İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Tarihte Bu Ay - Şubat 2013

2013-02-25
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Tarihte bu ay... Aralık ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
Mısırda Katliam Gibi Eylem (1 Şubat 2012)

Arap ülkelerindeki değişim rüzgârlarının etkisiyle otuz yıllık Mısır diktatörü Hüsnü Mübarek devrildi. Ülkede güçlü bir halk tabanı olan İhvanı Müslim’in, Mısır’da en güçlü faktörlerden biri haline geldi. Bunu hazmedemeyen kirli şebekeler ve devrik diktatör zamanından kalan şer odakları, sinsi planlarını devreye koymaya başladılar. Hesaplarına göre, ülke bir kargaşa içine çekilecek ve İhvan tedirgin olan halkın gözünde itibarsızlaştırılacaktı. Bu ve benzer maksatlarına binaen, 1 Şubat 2012’de Mısır’ın Port Said şehrinde oynanan bir maçta olaylar çıkarıldı. Güvenlik yetkilileri, çıkan olaylara karşı yetersiz kaldığı gibi adeta seyirci kaldı. Tıpkı Maraş ve Sivas olayları gibi… Çıkan olaylarda 75 kişi hayatını kaybetti. Ertesi gün güvenlik güçleri yetersiz kaldı gerekçesiyle galeyana getirilen halk sokağa döküldü. Çıkan olaylarda 16 kişi daha öldü. İslami gelişmeleri hazmedemeyen manipüleci medya, olayların sorumlusu olarak manşetlerinden çarşaf çarşaf İhvan’ı göstermeye başladı.

Halkın yoğun desteğine sahip olan İhvan koparılan velvelede katillerin izini kaybetmedi ve olay sorumlularının eski rejim kalıntılarının uzantısı olduğunu ilan etti.

Hama Katliamı (2-28 Şubat 1982)

İhvan-ı Müslimin’in Suriye yapılanması, halkın arasına dal budak saldı. Fevc fevc insanlar İslami kardeşliğe yöneldi. Bunu hazmedemeyen bugünkü Esad’ın babası olan Hafız Esad, 2 Şubat 1982’de, başta Hama olmak üzere, Suriye’nin birçok kentine ağır silahlarla askeri operasyon başlattı. Hama 26 gün ağır bombardıman altında kaldı. Sadece Hama’da 40 bin insan katledildi. Ülkenin genelinde binlerce kişi tutuklanıp bir daha kendilerinden haber alınamadığı gibi 800 bin kişi hicret etmek zorunda kaldı

Zehebi Farqini’nin Vefatı (4 Şubat 1348)

Aile ve yakın akrabalarının çoğu âlim olan Zehebi, Hicri 641 yılında Şam’da dünyaya geldi. Aslen Diyarbakır’ın Silvan (Farqin’a Çiya) ilçesindendir. Yaşadığı dönemde, Eyyubiler devleti çökmüş yerini Memlukler almaya başlamıştı. Bu dönemlerde, Cengiz hanla başlayan, Moğolların istilaları her tarafı kasıp kavuruyordu. Bu dönemde birçok âlim şehit edildi. Müslüman halktan binlerce kişi kılıçtan geçirildi. Müslüman halkın üzerinde kurulan baskı ve zulümle halk inancından uzaklaştırılmaya çalışılıyordu. Moğolların bu zulümleri genellikle Anadolu kesimlerinde yoğunluktaydı. Ama Mısır’da Memlükler otoriteyi sağladı. Bu sükûnet vesilesiyle Şam bir ilim ve kültür merkezi haline geldi. İşte bu ilim merkezinin medreselerinde ders veren Zehebi`nin, Kur`an ve Sünnet iklimini talimde önemli katkıları oldu. Buralardaki âlimlerin katkı ve teşvikleriyle Moğol istilalarına karşı direnen Müslüman halk bu zülüm güruhun sonunu getirdi. Bundan sonra Şam İslam âleminin başkenti haline geldi. Böyle bir dönemde hayatını mücadele dolu yaşayan Zehebi’yé Farqini 4 Şubat 1348’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Laiklik İlkesinin Anayasaya konulması(6 Şubat 1937 )

Avrupa müsteşrikleri otoritenin hasta olmasını fırsat bilerek, her taraftan İslam coğrafyasına saldırıyorlardı. Müslüman halklar bir kaşık suda boğulmaya çalışıldı. Çıkan savaşlarda adeta kan gövdeyi götürdü. Müslüman halklar İslam kardeşliğinin samimiyetiyle en amansız düşmanlara karşı koymaktan kaçınmadı.

Öte taraftan bu kargaşanın içinde otoriteye göz diken Avrupai grup halkın tepkilerini hesaba katarak içlerinde gizledikleri, birçok hedefi, silahı ellerine aldıktan sonra uygulamaya komaya başladılar. Bu hedeflerden bir tanesi olan laiklik yıllar sonra, yani 1937’de anayasaya kondu. Buna göre iman aşkıyla uğruna savaş verilen devlete artık İslam’ın etki etme gücü yok olmakla beraber, bundan sonra İslami bilince ve kültüre peyderpey savaş açılmaya başlandı.

Sami Ramazanoğlu’nun Vefatı (3 Şubat 1984)

1892 Adana doğumlu olan Mahmut Sami, liseye kadar olan okul eğitimini de burada yapmıştır. Medrese ilmini devrin âlimlerinden aldı. Tasavvufla hemhal olan Sami Ramazan Efendi, Mürşidinin yanında uzun bir müddet kaldıktan sonra vazifeli olarak memleketi Adana’ya geldi. Bu dönemde Tekkeleri kapatıldığı için Sami Ramazan Efendi Camilerde özel vaazlar vermekle beraber, geçimini sağlamak için bir kereste imalathanesinde çalışıyordu. Babasının servetinden miras almamıştır. 1976’da hacca gitti. 1951 yılında İstanbul’a geldi.

İstanbul da kaldığı sürede tıpkı Adana’da yaptığı gibi, hizmete devam etti. Maişeti için de Tahtakale’de bir işyerinde muhasebecilik yapıyordu. Onun tebliğiyle birçok esnaf hayatını İslam’la tezyin etmeye başladı.
1979’da Medine’ye giden Şeyh Efendi, 12 Şubat 1984’te burada hakkın rahmetine kavuştu. Cennetü’l-Baki’ye defnedildi.

Şeyh Said’in Laik Rejime Başkaldırısı (13 Şubat 1925)

Irkçı ve şovenizmden uzak olan halklar iman kardeşliğiyle ağır savaşların verdiği tahribatın acısını yaşıyorlardı. Bu ağır tahribatlar Müslüman halkların kardeşliğini zedeleyemedi. Bilakis daha da pekiştirdi.
Bu vaziyet içinde cumhuriyetin iktidarını ellerinde bulunduran ithal kültürlü ırkçı şovenler genelde bütün Müslümanlara, özelde Müslüman Kürt halka karşı amansız bir mücadele başlattı. Bu saldırılardan sadece Kürtler değil bütün Müslüman şahsiyetler nasibini almıştır. Bu süreci çok tehlikeli gören Piranlı Kürt âlim ve tasavvuf ehli Şeyh Said, halkla istişareler yapmaya başladı. Gelecek olan ve daha da etkin tehlikelere hazırlıklı olmaya davet etti. Bunu fark eden rejim, Şeyh Said`in bu girişimlerini provoke etmeye, başkaldırıyı yeterince hazırlıksız ve erkene almaya çalıştılar. Çok sinsi planlar yapmaya başladılar. Halkla istişareler devam ederken, takdiri ilahi gelişen olaylar yapılan zulümlere başkaldırıyı mecbur hale getirdi. Böylece 13 Şubat 1925’te Şeyh Said kıyamı resmen başladı.

Şeyh Rağıb Harb’ın Şehadeti (16 Şubat 1984)

Güney Lübnan’da dünyaya gelen Şeyh Rağıb henüz küçük yaşlarda Filistinli Mücahitlere katıldı. Beyrut’ta medrese ilmine başladı. Daha sonra ilim tahsili için Necef’e gitti. Burada dört yıl okudu. 1970’lerde Baas rejimi tarafından Irak’tan sürüldü. Lübnan’a yerleşen Şeyh Rağıb hem ders vermeye başladı hem de yanına gelen gençleri örgütledi. 1983’te siyonist rejim tarafından yakalandı. Onu öldürmek için serbest bırakan siyonist rejim 16 Şubat 1984’te havadan füzelerle saldırdı. Bu suikastla yedi çocuk babası olan Şeyh Rağıb Harb hakkın rahmetine kavuştu.

Halk Evleri Kuruldu (19 Şubat 1932)

Yapılan baskı ve idamlarla sindirilmeye çalışılan halk, diğer taraftan da Avrupa kültürüne adapte için harıl harıl çalışılıyordu. C.H.P. yönetim kurulunca açılmasına karar verilen Halkevleri, sözde halkın eğitimine ve kültürüne yardımcı olmak üzere 19 Şubat 1932’de açıldı. Bu kültür ve eğitimin omurgasını genç kızları ve erkekleri hayâsızlığa alıştırmak için beraber dans ettirmek oluşturuyordu. Burada İslam`a zıt kültür şeytani oyunlarla yavaş yavaş gençlere empoze edilmeye başlandı. Avrupa’nın zahiriliğine hayran neslin temelleri burada atıldı.

Tarihte Bu Ay / İnzat Dergisi - Şubat 2013
 

 


İnzar - Tarihte Bu Ay

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS