İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Bana ‘Kulluk Et’ Dediler, Ben de ‘Asın’ Dedim

2014-01-28
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

1941 yılında Seyyid Ebu’l Ala Mevdudi tarafından Lahor’da kurulan Cemaat-i İslami, İslam’ı toplumsal ve siyasal hayatta temsil etme gayesi güden bir harekettir. 1947 yılında Hindistan’dan kopan Pakistan’ın bağımsız bir ülke olarak kurulmasıyla birlikte Cemaat-i İslami de Hindistan ve Pakistan kollarına ayrıldı.
1941 yılında Seyyid Ebu’l Ala Mevdudi tarafından Lahor’da kurulan Cemaat-i İslami, İslam’ı toplumsal ve siyasal hayatta temsil etme gayesi güden bir harekettir. 1947 yılında Hindistan’dan kopan Pakistan’ın bağımsız bir ülke olarak kurulmasıyla birlikte Cemaat-i İslami de Hindistan ve Pakistan kollarına ayrıldı. Bangladeş de 1971 yılında Pakistan’dan koparak bağımsız bir ülke oldu. Bangladeş’teki Cemaat-i İslami de cemaatin Doğu Pakistan kanadından teşekkül etti. Bangladeş’in bağımsızlık kazanmasıyla birlikte Cemaat-i İslami yasaklandı ve ileri gelen liderleri Pakistan’a ve bir kısmı da Orta Doğu ülkelerine gittiler. 1978 yılında siyasi faaliyetlerine izin verilmeye başlanan Cemaat, ilk olarak 1986 yılındaki parlamento seçimlerine girmeye başladı. 1991, 1996, 2001 ve 2008 seçimlerinde parlamentoda temsil edilen Cemaat, Bangladeş Yüksek Mahkemesi’nin 1 Ağustos 2013 tarihli kararıyla illegal sayılarak, seçimlere girmesi yasaklandı. 2013 yılında Cemaat mensuplarına karşı geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirilerek on binlerce insan tutuklandı. Cemaat’in eski lideri ve 91 yaşındaki İslam âlimi Gulam Azam’ı idamla yargılamakta olan Bangladeş devleti, 12 Aralık’ta Cemaat’in genel sekreteri Abdulkadir Molla dâhil, beş kişiyi idam etti.

Cemaat-i İslami’nin Manifestosu

Diğer siyasi partiler gibi, Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi de, yalnızca ülkeyi yönetmek ve iktidara ulaşmak isteyen siyasi bir parti değildir. Bangladeş Cemaat-i İslami’nin gayesi, Allah’ın arzında yaşayanları O’nun yasalarıyla tanıştırarak insanın insana ve bilhassa mazluma yaptığı zulmü tamamen ortadan kaldırmak, Kur’an ve Sünnet’e dayalı eşitlikçi ve kapsamlı bir toplumsal düzen kurmaktır. Bangladeş, sevgili vatanımızdır. 147.570 km²’lik yüz ölçüme sahip bir ülkedir. 130 milyonluk nüfusu, sefilce bir yoksulluk, mahrumiyet, maddi dertler ve hayal kırıklığı yaşamaktadır. Son dönemlerde sömürgeci rejimin istismarı, hükümetlerin kötü yönetimleri, yolsuzluk, eziyet ve yağmacılık kalabalık nüfusuyla Bangladeş’i kısıtlı bir zenginlik ve aşırı derecede talihsiz bir ülke konumuna sokmuştur. Bangladeş bugün dünyanın az gelişmiş ülkelerinden biridir. Hâlihazırda dünyada yolsuzluğun en fazla yaşandığı ülkedir. Karakteristik jeolojisi ve çevresel durumu, daimi hale gelen felaketler, seller, kuraklık, kasırgalar, fırtınalar, ormanların yok oluşu ve ürün kaybı bu ülke insanını daha zor bir duruma düşürmüş ve başkalarına daha bağımlı hale getirmiştir. Yetkili siyasi karar alıcıların yetersiz, etkisiz, bencil ve kibirli oluşlarıyla yalnızca ekonomi ve dış politika değil, iç işleri sistemi de büyük oranda dışa bağımlıdır. Bangladeş ekonomisi tamamen Dünya Bankası, Asya Gelişim Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşların elinde rehindir. Bangladeş’in bağımsızlığını, egemenliğini, kültürünü ve mirasını tamamen satmaya hazır olan ve yabancı bağışçılarca desteklenen stk’ların bir bölümü komplocu şebekelerini şu an ülkenin her noktasına ulaştırmış durumdalar. Bu arada bu stk’lar yeni Doğu Hindistan Şirketi kılıfıyla ortaya çıkarak hayır ve misyonerlik adı altında faaliyet yürütmektedirler. Aşamalı olarak Bangladeş ekonomisini, eğitim sistemini ve iletişim medyasını kontrol etmeye başladılar.

Çeşitli sınırlanmalara rağmen, Bangladeş, kendi kültürü, zengin dilleri, ihtişam dolu tarihi ve geleneğiyle ve hepsinin ötesinde jeopolitik ve stratejik konumuyla önemli bir refah potansiyeli taşımaktadır. Geniş toprakları, ırmaklarda yıkanan zengin kumu ve yeşilliğiyle verimli topraklara sahip olduğu için zirai açıdan en gelişkin ülkelerden biri haline getirilebilir. Binlerce mil uzunluğundaki nehirleriyle, uzun sahil şeridiyle bereketli bir balıkçılık kaynağı durumundadır. Tepeleri, ormanları, çeşit çeşit yabani hayvanları, kabile geleneği, sınırsız enfes deniz kumu ve çevre kirliliğinden beri olan devasa kırsal alanlarıyla müreffeh bir turizm endüstrisi müjdelemektedir. Bangladeş, yeraltında keşfedilmiş veya keşfedilmeyi bekleyen çok büyük miktarlarda doğalgaz kaynaklarına sahip sayılı ülkelerdendir. Yalnızca doğal gaz değil, yüksek kalitede kömür, kireçtaşı, sert kayaç, kil, ağır mineral metaller de bolca bulunmaktadır. En çekici kaplan tipi olan Royal Bengal Kaplanı gibi yaban hayvanlarını barındıran Sundarban, dünyanın en büyük tropikal ormanıdır. Bunca zengin doğalgaz kaynaklarına sahip Bangladeş’in hal-i pür melali bu olmamalıdır. Bangladeş mutlu, müreffeh ve gelişmiş bir ticaret ve endüstri modeli haline getirilmeli ve doğru şekilde yönetilerek Allah’ın verdiği imkânları değerlendiren siyasiler ve siyaset yapıcıları tarafından yönetilmelidir.

Bangladeş’teki bu yoksulluk, geri kalmışlık ve hakkı yenmişlik durumu mevcut politikalardan, ülke siyasetçilerinin yanlış ve hatalı politik yaklaşımlarından kaynaklanmaktadır. Bu sefaletten ve geri kalmışlıktan kurtulmak için, milletin yeni bir adım atarak ekonomiyi, eğitimi, yönetim sistemini ve ülkedeki siyasal sistemi değiştirmesi gerekmektedir. Ekonomi, politika ve ülke yönetiminde devrimci bir değişim vücuda getirmek için yöneticilerin dürüst olması ve bu dürüstlüğün siyasal bir sistem üzerine bina edilmesi gerekir. Yoksa anlamlı bir değişim gerçekleştirme imkânı olmayacaktır. Tam anlamıyla anlamlı ve kalıcı bir özgürlük ancak Cemaat-i İslami’nin siyasete getireceği değişimle mümkün olacaktır. Cemaat-i İslami’nin sloganı ‘Allah’ın kanunlarını ve dürüst insanların yönetimini istiyoruz’ şeklindedir. Çünkü evrenin yaratıcısı olan Allah tarafından gönderilen, Kur’an ile şekillendirilen ve İslam Peygamberi ile örneklendirilen İslam ile insanlığın ve bu toplumun tüm sorunları çözüme kavuşur. Bu nedenle Cemaati İslami, Allah’ın bizler için seçmiş olduğu tek din olan İslam ve İslam’ın uygulanmasıyla hem Bangladeş’teki her bir birey hem de devlet ve her sınıftan sosyal kademelerdeki insanların kurtuluşa ereceğine inanmaktadır. Yine Cemaati İslami, Allah’ın Kur’an aracılığıyla ve Hazreti Muhammed örnekliğiyle hareket eden yeterli bir liderliğe sahip dürüst insanlarla dengeli, insani, sömürüden uzak, her türlü eziyetten, yanlış yönetimden, sefaletten uzak, insanları ekonomik ve sosyal açıdan ilerletecek, kültürel zenginliğe, tarih ve geleneğe sahip çıkan ve ülkenin tam bağımsızlığı ve egemenliği için kadınlara, çocuklara yönelik baskıyı ortadan kaldıracak, onlara refah ve özgürlük getirecek bir anlayışı savunmaktadır. Cemaat, Allah’ın kanunlarını kuracak ve hayatın tüm aşamalarında uygulayacak, refah eksenli insani ve İslami sosyo-politik bir teşkilattır. Bu teşkilat, gücü zorla eline almak gibi bir amaç taşımaz. Cemaat’in mücadelesi kısa ve uzun dönemli amaçlarla belirlendiği şekliyle Allah’ın dinini ve insanın özgürlüğünü egemen kılmak için sistemli bir şekilde hareket etme yönündedir. Cemaat, şu haliyle son elli yılda dur durak bilmeden, yorulmadan ve aralıksız biçimde Bangladeş’te İslami bir uyanış sağlamıştır. Bangladeş İslami Cemaati adanmış liderleriyle ve çalışanlarıyla sayısız dini kurumlar, camiler, medreseler, hayır kurumları, yükseköğrenim kurumları, okul ve kolejler kurarak ideal olan ile modern olanı bütünleştirerek kültür merkezleri, gazete basımevleri kurmuş ve İslami yayınlar yayımlamıştır. Böylelikle İslami olduğu gibi ilerlemeci bir atmosfer de oluşturarak ülkedeki entelektüellik düzeyini ciddi biçimde arttırmıştır. Yine Cemaat, Bangladeş’in geleneksel siyasetinde de belirgin bir İslami ve ideolojik eğilim başlatmıştır. Bugünün Bangladeş’ini tartışılır durumda olan ‘hizmetkâr yönetim’ anlayışıyla tanıştıran da Cemaat’tir.

Cemaat-i İslami siyaseti Allah’ın yönlendirmesiyle toplumda yapılması gerekenleri vaaz eden İslam Peygamber’inin ve Kur’an’ın insanı özgür kılan ideallerine sarılmıştır. Bireyi ve toplumu felaha erdirecek olan da budur. Bu nedenle Cemaat-i İslami yolsuzluğun bittiği, mutlu, müreffeh, bağımsız ve egemen bir devlet ve toplumsal düzen kurma ümidi taşımaktadır. Cemaat-i İslami, bunları başarmak için refahı, halk merkezli oluşu, demokratik prensipleri ve eylemleri, vatansever güçleri ve tüm alanlarda direnişi sergileyerek ülkenin ve aklın maslahatı için Kur’an ve Sünnet’e sarılmayı prensip edinmiştir. Cemaat bunu başarmanın tek yolunun seçilmiş bir hükümetle ve halkın desteğiyle kazanılacağına inanmaktadır.

Bu ilkeler Cemaat’in genel prensipleridir ve Cemaat bu prensiplerle genel seçimlere girmektedir. Bunu başarmak için parlamento içinde ve parlamento dışında olanca gücümüzle çalışacağız.

Cemaat-i İslami’nin Genel Görüşleri

İnsan, beden ve ruhun mükemmel bir bileşimidir. Mükemmele doğru ilerlemeye meyilli oluşuna bu iki açıdan da bakmak lazım. İslam, Allah tarafından tüm hayatı kuşatacak yollar gösteren yegâne dindir. Bu yol, insan hayatının tüm boyutlarını kapsamaktadır. İslam yalnızca inançları vaaz etmekle kalmaz davranışla ilgili normlar da belirler. İslam’ın yol göstericiliği insan aktivitelerinin hem maddi hem de manevi boyutunu kapsar. Cemaat-i İslami, Allah tarafından gönderilmiş, Resul tarafından örneklendirilmiş bir temele dayalı olarak insan eylemliliğinin tüm aşamalarında değişim yapmayı amaç edinen bir harekettir. Cemaati İslami’nin insanlığa ve özelde Müslümanlara çağrısı Kur’an’da Allah’ın insanlara yaptığı şu çağrıdan neşet etmektedir: ‘Ey insanlar, Allah’a boyun eğin, O’ndan başka ilah yoktur’. Cemaat-i İslami, bu çağrıyı şu üç boyutuyla anlamaktadır: Eğer bu dünyada huzur, öte dünyada da felah istiyorsanız Allah’ı tek hâkim olarak, Hz. Muhammed’i de hayatın her safhasında yegâne lider olarak kabul edin. Bu çağrıya uyduğunuzu iddia ediyorsanız diğer tüm düşünüşlerden, eylemlerden ve alışkanlıklardan uzak durarak yalnızca Allah’a ve Resulüne itaat edeceğinizi ilan edin. Eğer bu iki yaklaşımı hayatınızda tatbik etmeye kararlıysanız dürüst olmayan yetersiz liderler yerine dürüst ve yeterli olanlarla işbirliği içinde çalışmayı tercih edin. Cemaati İslami’nin gerçekleştirmeye çalıştığı program toplumun tamamında köklü bir değişim gerçekleştirmeye yöneliktir. İnsanların düşünüşlerinin doğru yöne evirilmesini sağlayacak kalıcı ve kazançlı bir değişime ihtiyaç duyulmaktadır. Aynı düşünüşe sahip insanlar örgütlenmeli ve liderlik ve aktivistlik yapacak eğitim görmelidirler. Sosyal problemlere aşina olmalı ve bu problemleri halkın menfaatlerini göz önünde tutarak çözebilme kabiliyeti göstermeliler. Allah bizlere böyle bir imkân verirse, Cemaat-i İslami halkının desteğiyle bir hükümet kurarak Kur’an ve Sünnet ışığıyla müreffeh bir ülke tesis edecektir. Cemaat-i İslami bu prensiplere bağlı kalarak programında şu dört hususun altını çizmiştir:

1-Düşünüşün ve Yeniden Yapılanmanın Arındırılması: İslam’ı yaymak ve insanları Allah’ın yoluna çağırmak, insanların düşünüşlerini Kur’an ve Sünnet’e göre yeniden tesis etmek, halkın her kesiminde gerçek bir İslami anlayışın tesis edilmesini sağlayacak bir hareket başlatarak hayatın her alanında İslam’ı yaşanabilir hale getirmek.

2-Örgütlenme ve Eğitim: İslam’ı ideal edinecek bir bilinç oluşturmak, dürüstçe İslam’a sarılanları bu alanda eğiterek, onları İslam davası ve insanlık için yararlı bireyler haline getirmek, her alanda dürüst liderler yetiştirmek.

3-Sosyal Hizmetler ve Sosyal Reform: Halkı kötü koşullardan kurtarmak, sosyal reformlar ve şartların iyileştirilmesiyle ülkenin müreffeh hale getirilmesi, eziyet çekmekte olan insanlığı kurtararak insanlığı İslam kültürü ile tanıştırmak ve İslam’ı referans edinerek insani karakteri yeniden vücuda getirmek ve insanları, barışçıl eylemlerle toplum karşıtı aktivitelere karşı bilinçlendirmek.

4-Hükümeti ve Yönetimi Islah Etmek: Hükümete, iç işlerinde, dış politikada, yasalarda ve düzenlemelerde, halkın ahlakı ve dünyevi gelişimi hakkında İslam’ın aydınlığını tavsiye etmek, eğitim sisteminde ve tüm kurumlarda dürüst ve yeterli insanları istihdam etmek.

Cemaat-i İslami’nin Siyaseti

Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi, 1971 yılında bağımsızlığına kavuşan Bangladeş’in bağımsızlığını, egemenliğini ve İslami değerlerini korumak için çalışmaya başladı. Cemaat-i İslami Allah ve Resulünün çizdiği yolda Bangladeş’te yeniden barışı tesis etmek ve Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yola çıkmıştır. Cemaat-i İslami ulusal birlik kurmak, ülkeyi iç kargaşadan kurtarmak ve dış saldırılara karşı korumak için İslami değerleri hayatın her alanında hâkim kılmak amacı güder. Aynı şekilde sorumluluk sahibi vatandaşlar yetiştirerek ülkeyi müreffeh hale getirmeyi, Allah’a tam anlamıyla teslim olmuş dürüst liderler yetiştirmeyi de amaç edinir. Tüm insanlar için demokrasi, sosyal ve ekonomik adalet, özgürlüğün ve temel hakların temini, din, renk, mezhep farkı gözetmemek, herkese yiyecek, giyim, barınma, eğitim, iyi davranış, kaynaklardan eşit derecede yararlanma, onur ve güvenlik taahhüt eder. Bu yönüyle Cemaat-i İslami İslam kardeşliğine dayalı bir dünya kurmayı, dünyanın tüm ülkeleriyle adalet ve eşitlik temelli iyi ilişkiler kurmayı önemser.

İslam’ı tam anlamıyla egemen kılmayı şiar edinen Cemaat, Bangladeş’in tüm insanlarını hayatlarının her safhasında İslam’ı takip etmeye ve İslam’ın ideallerini gerçekleştirmeye, İslam’ın tam anlamıyla anlaşılmasını sağlamaya teşvik eder. Dürüst ve ilgili insanları örgütleyip eğiterek Allah’tan korkan kimseleri toplumun her safhasında egemen kılarak devlet yönetiminde sistemli bir şekilde değişim gerçekleştirmeyi amaç edinir.

Cemaat-i İslami, kurulduğu ilk günden itibaren kendi yapısı içerisinde demokrasiyi tam anlamıyla işletmiş ve bu yönüyle güvenilir bir siyasi örgüt olarak süregelmiştir. Cemaat, kadro tesisinde demokrasiyi tam anlamıyla sağlamış ve güçlü bir teşkilat sistemi sağlayarak liderliğinde düzenli olarak değişime giderek güçlü liderlik sağlamış ve böylelikle de yapı içerisinde hizipsel ihtilaflar yaşamamıştır. Cemaat-i İslami içerisinde hanedanlık olmaz ve bu yönüyle hareket içerisinde karar alma mekanizmaları tavsiye ve görüş alışverişiyle işlemiş, yapıcı eleştirilere açık yapısıyla kurumsal anlamda demokratik bir hüviyete sahip olmuştur. Bangladeş halkı Cemaat-i İslami’nin İslam’ın engin ideolojisine sahip çıkışını takdir etmiştir. Sonuç olarak Cemaat, Bangladeş’te geniş kitlelerce desteklenen bir hareket olma özelliğine haiz olmuştur. Cemaat-i İslami tarafından aday gösterilen kimseler her parlamento seçiminde meclise girmişlerdir. Cemaat-i İslami, mensuplarından düzenli olarak finansal yardım almaktadır, bu yardımlar Finans Bölümüne (Beyt-ül Mal) aktarılmakta ve en şeffaf yöntemlerle kullanılmaktadır.

Bangladeş merkezli Cemaat-i İslami’nin resmi sitesinden, Süleyman Kaylı tarafından İnzar için derlenerek tercüme edildi.

Süleyman Kaylı / İnzar Dergisi – Ocak 2014 (112. Sayı)
 

 


İnzar / Çeviri Makaleler

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS