İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Yılbaşı Özelinde Batı Taklitçiliği

2014-01-22
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Miladi 2014 yılının başındayız. Hindiler kara kara düşünmeye devam ediyor. Çünkü yılbaşında kesilip kızartıldıktan sonra içki sofralarında meze olmayı bekliyorlar. Batıdan ithal bu gelenek bizim sofralarımıza kadar gelmiş bulunmaktadır.
Miladi 2014 yılının başındayız. Hindiler kara kara düşünmeye devam ediyor. Çünkü yılbaşında kesilip kızartıldıktan sonra içki sofralarında meze olmayı bekliyorlar. Batıdan ithal bu gelenek bizim sofralarımıza kadar gelmiş bulunmaktadır. Bu da içinde bulunduğumuz kör taklidçiliği sorgulamamız açısından yüzümüze indirilen bir şamardır aslında.

Müslümanların Gayrimüslimleri Taklit Etmesi:

Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez. (Maide: 51)

Abdullah b. Ömer`den (RA) rivayet edildiğine göre Resulullah (SAV) şöyle buyurmuştur: "Kim kendini bir kavme benzetirse, o da onlardandır." (Ebu Davud Libas: 4031)

Gayrimüslimlere benzemek ve onların kültürlerini taklit etmek hususunda bir ayet ve bir hadis sunduk. Kuşkusuz konu ile ilgili başka naslar da mevcuttur. Ancak kâfirleri taklit etmek istemeyenler için bunlar kâfidir. Ama Batı zihniyetli güruh için orta yere külliyatlar döksek yetmez. Fakat konu ile ilgili şu açıklamayı yapmakta fayda vardır: Müslümanın başkasını taklit etmesi hususunda esas kıstas, bu taklidin dini bir konuya taalluk edip etmediğidir. Yani demem o ki Müslüman başkalarının bulduğu ampulü kullanabilir ama paskalyayı kutlayamaz; cep telefonunu kullanabilir ama açık-saçık giyinemez. Bu sınırların iyi çizilmesi elzemdir.

Batılılaşma:

Osmanlı ile Batı Dünyası arasındaki hesaplaşma Birinci Dünya Savaşı’nda oldu. Bu savaştan İtilaf devletleri dediğimiz Batılı devletler galip gelmiş ve Anadolu insanı çareler aramaya başlamıştır. Osmanlı’nın kurtuluşu için kendi döneminde Türkçülük, Batıcılık ve İslamcılık diye üç görüş öne çıkmıştır.


Türkçülük, Ziya Gökalp tarafından bir doktrin olarak işlenip ırki temelde tüm Türk dünyasını içine alan Turancılık fikrini öne sürüyordu. Ancak koca Osmanlı coğrafyasını bir arada tutan Ümmet bilincinin yerine konulmaya çalışılan ulus fikri, Anadolu gibi Osmanlı coğrafyasının yanında küçücük kalan bir yerde bile Kürtlerle Türkleri kaynaştıramadı. Bunun en önemli sebebi Türkçülük fikridir. Çünkü Kürtlere zorla empoze edilmeye çalışılan Türkçülüğe tepki olarak Kürtçülük gelişmiştir.

Batıcılık fikrini, Tevfik Fikret temsil ediyordu. Ona göre Batı ileri seviyedeydi ve ilerlememiz için Batıyı tüm yönleriyle kabul etmemiz gerekiyordu. Bu anlamda düşüncelerini oğlu Haluk’ta ete kemiğe büründürmüştü. Oğlu Haluk’u Batıya göndermiş ve Batının tüm değerlerini kabul etmesini salık vermişti. Haluk bu şekilde yetişmiş ve neticede kökünden, dininden uzaklaşmış ve kısa bir süre sonra din değiştirmişti.

İslamcılığı, Mehmet Akif temsil etmekteydi. Ona göre batının ilmi alınmalı ama kültür ve değerlerinden şiddetle kaçınılmalıdır. Bütün bu düşüncelerini Asım adlı bir kişilikte somutlaştırmıştır.

Batıcılık Fikri Öne Geçirildi:

Batıcılık, Batı medeniyetini ve batılı milletleri taklit etme referanslı bir ekoldür. Avrupa ve daha sonradan Amerika’nın teknolojisini; siyasi, sosyal ve hatta kültürel sistemini almaya dayanan düşünce ve uygulamaları kapsar. Tabi bu fikri kısmi olarak sadece bilim ve teknolojik olarak Batı’dan istifade olarak algılarsak sorun olmaz. Ama Batı’nın bir bütün olduğu, teknolojisinin yanında kültürünün de alınması gerektiği fikri esas yıkıcı düşünce olmuştur. Bu hususta tarihi kitaplarda çok çarpıcı bir iddia mevcuttur. Belki dergimizin yayın ilkeleri ile ters düşecek ama bu çarpıcı iddiayı dile getirmem gerekiyor. Bu iddia, Abdullah Cevdet isimli Batıcı şahsın “Türk ırkının ıslahı için Batı`dan damızlık erkek getirmek” şeklindeki görüşüdür. Batı tarzı bir hayat için kadınlarını Batılı erkeklere peşkeş çekebilecek seviyesizliğe düşen bu kişiler, Batılı olmak amacıyla kültürün transferini bile yetersiz görüyorlar.

Osmanlı’nın Batılaşma serüveni 18. yüzyılda başladı. Bu tarihe kadar kendi tarihi ve güveni ile batı karşısında bir rakip olan Osmanlı, Batı’daki teknolojinin gelişmesiyle üstünlüğü kaybetti ve yavaş yavaş onlara özenir duruma geldi. Nitekim “Lale Devri” dediğimiz 1718’den sonraki devir, kültürel farklılıkların had safhaya çıktığı zamandır. Halk bu durumu kabullenmeyerek tepkisini tarihte Patrona Halil İsyanı olarak bilinen hareketle ortaya koydu.

Batılaşmanın askeri-teknolojik alandan diğer boyutlara taşınması Tanzimat Fermanı ile başladı. II. Abdülhamid, Batılılaşmayı İslami bir siyasetle götürmeye çalıştı. Ancak bu kez İhtilalci gruplar türedi. İttihat ve Terakki, 31 Mart olayını bahane ederek iktidara el koydu ve Batılı yaşam tarzı açısından Cumhuriyete zemin hazırladı.

Cumhuriyet Dönemi Batılılaşma:

Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti yönünü Batı’ya çevirmişti. Kurtuluş Savaşı her ne kadar İngiliz, Fransız, İtalya, Yunanistan gibi Batılı devletlere karşı yapıldıysa da devlet kurulduktan sonra söz konusu bu devletleri taklit amaçlı birçok uygulama gerçekleştirildi. Bu çelişki arz eden uygulamalardan bazılarını zikredersek, şöyle bir sıralama yapabiliriz.

- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
- Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
- Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’nin Kaldırılması (1924)
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924)
- Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925)
- Medeni Kanun’un Kabulü (17 Şubat 1926)
- Maarif Teşkilatı Hakkındaki Kanunun Kabulü (1926)
- Medreselerin Kapatılması (1926)
- “Devletin Dini İslam’dır” Maddesinin Çıkarılması (1928)
- Kılık Kıyafet Kanunu’nun Kabulü (3 Aralık 1934)
- 1924 Anayasası’na Laiklik İlkesinin Girmesi (1937)

Batılılaşma serüveni Türkiye’ye çok pahalıya mal oldu. Çünkü daha önce kemikleşmiş, kendine özgü Osmanlı kurumları vardı. Bu durum Osmanlı’ya dünya ülkeleri arasında bir yer kazandırmıştı. Ancak bu kurumların kaldırılmasıyla Osmanlı’nın mevcut konumu kaybedilmiş ve yerine getirilen kurumlardan da beklenen verim alınamamıştı.
Halen de yaşadığımız kültürel krizler Batılaşmanın bize bıraktığı mirastır. Halk bir türlü bu hareketleri kabul etmedi. Batıcı zihniyete bir şekilde tepkisini hissettirdi. Bu da Cumhuriyetçi kadrolarla halk arasında derin bir uçurum oluşturdu. Cumhuriyet nesli halktan uzak elit bir tabaka oldu. Onların tepeden inme uygulamaları halk nezdinde daima şüpheyle karşılandı.

Günümüzde de bu sorun olduğu gibi devam ediyor. Batıcı güruh yılbaşı akşamlarında hindi kesip gününü gün etmeye çalışırken Anadolu insanı, kendi mütevekkil sofrasında hamd ve şükür edası içinde mütevazı bir hayat sergilemektedir.

Mehmet Emin Özmen / İnzar Dergisi – Ocak 2014 (112. Sayı)
 

 


Mehmet Emin Özmen

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS