Bugün bayram Gülermiş yüzler... Üstü örtülürmüş... Siyahın beyazla... Hüzünler kederler unutulurmuş... Mezarlık dönüşlerinde... Yüreklerde sevinç... Yüzlerde...
M. Salih Gönül
Bugün bayram
Gülermiş yüzler
Üstü örtülürmüş
Siyahın beyazla
Hüzünler kederler unutulurmuş
Mezarlık dönüşlerinde
Yüreklerde sevinç
Yüzlerde
Baklava tadında hazlar belirirmiş
Bir aylık yarı açlığın
Hediyesi kabul edilirmiş
Bol nimetli sofraların şükürlerinde
Tepsilere tatlılar
Çocuklara elbiseler
Yüzlere tebessümler sipariş edilirmiş
İkinci el az kullanılmış
Bugün bayram
Unutulsun her şey
Bugün bayram
Gülermiş yüzler
Bir zindan sabahının
Puslu havası dağılır bir nebze
Mazgal boşluğuna dikilir gözler
Gözlerde hasret eksilir birkaç santim
Eksilen hasret yüreğe eklenir
Zaman çabuk geçer o anlarda
Vazgeçer kurşuni ağırlıktaki inadından
Aleyhine işler adamın
Bir babanın beli bükülür
Bir ananın ak ellerine işlenir hüzün
Bir çocuğun sorusu cevapsız kalır
Babam
Hangi bayramda dönecek anne
Bugün bayram
Gülermiş yüzler
Oysa ben
Filistin’de yaşarım bayramı
Babamın mezar taşıyla bayramlaşırım
Annemin gözyaşlarıyla
Ve bir de
Boynumdaki sapanım
Heybemdeki taşlarımla
Yoksulluğu yoksunluğu
Onurumla yaşarım
Kardeşlerim ölür yanı başımda
Yüreğime çöreklenir bir acı
Sonra Kudüs’e dönerim yüzümü
Bir bayram sabahı
Ya da sıradan bir gün
Benim bayramım ey Kudüs
Alnımda tutuşan ateşi
Soğuk taşlarının aldığı gündür
Bugün bayram
Gülermiş yüzler
Nasıl gülsün yüzüm
Arakanda kardeşlerim görürken
Zulüm üstüne zulüm
Çeçenya’da, Moro’da, Irak’ta
Bir tufan bir hezeyan bir zulüm
Nasıl gülsün yüzüm
Teslim olmamak için zalime
Canına kıyarken bacılarım
Hangi bayram güldürür yüzümü
Bugün bayram
Unutulsun her şey
Bugün bayram
Bayramsa bayram
Bana bayram
Mısır’da el Benna’nın
Afrika’da Bellunun
Pakistan’da İkbal’in
Düşlerinin gerçekleştiği gündür
Ya da
Örneğin Mezopotamya’da
Kilitli kapıların açıldığı bir sabah
Ve özgürlük renginde söken bir şafağın
Secde secde
Dua dua gelişidir
Kardeş hasretiyle
Zincirlenen bağrıma
Veya
Bir seferdir ya da bir söz
Ta Kerbela’dan kalma
Hüseyni bir söz
Şeyh Said’e miras
Hüseynin yüreğine yara bir söz
Çiğnenirken namus-u ekber
Nasıl usulca atar bu kalp
Bir sefer başlar
Piran’dan Dareyeni’ye
Kerbela canlanır gözlerde
Ha kalbime saplanan mızrak
Ha boynuma dolanan yağlı urgan
İşte bana bayram
Beni öldü sananlara inat
Yar sofrasında oturduğum gündür
Mehmet Salih Gönül / İnzar Dergisi – Ağustos 2012 (95. Sayı)
Gülermiş yüzler
Üstü örtülürmüş
Siyahın beyazla
Hüzünler kederler unutulurmuş
Mezarlık dönüşlerinde
Yüreklerde sevinç
Yüzlerde
Baklava tadında hazlar belirirmiş
Bir aylık yarı açlığın
Hediyesi kabul edilirmiş
Bol nimetli sofraların şükürlerinde
Tepsilere tatlılar
Çocuklara elbiseler
Yüzlere tebessümler sipariş edilirmiş
İkinci el az kullanılmış
Bugün bayram
Unutulsun her şey
Bugün bayram
Gülermiş yüzler
Bir zindan sabahının
Puslu havası dağılır bir nebze
Mazgal boşluğuna dikilir gözler
Gözlerde hasret eksilir birkaç santim
Eksilen hasret yüreğe eklenir
Zaman çabuk geçer o anlarda
Vazgeçer kurşuni ağırlıktaki inadından
Aleyhine işler adamın
Bir babanın beli bükülür
Bir ananın ak ellerine işlenir hüzün
Bir çocuğun sorusu cevapsız kalır
Babam
Hangi bayramda dönecek anne
Bugün bayram
Gülermiş yüzler
Oysa ben
Filistin’de yaşarım bayramı
Babamın mezar taşıyla bayramlaşırım
Annemin gözyaşlarıyla
Ve bir de
Boynumdaki sapanım
Heybemdeki taşlarımla
Yoksulluğu yoksunluğu
Onurumla yaşarım
Kardeşlerim ölür yanı başımda
Yüreğime çöreklenir bir acı
Sonra Kudüs’e dönerim yüzümü
Bir bayram sabahı
Ya da sıradan bir gün
Benim bayramım ey Kudüs
Alnımda tutuşan ateşi
Soğuk taşlarının aldığı gündür
Bugün bayram
Gülermiş yüzler
Nasıl gülsün yüzüm
Arakanda kardeşlerim görürken
Zulüm üstüne zulüm
Çeçenya’da, Moro’da, Irak’ta
Bir tufan bir hezeyan bir zulüm
Nasıl gülsün yüzüm
Teslim olmamak için zalime
Canına kıyarken bacılarım
Hangi bayram güldürür yüzümü
Bugün bayram
Unutulsun her şey
Bugün bayram
Bayramsa bayram
Bana bayram
Mısır’da el Benna’nın
Afrika’da Bellunun
Pakistan’da İkbal’in
Düşlerinin gerçekleştiği gündür
Ya da
Örneğin Mezopotamya’da
Kilitli kapıların açıldığı bir sabah
Ve özgürlük renginde söken bir şafağın
Secde secde
Dua dua gelişidir
Kardeş hasretiyle
Zincirlenen bağrıma
Veya
Bir seferdir ya da bir söz
Ta Kerbela’dan kalma
Hüseyni bir söz
Şeyh Said’e miras
Hüseynin yüreğine yara bir söz
Çiğnenirken namus-u ekber
Nasıl usulca atar bu kalp
Bir sefer başlar
Piran’dan Dareyeni’ye
Kerbela canlanır gözlerde
Ha kalbime saplanan mızrak
Ha boynuma dolanan yağlı urgan
İşte bana bayram
Beni öldü sananlara inat
Yar sofrasında oturduğum gündür
Mehmet Salih Gönül / İnzar Dergisi – Ağustos 2012 (95. Sayı)
M. Salih Gönül