bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar... bu aralar beynimde... bin bir düşünce cirit atıyor... kayıtsızım çevremde olup bitenlere... faili malum cinayetlere...
M. Salih Gönül
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
bu aralar beynimde
bin bir düşünce cirit atıyor
kayıtsızım çevremde olup bitenlere
faili malum cinayetlere
alkol komasıyla gelen ölümlere
ve sonu katliam olan cinnetlere
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
içimdeki öfke nöbetlerini tetikliyor
yeşil baharlar
sürek avı başlıyor düşüncelerimde
ne varsa gözlerimden beynime akan
medeniyet saçmalıkları, hümanizm safsataları
adına demokrasi denilen, adalet denilen
güya insan diyen
boynu kıravatlı, sırtı marka ceketli
insan müsveddeleri
tek tek düşüyor kapanlarıma
can çekişiyor kalemimde
ömürlerini acımadan
boğaz ve mide arasında geçirenler
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
ana haber bültenleri
ara haberler, gazeteler, dergiler
orta sayfa intihar haberleri
kuytu bir sokak köşesinde
şırınga ve hortum işbirliğiyle
işlenen cinayetler
hey nerdesiniz
sosyologlar, psikologlar
ekranlarda akıl pazarlayan
toplum mühendisleri
reklamlarda, bilbordlarda
ve gazetelerde çarşaf çarşaf basılırken
yerli malımız, milli gururumuz
delikanlı adamın şaşmazı
ulusal içeceğimiz
bilmem ne rakımız diye tanıtılan
melanetler karşısında
nerdesiniz
üst dudağınıza hangi artistin
moda ettiği bıyıkların ağırlığıyla
düşen çenenizden
etrafınıza saçtığınız salyalar
ve güya
güzel kafalarınızdan çıkan
sapık düşüncelerinizden
rezil fikirlerinizden
bıkkınlık buhranları geçiriyorum
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
midemi alt üst ediyor
gözlerimin gördükleri
kulaklarımın duydukları
bir zamanlar rezillik dediklerimiz
revaçta bu aralar
sosyete kulvarlarında
magazin sayfalarında
yılışık tipler yapmacık tebessümler
uygarlık seviyesini yükselten mini etekler
midemi altüst ediyor
sarhoş bakışlarla mayalanmış
sapık düşünceler
artık yoruldum
altın tepside önüme sunulan
bu rezilliklerden
tiksindim
pezevenk gülüşlerin ardına saklanan
fahişe masumiyetinden
on yaşındaki kızların
başörtüsünden dert yanıp
uyuşturucu yaşının
ona inmesinden şikâyet eden
ikiyüzlülerden
sahtekârlardan
timsah gözyaşı dökenlerden
tiksindim
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
hey siz beyefendiler hanımefendiler
Uygarlık örneği zarif ve zarifeler
tango kursları açılmış duydunuz mu
elin memleketinde fahişe dansı denilen
sizin için bilmeyenin ayıplandığı kurslar
alın hepsi sizin olsun
içimde çöl özlemi var bu aralar
bedevi biatleri yaşıyorum
yürek ikliminde
körü körüne sadakat diyor
bedenimin her zerresi
şeref ve saadet nağmeleri işitiyorum
korkularınızdan
ölüm gülümsüyor bir taraftan
anlam kazanıyor yaklaştığı her an
ve korkutmuyor beni
evet sizin olsun masalar, kadehler
sermayesi bedenleri olan et yığınları
sizin olsun
bana
mayası şeref olan
inancım yeter
Mehmet Salih Gönül / İnzar Dergisi – Şubat 2013 (100. Sayı)
bu aralar beynimde
bin bir düşünce cirit atıyor
kayıtsızım çevremde olup bitenlere
faili malum cinayetlere
alkol komasıyla gelen ölümlere
ve sonu katliam olan cinnetlere
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
içimdeki öfke nöbetlerini tetikliyor
yeşil baharlar
sürek avı başlıyor düşüncelerimde
ne varsa gözlerimden beynime akan
medeniyet saçmalıkları, hümanizm safsataları
adına demokrasi denilen, adalet denilen
güya insan diyen
boynu kıravatlı, sırtı marka ceketli
insan müsveddeleri
tek tek düşüyor kapanlarıma
can çekişiyor kalemimde
ömürlerini acımadan
boğaz ve mide arasında geçirenler
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
ana haber bültenleri
ara haberler, gazeteler, dergiler
orta sayfa intihar haberleri
kuytu bir sokak köşesinde
şırınga ve hortum işbirliğiyle
işlenen cinayetler
hey nerdesiniz
sosyologlar, psikologlar
ekranlarda akıl pazarlayan
toplum mühendisleri
reklamlarda, bilbordlarda
ve gazetelerde çarşaf çarşaf basılırken
yerli malımız, milli gururumuz
delikanlı adamın şaşmazı
ulusal içeceğimiz
bilmem ne rakımız diye tanıtılan
melanetler karşısında
nerdesiniz
üst dudağınıza hangi artistin
moda ettiği bıyıkların ağırlığıyla
düşen çenenizden
etrafınıza saçtığınız salyalar
ve güya
güzel kafalarınızdan çıkan
sapık düşüncelerinizden
rezil fikirlerinizden
bıkkınlık buhranları geçiriyorum
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
midemi alt üst ediyor
gözlerimin gördükleri
kulaklarımın duydukları
bir zamanlar rezillik dediklerimiz
revaçta bu aralar
sosyete kulvarlarında
magazin sayfalarında
yılışık tipler yapmacık tebessümler
uygarlık seviyesini yükselten mini etekler
midemi altüst ediyor
sarhoş bakışlarla mayalanmış
sapık düşünceler
artık yoruldum
altın tepside önüme sunulan
bu rezilliklerden
tiksindim
pezevenk gülüşlerin ardına saklanan
fahişe masumiyetinden
on yaşındaki kızların
başörtüsünden dert yanıp
uyuşturucu yaşının
ona inmesinden şikâyet eden
ikiyüzlülerden
sahtekârlardan
timsah gözyaşı dökenlerden
tiksindim
bıkkınlık buhranları geçiriyorum bu aralar
hey siz beyefendiler hanımefendiler
Uygarlık örneği zarif ve zarifeler
tango kursları açılmış duydunuz mu
elin memleketinde fahişe dansı denilen
sizin için bilmeyenin ayıplandığı kurslar
alın hepsi sizin olsun
içimde çöl özlemi var bu aralar
bedevi biatleri yaşıyorum
yürek ikliminde
körü körüne sadakat diyor
bedenimin her zerresi
şeref ve saadet nağmeleri işitiyorum
korkularınızdan
ölüm gülümsüyor bir taraftan
anlam kazanıyor yaklaştığı her an
ve korkutmuyor beni
evet sizin olsun masalar, kadehler
sermayesi bedenleri olan et yığınları
sizin olsun
bana
mayası şeref olan
inancım yeter
Mehmet Salih Gönül / İnzar Dergisi – Şubat 2013 (100. Sayı)
M. Salih Gönül