İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
    • 261.SAYI
    • 262.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

6-8 EKİM ŞEHİTLERİNİN AİLELERİ ANLATIYOR

2021-11-09
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

6-8 Ekim 2014'te Kurban Bayramı'nda ihtiyaç sahiplerine et dağıttıkları sırada PKK'lilerin saldırasına uğrayarak barbarca katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarının aileleri; evlatlarının kendilerini Allah'ın dini için nasıl feda ettiklerini anlattılar: Şehit Yasin Börü'nün annesi Hatice Börü anlatıyor: Yasin çok yumuşak huylu ve zararsız bir çocuktu. Sadece ailesine değil, tüm insanlara karşı merhametliydi. Aynı zamanda çok hayâlıydı. Utancından başını önüne eğerdi. İbadetlerine düşkündü. Küçük yaşlardan itibaren ibadetlerini aksatmazdı. Küçükken defalarca hastalık geçirdi, büyüyünce kendine geldi. Yasin daha okula başlamadan ben ona yazmayı öğrettim. Öğretmenleri ondan çok memnundu. Hemen öğrenirdi. Yaşıtlarından çok farklı bir kişiliğe sahipti. Her şeyi hemen kavrıyordu. Yaşıtlarına göre çok daha olgun ve ibadete düşkündü. Zamane çocukları gibi alışkanlıkları yoktu. Zamanını gereksiz işlerle harcamıyordu. Küçük yaşına rağmen yaşıtı olan kızlara karşı mesafeliydi. Müslümanlara her zaman faydalı olmaya çalışırdı. Yardım kuruluşlarında gönüllü çalışır, fakirlerin yardımına koşar, kimseyi yarı yolda bırakmazdı. Bugünü tahmin etmeliydim, çünkü çocuğum sıra dışı bir ahlaka sahipti. Onu İslami bir çerçeve içinde yetiştirmeye çalıştım. Yasin çocukluğundan beri alnı secde gördü. Çünkü kimseye bir kötülük yapmadı. Başkaları gibi evladımı sokağa salmadım, öfkeyle büyütmedim. İslam'a faydalı olmasını istedim. Oğlum Yasin, kimsenin canına, malına kastetmedi. Ben evladımla gurur duyuyorum. O sabah heyecanla evden çıktı. Bayramlık kıyafetlerini giydi. Bayramlıklarını bir kere yıkamadım, askıda kaldı.” 6-8 Ekim olaylarında Şehit edilen Hasan Gökgöz'ün babası Mehmet Gökgöz: Oğlum yıllarca ticaretle uğraşmasına rağmen kimse onun hakkında hak, hukuk namına şikâyette bulunmadı. Oğlum Hasan, geçtiğimiz gün annesinin rüyasına girdi: "Ana ağlama, ne diye ağılıyorsun? Biz yerimizden çok memnunuz, güzel yerimiz var. Siz neden bu kadar üzülüyorsunuz hala ben anlamıyorum. Biz yerimizden memnunuz” demiş. Bir gün bir yerde oğlumu bekliyordum. Defalarca telefon açmama rağmen gelmedi. Mahalleye döndüğümde Hasan'ı eşiyle beraber yürürken buldum. Arkalarında da Suriyeli bir aile vardı. Meğerse Suriyeli bir aileye kimse ev vermediği için kendisi kefil olarak onlara ev ayarlamış. İnfak konusunda da çok cömertti. Bir seferinde evinin birçok eşyasını fakirlere dağıttığı için gelinim bana şikâyet etti onu. Hasan bir gece arkadaşının kamyoneti ile beraber yakınlarından eşya toplayarak Suriyeli bir aileye vermişti. Daha sonra eşyaları o Suriyeli aileye verdikten sonra evine gidip rahat uyuyabilmişti. Şehit Hasan fakirleri çok seviyordu. Bize karşı daima yumuşak davranıyordu. Oğlu Hasan, 6 yaşlarında camiye gitmeye başladı. Şehit oğlum dinine bağlı ve namazlarına çok dikkat eden biriydi. Helale ve harama çok dikkat ederdi. 15 yıldır oturduğumuz semtte Hasan için henüz bir şikâyet duymadım. Bir keresinde hastanedeyken bir güvenlikçi yanıma gelip bana, ‘Dayı sen Hasan'ın babası değil misin?’ diye sordu. Kendimi tanıtınca bana, ‘Onun iş yeri komşusuydum. Her zaman sohbet ederdik; ama keşke onu tanımasaydım. Böyle iyi bir insan nasıl katledilir.' diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Oğlum Hasan, 7 yaşından itibaren Ramazan ayında oruç tutmaya başladı. Şehit oğlum, yazın sıcağında dahi oruç tutuyordu. Bir gün tarlada çalıştığımız sırada oruç tuttuğu için dayanamayıp bayılmıştı. Hava o kadar sıcaktı ki ben de ona kızdım, ‘Oğlum niye oruç tutuyorsun' diye. O da ‘Baba bugün çok hayırlı bir gündür' diye cevap vermişti. Hasan, şehit olmadan önce kendisiyle beraber umreye gideceğini söyledi. Umreye gelmek isteyen annesi ve hanımına Hasan, ‘Kim bilir belki Allah hepimize nasip eder.' dedi. Gerçekten de dediği oldu. Hepimiz umreye gittik. Oğlum da belki şehit olarak gelmişti. Oğlum iki ay boyunca Kur'an Kursu inşaatında çalıştı. Bir gün onun evine gittim ona telefon geldi. O da ‘Baba ben çıkmak zorundayım' dedi. Bir aydır evine gelmediğimi söyledim. O bana, ‘Baba, bir Kur'an kursu var, inşaatı yapılacak. Riyad ile beraber orayı boyayacağız.' dedi. İki ay boyunca Şehit Riyad ile beraber o Kur'an kursu inşaatında çalıştılar. Onun şehadetinden sonra o medrese açıldı. Hasan'ın mezarına giderken biri beni durdurarak kendisinin Hasan'ın kefil olduğu Suriyeli olduğunu söyledi. Anahtarı bana teslim ederek gideceğini söyleyince, nereye gideceklerini sordum. Kendisi bana, ‘Bize bakan bir Hasan'dı o da gitti, kimsesiz kaldık.' diye yakındı. Hasan Şehit oldu kimse bizi tanımıyor. Bu yüzden gideceğiz buralardan. Yoksa sonumuz ne olacak?" dedi. 6-8 Ekim olaylarında Şehit edilen Turan Yavaş'ın kardeşi Kenan Yavaş: Ağabeyim Turan Yavaş, 1989'lardan bu yana İslami camia içerisinde yer bulmuş ve çalışmalarıyla halkın takdirini kazanmış bir şahsiyetti. Küçük yaşlardan itibaren kendini İslami konularda yetiştirmişti. Kendini geliştirdikten sonra ev halkı ve çevresi ile ilgilenmeye başladı. İslami konularda sohbetler ve bilinçlenme konusunda davete en yakını olan bizden başladı. Şimdiye kadar bırakın biri ile kavga etmeyi tartıştığına dahi şahit olmadık. Turan, söz konusu İslam olunca, asla taviz vermezdi. Olabilecek en sert tepkiyi vermekten çekinmezdi. İslami yaşayışı akrabalarında dahi uygulardı. Bu kapsamda mahrem olan akrabalarla aynı yerlerde oturmayı men ederdi. Bunu güzel bir şekilde nasihat ederek yapardı. Küçük yaşlarda evimize katkıda bulunmak için çalışmaya başladık. Babam onu çok severdi. Bizim inşaatlarda çalışmamıza karşı gelmezdi. Ancak onun inşaatlarda çalışmasına izin vermezdi. Ağabeyim 1992 yılında İslami çalışmalarından dolayı gözaltına alındı. Burada zamanın darbeci ve İslam düşmanı zihniyeti tarafından ağır işkencelere maruz kaldı. O günden sonra bel ve kulağında rahatsızlıklar meydana geldi. O dönemin Jitem’i tarafından büyük zulümlere maruz kaldı. Filistin askısına dahi maruz kaldı. Beline yediği darbelerin acısını ömrü boyunca çekti. Babam başkalarına muhtaç olmamamız için elinden geleni yaptı. Ağabeyim Turan, üniversite okuduğu sırada Jitem tarafından takip ediliyordu. Bu yüzden eğitimi de yarıda kaldı. Kimsenin kalbini kırmazdı ancak mesele İslam olursa, kabul etmezdi. Ağabeyim Turan ile Kur'an dersi verdiğimiz için aynı cezaevinde yattık. Ben 2000 yılında, kardeşim Turan ise 2001 yılında İslami hassasiyetlerimiz nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderildik. Kur'an dersi vermek suçundan uzun süre Siirt cezaevinde kardeşim ile beraber yattık. Ceza indiriminden yararlanarak 5 yıla yakın yattıktan sonra özgür kaldık. Ağabeyim Turan, cezaevinde olduğu sırada gece namazlarını kılar, ders alırdı. İcazetini cezaevinde bulunan bir âlimden aldı. Sesi çok güzel olduğu için her zaman bize okurdu. Hep dinlerdik onu. Cezaevinden çıktıktan sonra da birçok programın açılışında Kur'an-ı Kerim okurdu. İbadetlerine çok dikkat ederdi. Ağabeyim Turan, öldüğünde dahi yüzü gülümsüyordu. Ondan bize iki gülü kaldı: Fatma ve Hatice. İki çocuğu da onun yolunda Allah'ın izniyle gidecekler." 6-8 Ekim olaylarında Şehit edilen Hüseyin Dakak'ın annesi Zerife Dakak: Oğlum Hüseyin, camiyi çok severdi. Bir keresinde camide yatmıştı. 9 yaşından itibaren çalışmaya, evini geçindirmeye başladı. Aynı zamanda okulunu da okuyordu. Hüseyin'e İslam'ı ve İslam'ı yaşamayı öğrettik. İyi bir terbiye almıştı. Yardımseverdi. Maaşından bir kısmını Suriyelilere ayırıyordu. Küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Çocukluğunu diğer çocuklar gibi yaşamadı. Kendini geliştirdi. Hüseyin, şehit olan arkadaşlarıyla beraber fakir ailelere yardım dağıtıyordu. Aralarında para toplayarak, yardıma muhtaç insanlara ev ihtiyaçlarını alıyorlardı. Şehit Riyad ve Hasan ile beraber fakirlere yardım ederlerdi. Benden fakirler için yardım yapmamı isterdi. Ben Hüseyin’imden razıyım. Hüseyin’im de benden razı olur inşaallah. Allah'a şükür ki, Rabbim bana böyle bir evlat verdi. Hüseyin, şehadeti çok istiyordu. Bana, ‘Anne, bu giydiğim beyaz gömlek, kanlı şehadet gömleğim olacak' derdi. Geceleri odasında namaz kılarken, titriyor ve ağlıyordu. Rabbiyle konuşuyordu. Hüseyin bir İslam şehidiydi. Kur'an şehidiydi. Hüseyin'in şehadetinde hiçbir zaman isyan etmedim. Hüseyin Şehit gibi yaşıyordu. Anne ve babasına itaatkârdı. Tekrar Hüseyin dünyaya gelse tekrar Allah'a feda olsun. Şehitliği arzu eden tüm Müslüman gençler için şehadeti arzuluyorum. Küfre edilen beddualara âmin diyorum. 6-8 Ekim olaylarında Şehit edilen Riyad Güneş'in kardeşi Nihat Güneş: Tarih boyunca önemli şahsiyetler hep öne çıkmıştır. Riyad ve arkadaşları da halka ve hakka yaptığı hizmetler ile öne çıktı. Çocuk yaşlarda babamızı kaybettik. Riyad o dönem 6 yaşlarındaydı. Riyad'la arkadaş gibiydik. Çocukluk yıllarından beri, haksızlıklara karşı birbirimizi savunurduk. Babamın da vefatıyla beraber maddi durumumuz kötüye gitti. Bu durum okulu bırakmamıza neden oldu. Küçük yaşlardan beri Riyad'la beraber çalıştık. Okuldan ayrılmamla beraber Riyad beni de camiye teşvik etti. O da Kur'an kurslarına ve İslami sohbetlere katılırdı. Onun vesilesiyle dinimi daha iyi tanıdım. Müslümanlarla daha yakın oldum. Riyad, sabah namazlarında beni uyandırıyor, hep nasihatlerde bulunuyordu. Aile içinde beraber Kur'an-ı Kerim okuma alışkanlığını bize öğretti. Riyad hep bizle yarışarak daha fazla okumamızı teşvik ederdi. Riyad, güzel bir ahlak ve keskin bir zekâya sahipti. Aynı zamanda çok cesurdu. Mahallenin sokak çocukları ve gençleriyle ilgilenir, onlara nasihat ederdi. Hiç düzelmeyecek gibi görünen insanları dahi ıslah etmeye çalışır, onlara İslam'ı anlatırdı. Çevresi onu hep övgüyle methederdi. Bugün dahi hiç tanımadığım insanlar arayarak beni takdir ediyor. Batıdan Türk arkadaşları arayarak Riyad'ı övüyorlar bana. Şehit edilmeden önce Suriye ve Irak'tan kaçan insanlara kendi evinden eşyalar götürürdü. Kendi evinde verebilecek bir şey kalmayınca, dost ve akrabalarının evinden aldığı eşyaları isteyerek onlara götürüyordu. Bir gece annemlere gelerek bir yorgan istedi. Annem ne yapacağını sorunca, Suriyeli bir ailenin yorganlarının olmadığını söyledi. Suriyeli aileler için eşya toplarken de kullanılamayacak durumdaki eşyaları kabul etmezdi. Bu konuda, ‘Kendinizin kullanmadığı bir eşyayı başkalarına layık görmeyin. Eğer bir hayır yapmak istiyorsanız, sevdiğiniz şeyden vazgeçin.' derdi. Yardım kuruluşları ve derneklere gönüllü hizmet ederdi. Çocuklara Kur'an dersi verirdi. Çocuklarla çocuk olurdu. Onları, pikniğe, top oynamaya götürürdü.” Her biri portakal çiçeği gibi kokan yaşayan birer şehitti. Rableri, olgunlaşan güller misali katına aldı onları. Güzel kokulu ve olgunlaşmış birer örnek olarak…
Genel

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS