzere el Aksa’nın toplam ölçüsü 144 bin metrekaredir. İşgalciler buraya “Har Hapit” yani “Heykel dağı” adını veriyorlar.

Ahmed Mansur: Bir heykel için bütün bölgeyi hedefliyorlar

Raid Salah: Evet, bütün bu alanı…

Ahmed Mansur: Kubbetü’s-Sahra da bu alana dâhil midir?

Raid Salah: Evet, onu da bunun içinde sayıyorlar. Onlara göre Kubbetü’s-Sahra’nın da içinde bulunduğu alan heykelin alanıdır. Bu nedenle istisnasız bütün bu alanın Yahudilerin ibadetine açılması gerektiğini iddia ediyorlar. Fakat onların iddia ettiği heykelin yeri, sadece Kubbetü’s-Sahra’nın olduğu yerdir.

Ahmed Mansur: Siyonistler bu çerçevede bir sonraki merhale için neler planlıyorlar.
Raid Salah: Yahudilerin birçok grubu var ve bu grupların her birisinin ayrı bir planı var. Ancak bunlar arasındaki ayrılıklar teferruata ilişkindir. Neticede hepsinin heykelin inşa edilmesi hususunda kara bir ideali var. Bütün bu planların ortak amacı Mescid-i Aksa’yı ele geçirmek ve heykel dağı adı altında burada Yahudi hâkimiyetini tesis etmektir.

Ahmed Mansur: Belki birçok Müslüman Mescid-i Aksa’yı sıradan bir mescid olarak görüyor. Gerçekten biz Müslümanlar için Mescid-i Aksa’nın önemi nedir ve bizim buna karşı sorumluluğumuz nelerdir?

Raid Salah: Şunu belirtmek isterim ki Mescid-i Aksa’nın değeri tamamen Kur’an’dan kaynaklanıyor. Dolayısıyla Mescid-i Aksa’yı savunmak Kur’an’ın bir ayetine sahip çıkmaktır. Mescid-i Aksa’ Mescid-i Haram’ın ikizi olarak kabul edilmektedir. Binaenaleyh Mescid-i Aksa’ya yapılan her tecavüz aslında Mescid-i Haram’a yapılmaktadır. Mescid-i Aksa’nın yıkılmaya çalışılması Kâbe-i Mükerreme’nin yıkılmasına teşebbüs etmek gibidir. Bu nedenle Mescid-i Aksa’yı savunmak, Müslümanlar üzerinde dini bir vecibedir. Bütün yöneticilerinin ve toplumun üzerinde bir emanettir Mescid-i Aksa’.

Ahmed Mansur: Özellikle bu alanda Yahudilerin tamahlanmalarının sebebi nedir? Neden heykellerini Filistin’in başka yerlerine değil de özellikle Müslümanlar için kutsal olan bu alana yapmak istiyorlar?

Raid Salah: Güzel... Aslında bu sorunun cevabını onlardan alıyoruz. Miladi on sekizinci asırda yaptıkları toplantılardaki tutanaklarında şu ifadelerin yazılı olduğunu görüyoruz. Kudüssüz bir israil’in, heykelsiz bir Kudüs’ün hiçbir kıymeti yoktur. Nitekim 2013 yılına gelindiğinde onların birinci merhaledeki hedeflerini gerçekleştirdiklerini ve sıranın ikinci ve son aşamaya geldiğini görüyoruz. Bu arada şu soruyu da sormamız lazım Kudüs’ün işgal edilmesinin üzerinden kırk yıl geçtiği halde neden şimdi heykel konusunu özellikle gündeme getiriyorlar?

Ahmed Mansur: Heykelin yeri ile alakalı olarak Tevrat’ta ya da başka bir belgede herhangi bir delil var mıdır?

Raid Salah: Ben bu soruya objektif bir cevap vermek istiyorum. Benim bu konuda çok özel çalışmalarım var. Yaptığım bütün araştırmalarda onların kaynaklarında buna dair hiçbir bilgiye rastlamadım. Bu onların tamamen keyfi muameleleridir. Örneğin bize başlarda şunu demişlerdi: Bizim ikinci bir heykelimiz vardır ve bu Mescid-i Aksa’nın altındadır. Kırk yıl boyunca Mescid-i Aksa’nın altında kazılar yaptılar, tüneller kazdılar fakat hiçbir şeye rastlamadılar. Hatta Yahudi bazı gruplar bile heykelin orda olduğunu reddediyor. Bunun hiçbir delile ve bilgiye dayanmadığını söylüyorlar. Muharref olan Tevrat’ta bile böyle bir bilgi yok ama bu çalışmalarına ısrarla devam ediyorlar.

Ahmed Mansur: Yani buranın Yahudiler açısından hiç bir kutsal yönü yoktur. Demek ki bu tamamen onların korsanlığının bir eseridir.

Raid Salah: Evet, tamamen böyledir. Hatta ilginçtir daha birkaç sene öncesine kadar Yahudi din otoriteleri Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya girmelerinin haram olduğunu söylüyorlardı.

Ahmed Mansur: Yani…

Raid Salah: Ne oldu da daha önce girilmesini yasaklayan Yahudi din otoriteleri şimdi Mescid-i Aksa’ya karşı yapılan bu tecavüzlere izin veriyorlar. Hatta daha önce şöyle söylüyorlardı. Aslında bizim heykeli yapmamıza gerek yok. Zaten heykel orijinal haliyle gökyüzünden inecek! Ama şimdi heykel yapılması konusunda oldukça acele ediyorlar.

Ahmed Mansur: Yani demek istiyorsunuz ki bunlar siyasi taleplere göre fetva veriyorlar.
.
Raid Salah: Evet, tam da öyle…

Ahmed Mansur: Yani hahamlar bu işin başını çekiyor.

Raid Salah: Hiç şüphesiz…

Ahmed Mansur: İsrail rejimi de tabi bunu destekliyor.

Raid Salah: Elbette…

Ahmed Mansur: Aşırı gruplar da bu işin bir nevi figüranı oluyorlar.

Raid Salah: Evet, aynen öyle… Burası önemli bir nokta daha önce sadece aşırı grupların saldırılarına maruz kalırken şimdi topyekûn bir saldırı ile karşı karşıya… Bunu açıklıkla söylüyorum. Şu anda Mescid-i Aksa’ya karşı saldırıları yönlendirenler, eskiden olduğu gibi aşırı uçlar değil israil gizli servisidir.

Ahmed Mansur: Gerçekten emin misiniz? İstihbarat mı bunu yönlendiriyor?

Raid Salah: Evet.

Ahmed Mansur: İstihbaratın bundan çıkarı nedir?

Raid Salah: İsrail toplumunun bu tür hedefler peşinden koşturulmasının israil için faydaları vardır. Toplumu yönlendirerek Müslümanların mukaddesatına zarar vermek istiyorlar. Ancak şu ana kadar istediklerini elde edemediler. Çünkü israil toplumu, Müslümanlardan korkuyor.

Ahmed Mansur: Mescid-i Aksa’nın zaman ve mekân ölçütlerine göre taksim edilmesi projeleri var. Bu yolla Müslümanların belli zamanlarda Mescid-i Aksa’nın belli alanlarından mahrum edilmesi hedefleniyor. Örneğin Cumartesi günü Müslümanların buraya girişi yasaklanıyor.

Raid Salah: Evet, bu böyledir. Siyonistler bu projelerin hayata geçirilmesi için bazı merkezi kiliselerden onay almak istiyorlar. Gerekçe olarak da şunu gösteriyorlar. Yahudiler buraya gelip ibadetlerini yaptıklarında Müslümanların saldırılarına uğruyorlar. Bu nedenle Yahudilerle Müslümanların buraya aynı anda gelmemeleri gerekiyor şeklinde gerekçeler öne sürerek planlarına meşruiyet kazandırmak istiyorlar.

Ahmed Mansur: Bütün gözlerin Ortadoğu’da Mısır’a odaklandığı süreçte Mescid-i Aksa’da çok farklı gelişmeler oldu. Buna karşı Filistinliler kahramanca direndi fakat kimse bunu görmedi. Bu süreçte meydana gelen gelişmeleri bize anlatır mısınız?

Raid Salah: Bir ay kadar önce, işgalci israil zırhlı araçlarıyla hazırlık yaparak on binlerce Yahudi eşliğinde Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlemek istedi. Bunun için halkı davet ederek israil bayrakları ve Tevrat’ı havaya kaldırarak buna destek vermelerini istedi. Mescid-i Aksa’nın içine girerek orada işgalci israil’in marşının okunmasını istedi. Onların planına göre en sonunda orada ibadetlerini yapacak, orada yiyip içeceklerdi. Kudüs halkı bunu duyunca biz de hazırlığımızı yaparak bunun karşısında durduk. Kadın, erkek, genç demeden bütün Filistin halkı Mescid-i Aksa’nın etrafında çember oluşturdu. Herkes kahramanca bir direniş göstererek bu planı bozdu. Bu da israil halkı içerisinde büyük bir çöküntü meydana getirdi.

Ahmed Mansur: Bütün bu anlattıklarınız hiçbir basın kuruluşunda yer almadı. Üstelik bazı kişiler Mescid-i Aksa’yı Müslümanların diğer mescitlerinden farksız olduğu düşüncesini yayarak Mescid-i Aksa’yı sıradanlaştırmak istiyor. Onun Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi statüsünde olmadığı düşüncesini yaymaya çalışıyorlar. Arap hükümetlerinin Mescid-i Aksa’nın ziyaret edilmesini yasaklaması, ters etki oluşturarak Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın unutulmasına sebep olmuş olabilir mi?

Raid Salah: Evet, ama biz mücadeleyi tersine çevirdik. Müslümanların Mescid-i Aksa’ya bu şartlarda ziyaretini caiz görmeyen Şeyh Yusuf el Karadavi yüzde yüz bu fetvasında isabet etmiştir. Çünkü Müslümanların Mescid-i Aksa’yı ziyareti, israil’in işgalini meşru hale getirecekti. Müslümanların Kudüs’ü ziyaret etmemeleri, belki bir ölçüde Mescid-i Aksa’yı unutturmuştur ancak Mescid-i Aksa’nın ve Kudüs’ün işgal altında olduğunu teyid etmiştir.

Ahmed Mansur: Mısır’da gerçekleşen darbe, israil’i bu konuda cesaretlendirmiş olabilir mi?

Raid Salah: Gerçeği söylemek gerekirse israillilerin bu tür tecavüzleri darbeden önce başlamıştı. Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi karşı karşıya bulunduğu büyük sorunlara rağmen Mescid-i Aksa’yı hiç ihmal etmemiş ve her zaman Mescid-i Aksa’nın durumu hakkında bizden bilgi almıştır.

Ahmed Mansur: Yani Mursi sizinle iletişim halindeydi öyle mi?

Raid Salah: Evet, üstelik bir sefer değil defalarca görüştük.

Ahmed Mansur: Bunu ilk defa söylemiş oluyorsunuz.

Raid Salah: Evet, ilk defa söylüyorum. Bundan daha ilgincini de söyleyeyim. Mursi ile birlikte şu planı bile yapmıştık: On binlerce Mısır camisindeki imamlara halkı Kudüs konusunda bilgilendirmeleri için hutbeler hazırlamıştık. Sivil toplum kuruluşlarını harekete geçirecektik. Bunun için özel davetle defalarca Mısır’a giderek planlar yaptık. Artık bunları gizli tutmanın bir manası yok.

Ahmed Mansur: Bütün bunları Kudüs ve el Aksa için mi planlamıştınız?

Raid Salah: Evet, tabii ki… Ancak birçok sefer görüşmelerim engellendi.

Ahmed Mansur: İşgalciler tarafından mı? İsrailliler mi engelledi?

Raid Salah: Hayır, sadece israilliler değil, Mısır’da bulunan eski rejim kalıntıları da bunda önemli rol oynamıştır.

Ahmed Mansur: Yani istihbaratı mı demek istiyorsunuz?

Raid Salah: İsmi önemli değil buna benzer güçler…

Ahmed Mansur: Sizce bu anlattıklarınız şu anda Mursi’nin yargılandığı dosyalarda yer alıyor mu?

Raid Salah: Ben dilsiz şeytan olmak istemiyorum. Açıkça söylüyorum, Mursi’ye yapılan darbe el Aksa’ya karşı yapılmıştır.

Ahmed Mansur: Önümde bir harita var. Bu haritaya göre el Aksa’nın alanında bir daralma görülüyor. Buna ne dersiniz?

Raid Salah: Evet, otuz bin metre kare alan şu veya bu şekilde zaten koparılmış durumdadır. Bu şekilde daireyi genişleterek el Aksa’yı yutmaya çalışıyorlar.

Ahmed Mansur: Bu konuda âlimlerden beklentiniz nedir?

Raid Salah: Benim âlimlerden şu üç hususta beklentilerim var: Birincisi, Kudüs sorununun canlı tutulması…

Ahmed Mansur: Yani Mescid-i Aksa’nın değerinin Kâbe gibi olduğunu anlatmalarını istiyorsunuz.

Raid Salah: Evet, tamamen öyle… İkinci nokta, bu sorunun sadece Arapların değil ümmetin sorunu olduğunu ve bunun ekstra bir sorun değil temel bir sorun olduğunu anlatmalarını istiyorum.

Ahmed Mansur: Örneğin ben bir Mısırlı olarak veya Tunuslu ya da Lübnanlı olarak Kudüs halkının direnişine nasıl yardımcı olabilirim?

Raid Salah: Güzel bir soru. Evvela şunu ifade edeyim. İsrail, 2020 yılına kadar eski Kudüs’ü Yahudileştirmek istiyor. Mescid-i Aksa’nın etrafındaki Kudüs’ü… Şu an orada yetmiş bine yakın Kudüslü var. Fakat bunlar çok zor şartlarda yaşıyorlar. Hem maddi olarak hem de insani olarak… Hatta bazen sekiz dokuz çocuk, anne-babaları ile beraber sadece tek odada yaşam mücadelesi vermek zorunda kalıyorlar. Desteklenmeleri lazım.

Ahmed Mansur: Yani devletlerin Kudüs’ün himayesi için murabıtlık yapan bu Kudüslüleri desteklemeleri lazım.

Raid Salah: Evet, güzel söyledin ama nasıl? Şu an binlerce ev var, yıkılmakla karşı karşıya… İlk önce bu evlerin sakinlerinin Kudüs’te kalmaya devam edebilmeleri için bu evlerinin tamir edilmesi lazım. Bu şekilde Mescid-i Aksa’yı kuşatan çember bir Filistinli çemberi olarak kalacaktır, işgalci çemberi değil!

Ahmed Mansur: Yahudiler şu an bu evleri satın almak istiyorlar.

Raid Salah: Şüphesiz!

Ahmed Mansur: Ta ki Mescid-i Aksa, Yahudi çemberi içerisinde kalsın.

Raid Salah: Evet.

Ahmed Mansur: Ve bazı evleri alma konusunda muvaffak oldular.

Raid Salah: Her toplumda zayıf noktalar var ve her toplumda hastalıklı insanlar bulunabilir. Ama satın aldık dedikleri evlerin çoğunluğunu, hilelerle ve üzerlerinde tahrifat yaptıkları eski sahte belgelerle el koymak suretiyle aldılar. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Kudüslülerin kahir ekseriyeti o çemberi kırdırmamaya azimli. Hatta bazılarına evleri karşılığında kendilerine milyonlarca dolar ödedikleri halde Filistinliler evlerini satmaya yanaşmıyorlar.

Ahmed Mansur: Yani Aksa’nın etrafındaki evlerini satmaları için burada Filistinliler üzerinde sürekli bir baskı var.

Raid Salah: Evet sürekli ve yoğun bir baskı var. İşgalciler onlara hayatı olabildiğince zorlaştırıyor ki dayanamayıp çok astronomik rakamlar karşılığında evlerini satsınlar.

Ahmed Mansur: Şu an Kudüs’teki Müslüman nüfus ne kadardır?

Raid Salah: 250 Bin civarında. Bunun 70 bini asıl Kudüs olarak kabul edilen eski Kudüs’te.

Ahmed Mansur: Kudüs’te Yahudilerin nüfusu ne kadar?

Raid Salah: 500 bin civarında.

Ahmed Mansur: Yani Müslümanlardan fazla.

Raid Salah: Evet, maalesef fazla. Göçler ve tehcirler sonucunda bu orana geldiler. Zaten 2050 yılına kadar bütün Kudüs’ün Yahudileştirilmesini planlıyorlar.

Ahmed Mansur: Sayısız e-mail geliyor. Müslümanların yapmaları gerekeni soruyorlar.

Raid Salah: Yapılması gereken üçüncü şey eski Kudüs’te bulunan Müslümanların evlerini satmayıp direnmelerini sağlamak, bunun için özel projeler gerçekleştirmek, onlara yardım etmek.

Ahmed Mansur: Verdiğiniz çok değerli bilgiler için teşekkür ediyorum, Allah razı olsun.

Raid Salah: Ben teşekkür ederim, Allah hayrınızı kabul etsin.

NOT: El- Cezire Kanalı Bilahudud programında yapılan röportaj Kudüs
2ü gündemde tutma ilkesine binaen Abdulhakim Sonkaya tarafından İnzar Dergisi için tercüme edilmiştir.

 

 


İnzar Röportaj/Söyleşi

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS