İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Bir Değerlendirme Tevhide Davet Ve Sonrası

2013-04-08
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Âdemoğulları yaratılmadan önce her biri bir insan namzetlisi, rakamlara dökülemeyecek kadar çok zerreleri, Allah(c.c) ruhlar âleminde kıyamet gününde kendilerinin aleyhine delil olması için söz aldı. Bu söz alış Kur’an’da şöyle anlatılır ...
Âdemoğulları yaratılmadan önce her biri bir insan namzetlisi, rakamlara dökülemeyecek kadar çok zerreleri, Allah(c.c) ruhlar âleminde kıyamet gününde kendilerinin aleyhine delil olması için söz aldı. Bu söz alış Kur’an’da şöyle anlatılır:“Hani Rabbin, Âdem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahitler kılmıştı: `Ben sizin Rabbiniz değil miyim?` (demişti de) onlar: `Evet (Rabbimizsin), şahit olduk` demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: `Biz bundan habersizdik` dememeniz içindir.”(Araf:172)bu şahitlik bilinen hatırlanan bir şahitlik değildir. İbn-i Kesir tefsirinde “bazı selef âlimleriyle bazı halef âlimleri şahit tutmada maksadın onların Tevhid üzere yaratılmış olmalarından ibarettir.” Der. Yani Tevhide davet edildikleri zaman daveti kabullenecek yapıda yaratılmışlardır.

Konuya devam etmeden önce gerekli bir açıklamayı yapalım. Fıtrat antlaşması yapıldığı halde Allah(c.c) kullarını bu antlaşma üzerinde hesaba çekmeyecektir. Nedenini Kur’an’ın gölgesindeki Adam’dan okuyalım: “Yüce Allah kullarına merhametinden dolayı onları bu fıtrat antlaşmasına göre hesaba çekmemeyi takdir etmiştir. Aynı şekilde onları kendilerine vermiş olduğu iyilik ve kötülüğü birbirinden ayırıcı akıllarına göre de hesaba çekmek istememiştir. İnsanların fıtratlarını dıştan gelen sis tabakasının etkisinden, yozlaşmışlıktan ve sapıklıktan kurtarmak, aklını arzu ve isteklerin, zaafların ve şehevi ihtirasların baskısından kurtarmak amacıyla onlara peygamberler göndermeden, ayetlerini kendilerine açıklamadan onları sorumlu tutmayı istememiştir. Eğer yüce Allah insanların fıtratlarının ve akıllarının peygamberler ve peygamberlik olmadan, ayetlerin hatırlatmaları ve ayrıntılı bilgilerine ihtiyaç duymayacak biçimde yalnız başına doğru yolu bulmaları için yeterli olacağını bilseydi onları bu iki yetenekle hesaba çekerdi. Fakat yüce Allah ilmiyle onlara merhamet etmiş, kendilerine karşı delil olarak peygamberlik misyonunu esas almıştır.”

İnsan zihni doğarken işlenmeye hazır boş bir levha gibidir. “Allah, sizi annelerinizin karnından hiç bir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi.”(Nahl:78).Bu duyulalar tevhid davetinin kabul edilmesinin başlanacağı ilk duraktır. Sonra eğitim gelir. Resulullah(s.a.v) da ayetin desteklenmesi ve anlamının genişletilmesi mesabesinde şöyle buyuruyor: “Her doğan fıtrat üzere doğar” başka bir rivayette ise “Bu din üzere doğar sonra annesi ve babası onu ya Yahudileştirir ya Hıristiyanlaştırır ya da Mecusileştirir. Tıpkı her yönü ile mükemmel doğan bir hayvan yavrusu gibi... Siz onda bir sakatlık görür müsünüz?”

Kalplerin içinde yatan tevhid hakikatini uyandırmanın ve faal hale getirmenin yolu eğitimden yani tebliğden geçmektedir. (Yukarıdaki hadiste de her ne kadar çocuğun dininin belirlenmesinde anne-baba vurgusu yapılmışsa da) Tebliğle, telkinle, anlatmayla... Hangi din olursa olsun köklü bir karşılık bulacaktır. Çoğumuz şahit olmuşuzdur hidayet bulan birisi kendisinin hidayetine vesile olanı şaşırtacak şekilde hayatını değiştirdiğini. Bu hal ezelden yapılan fıtrat antlaşmasının bir tezahüründen başka bir şey değildir. Öyle ki bu antlaşmaya sadık olabilmek adına feda olma arzusu hissetme aklın kavrama noktasından oldukça uzaktır.

Bundan sonrası artık yol göstericinin, yönlendirmesine kalır. Onu Yahudi ya da Hıristiyanlaştırmasa da tıpkı yeni doğan çocuğun ebeveyni tarafından dinini belirlemedeki etkin rolüne benzer bir rol üstlenir. Gerçi her ne kadar Müslümanlar dinlerini kitaplardan öğrenme isteğinde olsalar da kitapta yazılanı güvendiği bir büyüğüne teyit ettirmediği müddetçe ne kabul eder ne de reddeder. Müslümanlar, önderlerinin, âlimlerinin duruşlarına göre duruş belirler. Güç tarafından değiştirilmemek güçlü şahsiyetlerin işidir. Ve herkes kendi zamanında hâkim olan fikir ekseninin yörüngesine tabi olur. (Y. konuk)

Üzerine azap sözü sabit olanlar müstesna olmak üzere küfrün veya şirkin kanıyla aynı rengi aldığı birisinin dahi tevhid davetini kabul etmesi zor da olsa mümkündür. Ama asla imkânsız değildir. Öte yandan bu daveti kabul edip de kalbindeki iman zayıflamaya başlayıp, “böyle bir rivayet de var, şu âlim bunu bu şekilde tevil ediyor vs. vs.” deyip de ibadetinde çözülme başlayan ki bu ibadetlerin en önemlisi namazdır, ahlaki gerileme başlayan birisinin yeniden kalbinde iman ateşini yakmak onu eski haline döndürmek, yeni bir imanla yeni şevk vermek neredeyse imkânsızdır. Bu tıpkı yanıp kül olmuş bir maddenin yeniden alev alıp da tutuşmamasına benzer.

Kamuran Yürekli / İnzar Dergisi – Nisan 2013
 

 


Kamuran Yürekli

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS