Bismillah-i Şâfî Yâ Allah-u Yâ Cemîl
İSİMLERİ
Türkçe ismi: Üzüm Çekirdeği
Kürtçe ismi: Dendıké Tıriy
Latince ismi: Vitis Vinifera
ÜZÜM
Çok kıymetli ve faydalı bir besin olan üzümü, Allah-u Teâlâ (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de altı yerde dünya ve ahiret nimeti olarak anmıştır. Üzüm, meyvelerin en üstünlerinden ve en çok faydalı olanlarındandır. Meyvelerle birlikte meyve, azıklarla birlikte azık, katıklarla birlikte katık, ilaçlarla birlikte ilaçtır. Üzümde bol glikoz şekeri, vitaminler, demir ve tanenli maddeler vardır.
Taze üzüm kürü tavsiye edilebilir. 500 gram üzümden başlayıp günde 4 kiloya kadar çıkarılır. Bu miktarı üç öğüne ayırarak iki veya üç hafta devam edilir. Bu üzüm kürü kanı temizler, hazmı kolaylaştırır, pekliği (kabızlığı) önler, idrarı arttırır, vücuttaki zehirleri ve üreyi dışarı atar. Nikrise (gut hastalığına), damar sertliğine, hastalığın nekahet devresinde olanlara, kansızlara, mesane ve böbreklerinde kum olanlara faydalıdır. Taze üzümün asması kaynatılıp suyu içilirse ishali keser. Koruk suyu da aynı görevi görebilir.
Üzüm pekmezi ise, içinde barındırdığı glikoz ve früktoz sindirim sistemi tarafından çok çabuk emildiği için büyük enerji kaynağıdır. Kemik sağlığı için gerekli olan kalsiyum ve kansızlığı önleyici demir mineralleri barındırır. 100 gr. pekmez yaklaşık 400 mg. kalsiyum ve 10 mg. demir içerir. Pekmez, çocukların büyüme ve ergenlik dönemlerinin en önemli besin kaynaklarıdır. Aynı şekilde içindeki kalsiyumdan dolayı hamilelerin, emziren annelerin, yaşlı erkeklerin ve menopoz sonrası kadınların tüketmeleri de gerekir. Ancak pekmez, süt ve süt ürünleriyle karıştırıp yememeli; çünkü demir emilimi azalır.
KURU ÜZÜM
Kuru üzümün çok faydalı olduğu bilinir. Özellikle de zihin açıcı yönü ile sınavlardan önce yenmesi tavsiye edilir. Kuru üzümün en iyisi iri taneli, etine dolgun, yağlı ve ince kabuklu olanıdır. Eti yendiği zaman akciğer boğumlarına (bronşlarına) iyi gelir. Öksürüğe, böbrek ve mesane ağrısına faydalıdır. Mideyi kuvvetlendirir, karnı yumuşatır, hazmettirir. Mide, karaciğer ve dalak için çekirdeğiyle birlikte yemek gerekir.
Kuru üzümün eti, çıkmak üzere olan ve sallanan tırnak üzerine yapıştırıldığı zaman tırnağın düşmesi daha kolay olur. Kuru üzümde hafızaya fayda vardır. Adamın biri Hz. Ali (k.v.)’ye gelip unutkanlıktan şikâyet etti. Bunun üzerine Hz. Ali (k.v.); “Günlük yemeğe (kuru üzümle birlikte) devam et. Zira o, kalbi kuvvetlendirir, unutkanlığı giderir” demiştir. Zühri (r.a.) ise; “Hadis ezberlemeyi seven kimse kuru üzüm yesin” demiştir. Eski hekimler de üzümden çok kuru üzümü kullanmışlardır. Çocuklara her sabah aç karnına 21 adet kuru üzüm yedirilse zihinleri açılır. Kuru üzümün siyah olanı çam fıstığı veya Antep fıstığı ile dövülerek sabah ve akşam ceviz kadar yenirse kuvvet verir. Mide ve bağırsakları mülayim tutar. Kuru üzüm hoşafı ise güzel bir içecek olduğu kadar kireçlenmeyi de önler.
ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ
Üzüm çekirdeği de üzüm ve kuru üzüm kadar kıymetli ve faydalıdır.
Üzüm çekirdeği 1947 yılında Bordeaux Üniversitesi’nden emekli tıp profesörü, Fransız Kimyacı Jack Masquelier tarafından keşfedilmiş. Çekirdek ilk olarak hamileliğinden dolayı aşırı ödemi olan fakültenin dekanının eşine, dekan tarafından verilmiştir.
Üzüm çekirdeği, yine ilk olarak Fransa’da 1950’lerde Resivit olarak bilinen ve Fransa`da satılan ilk damar koruyucu ilaç olmuştur. Doktor Masquelier ve meslektaşları, üzüm çekirdeğinin varis üzerindeki etkisini doğrulayan dokuz deney yapmışlar. Bununla birlikte üzüm çekirdeği, göz kamaşması, gece körlüğü, makuler dejenerasyon gibi göz sorunlarının, arterit, saman nezlesi, alerji ve burun kanamalarının tedavisinde de kullanılmıştır.
Üzüm çekirdeği, çok iyi bir antioksidandır. İçeriğinde bulunan vitaminlerden C ve E vitaminleri normal C vitamininden 20 kat, E vitamininden ise 50 kat daha fazla faydalıdır. Bundan dolayı hastalıklara karşı doğal bir koruma sağlar. Üzüm çekirdeğinden elde edilen üzüm çekirdeği hülasası, flavonoid denilen vitamin benzeri bir madde içerir.
Bu çekirdeğin en önemli faydası kan damarı onarıcısı olmasıdır. Kuru üzüm çekirdeği, zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlıklarına döndürebilen, dolaşım bozukluklarını düzeltebilen ve önleyebilen bir yapıya sahiptir.
Şunu belirtmek gerekiyor ki; yukarıda bahsettiğimiz faydaların birçoğu çekirdeğin damarları onarıcı özelliğinden kaynaklanıyor. Çünkü damarlar, insan bedenini ayakta tutan ana mekanizmalardır. Onların bozukluğu insan bünyesinde birçok hastalığa neden oluyor. Damarları onaran çekirdek, böylelikle diğer hastalıkların iyileşmesinde de önemli bir etkiye sahip oluyor.
ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ NASIL KULLANILIR
Ancak şunu belirtelim ki, üzüm çekirdeğinden kasıt kara üzüm çekirdeğidir. Diğer üzüm çekirdekleri kara üzüm çekirdeği kadar etkili değildir. Kara üzüm çekirdeği taze olarak tüketimi dışında birkaç şekilde alınabilir.
1- Üzüm çekirdeğinde tavsiye edilen miktar, günde 150-300 miligramdır. Damar sağlığını korumak için gerekli doz ise günde 5-10 gramdır.
2- 1 tatlı kaşığı üzüm çekirdeği tozu, günde 1 kez sabah aç karna bal ya da yoğurtla karıştırılıp alınabilir.
3- Günde bir avuç kuru üzüm yenilerek de üzüm çekirdeği ihtiyacı karşılanabilir.
4- Üzüm çekirdeğinin bu tür kullanımı dışında, kozmetik alanında üzüm çekirdeği kremi, şampuanı ve sabunu da kullanılan şekiller arasında mevcuttur.
Fadıl Şani / İnzar Dergisi - Nisan 2012
Faydalanılan Eserler:
1- Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi: Arif PAMUK, Pamuk Yayıncılık
2- Tıbb-ı Nebevi: İbn-i Kayyım El Cevziyye, Hikmet Neşriyat
3- Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler: Ahmet&Elmas MARANKİ, Mozaik yayınları
4- İksir-i Şifa: Halit ÖZGÜLEN, Timaş Yayınları
5- dogadangelensifa.blogcu.com
6- www.dogalveguzel.com
7-rehber.uzmantv.com
8- www.beslenmedesteği.com
Fadıl Şani