İnzar Dergisi İnzar Dergisi
E-dergi
Giriş Yap
İnzar Dergisi İnzar Dergisi
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Künye
    • Banka Hesapları
  • Abonelik
  • Sayılar
    • 237. SAYI
    • 239. SAYI
    • 240.SAYI
    • 241.SAYI
    • 242.SAYI
    • 247. SAYI
    • 248.SAYI
    • 252.Sayı
    • 253.SAYI
    • 254.SAYI
    • 255.sayı
    • 256.SAYI
    • 257.SAYI
    • 258. Sayı
    • 259. SAYI
    • 260.SAYI
  • Konular
    • Öykü | Deneme
    • KİTAP
    • PORTRE
    • AİLE
    • EKONOMİ
    • Bilim | Sağlık | Teknoloji
    • MAKALE
    • GEZİ YAZISI
    • RÖPORTAJ
    • DENEME
    • ŞİİR
    • DİĞER YAZILAR
    • MİSAFİR YAZAR
  • Başyazı
  • Yazarlar
    • Faik Enes Demir
    • Zülküf Er
    • Özkan Yaman
    • Bildane Kurtaran
    • Hüseyin Şenlik
    • Furkan Aslan
    • Mehmet Tahir Özsoy
    • Abdullah Tanrıverdi
    • Muhammed Şakir
    • Mehmet Baran
    • Mehmet Ziya Gümüş
    • Dr. Abdulgani YILDIRIM
    • Abdullah CAN
    • M. Salih Gönül
    • Mehmet Sait Özcan
    • Nurullah Titiz
    • Mehmet Zeki Ergin
  • İletişim

Tarihte Bu Ay - Kasım 2012

2012-11-10
DİĞER YAZILAR

Paylaş

Icon

Tarihte bu ay... Kasım ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...
İran’da ABD Büyükelçiliğine Baskın (3 Kasım 1979)

ABD’nin ileri bir karakolu konumunda olan Şahlık Rejiminin, İran’da başlayan İslami direnişe karşı her gün yeni katliamlar gerçekleştirmesi, terör yuvalarından yönlendirilen Şah Rıza Pehlevi`nin kan kaybını önleyemedi. Nihayet 1979’da İmam Humeyni’nin sürgünden dönerek İran’a ayak basması ve Şah`ın kaçması bir oldu.

İran`daki İslami devrimci gençlik İran’daki fitneden ve katliamlardan ABD`yi sorumlu görüyordu. Şahlık rejimi çökünce, gençler fitne yuvası olarak gördükleri ABD büyük elçiliğini bastı ve elçilikten altmış üç kişi esir alındı. ABD bildik tehditlerini savurmaya başladı. İlk birkaç ay içerisinde rehinelerin içinde bulunan kadın ve Afro Amerikalılar serbest bırakıldı, Geriye kalan elli iki kişi ise ancak Şahın kendilerine teslim edilmesi halinde serbest bırakılabileceğini duyurdular. ABD Kartal Pençesi adını verdiği bir hava operasyonu düzenledi. Operasyona katılan bir helikopter ve bir uçak çarpışması sekiz ABD askerinin canına mal oldu. Bu operasyon İran halkına moral olmakla birlikte dönemin ABD başkanı Jimmy Carter`in de sonunu getirdi.

Bu arada ABD`ye sığınan Şah Rıza Pehlevi ölünce,444 gün sonra Birçok gücün araya girmesiyle İran elindeki esirleri serbest bıraktı.

Abdulkadir Selçuk’un Şehadeti (9 Kasım 1993)

Ruh gıdaları nefret ve kin olan nifak şebekelerin, tefekkürü anlık ve ortama göre şekil ve rotasını alır.

1970 Diyarbakır Doğumlu olan Abdulkadir lise ye kadar olan eğitimini burada yaptı. Henüz küçük yaşlarda ailenin geçimi için çeşitli işlerde çalıştı. Gencecik yaşında, Amed`in sokaklarında İslami daveti sahiplenmenin ateşten gömlek olduğu zamanlarda, o Mus’ab bin Umeyr gibi daveti omuzladı. Muhaceretleri göğüsledi. Haset ve Nefsin esiri kendini bilmezler Abdulkadir`e suikast düzenledi.9 Kasım 1993`te aldığı kör kurşun yaraları ile şahadet şerbetini içti.

Balfour Deklarasyonu Yayınlandı (2 Kasım 1917)

Daha önce Osmanlıların denetiminde olan Filistin toprakları Birinci Dünya Savaşından sonra İngilizler tarafından işgal edildi. Aynı zamanda Mısır’ı da sömürüsüne aldı. Ama bu topraklarda hiçbir zaman rahat etmediler. Müslüman halk bunlara hep düşman gözü ile baktı. Onlar da ellerinden geldiğince şeytani plan ve projeler düzenlemekten geri kalmadılar. 2 Kasım 1917’de İngiliz Dış İşleri Bakanı olan Balfour, Yahudi Teşkilatı Federasyonu Başkanına bir mektup yazdı. Bu mektupta Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin kurulması için bütün şartların uygun hale getirilmiş olduğu dile getirildi. Bu mektup Balfour’un ilk deklarasyonu olarak tarihe geçti. Bu mektupla beraber dünyada dağınık olan Yahudiler Filistin topraklarında toplanmaya başladı.

İngiltere, Fransa, İtalya ve ABD, bu deklarasyonu ve akabinde kurulacak bir Yahudi devletini destekleyeceklerini ilan ettiler.

Nitekim bütün Arap ülkelerin muhalefetine rağmen Birleşmiş Milletler 29 Kasım 1947’de, Filistinlilerin işgal edilmiş topraklarında bir Yahudi terör devletinin kurulmasını kararlaştırmıştır.

Hüseyin Arıc’ın Şehadeti (7 Kasım1993)

Kürdistan da yaşayan halkın, İslami hassasiyetlerinden kimsenin şüphesi yoktur. Ancak sistem tarafından asimile edilmeleri yolunda kendilerine türlü türlü zulümler yapıldı. İnsani ve İslami hakları gasp edildi. Bu nefretin birikintisiyle, halk karşı duran bir başka zulüm birikintisini kurtarıcı gibi görmeye başladı.

1962 idilin bereketli köyünde doğan Hüseyin askere gidip geldiğinde kendi köyünün çok değiştiğini, gördü. İslami hassasiyetlerinden dolayı köyden hicret eder. Geldiği idil ilçesinde İslami camianın saflarında İslami çalışmalarına başlar. Yakınları tarafından yalnızlığa bırakılması onu davasından geri bırakmadı. Bir müddet sonra İslami çalışmalar için tekrar köye döner. Kısa bir sürede sabrın bereketini görmeye başlar. Bunu hazmedemeyen mürtetler geceleyin uzun namlulu silahlarla köye saldırır. Hüseyin 7 Kasım 1993`te otuz iki yaşında şehit olarak rabbine rucu eder.

Ahmet Arık’ın Şehadeti (22 Kasım 1993)

Mardin’in Mazıdağı ilçesinde 1971’de doğan Ahmet, henüz küçük yaşlarda İslami davetin saflarına katıldı. Askerlikte en zor şartlar altında dahi İslam’ı okudu ve fırsat buldukça okuduklarını arkadaşlarına anlattı. Birçok gencin bilinçli İslam`la tanışmasına vesile oldu. 22 Kasım 1993’te İslami davetin nefretini kendilerine azık edinen saldırgan şebekenin hücumuna uğradı. Şahadet mertebesiyle 22 yaşında taptaze bir fidan iken rabbine yükselir

Süleyman Berdibek’in Şehadeti (25 Kasım 1993)

Bingöl’ün Vusan köyünde 1970’te doğdu. Henüz küçük yaşlarda, gerek Bingöl gerekse diğer illerde ailesinin geçimi için çalıştı. Askerden döndükten sonra İslami camianın saflarına katıldı. İslami davet için Bingöl’ün Törek köyüne gitti. Çalışmalarından rahatsız olan mürtetler birkaç defa saldırdı. Son saldırıya kalabalık bir grup katıldı. 25 Kasım 1993`te aldığı kurşun yaraları ile şehit oldu.

Şapka İnkılâbına olan tepki idamla neticelendi (24 Kasım 1925)

Avrupalıları silah ve süngüyle ülkelerinden kovan Müslüman halk savaşın yorgunluğu içerisinde iken, Yeni Cumhuriyet, Avrupai kültürü halka dayattı. Bu dayatmalardan bir tanesi olan Şapka Devrimi 24 Kasım 1925’te henüz tasarı aşamasında iken, Erzurum’da halk bu anlaşılmaz tasarıya karşı sokağa döküldü. Cumhuriyetin bekçileri buna karşılık Erzurum’da sıkıyönetim ilan etti ve jet hızıyla sadece Erzurum’da 30 kişiye idam cezası verdiler. 25 Kasım 1925’te Şapka Kanunu Meclis’ten geçerek kanunlaşırken, Rize’de bu ve benzer dayatmalara karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden 8 Müslüman’a idam verildi. 28 Kasım 1925’te bu kanun yürürlüğe girdi ve bununla başta memurlar olmak üzere herkes şapka giymek zorunda kaldı. Hemen akabinde, 30 Kasım 1925’te İslamî edep ve ilim kaynaklarından biri olan Tekke ve Zaviyeler kapatıldı.

Şapka Kanunu çıkmadan önce İskilipli Atıf Hoca ‘Frenk Mukallitliği’ adlı bir kitap yazmıştı. Cumhuriyetçiler, Şapka Kanununu engelliyor diyerek kitabı toplamakla yetinmeyip Atıf Hoca’yı da idam ettiler.

Wikileaks Belgelerinin Açıklanması (29 Kasım 2010 )

ABD’nin dünyada iki yüz yetmiş civarında elçiliği vardır. Bu elçiliklerin ABD ile olan yazışmalarını Wikileaks adlı internet sitesi ele geçirerek yayınladı. Dünya medyasının gündemine bomba gibi düşen haber adeta deprem etkisi yaptı. ABD elçilikleri; yakın tarihte geçmiş savaşlardan bugüne kadar olan durum, iktidarların, zenginlerin, görebildikleri bütün kesimlerin meziyetlerini, zaaflarını, temayüllerini hâsılı kelam bütün durumlarını rapor etmişlerdi. Belgelerin nasıl sızdırıldığı veya ne amaçla sızdırıldığı tabii ki çok önemli ve sorgulanması gereken bir konu. Ama kesin ve net olan şu gerçek ortaya çıktı ki ABD’nin bütün ülkelerdeki elçilikleri; adeta birer casus yuvası gibi çalışıyor ve işbirlikçileriyle sürekli fiskos halindedirler. İşin ilginç ve dikkat çekici yönlerinden biri şu ki ülkelerdeki muhalefetler veya zıt kutuplar birbirlerinin zaaflarını gördüklerinde olabildiğine haykırarak halkın karşısında dile getirirler. Ama burada kimse kimseyi dikkat çekici bir şekilde eleştirmedi ve bu konuyu dile getirmedi. Kanaatimizce bu sepette birçok kesimin kirli çamaşırı vardı. Kimse fazla karıştırmaya yanaşamadı.

İnzar Dergisi – Kasım 2012
 

 


İnzar - Tarihte Bu Ay

Paylaş

Son Eklenenler

2023-11-23 DİĞER YAZILAR

KUDÜS MESELESİ IRKİ DEĞİL AKİDEVİDİR

[...]
2023-11-22 DİĞER YAZILAR

KUDÜS DAVASI ALELADE BİR DAVA DEĞİLDİR

[...]
2023-09-22 DİĞER YAZILAR

Şeytan’ın Saptırma Hırsı

[...]
İnzar Dergisi

Aylık İlim ve Kültür Dergisi

Menü
  • Kurumsal
  • Abonelik
  • Sayılar
  • Konular
  • Başyazı
  • Yazarlar
  • İletişim
Konular
  • MAKALE
  • DENEME
  • ŞİİR
  • DİĞER YAZILAR
  • MİSAFİR YAZAR
İletişim
  • Göztepe Mah. Mahmutbey Cad. İstoç Oto Ticaret Merkezi 3. Cadde N Blok No:6/103 Bağcılar/İstanbul
  • (0212) 562 60 06
  • inzardergisi@inzardergisi.com

© Tüm Hakları Saklıdır | İNS AJANS