İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Batı`daki Demokrasi Fiyaskosu Evrensel İslami Hareket İçin Ümit Bahşediyor

2012-01-15
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Dünyanın en güçlü ulusu olarak, güya demokrasi bayrağını taşıyan ABD`nin, her dört yılda bir gerçekleşen eğlence, sersemlik ve kuşkuculuk bileşimi başkanlık seçimini izlerken gerçeklerin ortaya çıkışına tanık oluyoruz. Seçimlere daha bir yıla yakın bir süre kalmış olsa da ...

Dünyanın en güçlü ulusu olarak, güya demokrasi bayrağını taşıyan ABD`nin, her dört yılda bir gerçekleşen eğlence, sersemlik ve kuşkuculuk bileşimi başkanlık seçimini izlerken gerçeklerin ortaya çıkışına tanık oluyoruz. Seçimlere daha bir yıla yakın bir süre kalmış olsa da, Barack Obama`nın yeniden seçilmek için Nisan ayında kampanyasını başlatacağını ilan etmesiyle resmi süreç aylar öncesinden başlamış oldu. Muhtemel Cumhuriyetçi adaylar arasındaki yarış daha yeni başlıyor ancak dünya, bazı adayların, bilhassa daha önce hiç rastlanmayan korkunç gaflara imza atan Rick Perry ve Herman Cain`in cehaletine ve beceriksizliğine gülüyor. Ama George W. Bush`un da iki kez seçildiğini ve Obama`nın yeniden seçilmesine izin verilmeyeceğini göz önünde tutanlarda, böylesi bir adayın aslında Beyaz Saray`a gidebileceğine dair yaygın bir korku da var. Çoklarına göre, Amerikan devlet politikası uzun süredir demokrasi hususunda kandırmaca davası güdüyor. Sorun şu ki, bu algı henüz yeni ve ne ABD`de ne de dünyanın geri kalan bölgelerinde bu konuda henüz çok az değişim var.

Yine de son zamanlarda gelişen bazı faktörlerin Müslümanlara daha somut beklentiler sunduğunu ve sonunda demokrasinin basit mitlerine sığmayan bir büyüme sağlandığı görülmektedir. Bu faktörlerden biri Batı kapitalizminin ekonomik krizi ve buna yönelen değişik tepkilerdir. Dünyanın bütün ülkelerin her ferdinin, kurbanı olduğu dünya kapitalizminin haksızlıklarından yararlanan ABD ve diğer Batı ülkelerinde, kısmen Wall Street`i İşgal ve benzer hareketlerce temsil edilen kapitalizm karşıtı duyarlılığın artması, ekonomik krizin sıradan insanların hayatlarında siyasal sonuçlar doğuracağını ortaya çıkarmaktadır. En azından bazı protestocuların yalnızca kapitalist seçkinlerin sömürücü ve vurguncu politikalarına değil benzer şekilde onlara yaltaklık yapan politik sınıflara da kızgınlık göstermeleri bu ülkelerin çoğunda siyasetin doğası gereği önemli sonuçlara gebe olacağı şeklinde okunmalıdır. Siyasi liderlerin İran tehdidi gibi popülist politikalarla dikkati başka tarafa çekerek hayali tehditler üretmesi bu sonuçlardan yalnızca biridir. Şüphesiz diğer sonuçları da bizi şaşırtacaktır. Hâsılı kelam, demokrasinin sonunun prematüre olacağını öngörsek de, demokratik politikaların parlaklığının sahte olduğu ancak süreç içinde netleşecek.

Bu arada bazı Avrupa ülkelerinde demokrasi ve demokratik politikalara karşı dikilen ekonomik krizin sonuçları daha dolaysız bir şekil almaya başladı. İtalya`da, tamamı profesyonel uzmanlardan oluşan ama herhangi bir siyasi veya seçim geçmişi olmayan teknokratlar, demokratik yöntemlerle seçilmiş hükümetin yerini aldılar. Sorun şu ki, bu teknokratların uzmanlığı, tamamıyla mevcut krize neden olan aynı kapitalist varsayım ve politikalardan neşet etmektedir. IMF ve benzeri uluslar arası kuruluşlar, halkalarının çıkar ve arzularına rağmen, uzun süredir gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine katı ekonomik politikalar uygulamaktadırlar. Bunu haklı gösterme gerekçelerinden biri Batılı ülkelerin demokrasi ve ekonomik güçten menfaat sağlamalarına yarayan bu kapitalist politikalardır. Seçilmiş hükümetler yerine kapitalist seçkinlerce idame ettirilen katı politikaların yürürlüğe konulduğunu gören gelişmiş Avrupa ülkelerinin şimdiye kadar bundan yarar sağladıkları görülmüş değil. Yaklaşık 40 yıl önce ABD destekli sağcı askeri diktatörlüğün devrilmesiyle demokratik bir yönetime kavuştuğu bilinen Yunanistan`da da hükümet, sivil politikacılar böylesi müeyyidelerin gerekliliğini kabul etmezse Yunan ordusunun darbe yaparak iktidarı ele geçirme hazırlığı içinde olduğu şeklinde uyarıda bulunan Avrupa liderlerince, benzer reçeteleri uygulamaları yönünde baskı altına alındı. İspanya, Portekiz hatta Fransa`da bile, ekonomik koşullar iyileşme yönünde gitmezse benzeri şiddetli tedbirlerin alınacağına dair ciddi bir korku var.

Batı ülkelerindeki bu türden gelişmeler, demokratik politikaların dayandığı efsaneler ve özellikle herhangi bir çıkar grubunun değil düzenli olarak yapılan seçimlerin sıradan insanları koruduğu algısını zorunlu olarak değiştirmektedir. Yine bu durum, dünyanın diğer bölgelerinde, örneğin `Arap Baharı` tabir edilen sürecin içinde bulunan Arap dünyasındaki gelişmeleri de derinden etkilemektedir.

Bu geniş kapsamlı siyasi ayaklanma farklı ülkelerde farklı şekiller almaktadır, Tunus`ta Ekim ayında yapılan seçimler En-Nahda İslami Hareketi`nin zaferiyle sonuçlanırken, Libya`da Batı tarafından cesaretlendirilen iç savaşla, Mısır`daki politik seçkinlerce değişim sürecini çıkarları etkilenmeyecek şekilde yönetme gayretiyle neticelenmektedir. Bunların hepsinde iki temel nokta var: ilk olarak Batılı güçler can havliyle olayları kendi amaçlarına göre manipüle etmeye çalışmakta, ikinci olarak da tüm hareketler Batı yanlısı demokratik hareketler olarak sunulmaya çalışılarak, tek tutkuları Batı`nın nüfuz alanına girmeyi hedef edinen yönetimler kurulmaya çalışılmaktadır. Mısır`daki mevcut gelişmeler bu ülkelerdeki sıradan insanların bu beklentilerden pek memnun olmadıklarını gösteriyor. Mısırlılar Batı tarafından sunulan modelden çok, gerçek özgürlüğü başarma mücadelesi yürütürken, şimdiye kadar demokrasinin parlayan bir model olarak desteklendiği ülkelerde ise demokrasinin yeni meydan okuyuşlara muhatap olduğu gerçeği, demokrasi karşıtı bir çıkışı kolaylaştırmakta ve tüm İslam dünyası için sahici bir İslami alternatif sunmaktadır. Pek tabii ki Batı`nın kendi içindeki problemler kâfi değildir; sayısız farklı etkenler de elzemdir, özellikle Mısır ve diğer yerlerdeki İslami önderlerin vizyonu ve liderliğine de ihtiyaç vardır. Yine de demokrasi modelinin daha önceleri göründüğünden daha az istikrarlı ve cazibeli olduğu gerçeği de doğru istikamette atılan bir adım olarak görülebilir. Her zaman olduğu gibi, entelektüellerin ve liderlerin epeydir yaymada başarısız oldukları sözcükleri, siyasi tecrübeler, somut ve ikna edici hakikatler olarak sunabilmektedir.

Yazan: İkbal Sıddıqi
Tercüme: Süleyman Kaylı tarafından Crescent İnternational’den İnzar için tercüme edildi.

İnzar Dergisi / Ocak 2012 - 88. Sayı


İnzar / Çeviri Makaleler

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS